Ana içeriğe geç
Sözlük

onlardan ile cümle

onlardan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Birçok insan onlara önem vermiyorlar ya da onlardan korkuyorlar.La plupart des gens les ignorent ou en ont peur.
Birçok insan onlara önem vermiyorlar ya da onlardan korkuyorlar.Majoritatea oamenilor îi ignoră sau le este frică de ei.
Birçok insan onlara önem vermiyorlar ya da onlardan korkuyorlar.Molti li ignorano o ne sono spaventati.
Birçok insan onlara önem vermiyorlar ya da onlardan korkuyorlar.Reaguje się na nie zwykle z obojętnością lub strachem.
Birçok insan onlara önem vermiyorlar ya da onlardan korkuyorlar.Sok ember fél tőlük, mások figyelmen kívül hagyják őket.
Birçok insan onlara önem vermiyorlar ya da onlardan korkuyorlar.Οι περισσότεροι άνθρωποι τους αγνοούν ή τους φοβούνται.
Birçok insan onlara önem vermiyorlar ya da onlardan korkuyorlar.Многие люди либо не замечают, либо боятся их.
Birçok insan onlara önem vermiyorlar ya da onlardan korkuyorlar.Повечето хора ги пренебрегват, или се страхуват от тях.
Birçok insan onlara önem vermiyorlar ya da onlardan korkuyorlar.רוב האנשים מתעלמים מהם או מפחדים מהם.
Birçok insan onlara önem vermiyorlar ya da onlardan korkuyorlar.أغلب الناس يتجاهلونها او يرتعبون منها.
Birçok insan onlara önem vermiyorlar ya da onlardan korkuyorlar.私は社会のへりで暮らしている-
Bir grup vardı onlardan.Bạn đã có một bó của họ.
Bir grup vardı onlardan.In questa popolazione di falene ci sono molte varietà diverse e succede che tutto diventa sempre più scuro.
Bir grup vardı onlardan.나방이 엄청 많았습니다. 나방인구에 변이된 것도 많고요.
Bir grup vardı onlardan.Na początku było wiele wariacji kolorystycznych w populacji krępaków brzozowych.
Bir grup vardı onlardan.היתה חבורה שלהם. היתה לכם וריאציה רבה באוכלוסית העש המנוקד
Bir grup vardı onlardan.ما حدث أنه يوجد اختلافات بين الفراشات المنقطة
Bir grup vardı onlardan.そして、ここで起こったのは、周りのすべてが黒くなっていっただけだ。
Bir gün onlardan daha büyük olmak için... ...bu ilişkiden ne alabileceğinizi anlayın.여러분이 회사를 세워서 언젠가 그들보다 더 큰 회사로 키우는 데 어떤 도움이 될지 따져봐야 합니다
Bir gün onlardan daha büyük olmak için... ...bu ilişkiden ne alabileceğinizi anlayın.وافهم كيف تستفيد منه لتنشئ شركتك لتصبح في يوم من الأيام أكبر منه.
Bir gün onlardan daha büyük olmak için... ...bu ilişkiden ne alabileceğinizi anlayın.いつか彼らより大きくなるよう努力するのです 他にパートナーシップについて知っておくべき点は
Bir keresinde oldukça iyi kişiler ile irtibata geçmişti, limuzinde onlardan birinindi.Er bekam gute Kontakte von Anfang an, und es war jemand der für uns eine Limousine bestellt hat.
Bir keresinde oldukça iyi kişiler ile irtibata geçmişti, limuzinde onlardan birinindi.Rychle získal dobré kontakty a někdo pro nás připravil limuzínu.
Bir keresinde oldukça iyi kişiler ile irtibata geçmişti, limuzinde onlardan birinindi.Zdobył kontakty natychmiast, i to był ktoś, kto załatwił limuzynę dla nas.
Bir keresinde oldukça iyi kişiler ile irtibata geçmişti, limuzinde onlardan birinindi.Έκανε άμεσα καλές γνωριμίες, και κάποιος έστειλε λιμουζίνα για μας.
Bir keresinde oldukça iyi kişiler ile irtibata geçmişti, limuzinde onlardan birinindi.У него был очень хороший контакт с кем-то, и этот кто-то заказал для нас лимузин.
