onaylı ile cümle

onaylı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
FDA onaylı gıda sınıfında temin edilmektedir.3) ИМТ рекомендован как достоверный показатель состояния питания.
2009 - Şirket Volvo‟nun A Sınıf Onaylı Tedarikçisi oldu.В 2009 году компания ООО «Busy Life» стала лицензированным производителем серии Перплексусов.
Onaylı opsiyonlar opsiyon belgesi olarak tanımlanır.يتم تعريف بعض الحالات بأنها حالات الموافقة.
Qui tacet, consentire videtur Sessiz kalan onaylıyor demektir.Regel 43 luidt qui tacet consentire videtur, wie zwijgt stemt toe.
Çünkü resmi olarak onaylı değillerdi.Maar ze waren nooit officieel erkend.
Çünkü resmi olarak onaylı değillerdi.Oficjalnie nie został zatwierdzony przez władze.
21 Ocak'ta çekilen çözünürlüğü iyi olmayan bir fotoğraf da bu yeni cismi onaylıyordu.Ett fotografi av lägre kvalitet från 21 januari bekräftade rörelsen.
Sadece TGT Yönetim Kurulu tarafından onaylanmış Onaylı Salım Azaltımları (OSA) alınıp satılabilir.Man får endast använda av Naturvårdsverket utprovade och godkända fällor.
Qui tacet, consentire videtur Sessiz kalan onaylıyor demektir.Qui tacet – consentit – Хто мовчить, той погоджується.
İsmi yapımcılar tarafından onaylıdır.Volba názvu je věcí výrobce.
Çünkü resmi olarak onaylı değillerdi.Oficiálně ji však nepřijalo.
21 Ocak'ta çekilen çözünürlüğü iyi olmayan bir fotoğraf da bu yeni cismi onaylıyordu.Vähemmän tarkka kuva, joka oli otettu 21. tammikuuta, varmisti asian.
Çünkü resmi olarak onaylı değillerdi.Δεν είναι επίσημα αναγνωρισμένη.
21 Ocak'ta çekilen çözünürlüğü iyi olmayan bir fotoğraf da bu yeni cismi onaylıyordu.Et fotografi av lavere kvalitet fra 21. januar bekreftet bevegelsen.
Tüm endikasyonları FDA onaylıdır.Rasen aksepteres av FCI.
Tüm endikasyonları FDA onaylıdır.Tất cả mực được sử dụng bởi Mink đều được FDA chấp thuận.
21 Ocak'ta çekilen çözünürlüğü iyi olmayan bir fotoğraf da bu yeni cismi onaylıyordu.Một bức ảnh vào ngày 21 tháng 1 đã xác nhận sự chuyển động ấy.
FDA onaylı gıda sınıfında temin edilmektedir.FDAから食品として認可されている。
Tüm endikasyonları FDA onaylıdır.皮膜はFDA認可されている。
Çünkü resmi olarak onaylı değillerdi.그러나 공식 채택되지는 못했다.
Programları YÖK ve YÖDAK onaylıdır.הרשות המקומית מתכננת ומאשרת.
Qui tacet, consentire videtur Sessiz kalan onaylıyor demektir.Qui tacet, consentire videtur. – Мълчанието е знак за съгласие.
İsmi yapımcılar tarafından onaylıdır.Това е име дадено от производителите на лекарствени средства.
36. maddeyle de devlet ilk ve orta dereceli devlet okullarında din eğitimi verilmesini onaylıyordu.Rahvahääletusel tuli anda poolt- või vastuhääl usuõpetuse lubamiseks algkooli õppekavas.
Amerika'daki ulusal olarak onaylı en genç iş gücü.Amerikában Bronx városrész elnökével.
Amerika'daki ulusal olarak onaylı en genç iş gücü.Arbeiterschaft in Amerika mit unserem Bezirksbürgermeister der Bronx.
Amerika'daki ulusal olarak onaylı en genç iş gücü.허가받은 노동력들입니다.
Amerika'daki ulusal olarak onaylı en genç iş gücü.באמריקה, עם נשיא הרובע שלנו, רובע ברונקס.
Amerika'daki ulusal olarak onaylı en genç iş gücü.في أمريكا مع رئيس حي برونكس.
Amerika'daki ulusal olarak onaylı en genç iş gücü.それから何をするかって? 皆さん方のようなナイスは人たちに会って
Amerikan Kanser Birliği, hükümet onaylı, fakat sadece hastalar hastanın ne istediğini biliyor.정부 승인, 미국 암 학회(ACS)도 있지만 환자들은 환자들이 무엇을 원하는지 잘 압니다.
Amerikan Kanser Birliği, hükümet onaylı, fakat sadece hastalar hastanın ne istediğini biliyor.Approvate dal Governo, dall'American Cancer Society, ma i pazienti sanno ciò che i pazienti vogliono sapere.
Amerikan Kanser Birliği, hükümet onaylı, fakat sadece hastalar hastanın ne istediğini biliyor.Aprobat de Guvern, de Societatea Americană pentru Cancer, dar pacienţii ştiu ceea ce pacienţii vor să ştie.
Amerikan Kanser Birliği, hükümet onaylı, fakat sadece hastalar hastanın ne istediğini biliyor.Komunitas Kanker Amerika yang direstui pemerintah, namun pasien tahu apa yang dia ingin tahu.
Amerikan Kanser Birliği, hükümet onaylı, fakat sadece hastalar hastanın ne istediğini biliyor.Staatlich geprüft, American Cancer Society, aber Patienten wissen, was Patienten wissen wollen.
