Sağ alt köşede ise bir çeşit kafesin içinde duran omurgaya benzer bir şekil var.Цукер: І це майже ніби ми - у Музеї природознавства.
Şimdi, eğer omurganız iyi bir konumda durmuyorsa bu omurganızı yanlış yönde eğecektir vesaire.Als je wervelkolom niet in een goede positie zit, zal je wervelkolom de verkeerde kant op buigen enzovoort.
Şimdi, eğer omurganız iyi bir konumda durmuyorsa bu omurganızı yanlış yönde eğecektir vesaire.Bây giờ, nếu xương sống của bạn không được giữ đúng vị trí, nó sẽ bị bẻ lệch đi , và cứ như thế.
Şimdi, eğer omurganız iyi bir konumda durmuyorsa bu omurganızı yanlış yönde eğecektir vesaire.Jeśli teraz twój kręgosłup nie jest w prawidłowej pozycji, skrzywi się.
Şimdi, eğer omurganız iyi bir konumda durmuyorsa bu omurganızı yanlış yönde eğecektir vesaire.이제, 사용자의 척추가 정확한 위치에 있지 않다고 하면 척추는 이상한 방향으로 점점 휘어 갈 것입니다.
Şimdi, eğer omurganız iyi bir konumda durmuyorsa bu omurganızı yanlış yönde eğecektir vesaire.Şi dacă coloana nu e ţinută într-o poziţie bună, coloana se va curba defectuos, ş.a.m.d.
Şimdi, eğer omurganız iyi bir konumda durmuyorsa bu omurganızı yanlış yönde eğecektir vesaire.Κι αν η σπονδυλική στήλη δεν είναι στη σωστή θέση θα γείρει από τη λάθος πλευρά, και ούτω καθεξής.
Şimdi, eğer omurganız iyi bir konumda durmuyorsa bu omurganızı yanlış yönde eğecektir vesaire.Если позвоночник находится в неудобном положении, есть опасность, что он начнёт искривляться.
Şimdi, eğer omurganız iyi bir konumda durmuyorsa bu omurganızı yanlış yönde eğecektir vesaire.אם עמוד השדרה לא מונח במיקום מוצלח אנחנו נעזור לך לכופף אותו בכיוון הלא הנכון, וכך הלאה.
Şimdi, eğer omurganız iyi bir konumda durmuyorsa bu omurganızı yanlış yönde eğecektir vesaire.الان ,اذا كان عمودك الفقري ليس في وضعه الصحيح, ذلك سيساعد في انحناءه بطريقة خاطئة,وهكذا.
Şimdi, eğer omurganız iyi bir konumda durmuyorsa bu omurganızı yanlış yönde eğecektir vesaire.好ましくない形で曲がってしまいます ですから
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Cá nhỏ và động vật không xương không phải những thứ duy nhất ta thấy dưới đó
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.En fait, les petits poissons et les invertébrés ne sont pas les seules choses que nous pouvons voir en bas.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Kleine Fischchen und Wirbellose sind nicht das Einzige dort unten.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Kleine vissen en ongewervelden zijn niet de enige dingen die we daar beneden zien.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.작은 물고기와 무척추 동물들만이 우리가 보는 게 아닙니다.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Mai vedem şi altceva decât peştişori si nevertebrate.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Ora, laggiù non ci sono solo pesciolini e invertebrati.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Te małe rybki i bezkręgowce nie są jedynymi zaobserwowanymi osobnikami.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Y pequeños peces e invertebrados no son las únicas cosas que vemos allá abajo.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Τα ψαράκια και τα ασπόνδυλα δεν είναι το μόνο που βλέπουμε εκεί κάτω.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Маленькие рыбки и беспозвоночные - не единственные существа, которых мы встречаем на этих глубинах.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Маленькі рибки й безхребетні не єдині істоти, яких ми зустрічаємо на цих глибинах.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Малките рибки и безгръбначните не са единствените, които виждаме тук долу.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.דגים קטנים וחסרי חוליות זה לא הדבר היחידי שאנחנו רואים שם.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.الأسماك الصغيرة واللافقاريات ليست هي الأشياء الوحيدة التي نراها هنا.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.例えばサメです
Şuradaki şey omurgası olur, ve ona göre numaralandırırsın. .Isto seria o esqueleto, e tens que numerá-lo.
