Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.Pisałam takie same listy do obych jak matka do mnie i tuzinami roznosiłam po mieście.
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.כתבתי מכתבים כמו אלה שאימי כתבה לי, לזרים גמורים, ותקעתי אותם בכל העיר,
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.قمت بكتابة رسائل مماثلة لتلك التي كانت أمي تكتبها لي لأنشخاص غرباء، ثم قمت بدسها جميعها في أنحاء المدينة
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.宛先は特にありません 街中に置いていきました 何十通もですよ カフェに図書館
Antik dönemde Roma'da bu heykellerden onlarcasının bulunduğunu biliyoruz.E sappiamo che vi erano state decine di loro a Roma.
Antik dönemde Roma'da bu heykellerden onlarcasının bulunduğunu biliyoruz.Și știm că au fost zeci de asemenea statui în Roma.
Antik dönemde Roma'da bu heykellerden onlarcasının bulunduğunu biliyoruz.А, як відомо, в Римі їх було безліч.
Antik dönemde Roma'da bu heykellerden onlarcasının bulunduğunu biliyoruz.Мы знаем, что в Риме было множество подобных фигур.
Bandura bunu yıllarca hatta onlarca yıl önce fark etmişti.Bandura hat das wiederum vor Jahren, Jahrzehnten erkannt.
Bandura bunu yıllarca hatta onlarca yıl önce fark etmişti.De nuevo, Bandura reconoció esto hace años, hace décadas.
Bandura bunu yıllarca hatta onlarca yıl önce fark etmişti.Din nou, Bandura și-a dat seama de asta cu ani în urmă, acum câteva decade.
Bandura bunu yıllarca hatta onlarca yıl önce fark etmişti.Di nuovo, Bandura si era accorto di questo anni fa, decenni fa.
Bandura bunu yıllarca hatta onlarca yıl önce fark etmişti.Gepersonaliseerde informatie. Bandura heeft dit jaren, tientallen jaren geleden onderkend.
Bandura bunu yıllarca hatta onlarca yıl önce fark etmişti.Je to něco, co Bandura věděl před několika lety, desítkami let.
Bandura bunu yıllarca hatta onlarca yıl önce fark etmişti.밴두라 박사는 수 년전, 아니 몇 십년 전에 이미 이 사실을 알고 있었습니다.
Bandura bunu yıllarca hatta onlarca yıl önce fark etmişti.Một lần nữa, Bandura nhận ra điều này hàng nhiều năm về trước.
Bandura bunu yıllarca hatta onlarca yıl önce fark etmişti.Novamente, Bandura reconheceu isto há anos, há décadas..
Bandura bunu yıllarca hatta onlarca yıl önce fark etmişti.Ponownie, Bandura rozeznał to lata temu, dekady temu.
Bandura bunu yıllarca hatta onlarca yıl önce fark etmişti.Újra, Bandura figyelt fel erre, évekkel ezelőtt, évtizedekkel ezelőtt.
Bandura bunu yıllarca hatta onlarca yıl önce fark etmişti.Πάλι, ο Μπαντούρα το αναγνώρισε πριν από δεκαετίες.
Bandura bunu yıllarca hatta onlarca yıl önce fark etmişti.И отново, Бандура е дошъл до същото заключение преди години, преди десетилетия.
Bandura bunu yıllarca hatta onlarca yıl önce fark etmişti.Опять же, Бандура (Bandura) обнаружил это годы, десятилетия назад.
Bandura bunu yıllarca hatta onlarca yıl önce fark etmişti.שוב, בנדורה זיהה את זה לפני שנים, לפני עשורים.
Bandura bunu yıllarca hatta onlarca yıl önce fark etmişti.وقد اكتشف بندورا هذا منذ سنوات طويلة .. منذ عقود طويلة
Bandura bunu yıllarca hatta onlarca yıl önce fark etmişti.何十年も前に知っていました。 行動変化にとって有効なのは
Bandura bunu yıllarca hatta onlarca yıl önce fark etmişti.又是 Bandura﹐喺幾十年前 認出了呢一點。
Benim durumumda, "Yatırım yaptım. PowerPoint sunumlarından onlarca milyon dolar aldım.저는 투자도 해 보았고, 파워포인트 발표로
Benim durumumda, "Yatırım yaptım. PowerPoint sunumlarından onlarca milyon dolar aldım."Я инвестировал и получил десятки миллионов долларов от презентаций на PowerPoint.
Benim durumumda, "Yatırım yaptım. PowerPoint sunumlarından onlarca milyon dolar aldım.במקרה שלי: "כבר השקעתי. השגתי עשרות מיליונים של דולרים
Benim durumumda, "Yatırım yaptım. PowerPoint sunumlarından onlarca milyon dolar aldım.في حالتي ِ: " لقد أستثمرت. لقد تحصلت على عشرات الملايين من الدولارات
Benim durumumda, "Yatırım yaptım. PowerPoint sunumlarından onlarca milyon dolar aldım.数千万ドルを調達しました
Bilirsiniz, bir amaç dahilince onlarca molekülü solurusuz, vesaire.우리가 공기라는 것이 여러가지의 다른 분자들로 이뤄져 있는 걸 알고 그것으로 호흡을 한다는 사실을 알지만,
Bilirsiniz, bir amaç dahilince onlarca molekülü solurusuz, vesaire.Nie traktowali powietrza jako zbioru cząsteczek, których wdychanie ma cel.
