Dokunaçlı hayvanların çoğu omurgasızdır.Most animals with tentacles are invertebrates.
Omurgasızların hiçbir omurgası veya bel kemiği yoktur.Invertebrates have no backbone or spinal column.
Deniz hıyarları, derisidikenlilerin Holothuroidea sınıfından omurgasız hayvanlar.Sea cucumbers are marine animals of the class Holothuroidea.
Küçük omurgasız hayvanlarla beslenirler ama küçük balıkları da yiyebilirler.It will accept most food, but also can consume smaller fish.
Stile bazı omurgasızlarda bulunan, sert ve keskin bir anatomik yapıdır.A stylet is a hard, sharp, anatomical structure found in some invertebrates.
Balık ve omurgasızlar dahil çeşitli canlılar nehirde tekrar görünmeye başlamıştır.Lifeforms including fish and invertebrates have also reappeared in the river.
Bu formül omurgasızlarda geçersizdir.Unfortunately, this method is ineffective in noisy environments.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Now little fishes and invertebrates aren't the only things we see down there.
Böcekler omurgasızların tek grubudur ve bu grubun kanatları ve uçuş özellikleri gelişmiştir.Insects are the only group of invertebrates that have evolved wings and flight.
Diğer omurgasızlarOther invertebrates
Genellikle omnivordur (hepçil), suda yaşayan omurgasızlar ve bitkilerle beslenir.It is most likely omnivorous, feeding upon aquatic invertebrates and plants.
Omurgasız türlerinin %55 ile 60 arasındaki oranı Akdeniz biyomuna aittir.Of the invertebrate species between 55 and 60% belong to the Mediterranean biome.
Deri değiştirme (ecdysis), Ecdysozoa soyunun birçok omurgasızında kütikülün dökülmesidir .Ecdysis is the moulting of the cuticle in many invertebrates of the clade Ecdysozoa.
Deniz omurgasızlarının %60'ı ve tüm familyaların %25'inin nesli bu yok oluşla tükendi.60% of marine invertebrates became extinct and 25% of all families.[citation needed]
Addison Emery Verrill, omurgasız sınıflandırmasında eski bir uzmandı.Addison Emery Verrill had been an earlier expert in invertebrate classification.
Ancak omurgasızlarla çok daha fazla ilgileniyordu.She was, however, much more interested in invertebrates.
Çoğu omurgasız hayvan, vücudunun tamamını yenileyebilir.Zudem ist bei den meisten Schmetterlingen der gesamte Körper beschuppt.
Genç yılan balıkları zeminde yaşayan omurgasızları yerler.Aus den Fischeiern schlüpfen Jungfische, die an der Wasseroberfläche in Schwärmen nach Nahrung suchen.
Omurgasızlar genellikle yumurtlayarak çoğalırlar.La salamandre femelle couve souvent les œufs.
Başka balık ve omurgasızlarla beslenirler.Ils se nourrissent d'autres poissons et de céphalopodes.
Bu sıralarda omurgasız hayvanlar ile ilgilenmeye başlamıştı.Realmente en esa época, yo quería cuidar a los animales.
Omurgasızlar genellikle yumurtlayarak çoğalırlar.Los you mian suelen hacerse de huevo.
Denizlerde yaşayan omurgasız hayvanlarda iç parazit olarak yaşarlar.Vive en zonas marinas ya que es un animal marino.
Yüzerken bitki arayarak beslenir ve yumurtlama mevsiminde omurgasızlar ile de beslenir.Se alimentan por la noche, navegando con la ecolocalización de la misma forma como lo hacen los murciélagos.
Besinleri genellikle ipliksi alglerdir fakat omurgasızları da yer.Sus conchas suelen ser trocoespiraladas, aunque también hay planiespiraladas.
Statokist bazı sucul omurgasızlarda bulunan bir denge duyu reseptörüdür.En algunos casos refuerza el sabor mentolado de algunos postres.
Dipteki omurgasızlar, küçük balıklar ve böceklerle beslenir.Il Pesce gatto di vetro si nutre di piccoli pesci e insetti.
Atnalı ağızlılar (Phoronida), omurgasız deniz hayvanlarıdır.Le otarie orsine (Arctocephalinae) sono mammiferi marini.
Balık ve omurgasızlar dahil çeşitli canlılar nehirde tekrar görünmeye başlamıştır.Forme di vita come pesci ed invertebrati sono riapparsi nel fiume.
Küçük omurgasız hayvanlarla beslenirler.Питаются мелкими позвоночными животными.
