Sen on ikincisin...Είσαι ο δωδέκατος...
Sen on ikincisin...Ты двенадцатый...
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:A bolo dvanásteho roku, pätnásteho dňa toho mesiaca, že stalo sa slovo Hospodinovo ku mne povediac:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:Aconteció en el día 15 del mes primero del año 12 que vino a mí la palabra de Jehovah, diciendo
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:Ai quindici del primo mese, dell'anno decimosecondo, mi fu rivolta questa parola del Signore
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:És lõn a tizenkettedik esztendõben, a hónap tizenötödikén, lõn az Úr beszéde hozzám, mondván:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:I det tolvte år, på den femtende dag i måneden, kom Herrens ord til mig, og det lød så:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:I det tolvte År på den femtende Dag i..." Måned kom HERRENs Ord til mig således:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:În anul al doisprezecelea, în ziua a cincisprezecea a lunii, Cuvîntul Domnului mi -a vorbit astfel:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:In zgodilo se je v dvanajstem letu, petnajsti dan meseca, da mi pride beseda GOSPODOVA, govoreč:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:I tolfte året, på femtonde dagen i månaden, kom HERRENS ord till mig; han sade:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:Kahdentenatoista vuotena, kuukauden viidentenätoista päivänä tuli minulle tämä Herran sana:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:제 십 이년 어느 달 십 오일에 여호와의 말씀이 내게 임하여 가라사대
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:La douzième année, le quinzième jour du mois, la parole de l`Éternel me fut adressée, en ces mots:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:Năm thứ mười hai, ngày rằm, có lời Ðức Giê-hô-va phán cùng ta rằng:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:Năm thứ mười_hai , ngày rằm , có lời Ðức_Giê - hô-va phán cùng ta rằng :
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:Pada tanggal lima belas bulan satu dalam tahun kedua belas masa pembuangan kami, TUHAN berkata lagi kepadaku
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:Potem dwunastego roku, piętnastego dnia tegoż miesiąca, stało się słowo Pańskie do mnie, mówiąc;
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:Potom bylo dvanáctého léta, patnáctého dne téhož měsíce, že se stalo slovo Hospodinovo ke mně, řkoucí:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:Também sucedeu que, no ano duodécimo, aos quinze do mês, veio a mim a palavra do Senhor, dizendo:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:Twee weken later kreeg ik opnieuw een boodschap van de HERE. Hij zei:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:Und im zwölften Jahr, am fünfzehnten Tage desselben Monats, geschah des HERRN Wort zu mir und sprach:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:Και εν τω δωδεκατω ετει τη δεκατη πεμπτη του μηνος, εγεινε λογος Κυριου προς εμε, λεγων,
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:В двенадцатом году, в пятнадцатый день того же месяца, было ко мне словоГосподне:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:ויהי בשתי עשרה שנה בחמשה עשר לחדש היה דבר יהוה אלי לאמר׃
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:وكان في السنة الثانية عشرة في الخامس عشر من الشهر ان كلام الرب كان اليّ قائلا
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:十 二 年 十 二 月 十 五 日 、 耶 和 華 的 話 臨 到 我 說
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:十二年 十二月 十五日 、 耶和華 的 話臨 到 我說
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, on ikinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:Aconteció en el primer día del mes duodécimo del año 12 que vino a mí la palabra de Jehovah, diciendo
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, on ikinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:I det tolvte år, i den tolvte måned, på den første dag i måneden, kom Herrens ord til mig, og det lød så:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, on ikinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:I det tolvte År på den første dag i den tolvte måned kom HERRENs Ord til mig således:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, on ikinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:Il primo giorno del dodicesimo mese dell'anno decimosecondo, mi fu rivolta questa parola del Signore
