On dört defa hacca gitmiştir.Това става цели 14 пъти.
Paradis, on dört yaşındayken dünya çapında başarı kazanan şarkısı "Joe le taxi" ile ünlenmiştir.През 1987 г., когато е само на 14 години, Ванеса получава европейска известност с песента „Joe le taxi“.
Babalar genellikle kızları on iki, on dört yaşlarına geldiklerinde koca arayışına girerlerdi.Бащата започвал да търси съпруг за своите дъщери, когато те достигали възраст 12 – 14 години.
Demiryolu istasyonu altı saat içinde on dört kez el değiştirmiştir.Железопътната линия сменя 6 пъти своята посока.
Burada on dört yaşındayken A takımına yükseldi.Той пристига в отбора само на 14 години.
Toplamda on dört çocuğu oldu.Ukupno je u obitelji bilo četrnaestero djece.
On dört yaşına geldiğinde aynı zamanda adaşı olan amcası tarafından çırak olarak alındı ve Londra’da 436.Postavši siroče sa 14 godina, usvojila ga je obitelj (stric i teta) te se preselio 1933. u London.
İsyanı on dört ay sonra bastırılabildi.Agenta je otpustio 14 mjeseci prije.
Ömrünün son on dört yılını tedavisi imkânsız bir hastalığın esiri olarak yatakta geçirmiştir.Zadnjih 40 godina života proveo je kao neizlječiv duševni bolesnik.
Kariyeri boyunca toplam kazandığı kupa sayısıysa on dörttür.U karijeri je ukupno osvojio 40 odličja.
"Boom Boom Pow" on iki, "I Gotta Feeling" on dört ardışık hafta bir numarada kaldı.Pjesme "Boom Boom Pow" i "I Gotta Feeling" provele su na broju jedan ukupno 26 tjedana .
Young Buck, rap yapmaya on iki yaşında başladı ve on dört yaşında stüdyo çalışmalarına başladı.Young Buck počeo se baviti glazbom sa 12 godina, a snimati u studiu sa 14.
Onu on dört defa seçilmiş olan Karl Malone takip etmektedir.U idućem napadu loptu je primio Karl Malone.
Kazimir, ailenin on dört çocuğunun birincisiydi.Ján Václav bol prvým z jeho jedenástich detí.
On dört yaşındayken Youtube'a videolarını koymaya başladı.Postupne získala uznanie po tom, čo v 14 rokoch začala uverejňovať svoje videá na YouTube.
Swift on dört yaşındayken Nashville'a taşındı.V štrnástich rokoch sa Taylor presťahovala do Nashvillu.
Tüm bu ekip, bazı günler on dört saat çalışıyorlardı.Celá šestica tu pôsobila 14 dní.
Omaheke, Afrika ülkesi Namibya'nın toplamda var olan on dört bölgesinden bir tanesidir.Omaheke je jeden z 13 regiónov Namíbie, leží vo východnej časti Namíbie.
Toplamda on dört belediyeden oluşmaktadır.Sestavlja jo 14 občin.
Taht Oyunları serisi başladığında, Jon on dört yaşındadır.Ko se je začela prva svetovna vojna, je bil Myers star 41 let.
Suriye, idari olarak on dört ile bölünmüştür.Sirija suskirstyta į 14 gubernijų (muchafazų).
Bütün on dört sekizbinliğe çıkan ilk kişi Reinhold Messner'dir.Pirmasis žmogus įkopęs į visus aukštesnius nei 8000 m kalnus buvo Reinholdas Messneris.
On dört yaşındaki Elagabalus'u imparator seçtirmeye karar verdi.Ji nusprendė savo keturiolikos metų anūką Elagabalą padaryti imperatoriumi.
Daha on dört yaşındayken onunla mektuplaşmaya başlamıştır.Pradėjo rašyti sulaukęs vos 14 metų.
Ülkede on dört takımın katıldığı ulusal bir lig düzenlenmektedir.Lygoje žaidžia 14 šalies komandų.
Bu tarihten itibaren on dört yıl boyunca sayısız bar performansı sergiledi.Per savo gyvenimą jis įkūrė net 14 sėkmingų verslų.
