Onlar bize yiyecek temin ettiler.They supplied us with food.
Onlar bizim en sevgili arkadaşlarımız.They are our dearest friends.
Onlar okulumuzun öğrencileridir.They are the pupils of our school.
Onlar başarımızı kıskanıyorlar.They are jealous of our success.
Onlar bizden çok daha uzunlar.They are much taller than us.
Onlar bizden daha erken başlamış.They had started earlier than we had.
Onlar bizden daha erken başlamıştı.They had started earlier than us.
Onlar bütün gün bizi çalıştırdılar.They made us work all day long.
Onlar bizi bütün gece çalıştırdılar.They made us work all night.
Onlar bana adımın ne olduğunu, nereli olduğumu ve neden geldiğimi sordu.They asked me what my name was, where I came from, and why I had come.
Onlar bana öyle söylemedi.They didn't tell me so.
Onlar bana karşı çok nazik.They are very kind to me.
Onlar beni gördüklerine memnun oldular.They were glad to see me.
Onlar benim polis karakoluna gitmemi tavsiye etti.They advised me to go to the police station.
Onlar bana ödeme için bastırıyorlar.They are pushing me for payment.
Onlar yardımımı istediler.They asked for my help.
Onlar bana karşı nazikti.They were very kind to me.
Onlar beni ismimi imzalamam için zorladılar.They forced me to sign my name.
Onlar benim için büyük bir parti verdiler.They gave a big party for me.
Onlar benim fikrime boyun eğdiler.They gave in to my opinion.
Onlar meyve bahçemi soydular.They robbed my orchard.
Onlar yüzüme su çarptılar.They dashed water into my face.
Onlar benim sınıf arkadaşlarım.They are my classmates.
Onlar beni özgürlüğümden mahrum ettiler.They deprived me of my liberty.
Onlar benim önerime kuvvetle karşı çıkıyorlar.They are strongly opposing my proposal.
Onlar benim adımı bilmiyorlar.They don't know my name.
Onlar benim arkadaşlarım.They are my friends.
Onlar benim ebeveynlerim değiller.They aren't my parents.
Onlar benimle alay ettiler.They made fun of me.
Onlar beni oraya gönderdi.They made me go there.
Onlar beni partiye davet ettiler.They invited me to the party.
Onlar beni oraya yalnız gönderdiler.They made me go there alone.
Onlar bana Bob diyorlar.They call me Bob.
Onlar bana Bob derler.They call me Bob.
Onlar beni yüzbaşı yaptı.They made me captain.
Onlar beni tebessümle selamladı.They greeted me with a smile.
Onlar bana doktor olarak hitap ettiler.They addressed me as doctor.
Onlar bizi bütün gün çalıştırdı.They made us work all day.
Onlar her birimize 1,000 yen ödediler.They paid us each 1,000 yen.
Onlar bizim partiye daveti reddetti.They declined the invitation to our party.
Onlar bizim kasabamızda aristokrasi olarak kabul edilirler.They are considered the aristocracy in our town.
Onlar bizi tanıyor.They know us.
Onlar, sınavda başarısızdı.They failed in the examination.
Onların fonları bitti.They are short of funds.
Onlar kapitalizmi sona erdirdiler ve sosyalist bir toplum kurdular.They ended capitalism and built a socialist society.
Onların ortak bir şeyi var.They have something in common.
Onlar saatliğine araba kiraladılar.They rent the car by the hour.
Onlar zaman zaman bizi ziyaret ederler.They visit us from time to time.
Onlar beni ara sıra ziyaret ettiler.They visited me occasionally.
Onlar art arda buraya geldiler.They came here one after another.
Onlar daha sonra ne yapacaklarını düşünüyorlar.They are deliberating what to do next.
Onlar art arda başladılar.They started one after another.
Onlar art arda düştüler.They fell one after another.
Onlar art arda geldiler.They arrived one after another.
Onlar art arda içeri girdiler.They came in one after another.
Onlar kendi görevlerini ihmal etmediler.They didn't neglect their own duty.
Onlar köpeklerine Lucky adını verdiler.They named their dog Lucky.
Onlar liderlerine saygı duydular.They looked up to their leader.
Onlar inançlarında fanatik.They are fanatical in their beliefs.
Onların ellerinden geleni yapması önemlidir.It is important for them to do their best.