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, on ikinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:În anul al doisprezecelea, în ziua întîi a lunii a douăsprezecea, Cuvîntul Domnului mi -a vorbit astfel:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, on ikinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:In zgodilo se je v dvanajstem letu, prvi dan dvanajstega meseca, da mi pride beseda GOSPODOVA, govoreč:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, on ikinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:I tolfte året, på första dagen i tolfte månaden, kom HERRENS ord till mig; han sade:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, on ikinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:제 십 이년 십 이월 초일일에 여호와의 말씀이 내게 임하여 가라사대
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, on ikinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:La douzième année, le premier jour du douzième mois, la parole de l`Éternel me fut adressée, en ces mots:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, on ikinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:Năm thứ mười hai, ngày mồng một tháng chạp, có lời Ðức Giê-hô-va phán cùng ta như vầy:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, on ikinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:Năm thứ mười_hai , ngày mồng một tháng_chạp , có lời Ðức_Giê - hô-va phán cùng ta như_vầy :
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, on ikinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:Pada tanggal satu bulan dua belas dalam tahun kedua belas masa pembuangan kami, TUHAN berkata kepadaku
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, on ikinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:Sucedeu que, no ano duodécimo, no mês duodécimo, ao primeiro do mês, veio a mim a palavra do Senhor, dizendo:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, on ikinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:Και εν τω δωδεκατω ετει, τω δωδεκατω μηνι, τη πρωτη του μηνος, εγεινε λογος Κυριου προς εμε, λεγων,
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, on ikinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:В двенадцатом году, в двенадцатом месяце, в первый день месяца, было ко мне слово Господне:
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, on ikinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:ויהי בשתי עשרה שנה בשני עשר חדש באחד לחדש היה דבר יהוה אלי לאמר׃
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, on ikinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:وكان في السنة الثانية عشرة في الشهر الثاني عشر في اول الشهر ان كلام الرب صار اليّ قائلا
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, on ikinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:十 二 年 十 二 月 初 一 日 、 耶 和 華 的 話 臨 到 我 說
Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, on ikinci ayın birinci günü RAB bana şöyle seslendi:十二年 十二月 初一 日 、 耶和華 的 話臨 到 我說
Sürgünlüğümüzün onuncu yılı, onuncu ayın on ikinci günü RAB bana şöyle seslendi:A tizedik esztendõben, a tizedik hónapban, a hónap tizenkettedikén lõn az Úr beszéde hozzám, mondván:
Sürgünlüğümüzün onuncu yılı, onuncu ayın on ikinci günü RAB bana şöyle seslendi:Desiateho roku, desiateho mesiaca, dvanásteho dňa toho mesiaca stalo sa slovo Hospodinovo ku mne povediac:
Sürgünlüğümüzün onuncu yılı, onuncu ayın on ikinci günü RAB bana şöyle seslendi:En el día 12 del mes décimo del año 10 vino a mí la palabra de Jehovah, diciendo
Sürgünlüğümüzün onuncu yılı, onuncu ayın on ikinci günü RAB bana şöyle seslendi:I det tiende år, i den tiende måned, på den tolvte dag i måneden, kom Herrens ord til mig, og det lød så:
Sürgünlüğümüzün onuncu yılı, onuncu ayın on ikinci günü RAB bana şöyle seslendi:I det tiende år, på den tolvte dag i den tiende måned kom HERRENs Ord til mig således:
Sürgünlüğümüzün onuncu yılı, onuncu ayın on ikinci günü RAB bana şöyle seslendi:Il dodici del decimo mese, anno decimo, mi fu rivolta questa parola del Signore
Sürgünlüğümüzün onuncu yılı, onuncu ayın on ikinci günü RAB bana şöyle seslendi:Im zehnten Jahr, am zwölften Tage des zehnten Monats, geschah des HERRN Wort zu mir und sprach:
Sürgünlüğümüzün onuncu yılı, onuncu ayın on ikinci günü RAB bana şöyle seslendi:În anul al zecelea, în ziua a douăsprezecea a lunii a zecea, Cuvîntul Domnului mi -a vorbit astfel:
Sürgünlüğümüzün onuncu yılı, onuncu ayın on ikinci günü RAB bana şöyle seslendi:I tionde året, på tolfte dagen i tionde månaden, kom HERRENS ord till mig; han sade:
Sürgünlüğümüzün onuncu yılı, onuncu ayın on ikinci günü RAB bana şöyle seslendi:제 십년 시월 십 이일에 여호와의 말씀이 내게 임하여 가라사대
Sürgünlüğümüzün onuncu yılı, onuncu ayın on ikinci günü RAB bana şöyle seslendi:Kymmenentenä vuotena, kymmenennessä kuussa, kuukauden kahdentenatoista päivänä tuli minulle tämä Herran sana:
Sürgünlüğümüzün onuncu yılı, onuncu ayın on ikinci günü RAB bana şöyle seslendi:La dixième année, le douzième jour du dixième mois, la parole de l`Éternel me fut adressée, en ces mots:
Sürgünlüğümüzün onuncu yılı, onuncu ayın on ikinci günü RAB bana şöyle seslendi:Léta desátého, desátého měsíce, dvanáctého dne téhož měsíce, stalo se slovo Hospodinovo ke mně, řkoucí: