Albay Hughes'a da onlardan söz etmiştim.Jag berättade för överste Hughes om dem.
Albay Hughes'a da onlardan söz etmiştim.Jeg fortalte oberst Hughes om dem.
Albay Hughes'a da onlardan söz etmiştim.Kerroin eversti Hughesillekin heistä.
Albay Hughes'a da onlardan söz etmiştim.Mówiłem o tym pułkownikowi Hughesowi.
Albay Hughes'a da onlardan söz etmiştim.Ne avevo parlato anche col colonnello Hughes.
Albay Hughes'a da onlardan söz etmiştim.Também falei delas ao Coronel Hughes.
Albay Hughes'a da onlardan söz etmiştim.También se lo mencioné al coronel Hughes.
Albay Hughes'a da onlardan söz etmiştim.О них я тоже рассказал полковнику Хьюзу.
Ama işte bu ordu onlardan oluşuyordu.Asta-i armata, cu asta defilăm.
Ama işte bu ordu onlardan oluşuyordu.Eso era el ejército.
Ama işte bu ordu onlardan oluşuyordu. Evet bu iki kardeş ve onlardan oluşuyordu.兄弟だけで あとはスグリーヴァの軍隊
Ama işte bu ordu onlardan oluşuyordu.Ja, aber das ist, was die Armee war.
Ama işte bu ordu onlardan oluşuyordu.Ja, de hát más sereg nem volt.
Ama işte bu ordu onlardan oluşuyordu.Jo, ale byla to armáda.
Ama işte bu ordu onlardan oluşuyordu.Niin, mutta sitähän armeija oli.
Ama işte bu ordu onlardan oluşuyordu.Oui, mais c'est ce qu'était l'armée.
Ama işte bu ordu onlardan oluşuyordu.Så såg armén ut.
Ama işte bu ordu onlardan oluşuyordu.Si', ma erano loro l'esercito.
Ama işte bu ordu onlardan oluşuyordu.Sim, mas isso é o que o exército era.
Ama işte bu ordu onlardan oluşuyordu.Ya tapi memang itu kan bala tentaranya.
Ama işte bu ordu onlardan oluşuyordu.Yeah nhưng đội quân là họ.
Ama işte bu ordu onlardan oluşuyordu.Да, но това е армията, която е била.
Ama işte bu ordu onlardan oluşuyordu.- Они и были армией.
Ama işte bu ordu onlardan oluşuyordu.אבל זה היה הצבא שלהם. הם היו רק שני אחים בלעדיו. לא היה להם צבא.
Ama şüphe yok ki insanlara onlardan çok daha basit düşünebildiğini göstermekten çok büyük bir haz duyuyordu.하지만 의심의 여지 없이, 사람들에게 훨씬 단순하게 생각하는 방법을 제시할 때, 그는 무척 즐거워 했습니다.
Ama şüphe yok ki insanlara onlardan çok daha basit düşünebildiğini göstermekten çok büyük bir haz duyuyordu.אבל אין ספק שחלק מזה היה העונג הגדול וההנאה בלהראות לאנשים שהוא היה מסוגל לחשוב ביותר פשטות ממה שהם יכלו.
Ama şüphe yok ki insanlara onlardan çok daha basit düşünebildiğini göstermekten çok büyük bir haz duyuyordu.ولكن بدون اي شك كان هذا هوسه ومتعته المطلقة وكان يستمتع بان يري الناس كيف بإمكانه ان يفكر ببساطة اكثر منهم
Ama şüphe yok ki insanlara onlardan çok daha basit düşünebildiğini göstermekten çok büyük bir haz duyuyordu.だれよりも単純化できることを示すのを 楽しみ そこに喜びを感じていました 彼はまた 物事を簡潔に説明できないなら
Amerikalılar her zaman başarılı olan kişileri kutlamışlardır ve onlardan ilham almışlardır.Los estadounidenses siempre han celebrado y han sido inspirados por esos que han tenido éxito.
Ancak bütün inekler mor olsaydı bir süre sonra onlardan da sıkılırdınız.Certo, se tutte le mucche fossero viola vi annoiereste anche di loro.
Ancak bütün inekler mor olsaydı bir süre sonra onlardan da sıkılırdınız.Ce vreau sa spun e ca: daca toate vacile ar fi violete, v-ati plictisi si de acestea, sunt sigur.
Ancak bütün inekler mor olsaydı bir süre sonra onlardan da sıkılırdınız.Gdyby wszystkie krowy były fioletowe, również stały by się nudne.
Ancak bütün inekler mor olsaydı bir süre sonra onlardan da sıkılırdınız.Hočem reči, če bi bile vse krave vijolične, bi vas tudi one dolgočasile.
Ancak bütün inekler mor olsaydı bir süre sonra onlardan da sıkılırdınız.Ich meine, wenn alle Kühe lila wären, würde das auch langweilig werden.
Ancak bütün inekler mor olsaydı bir süre sonra onlardan da sıkılırdınız.Ik bedoel, als alle koeien paars waren zou je dat ook saai gaan vinden.
