Türkiye'de 2012’nin ilk on bir ayında 95 adet elektrikli otomobil satışı yapılmıştır.Так, в 2009 году в Японии было продано лишь 69 автомобилей.
Bu nedenle, yedi, on bir oldu.لا لا يا با ما اريده 7.
Daha önce, on bir Hırvat üyesi olan Avrupa Parlamentosu üyelerinden biriydi.Депутатами 10 прошедших в парламент партий сформировано 10 фракций.
Film on bir dalda Oscar'a aday gösterilmiş ve bunlardan üçünü kazanmıştır.Фильм был номинирован на «Оскара» в трех номинациях и в одной выиграл.
Hard Candy, Amerikalı şarkıcı Madonna'nın on birinci stüdyo albümü.Hard Candy — одиннадцатый альбом американской певицы Мадонны.
Kadınlar arasında ilk eşcinsel evlilikse, on bir gün sonra Barselona'da yapıldı.وقد تم عقد أول زواج مثلي بين امرأتين بعد إحدي عشر يوماً في برشلونة.
Cenazesinde dokuz ile on bir kişi arasında yas tutucu vardı.كان هناك مابين تسعة إلى أحد عشر مشيّع أثناء جنازته.
Ölümüne kadar on bir yıl boyunca Sy, Filipinler'de en zengin kişi olarak "Forbes" dergisinde yer almıştır.لمدة 11 سنة مستمرة حتى وفاته ، تم تعيين سي من قبل فوربس كأغنى شخص في الفلبين.
Madonna, on birinci stüdyo albümü Hard Candy'yi Nisan 2008'de çıkardı.طرحت مادونا ألبومها الحادي عشر، Hard Candy في إبريل 2008.
On bir yaşında Michelangelo'nun başarılarını duyduktan sonra heykeltıraş olmaya karar verdi.وفي سن الحادية عشر بعد ان سمع مور بإنجازات مايكل أنجلو عزم على ان يصبح نحاتاً .
Futbol, on birer oyuncudan oluşan iki takım arasında, kendine özgü küresel bir topla oynanan takım sporudur.كرة القدم هي رياضة جماعية تُلعب بين فريقين يتكون كل منهما من أحد عشر لاعباً بكرة مُكوَّرة.
On bir yaşında iken annesi kanserden ölmüştür.توفيت أمه من مرض السرطان عندما كان في ال18 من عمره.
Güzelyurt belediyesinin sekiz, Lefke beldiyesinin ise on bir tane köyü vardır.8 دير الصالحين: هو دير كان يضم عشر غرف وكان لكل أسرة غرفة واحدة.
Seçilen on bir ülkenin sekizi asyadadır.هي الانتخابات الثامنة من نوعها.
Amy Pond'u kurtarmak için On Birinci Doktor'a yardım etmişlerdir.Todos eles são recrutados pelo Décimo primeiro Doutor para ajudá-lo a resgatar Amy Pond.
Kadınlar arasında ilk eşcinsel evlilikse, on bir gün sonra Barselona'da yapıldı.O primeiro casamento entre duas mulheres ocorreu em Barcelona onze dias mais tarde.
"Resolution", on birinci sezon içerisinde diğer 10 bölümle beraber çekilmiştir."Resolution" foi filmado junto dos dez episódios da décima primeira temporada.
On birinci sezonun yayım ekibi daha çok kadınlardan oluşturuldu.Os editores da décima primeira série consistem principalmente de mulheres.
İbrahim Edhem Paşa'nın sadrazamlık dönemi görevi on bir ay dört gün süreyle sürdürmüştür.A comemoração, que lembra o sacrifício de Ibrahim, dura até quatro dias.
X-Men film serisinin on birinci filmi olacaktır.Será o décimo terceiro filme da série de filmes X-Men.
On Birinci Doktor rolüyle Matt Smith.Tem como protagonistas o Décimo Doutor e Martha Jones.
On bir yaşında iken annesi kanserden ölmüştür.Aos 12 anos, a sua mãe morreu de cancro.
Amazing, grubun on birinci singleıdır.Moonfesta: É o décimo primeiro single do grupo japonês.
ABD'de Hot 100'da on bir numaradan ileri gidemedi.Nos Estados Unidos, não conseguiu chegar ao Hot 100.
Şampiyona on bir tur İsviçre sistemine göre oynanmaktadır.O campeonato foi disputado no Sistema Suíço em 13 rodadas.
Unbreakable, Amerikalı sanatçı Janet Jackson'ın on birinci stüdyo albümü.Unbreakable é o décimo primeiro álbum de estúdio da artista musical norte-americana Janet Jackson.
