Biz ondan gerçekten keyif aldık.We really enjoyed that.
Ondan hoparlörlerindeki ses seviyesini azaltmasını rica ettim.I asked him to turn down the volume on his speakers.
Arkadaşlarım ondan nefret ediyor ama ben onu seviyorum.My friends hate her, but I love her.
Tom Mary'nin ondan hoşlanıp hoşlanmadığını bilmiyordu.Tom didn't know whether Mary liked him or not.
Mary'nin ondan hoşlanmadığı konusunda Tom'un hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea that Mary didn't like him.
Tom'la ilk karşılaştığımda ondan hoşlanmadım.When I first met Tom, I didn't like him.
Tom ondan yapmasını istediğimiz şeyi yapmaz.Tom wouldn't do what we asked him to do.
Tom Mary'nin ondan hoşlanmadığını düşünürdü.Tom used to think Mary didn't like him.
Tom Mary'nin ondan hoşlanmadığını fark etti.Tom realized that Mary didn't like him.
Tom Mary'nin ondan nefret ettiğini düşünüyordu.Tom thought that Mary hated him.
Eminim Tom, Mary'nin ondan yapmasını istediği her şeyi yapacaktır.I'm sure Tom will do anything Mary asks him to do.
Hiç kimseye ondan söz etmedim.I've never said a word to anyone about that.
Tom'un erkek kardeşlerinin ikisi de ondan daha uzun.Both of Tom's brothers are taller than him.
Tom'a ondan bahsetmeyi unuttum.I forgot to tell Tom about that.
Ben asla Tom'a ondan bahsetmedim.I never told Tom about that.
Ondan Tom'a hiç bahsetmedim.I never mentioned it to Tom.
Tom Mary'ye ondan hoşlandığını söyledi.Tom told Mary he liked her.
Tom, Mary'nin ondan nefret ettiğini söyledi.Tom told Mary he hated her.
Ben ondan daha büyük değilim.I'm not older than him.
Tom'a ondan söz edecektim.I was going to tell Tom about that.
Belki ondan bir iki şey öğrenebilirsin.Perhaps you could learn a thing or two from him.
Belki ondan bir ya da iki şey öğrenebilirsin.Maybe you could learn a thing or two from him.
Haftalardır ondan başka bir şey duymadım.I haven't heard anything else from him in weeks.
Onun vasiyeti ondan bahsetmiyordu.His will did not mention her.
Kocam ondan hoşlanmazdı.My husband wouldn't like that.
Karım ondan hoşlanmazdı.My wife wouldn't like that.
Tom ondan hoşlanmazdı.Tom wouldn't like that.
Tom'un ondan hoşlanmayacağından oldukça eminim.I'm fairly certain that Tom won't like that.
Tom ondan kaçınabilirdi.Tom might've been able to avoid that.
Tom, Mary'nin ondan ne yapmasını isteyeceğini merak etti.Tom wondered what Mary was going to ask him to do.
Tom'u seviyorum ve aynı zamanda ondan nefret ediyorum.I love Tom and at the same time I hate him.
Bir eğitimsel psikolog tanıyorum ve ondan nefret ediyorum.I know an educational psychologist and I hate her.
Tom ondan sonra ne yaptı?What did Tom do after that?
Tom'un burada ondan hoşlanmayacağını biliyorum.I know that Tom won't like it here.
Tom neden ondan hoşlanmadığını Mary'ye söylemedi.Tom didn't tell Mary why he didn't like her.
Ondan daha iyi yapamaz mıyız?Can't we do better than that?
Tom'a ondan bahsetmesen iyi olur.You'd better not tell Tom about that.
Tom, Mary'nin ondan hoşlandığını düşünüyor mu?Does Tom think Mary likes him?
Tom ondan hoşlanıyordu.Tom would've liked that.
Leyla ondan mutluydu.Layla was happy about that.
Tom senin ondan yapmasını beklediğin şeyi biliyor mu?Does Tom know what you expect him to do?
Neden Tom'a ondan bahsettin?Why did you tell Tom about that?
Sanırım burada ondan keyif alacaksınız.I think you're going to enjoy it here.
Ondan rahatsız oluyor musun?Are you annoyed by that?
Ondan memnun değil misin?Aren't you satisfied with that?
Ondan sonra Tom'u hiç gördün mü?Did you ever see Tom after that?
Ondan rahatsız olmuyor musun?Aren't you annoyed by that?
Ondan rahatsız değil misin?Aren't you annoyed by that?
Leyla ondan gerçekten hoşlanmış gibi davrandı.Layla started pretending she really enjoyed that.
Tom'un ondan hoşlanacağını düşünüyorum.I think Tom will like that.
O terfiyi ondan daha çok hak ediyorum.I deserve that promotion more than he does.
Sami ondan daha kötüsünü atlattı.Sami survived worse than that.
Tom, Mary'nin ondan çok hoşlanmadığını biliyordu.Tom knew that Mary didn't like him very much.
Sanırım Tom'a ondan bahsetmemeliydim.I think I shouldn't have told Tom about that.
Tom hâlâ Mary'nin ondan nefret ettiğinin farkında değil.Tom still doesn't realize that Mary hates him.
Eğer ondan kibarca istersen Tom onu yapar.Tom will do that if you ask him politely.
Tom, Mary'nin araba anahtarlarını ondan aldı.Tom took Mary's car keys from her.
Tom, Mary'nin ondan gitmesini istediği yeri bilmiyordu.Tom didn't know where Mary wanted him to go.
Tom, Mary'nin ondan nefret etmesini umursuyor gibi görünüyordu.Tom didn't seem to care that Mary hated him.
Sami ondan habersizdi.Sami was unaware of that.