Kaydedilen en sıcak on yedi yılın on altısı 2000'den sonra gerçekleşti.O registro de 2016 significou que 16 dos 17 anos mais quentes ocorreram desde 2000.
Ayrıca on yedi Melodifestivalen finali orada düzenlendi.Nessa etapa foram definidas parte das dezesseis semifinalistas.
Fahey, on yedi yaşındayken evden ayrıldı.Macdonald saiu de casa quando tinha 17 anos.
Toplamda yirmi iki kadın, on yedi erkek saçı eklenmiştir.Do programa fizeram parte 22 provas, 12 masculinas e 10 femininas.
On yedi yaralı.17 pessoas ficaram feridas.
Efektlerin on yedi dakikalık maliyeti yaklaşık 30.000.000$'dır.Um cartão de 30 dias custa cerca de 73€.
Ben de on yedi yaşındayım.Eu tenho dezessete anos, também.
Ben de on yedi yaşındayım.Eu também tenho 17 anos.
Orada henüz on yedi yaşında olan Laura Theresa Epps ile tanıştı ve ilk görüşte aşık oldu.Daar ontmoette hij Laura Theresa Epps, die toen zeventien jaar oud was.
Heptadecagon ya da Onyedigen geometride on yedi kenarı ve on yedi açısı olan bir çokgendir.De zeventienhoek of heptadecagoon is een veelhoek met zeventien hoeken en evenzo zeventien zijden.
On akademik ve on yedi idari personel hizmet vermektedir.Er waren 100 docenten en 17 personen ondersteunend personeel.
Kendisi daha önce on yedi defa trafik kazası geçirmişti ancak bunların hepsini hafif sıyrıklarla atlatmıştı.Zijn vliegtuig was daarvoor al zeven keer neergeschoten geweest, maar hij had het telkens overleefd.
On yedi yaşına geldiğinde bir tamburî olarak tanınıyordu artık.Als jongen van zeventien had hij zich reeds in de oorlog onderscheiden.
On yedi sene sonra, Oğuz onları yendi.Na 17 jaar verkocht hij het alweer.
Tolkien hikâyeyi asla tamamlamamıştır, hikâyenin on yedi planlanmış kantosunun üçü yazılmamıştır.Relatief gezien is het De Crayer: 13 van de 17 geconfisqueerde werken zijn niet teruggekeerd.
On yedi yaşındayken aritmiye yakalandı ve bu yüzden bir hafta sonunu hastanede geçirdi.Toen Mayer zeventien was, werd hij vanwege een hartritmestoornis een weekend opgenomen in het ziekenhuis.
Ben gelecek yıl on yedi olacağım.Volgend jaar word ik zeventien.
Ben de on yedi yaşındayım.Ook ik ben zeventien.
Böylece iki ay on yedi gün süren isyân bastırılmış oldu.Powiat bieszczadzki przetrwał dwa lata i siedem miesięcy.
On yedi yaşından itibaren ayrıntılı bir günlük tuttu.Od siedemnastego roku życia prowadziła osobisty pamiętnik.
Damat yaklaşık on yedi yaşındaydı.Sonka miała około siedemnastu lat.
Toplamda yirmi iki kadın, on yedi erkek saçı eklenmiştir.W kadrze znalazło się 22 zawodników – 17 mężczyzn i 5 kobiet.
On yedi yaralı.70 rannych.
On yedi şarkıdan oluşur.Składa się z siedemnastu pieśni.
On yedi yaşındayken, ilk konserini vermiştir.Vid 71 års ålder gav han sin sista konsert.
Her iki kulüp için on yedi biner adet bilet ayrıldı.我订了这两班车。 Jag har reserverat biljetter till de här två bussarna.
Cihanda on yedi yıl saltanat sürdükten sonra sonunda Allah'ın emriyle onun da devri son buldu.Den sjunde dagen hade Gud fullbordat sitt verk och han vilade på den sjunde dagen efter allt han hade gjort.”
Damat yaklaşık on yedi yaşındaydı.Hon var då cirka sjutton år gammal.
Toplamda on yedi ülke yarışmaya katılmıştır.Således tävlade sjutton länder om segern.