Onuncu ve on birinci yetenekler eşit oy aldığı için on birinci yetenek de ikinci aşamaya geçti.O décimo primeiro e décimo quarto jogo também foram vencidos por Capablanca.
On bir yaşına kadar Warwick Hazırlık Okulunda okuduktan sonra King's Lisesi'ne devam etti.Lá, ela estudou na Warwick Prep School até os onze anos, transferindo-se então para a Kings High School.
Turnuvadan elenen on birinci kişidir.O campeão do torneio foi o 1.
Ardından on birinci haftasında şarkı 8 numaraya yükseldi.Em sua décima primeira semana, a música chegou ao número cinco.
Encyclopædia Britannica'nın on birinci baskısı.Encyclopædia Britannica, décima primeira edição.
Diğer on bir parçayı Randy Newman besteledi.Onze faixas de vinte são composições originais por Randy Newman.
Köy toplamda on bir mahalleden oluşup dagınık ve engebeli bir arazi yapısına sahiptir.É constituída por doze aldeias que faz a unidade espacial e funcional.
On bir haftadan sonra yavrular avlanmaya başlar.Após 19 dias os filhotes nascem.
1. Kural: Oyuncular: Bir kriket takımı, birisi takım kaptanı olmak üzere on bir oyuncudan oluşmalıdır.Captain - Cada jogador começa com uma coroa para marcar que ele é capitão.
Yedi sene, on bir ay, on iki gün padişahlık yaptı.Sete anos depois, com doze anos, tornou-se general.
Müsaadenizle Çocuklar, Barış Manço'nun on birinci ve son stüdyo albümüdür.Nunca Tem Fim... é o décimo e último álbum de estúdio do grupo O Rappa.
On Birkaç olayada kocası ve kardeşi arasında danışman ve arabulucu olarak görev aldı.Ela teve uma participação ativa em várias conciliações entre seu marido e seu irmão.
Thema önem sırasına göre on birinci idi.No cômputo geral, foi décimo lugar.
Onun on bir tane çocuğu var.Ele tem onze filhos.
On bir yıl sonra Seikosha (精工舎, Seikōsha?) adı altında saat üretilmeye başlandı.Elf jaar na dato begon hij met de productie van klokken onder de naam Seikosha (huis van perfectie).
Bu da on bir numaraya yükseldi.Ook dit nummer haalde de top 10.
Meilutytė henüz 15 yaşındayken on bir Litvanya rekorunu kırmış durumdaydı.Op 15-jarige leeftijd had ze in totaal al negen Litouwse records verbroken.
Bu işlem yalnızca on bir saat sürdü.Uiteindelijk duurde zij maar elf uur.
Jackson albümdeki on bir parçadan dokuzunu yazdı.Jones speelde op 5 van de 6 albums.
Bu ilçelerle birlikte toplam ilçe sayısı on birdir.De breedte van het elk geheel symbool is 11.
Toplantıya sadece on bir delege katıldı.Er namen tien dames aan deel.
On bir ay gebe kalır ve bir yavru doğururlar.Het neemt negen maanden tijd om een baby te maken.
Adanın üzerinde on bir köy mevcuttur.Er staan een tiental gebouwen verspreid over het eiland.
Oysa, bu maçların sadece 15'ine ilk on birde çıkmıştı.Het team won echter maar vier van de eerste vijftien wedstrijden.
Encyclopædia Britannica'nın on birinci baskısı.Elfde editie van de Encyclopædia Britannica.
On bir çocuklu bir aileden geliyordu.Hij komt uit een gezin van 10 kinderen.
Bu maçlardan hiç birisinde sahaya ilk on birde çıkmadı.Geen enkele speler won voordien ooit 10 dezelfde grand slams.
Şampiyona on bir tur İsviçre sistemine göre oynanmaktadır.Het toernooi wordt gespeeld in zes ronden in een Zwitsers systeem.
1954-1970 yılları arasında on bir film yönetti.Hij regisseerde 40 films tussen 1910 en 1927.
On bir haftadan sonra yavrular avlanmaya başlar.Na 6 à 12 weken gaan de welpen jagen.
X-Men film serisinin on birinci filmi olacaktır.Het is de achtste film in de X-Men filmserie.
ABD'de Hot 100'da on bir numaradan ileri gidemedi.In de Verenigde Staten haalden ze nog drie maal de Hot 100.
2011 yılında, on birinci albümünü yayınladıktan sonra müziğe üç yıllık kısa bir ara verdi.Na de uitgave van hun derde album in 1983 maakte de band een korte stop van twee jaar.
Cenazesinde dokuz ile on bir kişi arasında yas tutucu vardı.Negen tot tien mannen waren gesneuveld bij de onderneming.