Birlikte çalışmanın ve avı bölüşmenin keyfi – onlardan öğrenecek çok şey var.Bucuria lucratului împreună și a împărțitului prăzii- ai multe de învățat de la ei
Birlikte çalışmanın ve avı bölüşmenin keyfi – onlardan öğrenecek çok şey var.Die Freude an der Zusammenarbeit und beim Teilen des Fangs – man kann viel von diesen Menschen lernen.
Birlikte çalışmanın ve avı bölüşmenin keyfi – onlardan öğrenecek çok şey var.Joie de travailler ensemble et de partager la prise – ils ont beaucoup à nous apprendre.
Birlikte çalışmanın ve avı bölüşmenin keyfi – onlardan öğrenecek çok şey var.La alegría de trabajar juntos y compartir la captura - hay mucho que aprender de ellos.
Birlikte çalışmanın ve avı bölüşmenin keyfi – onlardan öğrenecek çok şey var.Menjala ikan.
Birlikte çalışmanın ve avı bölüşmenin keyfi – onlardan öğrenecek çok şey var.Η χαρά της ομαδικής δουλειάς και της μοιρασιάς της ψαριάς – μπορούν να μας μάθουν πολλά.
Birlikte çalışmanın ve avı bölüşmenin keyfi – onlardan öğrenecek çok şey var.Радость работы вместе и разделение улова - у них можно многому научиться.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Also haben wir uns gedacht, der beste Weg von ihnen zu lernen, sei all diese Millionen Bücher zu lesen.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Așa că ne gândeam că cea mai bună metodă să învățăm din ele, este să citim toate aceste milioane de cărți.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Así que estábamos pensando que la mejor forma de aprender de ellos es leyendo estos millones de libros.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Dus dachten we: de beste manier om ervan te leren is die miljoenen boeken allemaal te lezen.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Így mi arra gondoltunk, legjobban úgy tanulhatunk belőlük, ha ezt a több millió könyvet elolvassuk.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Jadi kami berpikir, cara terbaik untuk belajar adalah dengan membaca semua jutaan buku ini.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.그래서 우리가 그들로 부터 배울 수 있는 가장 좋은 방법은 이 수천 수만권의 책들을 다 읽는거라 생각했습니다.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Nous avons donc pensé, le meilleur moyen d'apprendre des livres est de lire tous ces millions de livres.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Pensámos que a melhor maneira de aprender com eles seria ler todos esses milhões de livros.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Så vi tænkte at man kan lære mest af alle disse bøger ved at læse dem alle sammen.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Så vi tänkte att det bästa sättet att lära sig från dem är att läsa alla dessa miljontals böcker.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Takže jsme si řekli, že nejlepší způsob, jak se z nich poučit, je přečíst všechny ty miliony knih.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Takže sme si pomysleli: najlepší spôsob, ako sa z nich poučiť, je prečítať všetky tieto milióny kníh.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Vậy nên chúng tôi nghĩ rằng, vậy cách tốt nhất để học từ chúng là đọc hết hàng triệu cuốn sách này.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Więc myśleliśmy, najlepszą drogą do nauczenia się z nich jest przeczytanie tych wszystkich milionów książek.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Έτσι σκεφτήκαμε ότι ο καλύτερος τρόπος να μάθουμε κάτι από αυτά είναι να τα διαβάσουμε όλα.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak."Добре, най-добрият начин да се научим от тях е да прочетем всички тези милиони книги"
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.И мы подумали, что лучшим способом их изучить будет прочитать все эти миллионы книг.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Тож ми вважали, що найкращий шлях вивчити їх - це прочитати всі ці мільйони книг.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.לכן חשבנו שהדרך הכי טובה ללמוד מהם היא לקרוא את כל מיליוני הספרים.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.وبالتالي كنا نفكر، حسنا أفضل طريقة للاستفادة منها هو قراءة كل هذه الملايين من الكتب.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.最良の方法だろうと考えました もし「いかしてる」度合いを測る単位があったとしたら
Biz de onlardan birini işe aldık.Alors, nous en avons embauché un.
Biz de onlardan birini işe aldık.Also stellten wir einen ein.
Biz de onlardan birini işe aldık.Asa ca am angajat unul.
Biz de onlardan birini işe aldık.Asi que contratamos a uno.
Biz de onlardan birini işe aldık.Per cui ne abbiamo ingaggiato uno.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod