Ana içeriğe geç
Sözlük

on iki ile cümle

on iki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
14
ORT. KELİME
Birlik’in bayrağımavi fon üzerine on iki altın renkli yıldızdan oluşan bir dairedir.Unionin lipussa on sinisellä pohjalla kahdentoista kultaisen tähden muodostama ympyrä.
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Наши Дикон, он двенадцать лет, и у него есть молодая пони он зовет своих ".
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "A Dickon, ő tizenkét éves, és van neki egy fiatal póni hív maga. "
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "우리 Dickon, 그는 12 세입이고, 그는 그 자신의 전화 젊은 조랑말 있어요. "
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Dickon của chúng tôi, ông mười hai tuổi và ông có một con ngựa trẻ, ông gọi riêng của mình. "
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Dickon kami, dia dua belas tahun dan dia punya kuda poni muda dia sebut sendiri. "
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Dickon noastre, el a doisprezece ani şi el are un ponei tânăr el invită propria lui. "
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Dickon μας, αυτός είναι δώδεκα χρονών και πήρε μια νέα πόνι που ο ίδιος αποκαλεί το δικό του. "
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Dickon שלנו, הוא בן שתים עשרה ויש לו פוני צעיר הוא מכנה עצמו ".
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Dickon لدينا ، انه اثني عشر عاما والتي حصل على المهر الشباب يسميه بلده ".
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Il nostro Dickon, ha dodici anni e lui ha un pony giovane che chiama il suo. "
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Meidän Dickon, hän kaksitoistavuotias ja hänellä Young Pony hän kutsuu omat. "
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Naša Dickon, je to dvanásť rokov a on má Young Pony on volá jeho vlastné. "
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Naša Dickon, on je star dvanajst let, in on je dobil mladega ponija on klice svoje. "
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Naše Dickon, je to dvanáct let a on má Young Pony on volá jeho vlastní. "
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Nasze Dickon, on dwanaście lat i że ma młodych pony woła on swoje ".
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Nosso Dickon, ele é 12 anos de idade e ele tem um pônei jovem, ele chama sua própria ".
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Notre Dickon, il a douze ans et il a un poney jeunes qu'il appelle lui-même. "
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Nuestra Dickon, que es doce años de edad y tiene un potro joven que él llama su propia ".
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Onze Dickon, hij is twaalf jaar oud en hij heeft een jonge pony die hij noemt zijn eigen. "
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Unsere Dickon, er ist 12 Jahre alt und er hat ein junges Pony er sein eigen nennt. "
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Vår Dickon, han är tolv år gammal och han har en ung häst han kallar sitt eget. "
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Vores Dickon, han er tolv år gammel, og han fik en ung pony, han kalder sin egen. "
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Нашият Дикън, той е на дванадесет години и той има млад пони, той нарича свое. "
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. "Наші Дікон, він дванадцять років, і у нього є молода поні він кличе своїх ".
Bizim Dickon, o on iki yaşında ve o kendi çağıran bir genç midilli var. ""彼はどこで入手しましたか?"メアリーは尋ねた。
Böylece Yeşu İsrailin her oymağından birer kişi olmak üzere seçtiği on iki adamı çağırdı.Allora Giosuè convocò i dodici uomini, che aveva designati tra gli Israeliti, un uomo per ogni tribù
Böylece Yeşu İsrailin her oymağından birer kişi olmak üzere seçtiği on iki adamı çağırdı.Chamou, pois, Josué os doze homens que escolhera dos filhos de Israel, de cada tribo um homem;
Böylece Yeşu İsrailin her oymağından birer kişi olmak üzere seçtiği on iki adamı çağırdı.Då kallade Josua till sig de tolv män som han hade utsett bland Israels barn, en man ur var stam.
Böylece Yeşu İsrailin her oymağından birer kişi olmak üzere seçtiği on iki adamı çağırdı.Da lot Josva de tolv menn kalle som han hadde valgt blandt Israels barn, én mann for hver stamme.
Böylece Yeşu İsrailin her oymağından birer kişi olmak üzere seçtiği on iki adamı çağırdı.Da rief Josua die zwölf Männer, die er verordnet hatte aus den Kindern Israel, aus jeglichem Stamm einen,
Böylece Yeşu İsrailin her oymağından birer kişi olmak üzere seçtiği on iki adamı çağırdı.Josué appela les douze hommes qu`il choisit parmi les enfants d`Israël, un homme de chaque tribu.
Böylece Yeşu İsrailin her oymağından birer kişi olmak üzere seçtiği on iki adamı çağırdı.Josué llamó a los doce hombres a quienes había designado de entre los hijos de Israel, uno de cada tribu
Böylece Yeşu İsrailin her oymağından birer kişi olmak üzere seçtiği on iki adamı çağırdı.Jozua riep de twaalf mannen bij zich
Böylece Yeşu İsrailin her oymağından birer kişi olmak üzere seçtiği on iki adamı çağırdı.여호수아가 이스라엘 자손 중에서 매 지파에 한 사람씩 예비한 그 열 두 사람을 불러서
Böylece Yeşu İsrailin her oymağından birer kişi olmak üzere seçtiği on iki adamı çağırdı.Maka Yosua memanggil kedua belas orang yang terpilih itu
Böylece Yeşu İsrailin her oymağından birer kişi olmak üzere seçtiği on iki adamı çağırdı.Så lod Josua de tolv Mænd kalde, som han havde til Rede af Israeliterne, een Mand af hver Stamme;
Böylece Yeşu İsrailin her oymağından birer kişi olmak üzere seçtiği on iki adamı çağırdı.Tedaj pokliče Jozue dvanajst mož, ki jih je bil pripravil izmed Izraelovih sinov, iz vsakega rodu po enega;
Böylece Yeşu İsrailin her oymağından birer kişi olmak üzere seçtiği on iki adamı çağırdı.Tedy wezwał Jozue dwanaście mężów, które był wybrał z synów Izraelskich, po jednym mężu z każdego pokolenia.)
Böylece Yeşu İsrailin her oymağından birer kişi olmak üzere seçtiği on iki adamı çağırdı.Vậy , Giô-suê gọi mười_hai người mà mình đã chọn trong dân Y-sơ-ra-ên , mỗi chi_phái một người ,
Böylece Yeşu İsrailin her oymağından birer kişi olmak üzere seçtiği on iki adamı çağırdı.Vậy, Giô-suê gọi mười hai người mà mình đã chọn trong dân Y-sơ-ra-ên, mỗi chi phái một người,
Böylece Yeşu İsrailin her oymağından birer kişi olmak üzere seçtiği on iki adamı çağırdı.Že povolav Jozue dvanácti mužů, kteréž k tomu zřídil z synů Izraelských, po jednom muži z každého pokolení,
Böylece Yeşu İsrailin her oymağından birer kişi olmak üzere seçtiği on iki adamı çağırdı.Иисус призвал двенадцать человек, которых назначил из Сынов израилевых, по одному человеку из колена,
Böylece Yeşu İsrailin her oymağından birer kişi olmak üzere seçtiği on iki adamı çağırdı.Тогава Исус повика дванадесетте човека, които беше определил от израилтяните, по един човек от всяко племе;
Böylece Yeşu İsrailin her oymağından birer kişi olmak üzere seçtiği on iki adamı çağırdı.ויקרא יהושע אל שנים העשר איש אשר הכין מבני ישראל איש אחד איש אחד משבט׃
Böylece Yeşu İsrailin her oymağından birer kişi olmak üzere seçtiği on iki adamı çağırdı.فدعا يشوع الاثني عشر رجلا الذين عيّنهم من بني اسرائيل رجلا واحدا من كل سبط
Böylece Yeşu İsrailin her oymağından birer kişi olmak üzere seçtiği on iki adamı çağırdı.於 是 約 書 亞 將 他 從 以 色 列 人 中 所 豫 備 的 那 十 二 個 人 、 每 支 派 一 人 、 都 召 了 來
Böylece Yeşu İsrailin her oymağından birer kişi olmak üzere seçtiği on iki adamı çağırdı.於是 約書亞將 他 從 以色列人 中 所 豫備 的 那 十二 個 人 、 每 支派 一 人 、 都 召 了 來
‹‹Bu düşünceyi benimsedim. Her oymaktan birer kişi olmak üzere aranızdan on iki kişi seçtim.Cet avis me parut bon; et je pris douze hommes parmi vous, un homme par tribu.
‹‹Bu düşünceyi benimsedim. Her oymaktan birer kişi olmak üzere aranızdan on iki kişi seçtim.Co gdy mi się podobało, obrałem z was dwanaście mężów, po jednym mężu z każdego pokolenia.
‹‹Bu düşünceyi benimsedim. Her oymaktan birer kişi olmak üzere aranızdan on iki kişi seçtim.Das gefiel mir wohl, und ich nahm aus euch zwölf Männer, von jeglichem Stamm einen.
‹‹Bu düşünceyi benimsedim. Her oymaktan birer kişi olmak üzere aranızdan on iki kişi seçtim.Detta förslag behagade mig, och jag tog tolv män bland eder, en för var stam.
‹‹Bu düşünceyi benimsedim. Her oymaktan birer kişi olmak üzere aranızdan on iki kişi seçtim.Dette syntes jeg godt om, og jeg tok ut blandt eder tolv menn, én mann for hver stamme.
‹‹Bu düşünceyi benimsedim. Her oymaktan birer kişi olmak üzere aranızdan on iki kişi seçtim.Dit leek mij een goed idee en ik koos twaalf spionnen uit, van elke stam één.
‹‹Bu düşünceyi benimsedim. Her oymaktan birer kişi olmak üzere aranızdan on iki kişi seçtim.És tetszék nékem ez a beszéd, és vevék közületek tizenkét férfiút, minden törzsbõl egyet-egyet.
‹‹Bu düşünceyi benimsedim. Her oymaktan birer kişi olmak üzere aranızdan on iki kişi seçtim.Isto me pareceu bem; de modo que dentre vós tomei doze homens, de cada tribo um homem;
‹‹Bu düşünceyi benimsedim. Her oymaktan birer kişi olmak üzere aranızdan on iki kişi seçtim.Jeg billigede det og udtog tolv Mænd iblandt eder, en af hver Stamme.
‹‹Bu düşünceyi benimsedim. Her oymaktan birer kişi olmak üzere aranızdan on iki kişi seçtim.내가 그 말을 선히 여겨 너희 중에서 매 지파에 한 사람씩 열둘을 택하매
‹‹Bu düşünceyi benimsedim. Her oymaktan birer kişi olmak üzere aranızdan on iki kişi seçtim.Kterážto řeč líbila se mně, a vzal jsem z vás dvanácte mužů, jednoho muže z každého pokolení.
‹‹Bu düşünceyi benimsedim. Her oymaktan birer kişi olmak üzere aranızdan on iki kişi seçtim.La proposta mi piacque e scelsi dodici uomini tra di voi, uno per tribù
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod