Ana içeriğe geç
Sözlük

onlara ile cümle

onlara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Beni öldürmekle tehdit ettiler, bu yüzden cüzdanımı onlara verdim.They threatened to kill me so I gave them my wallet.
Onlara bir şey almayacağım.I won't buy them anything.
Romanı onlara tavsiye etti.He recommended the novel to them.
Onlara kızma sebebini biliyorum.I know the reason why he was angry with them.
Ne istediğine dair onlara genel bir çerçeve çizdi.He gave them a general idea of what he wanted.
Bu onlara bağlı değil.It isn't up to them.
Onlara ne söyledi?What did he say to them?
Onlara ne demiş?What did she say to them?
Onlara aslında güvenemediğini söyledi bana.He told me that he couldn't really trust them.
Onları iyi tanıyorum; onlara güvenebilirsin.I know them well; you can trust them.
Söyledikleri bir şey damarına basmış olmalı ki onlara bağırmaya başladı.Something they said must have hit a nerve, so he started yelling at them.
Derhal onlara haber salın.Notify them immediately.
Onlara hiç kulak asma.Don't pay any attention to them at all.
Onlara karşı mısın?Are you against them?
Onlara karşı mısınız?Are you against them?
Tom onlara bir hikaye okurken çocuklar sessizce dinlediler.The children listened quietly as Tom read them a story.
Onlara bu çantayı verin.Give them this bag.
Onlara şeytanı gösterirsem nasıl düşünebilecekler?"And do you know what is devastating?
"Biz terörizme karşıyız ve onlara savaşı kazanamayacaklarını göstermek istiyoruz."We're against terrorism and want to show them that they won't win the battle.
Temizlendikleri vakit, Allah’ın size gösterdiği yerden onlara varın..."But when they have cleansed themselves, go in unto them as Allah has commanded you.
1082 yılında, yardımlarına karşılık, onlara büyük ekonomik imtiyazlar tanıdı.In 1082, in exchange for their help, he granted them major trading concessions.
Onlara göstermeye başladığında, ekmek bir buket gül haline dönüştü.When she began to show them, the bread turned into a bouquet of roses.
Onlara konuşamayan bebekler gibi davranıyoruz.We treat them like babies who cannot speak.
İlk olarak 1987'de Quark, Inc. tarafından yayınlanmıştır ve hâlen onlara aittir ve yayımlanmaktadır.It was first released by Quark, Inc. in 1987 and is still owned and published by them.
Ancak insanlar onlara, kendilerinden istenileni sorarak öğrenebilirdi.Then gradually they ask you for people they can train and send . ...
Mary (Denise Crosby) adındaki bir kadın onları hoşnutlukla karşılar ve onlara et ikram eder.A woman named Mary (Denise Crosby) welcomes them and offers them some meat.
Hâlbuki Şeytan onlara aldatmadan başka bir şey vaat etmez."No Satan is involved; only David himself.
Ancak, İspanya Kraliyet Futbol Federasyonu onlara 1940-41 La Liga'da oynama garantisi verdi.However, the Spanish Football Federation assured them a berth in the 1940–41 La Liga.
Daha sonra Maria ve Mike'ı bulan Zayn, onlara zaten iki kez özür dilediğini söyledi.Later, Zayn found Maria and Mike and said that he had already apologized twice.
En azından bazı görevlerinde onlara yardımcı olmuştur.From then, he helped him in some of his missions.
İnsanlar onlara inanır, ama manipülasyon olmasa bile fotoğraflar yalan söyler.People believe them, but photographs do lie, even without manipulation.
İmparatorun destekçileri bile onlara mesafe koydular.Even supporters of the Emperor were keeping their distances.
Onlara men ettiğin şeye ne düşkündür onlar.The things which you have prepared—whose will they be?'
Gök cisimlerine taparak onlara kulluk etti.He scored against Hemel Stags (1 try).
Ve bir yabancı olan Murtagh onlara yardım eder ama Brom ağır şekilde yaralanır.A stranger named Murtagh rescues them, but Brom is gravely injured.
Bir fil yaralandığında, akraba olmayan filler bile onlara yardım ederler.When an elephant is hurt, other elephants (even if they are unrelated) aid them.
Onları yolcu etmeden önce onlara çeşitli tavsiyelerde bulundu.He signed them before hearing any of the tracks.
Onlara bu ilmin inceliklerini öğretti.But they taught themselves to reason.
Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın.Do not raise the toe from the floor while stamping."
Onlara gelecekten haber verir.Then he shows them the future.
Onlara karşı verilen suçlamaların düşürülmesi için kampanya yapmaya devam edeceğiz.We will continue to campaign for the charges against them to be dropped.
Sonra o onlara beyyinelerle gelince 'bu apaçık bir sihir' dediler."When they said that they did not, he said: “It is Yathrib dates buttered.
Üçüncü çekirdek geliştirici Raphaël Hertzog da onlara Debian uzmanı olarak katılmıştır.The third core developer Raphaël Hertzog joined them as a Debian expert.
Andolsun ki, onlara resûllerimiz apaçık deliller getirdiler.Our losses in messengers were very heavy.
Ailesi içersinde, Hooke, bir yeğenini ve bir kuzenini evine alarak, onlara matematik dersi verirdi.Within his family, Hooke took both a niece and a cousin into his home, teaching them mathematics.
Onlara Scipio komuta ediyordu.Scipio was in command.
Haydi acele edip onlara güzel bir sürpriz yapalım!"Let us be glad and rejoice, and give honour to him."
Colas da onlara katılıp hep birlikte büyücüyü öven final üçlü şarkısını söylerler.Colas joins them as they all sing a final trio in praise of the magician.
Eve ise onlara şöyle der: "Bu neye yarayacak?Then they go back and say, 'What does she mean by sexy?'
Şimdilik onlara güzel muamele et.Be steadfastly righteous!
Geçici Arnavut Hükümeti onlara organize olmak ve yükselmek için ortak bir isyan önermişti.The temporary Albanian government proposed to them a common revolt to be organized and risen.
"The Core" bölümünde Xander onlara Derin Kuyu'ya erişebilmeleri için gerekli bilgiyi verir.In "The Core" Xander supplies them with the information they need to enter the Deeper Well.
O öncelikle grubu ziyaret etti, bir süre sonra da bana şarkılarımla onlara gelmemi önerdi.He joined the band first, then after a while he suggested I come in with these songs.
Onlara rehabilitasyon hizmetleri verdi.The Hospital provides rehabilitation services.
Size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin.You are worthy of all that we taught you.
Onlara telefon ettim.I called them.
Çocuk onlara kendilerine bir oğul olarak cennetten gönderildiğini söyler.The child explained that he had been sent by Heaven to be their son.
Hergé o hafta öldü, ama dul kalan karısı Tenten'in haklarını onlara vermeye karar verdi.Hergé died that week, but his widow decided to give them the rights.
Bu uzun adımları onlara sürat kazandıran bir etkendir.It will be a long hard haul for them.
Onlara bir kadın eşlik etmektedir.They are accompanied by a pretty woman.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
onlara ile cümle - Sayfa 37 - onlara kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App