Ondan daha fazla zamana ihtiyacımız olacak.We'll need more time than that.
Ondan daha fazla paraya ihtiyacımız olacak.We'll need more money than that.
Hepimiz ondan daha zekiyiz.We're all smarter than that.
Ondan burada zevk alıyorum.I enjoy it in here.
O, ondan bir mektup aldı, ancak yalnızca birkaç soğuk söz içeriyordu.She received a letter from her, but it only contained a few cold words.
Ben ondan hoşlanmıyorum ama ben ondan hoşlanıyorum.I don't like him, but I like her.
Ondan bir yudum içtim.I drank it in a gulp.
Tom henüz bize ondan bahsetmedi.Tom hasn't yet told us about that.
Tom'un karısı Mary ondan daha önce öldü.Tom's wife Mary predeceased him.
Muhtemelen gerçekten ondan hoşlanıyorsun.You'd probably really like it.
Dün Tom bana ondan bahsetti.Tom told me about that yesterday.
Bütün hayvanlar, insanın dışında, yaşamın asıl işinin ondan zevk almak olduğunu biliyor.All animals, except man, know that the principal business of life is to enjoy it.
Ondan ne istedin?What did you request from him?
Ebeveynlerine ondan bahsettin mi?Have you told your parents about him?
Tom bana ondan bahsettiğinde ağladım.I cried when Tom told me about that.
Bu ondan çok daha karmaşık.It's much more complex than that.
Sanırım ondan daha iyi yapabilirim.I think I can do better than that.
Biri ondan daha iyi bir ünvanla ortaya çıkabilmeliydi.Someone should've been able to come up with a better title than that.
Ben sadece ondan biraz daha istiyorum.I just want a little more of that.
Ben ondan hiç hoşlanmadım.I didn't like that at all.
Ben ondan daha fazlasını yapamam.I can't do more than that.
Tom ondan çok daha fazlasını yaptı.Tom did a lot more than that.
Ben ondan vazgeçmek istemedim.I didn't want to give it up.
Bana ondan uzak durmamı tavsiye etti.She advised me to stay away from him.
Tom'a ondan hoşlanmadığımı söyledim.I told Tom that I didn't like him.
Sanırım Tom, Mary'nin ondan hoşlandığını sandı.I think Tom thought Mary liked him.
O ondan sakınıyor gibi görünüyordu.She seemed to be avoiding him.
Ben ondan bir çay istemiş olsam da o bana bir kahve getirdi.He brought me a coffee even though I had asked for a tea.
O adam fazla enerjikti. Herkes ondan uzak durmaya çalıştı.The guy was too energetic. Everyone tried to get away from him.
Bazılarımız ondan nefret ediyoruz.Some of us hate him.
Zaten ondan hiç hoşlanmadım.I never liked him anyway.
Sanırım sayılar ondan çok daha küçük.I think the numbers are much smaller than that.
Ondan daha iyisi olamaz.It doesn't get much better than that.
O benden benim ondan nefret ettiğim kadar çok nefret ediyor.She hates me as much as I hate her.
Tom benden, benim ondan nefret ettiğim kadar nefret ediyor.Tom hates me as much as I hate him.
Hatta ondan bahsetme.Don't even mention it.
Bizim ondan daha iyisini yapmamız gerekir.We need to do better than that.
Biz ondan daha iyisini yapabiliriz.We can do better than that.
Eroin iyi bir şey değildir, ondan uzak dur!The heroin isn't a good thing, stay away from it!
Saat ondan sonra bu plazada park yapmak yasaktır.Parking in this plaza after ten o’clock is prohibited.
Ben ondan gerçekten memnunum.I'm really pleased with that.
Senin ondan hoşlanacağını düşünmüyorum.I don't think you'll like that.
Biz ondan daha iyiyiz.We're better than that.
Ondan hoşlanacağına eminim.I'm sure you're going to enjoy it.
Biz ondan eminiz.We're sure of that.
Artık ondan hoşlanmıyorum.I don't like that anymore.
Ben ondan daha çok biliyorum.I know more than her.
Ben ondan daha iyi görünüyorum.I look better than her.
Ben ondan daha güzel değilim.I'm prettier than her.
Ben ondan daha havalıyım.I'm cooler than her.
Tom'un Mary'ye ondan daha fazla yardım etmesi gerekiyor.Tom needs to help Mary more than he does.
Ben ondan iki yaş daha gencim.I'm two years younger than him.
Tom Mary'nin neden ondan nefret ettiğini anladı.Tom understood why Mary hated him.
Ondan daha fazla yapmak zorundayız.We have to do more than that.
Bu saat ondan daha iyi.This watch is better than that one.
Ondan daha fazla yapmak istiyoruz.We want to do more than that.
Onun ondan hoşlandığını düşünüyorum.I think she likes him.
Sanırım o ondan hoşlanıyor.I think he likes her.
Biz ondan memnun değiliz.We're not satisfied with that.
Biz ondan daha iyi olduğumuzu biliyoruz.We know we're better than that.