Bilirsiniz, bir amaç dahilince onlarca molekülü solurusuz, vesaire.שמדובר כאן, כאילו, בסוגים שונים של מולקולות, שאנו נושמים אותן למטרה מסוימת וכל זה.
Bilirsiniz, bir amaç dahilince onlarca molekülü solurusuz, vesaire.بخصوص تعرفون، هذه الأشياء هي أنواع عديدة من الجزيئات، ونحن نتنفسه لغرض وما إلى ذلك.
Bilirsiniz, bir amaç dahilince onlarca molekülü solurusuz, vesaire.現代人のようには 理解していませんでした 魚は水のことをあまり意識せず
Bu adam telesekretere onlarca mesaj bıraktı.Car cette Homme a laissé de nombreux messages sur le répondeur.
Bu adam telesekretere onlarca mesaj bıraktı.Karena pria itu meninggalkan banyak sekali pesan di mesin penjawab.
Bu fotoğrafları gördüğümde, onlarca yıl geriye; çocukluğuma döndüm.Als ich diese Bilder sah, fühlte ich mich um Jahre zurückversetzt - in meine Kindheit.
Bu fotoğrafları gördüğümde, onlarca yıl geriye; çocukluğuma döndüm.Amikor ezeket a képeket néztem, sok évvel ezelőtti múltamat idézték fel, amikor még gyerek voltam.
Bu fotoğrafları gördüğümde, onlarca yıl geriye; çocukluğuma döndüm.Când priveam aceste imagini, mi-au amintit de trecut, când eram copil.
Bu fotoğrafları gördüğümde, onlarca yıl geriye; çocukluğuma döndüm.Cuando observé estas imágenes, ello me transportó muchos años atrás, a cuando era niño.
Bu fotoğrafları gördüğümde, onlarca yıl geriye; çocukluğuma döndüm.Guardare quelle immagini, mi ha riportato indietro a tanti anni fa quando ero bambino.
Bu fotoğrafları gördüğümde, onlarca yıl geriye; çocukluğuma döndüm.Když jsem se díval na tyto obrázky, vrátilo mě to mnoho let zpátky do minulosti, když jsem byl ještě dítě.
Bu fotoğrafları gördüğümde, onlarca yıl geriye; çocukluğuma döndüm.Ketika melihat gambar-gambar ini, saya teringat masa lalu saya ketika saya masih kecil.
Bu fotoğrafları gördüğümde, onlarca yıl geriye; çocukluğuma döndüm.그 참극의 사진들을 보며, 저는 수년 전 제 어린 시절의 일을 떠올렸습니다.
Bu fotoğrafları gördüğümde, onlarca yıl geriye; çocukluğuma döndüm.Nous avons tous été témoins des événements tragiques qui ont frappé Boston.
Bu fotoğrafları gördüğümde, onlarca yıl geriye; çocukluğuma döndüm.Quando olhava para estas fotografias, voltei alguns anos atrás no passado para quando eu era uma criança.
Bu fotoğrafları gördüğümde, onlarca yıl geriye; çocukluğuma döndüm.Toen ik naar de beelden keek, werd ik herinnerd aan mijn jeugd, vele jaren geleden.
Bu fotoğrafları gördüğümde, onlarca yıl geriye; çocukluğuma döndüm.Widok tych zdjęć przeniósł mnie wiele lat wstecz, kiedy byłem dzieckiem.
Bu fotoğrafları gördüğümde, onlarca yıl geriye; çocukluğuma döndüm.Όταν κοιτούσα αυτές τις εικόνες, μεταφέρθηκα πολλά χρόνια πίσω στο παρελθόν μου όταν ήμουν παιδί.
Bu fotoğrafları gördüğümde, onlarca yıl geriye; çocukluğuma döndüm.Когато разглеждах снимките, се върнах назад в годините, в миналото си, когато бях малък.
Bu fotoğrafları gördüğümde, onlarca yıl geriye; çocukluğuma döndüm.Когда я смотрел на эти фото, они напомнили мне о событиях моего далёкого прошлого, о моем детстве.
Bu fotoğrafları gördüğümde, onlarca yıl geriye; çocukluğuma döndüm.Коли я переглядав ці фото, вони повернули мене на багато років назад у минуле, коли я ще був дитиною.
Bu fotoğrafları gördüğümde, onlarca yıl geriye; çocukluğuma döndüm.כשהסתכלתי על התמונות האלו, זה החזיר אותי אחורה המון שנים לתקופת ילדותי.
Bu fotoğrafları gördüğümde, onlarca yıl geriye; çocukluğuma döndüm.عندما كنت اطالع هذه الصور عادت بي إلى الوراء سنوات عديدة حين كنت في بلدي عندما كنت طفلا.
Bu fotoğrafları gördüğümde, onlarca yıl geriye; çocukluğuma döndüm.子供の頃の遠い記憶が よみがえって来ました エルサレムの小さな町で育ちました
Bu hapishane isteyen tahammül etmez Nüfusun onlarca'Em hier
Bu hapishane isteyen tahammül etmez Nüfusun onlarca이 감옥을 원하는 것은 용납하지 않습니다 인구의 수십
Bu hapishane isteyen tahammül etmez Nüfusun onlarcaרוצה הכלא הזה אינו סובל עשרות אוכלוסייה