Senin onayınla, işi ona teklif etmek istiyorum.With your approval, I would like to offer him the job.
Onun onayına sırıttı.She grinned her approval.
Plan onun onayına tabidir.The plan is subject to his approval.
Bu binaya girmek için yetkililerin onayını almak gereklidir.It is necessary to obtain the sanction of the authorities to enter this building.
Yüzüğü onun çaldığına dair Tom'un onayı hizmetçiyi şüpheli olmaktan kurtardı.Tom's acknowledgement that he stole the ring cleared the maid of suspicion.
Ben onların onayını istedim.I asked for their approval.
Bir insan kendi onayı olmadan rahat olamaz.A man cannot be comfortable without his own approval.
Benim onayıma ihtiyacın yok.You don't need my approval.
O, onun onayını istiyor.He wants his approval.
Onun onayını istiyor.She wants his approval.
O annesinin onayını ister.She wants her mother's approval.
Tom Mary'nin onayını istiyor.Tom wants Mary's approval.
Ailesi onun onayına inanıyordu.His parents believed in his approval.
Onayım olmadan yapmaman gerekirdi.You should not have done that without my approval.
Benim onayım gerekli değil.Your approval is not required.
Peki, Tom, onayının benim için ne kadar çok şey ifade ettiğini biliyorsun.Well, Tom, you know how much your approval means to me.
Senin onayın benim için önemli.Your approval is important to me.
Tom, annesinin onayını istiyor.Tom wants his mother's approval.
Tom'un onayını beklememiz gerekmiyor mu?Shouldn't we wait for Tom's approval?
Tom'un onayı olmadan onu yapmayacağım.I won't do that without Tom's approval.
Tom'un onayı olmadan onun gibi bir şey yapamam.I can't do something like that without Tom's approval.
Tom hâlâ onayınızı istiyor.Tom still seeks your approval.
Senin onayın olmadan kimseyi işe almayacağım.I won't hire anyone without your approval.
Tom'un parasına ya da onun onayına ihtiyacın yok.You don't need Tom's money or his approval.
Tom anne ve babasının onayına ihtiyaç duyuyordu.Tom needed his parents' approval.
Benim onayım olmadan ne hakla kızımla evlenirsin!How dare you marry my daughter without my consent!
Tom'un onayı benim için önemlidir.Tom's approval is important to me.
Tom bile onayını verdi.Even Tom gave his assent.
Ben hâlâ senin onayını istiyorum.I still would like your approval.
Hâlâ Sami'nin onayını istiyorum.I still would like Sami's approval.
Ben hâlâ Tom'un onayını istiyorum.I still would like Tom's approval.
Leyla babasının onayını kazandı.Layla won her father's approval.
Hâlâ Tom'un onayını istiyorum.I'd still like Tom's approval.
Sami, babasının onayını kazandı.Sami won his father's approval.
COVID-19 testi için onayınızı almam gerekiyor.I need your consent to test you for COVID-19.
Bu endikasyon için EMA (11 Ekim 2000) ve FDA (2 Mart 1999) onayını almıştır.It has received EMA (11 October 2000) and FDA (2 March 1999) approval for this indication.
Onayından sonra, Iveta Mukuchyan'ın ekibine katılmayı seçti.After her audition, she chose to join the team of Iveta Mukuchyan.
29 Mart 2001'de EMA onayı aldı.It received EMA approval on 29 March 2001.
O sürekli Shredder'ın onayını görür ve Foot'un Kaplumbağalara karşı girdiği savaşta önderlik eder.He constantly seeks the Shredder's approval and leads the Foot into battle against the Turtles.
Algoritma hala FDA onayını gerektiriyor.The algorithm still requires FDA approval.
Her madalya "ödül onayı" sertifikasıyla geldi.Each medal came with an "attestation of award" certificate.
SpaceX'in fırlatma iptal sistemi ,2011 Ekim ayında, NASA'dan ön tasarım onayını almıştır.SpaceX's launch abort system received preliminary design approval from NASA in October 2011.
Microsoft'un Skype'ı satın alması 7 Ekim 2011'de AB onayını aldı.Microsoft's acquisition of Skype got EU approval on 7 October 2011.
18 yaşın altındaki vatandaşlar sadece ebeveynlerin onayı ile bir pasaport alabilirler.Citizens under the age of 18 may only get a passport with parental authorization.
Erken bir sezon onayı almak istedik ama olmadı.We wanted to get an early pick-up, we didn't.
Ayrıca, yöneticilerin yaptığı bütün işler yöneticilerin onayına bağlı idi.All decisions were also subject to the approval of the administrator.
Jül Sezar, Pompeius'a söz vermiş olduğu yasaları kurulların onayına sundu.Caesar submitted the laws that he had promised Pompey to the assemblies.
Bu kriter bir yargıcın onayına sahip olabilir de, olmayabilir de.This criterion, then, either is without a judge's approval or has been approved.
26 Şubat 2014 tarihinde, HBO, Looking'in ikinci sezon onayını aldığını açıklamıştır.On February 26, 2014, HBO announced that Looking was renewed for a second season.
Savini'nin filminin aksine, bu film için Romero'nun onayı alınmadı.Unlike Savini's 1990 film, Broadstreet's project was not affiliated with Romero.
Bu kararı el-Fetih'in ve FKÖ'nün diğer önde gelen üyelerinin onayını almadan vermiştir.He made this decision without the consent of other leading members of Fatah and the PLO.
14 Aralık 2017'de HBO, dizinin onuncu sezon onayı aldığını duyurdu.On December 14, 2017, HBO renewed the series for a tenth season.
ABD onayı beklemekte.)Reprinted in the United States.)
Babasının ölümünden sonra diğer kardeşlerinin de onayıyla 1334 yılında beyliğin başına geçti.Unexpectedly, with the death of his brother, he succeeded as count in 1392.
Sistemin onayı ile yatırmış olduğunuz para miktarı alıcının hesabına geçer.You wish to maximise the amount you earn by choosing a stopping rule.
18 Mart 2006 yılında Lille şehri yetkilileri projeye ön onayını vermiştir.On 18 March 2003, they approved the project formally.
1987 : Projenin planlaması ve çevresel onayı alındı.1987 : the project receives planning and environmental approvals.
Hükümdarın da onayıyla amcası yeni unvanını yeğeni István'a bağışladı.His uncle immediately decided to gift the accordion to his nephew.
Karar, Hazine Müsteşarlığı'nın onayına sunularak hayata geçirilir.To a lesser extent, the Secretary of the Treasury's decisions are included.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.We crave the approval of our peers.