Şuradaki şey omurgası olur, ve ona göre numaralandırırsın. .Tohle je hlavní řetězec molekuly, můžete ho očíslovat.
Şuradaki şey omurgası olur, ve ona göre numaralandırırsın. .Хребет будет вот таким, следовательно, мы можем пронумеровать его.
Ve bir de metil grubun var: bir karbon ana omurganın dördüncü karbonuna bağlanmış. .E temos um grupo metilo: um carbono ligado ao quarto carbono da cadeia principal.
Ve bir de metil grubun var: bir karbon ana omurganın dördüncü karbonuna bağlanmış. .Máme methylovou skupinu: tedy jeden uhlík navázaný na čtvrtý uhlík našeho základního řetězce.
Ve böbreklerinden testislerinde kadar, omurgası, yüzgeç kasları, sanıyorum neredeyse tüm balık yenilmişti.신장에서 생식기 등뼈까지 다 먹었죠 지느러미 근육도 먹었군요. 뭐 고기 모든 부분을 다 먹었다고 생각합니다.
Ve böbreklerinden testislerinde kadar, omurgası, yüzgeç kasları, sanıyorum neredeyse tüm balık yenilmişti.Mindent a veséktől a herékig, a hátgerincig, az uszonyizmokig -- hogy nagyjából az egész halat -- megeszik.
Ve böbreklerinden testislerinde kadar, omurgası, yüzgeç kasları, sanıyorum neredeyse tüm balık yenilmişti.Всё, от почек до яичек, позвоночника, мышц плавников — едят почти всю рыбу.
Ve böbreklerinden testislerinde kadar, omurgası, yüzgeç kasları, sanıyorum neredeyse tüm balık yenilmişti.והכל החל מהכליה, לאשכים, לעמוד השדרה, לשריר הסנפיר ל -- אני חושבת שזה בערך כל הדג -- נאכל.
Ve böbreklerinden testislerinde kadar, omurgası, yüzgeç kasları, sanıyorum neredeyse tüm balık yenilmişti.マンボウ全体が食べられていると思います この観測で一番辛いのは
Ve bu gerçekten üzerinde uğraşmak zorunda olduğumuz bir şeydi: kitabın omurgasında tutkal vardı.Dette er et eksempel på hvad vi havde at gøre med: Der var lim på bogens ryg.
Ve bu gerçekten üzerinde uğraşmak zorunda olduğumuz bir şeydi: kitabın omurgasında tutkal vardı.E foi este o género de coisas com que tivemos de lidar: havia cola na lombada do livro.
Ve bu gerçekten üzerinde uğraşmak zorunda olduğumuz bir şeydi: kitabın omurgasında tutkal vardı.E questi sono alcuni dei problemi che abbiamo dovuto risolvere: c'era della colla sul dorso del libro.
Ve bu gerçekten üzerinde uğraşmak zorunda olduğumuz bir şeydi: kitabın omurgasında tutkal vardı.És ez olyan dolog, amivel foglalkoznunk kell: A könyv gerince ragasztva volt.
Ve bu gerçekten üzerinde uğraşmak zorunda olduğumuz bir şeydi: kitabın omurgasında tutkal vardı.Et voici le genre de chose dont nous avons dû nous occuper: Il y avait de la colle sur le dos du livre.
Ve bu gerçekten üzerinde uğraşmak zorunda olduğumuz bir şeydi: kitabın omurgasında tutkal vardı.Iată cam ce am avut de făcut: Era lipici pe cotorul cărţii.
Ve bu gerçekten üzerinde uğraşmak zorunda olduğumuz bir şeydi: kitabın omurgasında tutkal vardı.우리가 당면했던 문제들의 예를 들어보자면 책등에 접착제가 묻어 있었습니다
Ve bu gerçekten üzerinde uğraşmak zorunda olduğumuz bir şeydi: kitabın omurgasında tutkal vardı.Met dit soort dingen kregen we te maken: er zat lijm op de rug van het boek.
Ve bu gerçekten üzerinde uğraşmak zorunda olduğumuz bir şeydi: kitabın omurgasında tutkal vardı.Museli jsme se vypořádat například s tímto: na hřbetě knihy bylo lepidlo.
Ve bu gerçekten üzerinde uğraşmak zorunda olduğumuz bir şeydi: kitabın omurgasında tutkal vardı.Oto z czym mieliśmy do czynienia. Na grzbiecie książki był klej.
Ve bu gerçekten üzerinde uğraşmak zorunda olduğumuz bir şeydi: kitabın omurgasında tutkal vardı.Und zwar mussten wir uns mit folgendem Problem befassen: Auf dem Buchrücken war Leim.
Ve bu gerçekten üzerinde uğraşmak zorunda olduğumuz bir şeydi: kitabın omurgasında tutkal vardı.Y estas fueron el tipo de cosas con las que tuvimos que lidiar: Había pegamento en el lomo del libro.
Ve bu gerçekten üzerinde uğraşmak zorunda olduğumuz bir şeydi: kitabın omurgasında tutkal vardı.Του είδους που είχε να κάνει με το εξής: Υπήρχε κόλλα στη ράχη του βιβλίου.
Ve bu gerçekten üzerinde uğraşmak zorunda olduğumuz bir şeydi: kitabın omurgasında tutkal vardı.Това е нещо, с което трябва да се справим. Имаше лепило по гърба на книгата.
Ve bu gerçekten üzerinde uğraşmak zorunda olduğumuz bir şeydi: kitabın omurgasında tutkal vardı.הבעיה נראשונה היתה בעיית שימור.
Ve bu gerçekten üzerinde uğraşmak zorunda olduğumuz bir şeydi: kitabın omurgasında tutkal vardı.وهذا أحد الأشياء التي كان علينا التعامل معها: كان هناك غراء على ظهر الكتاب.
Ve bu gerçekten üzerinde uğraşmak zorunda olduğumuz bir şeydi: kitabın omurgasında tutkal vardı.本の背はのり付けされていました この写真をよくご覧ください
Ve "Kavrama kitap omurga üzerinde yazılı ölüm" oldu.Και ήταν "Η λαβή του θανάτου" γραμμένο στη σπονδυλική στήλη του βιβλίου.
Yaralı birini yanlış bir şekilde hareket ettirirseniz, ...ve omurgaya zarar verirseniz, tamamiyle felç olur.Daca muti o persoana gresit o ranesti si ii poti vatama coloana, pot deveni paralizati complet.
Yaralı birini yanlış bir şekilde hareket ettirirseniz, ...ve omurgaya zarar verirseniz, tamamiyle felç olur.Jeśli źle ruszysz zranioną osobę, i uszkodzisz jej kręgosłup, może zostać na zawsze sparalizowana.
Yaralı birini yanlış bir şekilde hareket ettirirseniz, ...ve omurgaya zarar verirseniz, tamamiyle felç olur.Jika kau salah memindahkan orang sakit... dan kerusakan tulang belakang, mereka bisa menjadi lumpuh total.
Yaralı birini yanlış bir şekilde hareket ettirirseniz, ...ve omurgaya zarar verirseniz, tamamiyle felç olur.<i>脊椎を刺激したら全身麻痺になる可能性がある 誰が救急車呼びました?
Yaralı birini yanlış bir şekilde hareket ettirirseniz, ...ve omurgaya zarar verirseniz, tamamiyle felç olur.Om ni flyttar en skadad person och skadar tyggraden, så kan dom bli paralyserad helt å hållet.