Ana içeriğe geç
Sözlük

onlar ile cümle

onlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onlar geçen yıl Kyoto'ya gittiler.They went to Kyoto last year.
Onlar geçen sene Kyoto'ya gittiThey went to Kyoto last year.
Onlar kendilerini balıkçı olarak kamufle etti ve bir tekne ile kaçtı.They disguised themselves as fishermen and escaped in a boat.
Onlar Kyoto'nun fotoğraflarını çekmek istedi.They wanted to take pictures of Kyoto.
Onlar Kyoto'nun manzaralarını seyrediyorlar.They are seeing the sights of Kyoto.
Onların ortak bir şeyi yok.They have nothing in common.
Onlar ortak çıkarları tarafından birbirine bağlıdır.They are bound together by common interests.
Onlar bir köprü yapmaya karar verdi.They decided to build a bridge.
Onlar bir köprü yaptılar.They constructed a bridge.
Onlar dar bir patika boyunca yürüdüler.They walked along a narrow path.
Onlar yakında yaşarlar.They live nearby.
Onlar zengin olmak istiyorlar.They want to become rich.
Onlar 1997 mali yılı için bütçe üzerinde çalıştılar.They labored over the budget for the fiscal year 1997.
Onlar gökyüzüne baktılar.They looked up at the sky.
Onlar havaalanına yakın yaşıyorlar.They live close by the airport.
Onlar baskında iki düşman uçağını vurdular.They shot down two enemy planes during the raid.
Onlar boşlukları doldurdular.They filled in the blanks.
Onlar açlık hissediyorlar.They feel hungry.
Onlar ayakkabısız gidiyorlar.They go without shoes.
Onlar seni bekliyor olmalılar.They must be waiting for you.
Onlar kalabalıkta Tom'u buldular.They found Tom in the crowd.
Onlar kalabalığın arasında kendilerine yol açtılar.They made their way through the crowd.
Onlar hapishaneden kaçtı.They escaped from prison.
Onlar tüm plandan vazgeçmekten başka seçenekleri olmadığını kabul ettiler.They agree that they have no choice but to give up the whole plan.
Onlar hararetli bir tartışmaya girdi.They entered into a heated discussion.
Onlar asla aynı fikirde olmayacaklar.They will never agree.
Onlar hiç yalan söylemez.They never tell a lie.
Onlar mutluluktan uzaklar.They are far from happy.
Onlar petrol için sondaj yapmaya niyetlendiler.They intended to drill for oil.
Onlar bir delik deliyorlar.They are boring a hole.
Sence onlar ne kadar süredir evli?How long do you think they have been married?
Onlar evlendiler ve Boston yakınlarında yerleştiler.They got married and settled near Boston.
Onlar iki yıllık evliler.They have been married two years.
Onlar evlenmeye karar verdi.They decided to marry.
Onlar gazetede düğünlerinin tarihini ilan ettiler.They announced the date of their wedding in the newspaper.
Onlar düğünün zamanını ve yerini belirlediler.They set the time and place of the wedding.
Onlar çarşamba veya perşembe günü değil pazartesi veya salı günü gelebilirler.They can come on Monday or Tuesday, but not on Wednesday or Thursday.
Onlar sağlıklı görünüyorlar.They look healthy.
Onlar o köpeğe bakmazlar.They don't take care of that dog.
Onlar köpeğe bakıyorlar mı?Do they take care of the dog?
Onlar zor işe alışkındır.They are accustomed to hard work.
Onlar mevcut durumdan memnun.They are content with things as they are.
Onlar yeni olanın eski olandan daha iyi olduğuna kesin gözüyle bakıyorlar.They take it for granted that what is new is better than what is old.
Onlar eski gazeteleri toplayarak ve satarak hayatını kazanıyor.They earn their living by collecting and selling old newspapers.
Onlar ülkelerini terk ettiler.They abandoned their country.
Onlar müşteri ilişkilerini geliştirmek için sürekli çabalarlar.They strive constantly to improve customer relations.
Onlar saat beşte çay içerler.They have tea at five.
Onlar birbirlerine karşı üstünlük sağlamak için çok uğraştılar.They tried very hard to gain an advantage over one another.
Onlar birbirlerine hayrandır.They admire each other.
Onlar birbirleriyle konuşuyor.They are talking with each other.
Onlar öğleden sonra eğitim görürler.They study in the afternoon.
Onların sabahleyin dört dersi var.They have four classes in the morning.
Onlar daha sonra bizimle arayı kapattılar.They caught up with us later.
Onlar bir hata yapmış olmalılar.They must have made a mistake.
Onlar yarım saattir sıkışık bir trafikte saplanıp kaldılar.They were hung up in a traffic jam for half an hour.
Onlar parkta oynuyor olabilirler.They may be playing in the park.
Onlar parkta bir banka oturdular.They sat on a bench in the park.
Onlar parkta bir bankta oturdu.They sat on a park bench and began talking.
Onlar parkın yakınında yeni bir evde yaşıyor.They live in a new house near the park.
Onlar parkta koşuyorlar.They are running in the park.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod