Ana içeriğe geç
Sözlük

onları ile cümle

onları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Siz ikinizin onları almasını istiyorum.I want you both to get them.
Onları arkadaşlarım olmalarını istiyorum.I want them to be my friends.
Neden onları satın almak istedin?Why did you want to buy them?
Onların Tom'a zarar vermesini istemiyorum.I don't want them to hurt Tom.
Onların nerede olduğunu bilmek istiyorum.I want to know where they are.
Onların nerede olduklarını bilmek istiyorum.I want to know where they are.
Onların hepsiyle konuşmak istiyorum.I want to talk to all of them.
Onların senin arkadaşın olmalarını istiyorum.I want them to be your friends.
Onların bir tane isteyip istemediklerini sordun mu?Have you asked if they want one?
Onların her ikisi de bir şey söylemek istiyor.They both want to say something.
İşin bitince onları geri istiyorum.I want those back when you're done.
Onların kim olduğunu bana söylemek ister misin?Do you want to tell me who they are?
Onların hepsi ne olduğunu bilmek istiyor.They all want to know what happened.
Biz onları neredeyse istediğimiz yere aldık.We almost got them where we want them.
Onların Tom'u nereye götürdüğünü bilmek istiyorum.I want to know where they've taken Tom.
Bu onların tam olarak yapmamızı istediği şey.That's exactly what they want us to do.
Onların hepsi Tom'un kitabı hakkında konuşmak istiyor.They all want to talk about Tom's book.
Bazı cevaplar istiyorum ve onları şimdi istiyorum.I want some answers and I want them now.
Onların parayı nereye sakladığını bilmek istiyorum.I want to know where they hid the money.
Tom cevaplar istiyor ve onları şimdi istiyor.Tom wants answers and he wants them now.
Onların hiçbirinin yaptığımız şeyi bilmesini istemiyorum.I don't want them all to know what we did.
Onların benden yararlanmasını istemiyorum.I don't want them to take advantage of me.
Onları şaşırttım.I caught them by surprise.
Yıldızlar büyüktür, çünkü onlar sıcaktır; onların yakıtı bittiğinde, onlar çökerler.Stars are big, because they're hot; when their fuel is exhausted, they collapse.
Güneş gözlüğümü aldın ve onları geri istiyorum.You've got my sunglasses and I want them back.
Onları burada istemiyorsanız onların gitmelerini isteyin.If you don't want them here, ask them to leave.
Onları burada istemiyorsanız, onların terk etmelerini isteyin.If you don't want them here, ask them to leave.
Onların hepsinin sana yardım etmek istediklerini biliyorum.I know they'll all want to help you.
Onların imzalamanı istediği bir rapor var.There's a paper they want you to sign.
Onları alamazsın!You can't take those!
Tom ve Mary onların yapmasını istediğin şeyi anlamıyor.Tom and Mary don't understand what you want them to do.
Bazen dualarımıza onların olmasını istediğimiz şekilde cevap verilmez.Sometimes our prayers aren't answered the way we want them to be.
Tom ve Mary John'un onların ne yapmasını istediğini anlıyor gibi görünmüyordu.Tom and Mary didn't seem to understand what John wanted them to do.
Onların hepsi mutlu.They are all happy.
Onları hiç bu kadar mutlu görmedim.I've never seen them so happy.
Ben onların o kadar mutlu olmadığını tahmin ederim.I guess they really weren't all that happy.
Onların ne kadar meşgul olduğunu gördün, değil mi?You saw how busy they are, didn't you?
Onları tanıdığımı sanıyordum.I thought I knew them.
Belki Interlingua için broşür yapmalı ve onları dağıtmalısın.Maybe you should make brochures for Interlingua and distribute them.
Onlar suçlandı ama bu onların hatası değildi.They got blamed, but it wasn't their fault.
Onları son gördüğümde büyük ebeveynlerimin sağlık durumları iyiydi.My grandparents were in good health the last time I saw them.
Birini eleştirmeden önce onların ayakkabılarında bir mil yürümen gerekli.Before you criticize someone, you should walk a mile in their shoes.
Ben onların acılarını hissediyorum.I feel their pain.
Onların acısını hissediyorum.I feel their pain.
Belki onların bir şeyi var.Maybe they have something.
Onların tüm isimlerini hatırlayamıyorum.I can't recall all their names.
Onların bu şartları ve koşulları kabul edeceklerini sanmıyorum.I do not think they will accept these terms and conditions.
Kurbağalar sürüngen midir? Onların memeli olduğunu sanmıyorum.Are frogs reptiles? I don't expect them to be mammals.
Bizim yeni cep bilgisayarlarımız, onları sattığımız insanlardan daha akıllıdırlar.Our newest pocket computers are smarter than the people we sell them to.
Onların sağı solu belli olmaz.They're unpredictable.
Bu onlarınki.That's theirs.
Onları durdur.Stop them.
Onları tut.Keep them.
Onları görmezden gel.Ignore them.
Onları inceleyin.Examine them.
Ben onları kışkırtmıyorum.I'm not tempting them.
Mona onların sorularını doğaçlama olarak yanıtladı.Mona answered their questions off the cuff.
Müstehcen fıkraları sevmem fakat onları anlattığında ondan çok zevk alırım.I don't like dirty jokes, but I get a kick out of it when you tell them.
Onların toplantılarını iptal etmiyorum.I don't cancel their meetings.
Onları görüyor musun?Do you see them?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod