Sanal masaüstü on dört seçiliNameIzbrano je navidezno namizje 14Name
Sanal masaüstü on dört seçiliNameJe vybrána virtuální plocha 14Name
Sanal masaüstü on dört seçiliNameJe zvolená virtuálna plocha 14Name
Sanal masaüstü on dört seçiliNameLe bureau virtuel 14 est sélectionnéName
Sanal masaüstü on dört seçiliNameName
Sanal masaüstü on dört seçiliNameSe ha seleccionado el escritorio virtual catorceName
Sanal masaüstü on dört seçiliNameVirtuaalityöpöytä neljätoista on valittuName
Sanal masaüstü on dört seçiliNameVirtueel bureaublad veertien is geselecteerdName
Sanal masaüstü on dört seçiliNameVirtuellt skrivbord fjorton är valtName
Sanal masaüstü on dört seçiliNameVirtuelt skrivebord fjorten er valgtName
Sanal masaüstü on dört seçiliNameWybrano czternasty pulpitName
Sanal masaüstü on dört seçiliNameΕπιλέχθηκε η 14η εικονική επιφάνεια εργασίαςName
Sanal masaüstü on dört seçiliNameВибрано чотирнадцяту віртуальну стільницюName
Sanal masaüstü on dört seçiliNameВыбран четырнадцатый рабочий столName
Sanal masaüstü on dört seçiliNameРаботен плот 14Name
Sanal masaüstü on dört seçiliNameשולחן עבודה וירטואלי מספר ארבע עשרה נבחרName
Sanal masaüstü on dört seçiliNameتم اختيار سطح المكتب الافتراضي 14Name
Sanal masaüstü on dört seçiliName仮想デスクトップ 14 が選択されましたName
Sıfırlar aşağıya. Dokuz artı beş, on dört. İki artı dokuz, on bir.Nuly dajú 0, 9 + 5 = 14 2 + 9 = 11 + 5 = 16, 1 + 9 = 10
Ve yine de, benim genç için o dilin konuşulduğu, ama - O dört, on dört değildir.A ešte k môjmu teen nech hovoria, ja som ale štyri - Nie je štrnásť.
Ve yine de, benim genç için o dilin konuşulduğu, ama - O dört, on dört değildir.A jednak, do nastolatek jest to powiedziane, ale mam cztery, - Ona nie jest czternaście.
Ve yine de, benim genç için o dilin konuşulduğu, ama - O dört, on dört değildir.A ještě k mému teen ať mluví, já jsem ale čtyři - Není čtrnáct.
Ve yine de, benim genç için o dilin konuşulduğu, ama - O dört, on dört değildir.E, no entanto, para minha adolescente seja falado, mas eu tenho quatro, - Ela não é quatorze.
Ve yine de, benim genç için o dilin konuşulduğu, ama - O dört, on dört değildir.En toch, mijn tiener te worden uitgesproken, heb ik maar vier, - Ze is niet veertien.
Ve yine de, benim genç için o dilin konuşulduğu, ama - O dört, on dört değildir.És mégis, az én tinédzser legyen beszélnek, de van négy, - ő nem tizennégy.
Ve yine de, benim genç için o dilin konuşulduğu, ama - O dört, on dört değildir.Et pourtant, à mon adolescence que ce soit parlé, j'ai l'exception de quatre, - Elle n'est pas quatorze ans.
Ve yine de, benim genç için o dilin konuşulduğu, ama - O dört, on dört değildir.E tuttavia, a mio adolescenti sia detto, l'ho ma quattro, - Lei non è quattordici anni.
Ve yine de, benim genç için o dilin konuşulduğu, ama - O dört, on dört değildir.In še, da moj teen je to govoril, sem pa štiri, - Ona ni štirinajst.
Ve yine de, benim genç için o dilin konuşulduğu, ama - O dört, on dört değildir.Ja kuitenkin minun teini se sitten puhuttu, olen vaan neljä, - Hän ei ole neljätoista.
Ve yine de, benim genç için o dilin konuşulduğu, ama - O dört, on dört değildir.Namun, untuk remaja saya baik itu diucapkan, aku punya tapi empat, - Dia bukan empat belas.
Ve yine de, benim genç için o dilin konuşulduğu, ama - O dört, on dört değildir.Och ändå, till min tonåring om det är talat, jag har men fyra - Hon är inte fjorton.
Ve yine de, benim genç için o dilin konuşulduğu, ama - O dört, on dört değildir.Og dog, til min teenager, det være sig talt, jeg har kun fire, - Hun er ikke fjorten.