Amerikan Kanser Birliği, hükümet onaylı, fakat sadece hastalar hastanın ne istediğini biliyor.Statligt godkänd, Amerikanska Cancer förbundet, men patienter vet vad patienter vill ha reda på.
Amerikan Kanser Birliği, hükümet onaylı, fakat sadece hastalar hastanın ne istediğini biliyor.Vládou podporovaná, American Cancer Society, ale pacienti ví, co potřebujou vědět.
Amerikan Kanser Birliği, hükümet onaylı, fakat sadece hastalar hastanın ne istediğini biliyor.Zatwierdzone przez rząd, Amerykańskie Stowarzyszenie Raka, ale pacjenci wiedzą to, co chcą wiedzieć.
Amerikan Kanser Birliği, hükümet onaylı, fakat sadece hastalar hastanın ne istediğini biliyor.Одобрена от правителството, Американската Ракова Асоциация, но пациентите знаят това, което искат да знаят.
Amerikan Kanser Birliği, hükümet onaylı, fakat sadece hastalar hastanın ne istediğini biliyor.הממשלה אישרה, חברה אמריקנית לסרטן, אבל חולים יודעים את מה שחולים רוצים לדעת.
Amerikan Kanser Birliği, hükümet onaylı, fakat sadece hastalar hastanın ne istediğini biliyor.بإعتماد الحكومة ، والجمعية الأميركية للسرطان ، لكن المرضى هم الذين من يقررون ما يريدون معرفته .
Amerikan Kanser Birliği, hükümet onaylı, fakat sadece hastalar hastanın ne istediğini biliyor.患者同士はどういう情報を欲しがっているかが分かります。 これが患者ネットワークの力です。
Bilim adamları olarak, yangınları onaylıyoruz çünkü ölü bitkileri temizliyor, diyoruz.우리는 과학자로서 불태우는 것을 합리화시키죠. 불을 태워서 죽은 물질을 없애고
Bilim adamları olarak, yangınları onaylıyoruz çünkü ölü bitkileri temizliyor, diyoruz.בתור מדענים אנו מצדיקים את השריפה כי זה מעלים את החומר המת
Bilim adamları olarak, yangınları onaylıyoruz çünkü ölü bitkileri temizliyor, diyoruz.作為科學家,我哋認為用火燒係啱 因為咁樣可以消除啲廢物
Bilim adamları olarak, yangınları onaylıyoruz çünkü ölü bitkileri temizliyor, diyoruz.取り除き植物の再生を促すために 必要だといいます
Birleşik Devletler, Kanada ya da Britanya'dan heyet onaylı sertifikalara sahipler.Fachärzte aus den USA, Kanada oder Großbritannien.
Birleşik Devletler, Kanada ya da Britanya'dan heyet onaylı sertifikalara sahipler.미국, 캐나다, 영국의 의사 자격을 가진 분들입니다.
Birleşik Devletler, Kanada ya da Britanya'dan heyet onaylı sertifikalara sahipler.בעלי דיפלומה בארצות הברית, קנדה או בריטניה.
Birleşik Devletler, Kanada ya da Britanya'dan heyet onaylı sertifikalara sahipler.حاصلون على البورد في الولايات المتحدة، كندا أو بريطانيا
Birleşik Devletler, Kanada ya da Britanya'dan heyet onaylı sertifikalara sahipler.バンダービルトでもクリーブランドクリニックでも
Bu karar özünde herhangi bir sample'ın, ne kadar küçük olursa olsun ihlale neden olabileceğini onaylıyor.Acest verdict interpretează orice eşantion, nu contează cât de mic, ca încălcare a unui drept.
Bu karar özünde herhangi bir sample'ın, ne kadar küçük olursa olsun ihlale neden olabileceğini onaylıyor.Deze uitspraak zorgde ervoor dat elke sample, hoe klein ook, inbreuk maakte.
Bu karar özünde herhangi bir sample'ın, ne kadar küçük olursa olsun ihlale neden olabileceğini onaylıyor.Dieses Urteil machte jedes noch so kleine Sample zu einem Verstoß.
Bu karar özünde herhangi bir sample'ın, ne kadar küçük olursa olsun ihlale neden olabileceğini onaylıyor.Dommen slog overordnet set fast at alle typer sampling var krænkende, uanset størrelsen.
Bu karar özünde herhangi bir sample'ın, ne kadar küçük olursa olsun ihlale neden olabileceğini onaylıyor.El veredicto esencialmente hizo que todo tipo de sampling, sin importar cuán pequeño, fuera una infracción.
Bu karar özünde herhangi bir sample'ın, ne kadar küçük olursa olsun ihlale neden olabileceğini onaylıyor.Essencialmente este veredicto significa que qualquer tipo de "sampling", não importa o quão pequeno, é ilegal.
Bu karar özünde herhangi bir sample'ın, ne kadar küçük olursa olsun ihlale neden olabileceğini onaylıyor.이 평결은 모든 종류의 샘플링을 본질적으로는 위법으로 만들었습니다. 얼마나 작든 간에요.
Bu karar özünde herhangi bir sample'ın, ne kadar küçük olursa olsun ihlale neden olabileceğini onaylıyor.Le verdict a rendu tout type de sample, peu importe sa longueur, illégal.
Bu karar özünde herhangi bir sample'ın, ne kadar küçük olursa olsun ihlale neden olabileceğini onaylıyor.Questo verdetto ha reso ogni tipo di estratto, non importa quanto piccolo, una violazione.
İlgili Sayfalar