Az gelişmiş omurgasız hayvanlardır.Лазающие хомяки — малоизученные животные.
Omurgasız hayvanlar yumurta ile çoğalır.Пилорылы размножаются яйцеживорождением.
Tüm omurgasızlar gibi bal arıları da viral enfeksiyonlara oldukça duyarlıdırlar.Как и все беспозвоночные, медоносная пчела чувствительна ко многим вирусным инфекциям.
Üreme döneminde asıl olarak su böcekleri, yumuşakçalar ve kabuklular gibi omurgasız hayvanlar ile beslenir.Ativos à noite, eles se alimentam de insetos, cupins e formigas particularmente voado.
Kompleman sistemi ve fagositik hücreler de ayrıca omurgasızların çoğu hayat formlarınca kullanılırlar.O sistema complemento e os fagócitos são também usados por maior parte das formas de vida invertebrada.
Bu sıralarda omurgasız hayvanlar ile ilgilenmeye başlamıştı.No início possuía animais grandes.
Fakat omurgasızları da yiyebilmektedirler.Echter zijn haar maaltijden walgelijk.
Suda yaşayan omurgasız hayvanlar ise solungaçlarıyla solunum yapar.Op land levende dieren ademen via de longen.
Bu sıralarda omurgasız hayvanlar ile ilgilenmeye başlamıştı.Hij begon zich toen al te interesseren aan pacifistische organisaties.
Suda yaşayan omurgasız hayvanlar ise solungaçlarıyla solunum yapar.Larwy owadów żyjące w wodzie oddychają skrzelotchawkami.
Fakat omurgasızları da yiyebilmektedirler.Służą także do ozdoby potraw.
Araştırmalar, bunların % 96'sının omurgasız olduğunu göstermektedir.Jak oceniają, zebrane przez nich materiały to 96 proc. dostępnych dokumentów na temat błogosławionej.
Daha az sıklıkla da olsa kurbağalar, su omurgasızları ve küçük kuşlarla da beslenebilir.Czasem zjada żaby, małe ssaki a nawet ptaki wodne.
Balık ve omurgasızlar dahil çeşitli canlılar nehirde tekrar görünmeye başlamıştır.Fiskar och kräldjur finns har åter börjat finnas i floden.
Omurgasızlar genellikle yumurtlayarak çoğalırlar.Halvvingarna förökar sig oftast genom att lägga ägg.
Besinleri genellikle ipliksi alglerdir fakat omurgasızları da yer.Kavajen är oftast utan slitsar men även sidoslitsar förekommer.
Çoğu omurgasız hayvan, vücudunun tamamını yenileyebilir.Так, навіть сота частинка їх тіла здатна відновлюватись в цілу тварину.
Omurgasızların birçoğunda formül, anlamsız (belirli bir kurala uymayan) sonuçlar vermiştir.Což rozzuří spoustu obyvatel, kteří čekali na peníze.
Solucan, larva ve salyangoz gibi omurgasızları da yerler.Chutnají jim také slanomilné rostliny, jako slanorožec a slanobýl.
Yavrular önce planktonlarla daha sonra omurgasızlarla beslenir.Malí ráčci se po vykulení živí planktonem.
Çoğu omurgasız hayvan, vücudunun tamamını yenileyebilir.V závažných případech může olupující se pokožka pokrývat téměř celé tělo.
Araştırmalar, bunların % 96'sının omurgasız olduğunu göstermektedir.Jejich rozpad povede k tomu, že až 96% planety zůstane na dlouhou dobu neobyvatelnou.
Birçok omurgasız hayvanın nefridyumu vardır.Există diverse animale care au o senescență neglijabilă.
Başka balık ve omurgasızlarla beslenirler.Se syö muita kaloja ja äyriäisiä.
Küçük omurgasız hayvanlarla beslenirler.Ne syövät pieniä selkärangattomia eläimiä.
Çoğu omurgasız hayvan, vücudunun tamamını yenileyebilir.Ruuansulatus pystyy suodattamaan suurimman osan kadmiumista pois.
Küçük omurgasız hayvanlarla beslenirler ama küçük balıkları da yiyebilirler.De æder ådsler, men jagter også levende dyr.
Diğer omurgasızları avlarlar.De andre finkene hopper.
Afrika jasanasının temel yiyeceği böceklerdir, bunun yanında diğer omurgasız hayvanları da yer.Ørkenen har dyreliv, blant annet afrikansk villesel.
Araştırmalar, bunların % 96'sının omurgasız olduğunu göstermektedir.De fant at 96% av systemene fulgte loven.