Oyun başlangıcında bir oyuncuya on beş, diğer üç oyuncuya on dört taş verilir.Kad laimėtų milijoną, žaidėjas turi atsakyti į 15 klausimų.
On dört defa hacca gitmiştir.14 korral teateujumises.
Sonunda on dört yaşındayken annesi onu babasının yanına Nashville, Tennessee’ye gönderdi.Kui ta oli 14 aastat vana, kolis tema pere Nashville'i.
Altı kere iki on iki, iki daha on dört ederç6 x 2 = 12, συν δύο μας κάνει 14.
Altı kere iki on iki, iki daha on dört ederç6 по 2 е 12, плюс 2 е 14.
Altı kere iki on iki, iki daha on dört ederç6 곱하기 2 는 12 이고, 2 를 더하면 14 입니다.
Altı kere iki on iki, iki daha on dört ederç6 gange 2 er 12. 12 plus 2 er 14.
Altı kere iki on iki, iki daha on dört ederç6x2=12، +2 =14
Altı kere iki on iki, iki daha on dört ederç6 x 2 = 12, plus 2 qui font 14.
Altı kere iki on iki, iki daha on dört ederçHatszor kettő az tizenkettő, meg kettő, az tizennégy.
Altı kere iki on iki, iki daha on dört ederçSechs Mal zwei ist zwölf, plus zwei ist vierzehn.
Altı kere iki on iki, iki daha on dört ederçSei per due fa dodici, più due fa quattordici.
Altı kere iki on iki, iki daha on dört ederçSeís veces dos es doce, más dos es catorce.
Altı kere iki on iki, iki daha on dört ederçŠest krát dva je dvanáct plus dva je čtrnáct.
Altı kere iki on iki, iki daha on dört ederçŠesť krát dva je dvanásť plus dva je štrnásť.
Altı kere iki on iki, iki daha on dört ederçSobra 2 6 x 2 é 12, +2 é 14.
Altı kere iki on iki, iki daha on dört ederçさて,全てをたす準備ができました.
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.A dne šestého volků osm, skopce dva, beránků ročních bez poškvrny čtrnácte,
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.A dnia szóstego ofiarować będziecie cielców osiem, baranów dwa, baranków rocznych czternaście zupełnych;
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Am sechsten Tage: acht Farren, zwei Widder, vierzehn jährige Lämmer ohne Fehl;
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.A šiesteho dňa osem juncov, dvoch baranov, ročných baránkov štrnásť, bez vady,
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız."El sexto día ofreceréis ocho novillos, dos carneros y catorce corderos de un año, sin defecto
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.És hatodnapon nyolcz tulkot, két kost, tizennégy ép bárányt, esztendõsöket.
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Il sesto giorno offrirete otto giovenchi, due arieti, quattordici agnelli dell'anno senza difetti
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.În ziua a şasea, să aduceţi opt viţei, doi berbeci şi patrusprezece miei de un an fără cusur,
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Ja kuudentena päivänä: kahdeksan mullikkaa, kaksi oinasta ja neljätoista vuodenvanhaa, virheetöntä karitsaa
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.여섯째 날에는 수송아지 여덟과 수양 둘과 일 년 되고 흠없는 수 양 열 넷을 드릴 것이며
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Le sixième jour, vous offrirez huit taureaux, deux béliers et quatorze agneaux d`un an sans défaut,
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.No sexto dia, oito novilhos, dois carneiros, catorze cordeiros de um ano, sem defeito;
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Och på den sjätte dagen: åtta tjurar, två vädurar, fjorton årsgamla felfria lamm,
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Og den sjette dag åtte okser og to værer og fjorten årsgamle lam uten lyte,
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.På den sjette Dag skal I ofre otte Tyre, to Vædre og fjorten årgamle Lam, lydefri Dyr,
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Šesti dan pa: osem voličev, dva ovna, štirinajst enoletnih jagnjet brez hibe
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Και τη εκτη ημερα οκτω μοσχους, δυο κριους, δεκατεσσαρα αρνια ενιαυσια, αμωμα