Ve yine de, benim genç için o dilin konuşulduğu, ama - O dört, on dört değildir.Şi totuşi, cu adolescentul meu sa fie vorbit, dar am patru, - Ea nu este paisprezece ani.
Ve yine de, benim genç için o dilin konuşulduğu, ama - O dört, on dört değildir.Tuy nhiên, thiếu niên của tôi có thể là nói, tôi có bốn người, - không phải là mười bốn.
Ve yine de, benim genç için o dilin konuşulduğu, ama - O dört, on dört değildir.Und doch, meine Teenager gesprochen werden, habe ich aber vier, - Sie ist nicht vierzehn.
Ve yine de, benim genç için o dilin konuşulduğu, ama - O dört, on dört değildir.Y, sin embargo, que mi hijo se lo ha dicho, no tengo más que cuatro, - Ella no es de catorce.
Ve yine de, benim genç için o dilin konuşulduğu, ama - O dört, on dört değildir.Και όμως, για να έφηβος μου είναι να την μιλούν, έχω αλλά τέσσερις, - Δεν είναι δεκατέσσερα.
Ve yine de, benim genç için o dilin konuşulduğu, ama - O dört, on dört değildir.И все пак, наградата ми говори, аз, но четири - Тя не е четиринадесетдневен.
Ve yine de, benim genç için o dilin konuşulduğu, ama - O dört, on dört değildir.И тем не менее, на мой подростковый будь то говорил, у меня есть, а четыре, - Она не четырнадцать.
Yedi kere iki on dört, elde kalan iki ile toplamamız gerek.7 곱하기 2 는 14 에 방금 올려 놓은 2를 더합니다.
Yedi kere iki on dört, elde kalan iki ile toplamamız gerek.7 gange 2 er 14.
Yedi kere iki on dört, elde kalan iki ile toplamamız gerek.7x2=14، +2 التي وضعناها باليد
Yedi kere iki on dört, elde kalan iki ile toplamamız gerek.7 x 2 = 14, plus le 2 que nous venons de retenir.
Yedi kere iki on dört, elde kalan iki ile toplamamız gerek.7 x 2 é 14, Mais o 2 que acabamos de levar.
Yedi kere iki on dört, elde kalan iki ile toplamamız gerek.7 по 2 е 14, плюс 2, което току-що пренесохме.
Yedi kere iki on dört, elde kalan iki ile toplamamız gerek.Hétszer kettő az tizennégy, meg a kettő, amit áthoztunk.
Yedi kere iki on dört, elde kalan iki ile toplamamız gerek. On altı etti.7 x 2 = 14, συν το 2 που μόλις μεταφέραμε... μας κάνει 16.
Yedi kere iki on dört, elde kalan iki ile toplamamız gerek.Sedem krát dva je štrnásť plus dve z minulého kroku.
Yedi kere iki on dört, elde kalan iki ile toplamamız gerek.Sedm krát dva je čtrnáct plus a dvě z minulého kroku.
Yedi kere iki on dört, elde kalan iki ile toplamamız gerek.Sette per due fa quattordici, più il due che abbiamo appena elevato.
Yedi kere iki on dört, elde kalan iki ile toplamamız gerek.Sieben mal zwei ist vierzehn, plus die zwei, die wir aufgehoben haben.
Yedi kere iki on dört, elde kalan iki ile toplamamız gerek.Siete veces el dos es catorce, más el dos que acabamos de cargar.
Yedi kere iki on dört, elde kalan iki ile toplamamız gerek.Sju gånger två är fjorton, plus de två vi just plockade med.
Yedi kere iki on dört, elde kalan iki ile toplamamız gerek.それは16です.
‹‹ ‹Yedinci gün kusursuz yedi boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Am siebenten Tage: sieben Farren, zwei Widder, vierzehn jährige Lämmer ohne Fehl;
‹‹ ‹Yedinci gün kusursuz yedi boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.A siedmeho dňa sedem juncov, dvoch baranov, ročných baránkov štrnásť, bez vady,
‹‹ ‹Yedinci gün kusursuz yedi boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız."El séptimo día ofreceréis siete novillos, dos carneros y catorce corderos de un año, sin defecto
‹‹ ‹Yedinci gün kusursuz yedi boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.És hetedik napon hét tulkot, két kost, tizennégy ép bárányt, esztendõsöket;
‹‹ ‹Yedinci gün kusursuz yedi boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Il settimo giorno offrirete sette giovenchi, due arieti, quattordici agnelli dell'anno senza difetti
‹‹ ‹Yedinci gün kusursuz yedi boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.În ziua a şaptea, să aduceţi şapte viţei, doi berbeci, şi patrusprezece miei de un an fără cusur,