Ancak bütün inekler mor olsaydı bir süre sonra onlardan da sıkılırdınız.Je veux dire, que si toutes les vaches étaient violettes vous seriez indifférent à celle-là aussi.
Ancak bütün inekler mor olsaydı bir süre sonra onlardan da sıkılırdınız.Jika semua sapi memang ungu, Anda akan bosan juga dengan itu.
Ancak bütün inekler mor olsaydı bir süre sonra onlardan da sıkılırdınız.만약 모든 소가 보라색이라면 역시 식상하겠지만요,
Ancak bütün inekler mor olsaydı bir süre sonra onlardan da sıkılırdınız.Mas, se todas as vacas fossem roxas também ficavam aborrecidos.
Ancak bütün inekler mor olsaydı bir süre sonra onlardan da sıkılırdınız.Men om alla kor var lila, ja då skulle du tröttna på dem också.
Ancak bütün inekler mor olsaydı bir süre sonra onlardan da sıkılırdınız.Ovšem, pokud by byly všechny krávy fialové, také by to nudilo.
Ancak bütün inekler mor olsaydı bir süre sonra onlardan da sıkılırdınız.Quiero decir, si todas las vacas fueran violetas, te aburririas de esas tambien.
Ancak bütün inekler mor olsaydı bir süre sonra onlardan da sıkılırdınız.Úgy értem... ha minden tehén lila lenne, azokba is beleunnál.
Ancak bütün inekler mor olsaydı bir süre sonra onlardan da sıkılırdınız.Ý tôi là, nếu tất cả những con bò đều màu tím thì bạn cũng sẽ chán thôi.
Ancak bütün inekler mor olsaydı bir süre sonra onlardan da sıkılırdınız.Αν όλες οι αγελάδες ήταν μωβ, θα τις βαριόσασταν κι αυτές κάποια στιγμή.
Ancak bütün inekler mor olsaydı bir süre sonra onlardan da sıkılırdınız.В смысле, если бы все коровы были фиолетовыми, это тоже было бы скучно.
Ancak bütün inekler mor olsaydı bir süre sonra onlardan da sıkılırdınız.Имам в предвид, ако всички крави бяха лилави, те също щяха да ви отегчат.
Ancak bütün inekler mor olsaydı bir süre sonra onlardan da sıkılırdınız.כלומר, אם כל הפרות היו סגולות, הן היו מתחילות לשעממם גם כן.
Ancak bütün inekler mor olsaydı bir süre sonra onlardan da sıkılırdınız.أعني، إذا كانت كل الأبقار وردية اللون فستصاب بالملل منها، أيضاً.
Ancak bütün inekler mor olsaydı bir süre sonra onlardan da sıkılırdınız.何が口コミで広まっていくのか、
Aralarındaki çeşitliliği anlayabilirsin Onlardan bazılarının birçok küçük noktası olabilir. Belki de bu böyle.Е, как тази произволна промяна обяснява нещо толкова объркано?
Arkadaşlarımın 20 yılını aldı. Onlardan üçünün eksik ispatları vardı.Meine Freunde benötigten 20 Jahre für diesem Beweis, wobei dieser bei drei von ihnen nicht vollständig war.
Aslında, onlardan bazıları dinlenme odalarından kameralarını alıp bizlerle resim çektirdi.사실 많은 직원들이 직접 카메라를 가지고 와서는 우리와 사진을 찍었습니다
Aslında, onlardan bazıları dinlenme odalarından kameralarını alıp bizlerle resim çektirdi.Niektorí z nich si išli do šatne pre fotoaparáty a fotili si nás.
Aslında, onlardan bazıları dinlenme odalarından kameralarını alıp bizlerle resim çektirdi.Sommigen haalden zelfs hun camera's en namen foto's met ons.
Aslında, onlardan bazıları dinlenme odalarından kameralarını alıp bizlerle resim çektirdi.ולמעשה, חלק מהם לקחו את המצלמות שלהם מחדר המנוחה וצילמו תמונות שלהם איתנו.
Aslında onlardan memnunum ve onları severim ve çok, çok, çok büyük bir şirket olduklarını düşünüyorum.사실 전 그들과 일하는 것이 즐겁고, 그들을 좋하합니다. 매우 매우 매우 큰 기업으로서
Aslında onlardan memnunum ve onları severim ve çok, çok, çok büyük bir şirket olduklarını düşünüyorum.ואני משועשעת מהם, ומחבבת אותם ואני חושבת שכתאגיד מאוד מאוד מאוד מאוד מאוד גדול
Aslında onlardan memnunum ve onları severim ve çok, çok, çok büyük bir şirket olduklarını düşünüyorum.وفي الواقع أنا أحبهم وأعتقد أنهم كمؤسسة كبيرة كبيرة جدا
Aslında onlardan memnunum ve onları severim ve çok, çok, çok büyük bir şirket olduklarını düşünüyorum.そして とても とても とても とても とても 大きな企業です 彼らのデザイン・センスは素敵です