Onlarca genç insan gösteriye katıldı.Dozens of young people attended the demonstration.
Orada onlarca öğrenci toplandı.Dozens of students gathered there.
Onlarca insan şiddetli yağmurun yol açtığı ani su baskınlarında öldü.Dozens of people have died in flash floods triggered by torrential rain.
O, karısı öldüğünde onlarca taziye kartı aldı.When his wife died, he received dozens of condolence cards.
Bahçede onlarca ağaç var.There are dozens of trees in the garden.
Onlarca dili akıcı olarak konuşan insanlar beni şaşırtır.People who speak dozens of languages fluently astonish me.
O onlarca yıl önce oldu.That happened decades ago.
Onlarca insan hapsedildi.Dozens were jailed.
Son zamanlarda onlarca rüzgar türbini inşa edildi.Tens of wind turbines have recently been built.
Sami onlarca kadını kaçırdı, pişirdi ve onları yedi.Sami kidnapped dozens of women, cooked them and ate them.
Onlarca yıldır evliler.They have been married for decades.
Onlarca yıldır böyle yağmur yağmadı.It's not rained like this in several decades.
McDonald sakalını onlarca yıldır büyütüyordu.McDonald had been growing his beard for decades.
Bu dağ geçidi onlarca yıldır Romalılar tarafından kullanılmamıştı.The mountain pass had not been used by the Romans for decades.
Onlarca yıldır Gudrun Burwitz, Stille Hilfe'nin tanınmış bir halk figürüydü.For decades Gudrun Burwitz was a prominent public figure in Stille Hilfe.
Mazda, onlarca yıldır hidrojen güçlü araçlar üzerinde araştırma yapmaktadır.Mazda has conducted research in hydrogen-powered vehicles for several decades.
Çift 1947 yılında boşanmış, ancak onlarca yıldır yakın arkadaş olarak kalmıştır.The couple divorced in 1947, but remained close friends for decades afterwards.
Yaz ligleri onlarca yıldır var.Summer leagues have existed for decades.
Apple Genişletilmiş Klavye de dahil olmak üzere onlarca model serbest bırakıldı.Dozens of models have been released over time, including the Apple Extended Keyboard.
1992 Khojali (Hocalı) trajedisi sırasında onlarca sivili kurtardı.During the Khojaly tragedy in 1992, he saved dozens of civilians.
Kıyı terasları kıyıya paralel onlarca kilometre uzayabilir.Marine terraces can extend for several tens of kilometers parallel to the coast.
Cesur savaşçı onlarca kişiyi kurtardı.Their courage saved twelve lives.
Ücretli olanların değeri onlarca dolardan yüzbinlerce dolara kadar varabilir.Medallions may be worth hundreds of thousands of dollars.
Bazı ülkelerde onlarca, bazılarında ise yüzlerce etnik grup bulunabilmektedir.Within some local unions there may be tens—indeed hundreds—of bargaining units.
Yüzlerce araba ve onlarca TIR Marmara Denizi'ne sürüklendi.More than 200 cars have been washed into the Marmara Sea and dozens of trucks damaged.
Bir yılı geçen sürede onlarca şarkı yazıldı.The other eleven songs were written years before.
Kapsama alanları genelde onlarca metre civarındadır.Parking is generally over 100 m distant.
O zamandan sonra aynı bas satırı onlarca kez kullanıldı.Since then that same bassline has been sampled dozens of times.
10,000 kilometrekare, onlarca binlerce ada güney denizi üzerine mücevherler gibi fırlatılmışlar.10,000 square kilometers, tens of thousands of islands flung like jewels upon the southern sea.
Onlarca milyon won mu?Tens of millions of won?
Nasıl olurda onlarca milyon wonla öylece bahis oynarsınız?How could they bet tens of millions of won...?
Onlarca farkedilmekten kokmuyor musun?You're not afraid to be spotted by them?