Darbeden sonra bir sonraki on yedi buçuk yıl sürgünde yaşayacağı Brezilya'ya kaçtı.Сам Стресснер втік до Бразилії, де він жив у вигнанні ще сімнадцять з половиною років.
On yedi yaşındayken, ilk konserini vermiştir.У сім років дав свій перший концерт.
Buna göre sayıları on yedi, on dokuz, on üç ya da on dörttü.P знає, що s дорівнює 17, 13 або 11.
İlk olarak on yedi yaşında matematiğe ilgi göstermeye başladı.З математикою він уперше познайомився у десятирічному віці.
Ben de on yedi yaşındayım.Мені також сімнадцять років.
Ben de on yedi yaşındayım.Мені також сімнадцять.
Kaydedilen en sıcak on yedi yılın on altısı 2000'den sonra gerçekleşti.Celkem 16 z 17 nejteplejších let se objevilo od roku 2001.
Madrid özerk bölgesi, İspanya'nın on yedi özerk bölgesinden biridir ve ülkenin ortasında yer alır.Madrid este una din cele 17 comunități autonome ale Spaniei, localizată în centrul țării.
İlk olarak on yedi yaşında matematiğe ilgi göstermeye başladı.Nash și-a arătat pentru prima dată interesul pentru matematică la vârsta de 14 ani.
Ticari açıdan albüm kısa sürede Billboard 200 listesinde on yedi numaraya yükseldi.Comercial, albumul a ajuns foarte repede pe locul 17 în topurile Billboard 200.
Yusuf on yedi yaşına girdi.Iosif era acum de 17 ani.
Yarışmaya on yedi ülke katılmıştır.Șaptesprezece țări au participat la concurs.
On yedi yaşına geldiğinde bir tamburî olarak tanınıyordu artık.Până la vârsta de 17 ani nu a știut ca este botezată.
On bir ulustan on yedi halterci yarıştı.Hét ország harminchárom versenyzője vett részt.
Los Guájares, İspanya'nın on yedi özerk bölgesinden biridir.A Baleár-szigetek Spanyolország 17 autonóm közösségének egyike.
On yedi yaşındayken teyzelerinden biriyle New York şehrine geldi.Tizenévesen nagybátyjával New Yorkba hajózott.
On yedi yaralı.Hetven ember megsérült.
Ayrıca on yedi Melodifestivalen finali orada düzenlendi.Tämän jälkeen päätettiin 24 semifinalistia.
Yaş On Yedi gençlik için yazdığı ilk romandır.Kustantajan teemana on korostaa 17-vuotiaan nuoren ensimmäistä romaania.
Şampiyona bugüne kadar on yedi farklı ülkede düzenlendi.Turnauksen on tähän mennessä voittanut seitsemän eri maata.
Buna göre sayıları on yedi, on dokuz, on üç ya da on dörttü.Edellisessä tapauksessa siis 49, 97, 130 ja 10 ovat onnellisia.
Single listelerde toplam on yedi hafta kaldı.Albumi pysyi listalla yhteensä 17 viikkoa.
Unicode kod uzayı on yedi adet düzleme (temel çokdilli düzlem ve 16 tamamlayıcı düzlem) bölünmüştür.Unicoden merkkiavaruus jakautuu 17 tasoon (engl. plane).
Önümüzdeki şubat ayında on yedi yaşında olacak.Hän täyttää ensi helmikuussa 17.
Şampiyona bugüne kadar on yedi farklı ülkede düzenlendi.Μέχρι σήμερα το πρωτάθλημα έχουν κατακτήσει 17 διαφορετικές ομάδες.
On yedi yaşındayken, ilk konserini vermiştir.Σε ηλικία δεκαέξι ετών έκανε την πρώτη του συναυλιακή περιοδεία.
Fahey, on yedi yaşındayken evden ayrıldı.Macdonald forlod hjemmet, da hun var 17 år gammel.
Kaydedilen en sıcak on yedi yılın on altısı 2000'den sonra gerçekleşti.16 av de 17 varmeste årene som er målt, er etter 2000.
On yedi sene sonra, Oğuz onları yendi.Sytten år gammel fullførte han sitt abitur.
On yedi yaşındayken, ilk konserini vermiştir.Da hun var fem hadde hun sin første konsert.
Damat yaklaşık on yedi yaşındaydı.Jentene var da 17 år.