Eksponansiyel büyüme Gordon Moore daha doğmadan onlarca yıl önce başlamıştı.The exponential growth of computing started decades before Gordon Moore was even born.
Bu insanlar ekonomiye katılacak olan onlarca trilyon doları temsil ediyorlar.These people represent tens of trillions of dollars injected into the global economy.
Göreceğin şudur ki, iç savaştan onlarca yıl sonraAnd what you can see is that, in the decades after the Civil War,
PowerPoint sunumlarından onlarca milyon dolar aldım.I've gotten millions of dollars from PowerPoint pitches.
Onlarca milyon dolar yatırım yaptım.""I've invested millions." That should get you right there.
Bu fotoğrafları gördüğümde, onlarca yıl geriye; çocukluğuma döndüm.When I was looking at these pictures, it brought me back many years to my past when I was a child.
Bandura bunu yıllarca hatta onlarca yıl önce fark etmişti.Again, Bandura recognized this years ago, decades ago.
Kamerun, Kuzey Kamerun, açlığın arttığı ve azaldığı dönemler, onlarca yıldır her yıl.Cameroon, northern Cameroon, boom and bust cycles of hunger every year for decades.
Onlarca, belki yüzlerce bin insan bu oyunu zaten oynuyordu.Dozens, maybe hundreds of thousands of players all over the world were playing this game.
Bu adam onlarca haydutu 2-3 kılıç darbesi ile yere serdi !Very good swordsman ! he could kill bunch of bandit very smoothly
Buz tabakası onlarca milyon yıl önce oluştu, ve o zamanda beride orda duruyor."The ice formed many tens of millions of years ago, and it's been there ever since."
Onlarca, yüzlerce binyıl?How many tens of thousands of years does it go back?
Bu adam telesekretere onlarca mesaj bıraktı.Because that man left a bunch of messages on the answering machine.
Onlarca yıldır yapılan bir uygulama.It's been done for decades.
Bu kliniklerden bazıları sektöre onlarca milyon dolar kazandırıyor.Some of these clinics are pulling in tens of millions of dollars a year in business.
Değil mi? ve bu düzen onlarca yıl devam etti.Right? And it went on for decades.
İçinde bulunduğumuz binanın onlarca kat büyüklüğünde olan buzdağları, gürül gürül denize akıyor.Icebergs, many, many, many, many times the size of this building, are roaring out to sea.
Çünkü şimdi yaşadığımız çağda onlarca Norden vizörü var.Well because we live in an age where there are lots and lots of Norden bombsights.
Ve kara da, onlarca metrelik derinliklere kadar ısınıyor.And the land, to depths of tens of meters, is also warming.
Onlar da, onlarca yıl önce, benzeri sorunlarla baş etmeye çalışıyorlardı.Yet we're still dealing with a lot of the same challenges as many decades ago.
Ancak şimdiye kadar yaşanan onlarca tecrübenin ardından...But as far as milestones go...
Şimdiye kadar... Caracas'ta altı insan öldürüldü ve onlarcası yaralandı.So far... six people have been killed and dozens wounded in Caracas.
Her yıl onlarca yıldır katılan üye bir çekirdek grup olduğunu,Yet we must not fail to comprehend its grave implications.
O gün bütün bahaneler kör olur onlarca ve hiçbir şey söyleyemezler.Then all news will be blacked out for them, and they will not even ask one another.
6 Haziran'a kadar onlarca göçmenin kalacak yeri yoktu.By June 6, several dozens of migrants still lacked accommodation.
Daha onlarca bu tarz market mevcut.And there are well over a dozen more stores like them.
Makedon polisi geçtiğimiz içinde fuhuş yapıldığını belirlediği onlarca gece kulübünü kapattı.Over the past month, Macedonian police have closed dozens of nightclubs condoning prostitution.
Burada geleneksel melodiler çalan müzisyenlerle birlikte onlarca restorana rastlamanız olası.In it you can find dozens of restaurants with musicians playing traditional melodies.