omurga ile cümle

omurga kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Sağ alt köşede ise bir çeşit kafesin içinde duran omurgaya benzer bir şekil var.Zucker: Foarte dreapta si o prezenta foarte impunatoare. Harris:
Sağ alt köşede ise bir çeşit kafesin içinde duran omurgaya benzer bir şekil var.Цукер: І це майже ніби ми - у Музеї природознавства.
Şimdi, eğer omurganız iyi bir konumda durmuyorsa bu omurganızı yanlış yönde eğecektir vesaire.Als je wervelkolom niet in een goede positie zit, zal je wervelkolom de verkeerde kant op buigen enzovoort.
Şimdi, eğer omurganız iyi bir konumda durmuyorsa bu omurganızı yanlış yönde eğecektir vesaire.Bây giờ, nếu xương sống của bạn không được giữ đúng vị trí, nó sẽ bị bẻ lệch đi , và cứ như thế.
Şimdi, eğer omurganız iyi bir konumda durmuyorsa bu omurganızı yanlış yönde eğecektir vesaire.Jeśli teraz twój kręgosłup nie jest w prawidłowej pozycji, skrzywi się.
Şimdi, eğer omurganız iyi bir konumda durmuyorsa bu omurganızı yanlış yönde eğecektir vesaire.이제, 사용자의 척추가 정확한 위치에 있지 않다고 하면 척추는 이상한 방향으로 점점 휘어 갈 것입니다.
Şimdi, eğer omurganız iyi bir konumda durmuyorsa bu omurganızı yanlış yönde eğecektir vesaire.Şi dacă coloana nu e ţinută într-o poziţie bună, coloana se va curba defectuos, ş.a.m.d.
Şimdi, eğer omurganız iyi bir konumda durmuyorsa bu omurganızı yanlış yönde eğecektir vesaire.Κι αν η σπονδυλική στήλη δεν είναι στη σωστή θέση θα γείρει από τη λάθος πλευρά, και ούτω καθεξής.
Şimdi, eğer omurganız iyi bir konumda durmuyorsa bu omurganızı yanlış yönde eğecektir vesaire.Если позвоночник находится в неудобном положении, есть опасность, что он начнёт искривляться.
Şimdi, eğer omurganız iyi bir konumda durmuyorsa bu omurganızı yanlış yönde eğecektir vesaire.אם עמוד השדרה לא מונח במיקום מוצלח אנחנו נעזור לך לכופף אותו בכיוון הלא הנכון, וכך הלאה.
Şimdi, eğer omurganız iyi bir konumda durmuyorsa bu omurganızı yanlış yönde eğecektir vesaire.الان ,اذا كان عمودك الفقري ليس في وضعه الصحيح, ذلك سيساعد في انحناءه بطريقة خاطئة,وهكذا.
Şimdi, eğer omurganız iyi bir konumda durmuyorsa bu omurganızı yanlış yönde eğecektir vesaire.好ましくない形で曲がってしまいます ですから
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Cá nhỏ và động vật không xương không phải những thứ duy nhất ta thấy dưới đó
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.En fait, les petits poissons et les invertébrés ne sont pas les seules choses que nous pouvons voir en bas.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Kleine Fischchen und Wirbellose sind nicht das Einzige dort unten.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Kleine vissen en ongewervelden zijn niet de enige dingen die we daar beneden zien.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.작은 물고기와 무척추 동물들만이 우리가 보는 게 아닙니다.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Mai vedem şi altceva decât peştişori si nevertebrate.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Ora, laggiù non ci sono solo pesciolini e invertebrati.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Te małe rybki i bezkręgowce nie są jedynymi zaobserwowanymi osobnikami.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Y pequeños peces e invertebrados no son las únicas cosas que vemos allá abajo.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Τα ψαράκια και τα ασπόνδυλα δεν είναι το μόνο που βλέπουμε εκεί κάτω.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Маленькие рыбки и беспозвоночные - не единственные существа, которых мы встречаем на этих глубинах.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Маленькі рибки й безхребетні не єдині істоти, яких ми зустрічаємо на цих глибинах.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.Малките рибки и безгръбначните не са единствените, които виждаме тук долу.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.דגים קטנים וחסרי חוליות זה לא הדבר היחידי שאנחנו רואים שם.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.الأسماك الصغيرة واللافقاريات ليست هي الأشياء الوحيدة التي نراها هنا.
Şimdi, küçük balıklar ve omurgasızlar gördüğümüz tek şey değil burada.例えばサメです
Spina Bifida defekti ve omurilik anormalliği vardı (omurgası kapanmamış)Aveva un difetto di spina bifida, un'anormalità del midollo spinale.
Spina Bifida defekti ve omurilik anormalliği vardı (omurgası kapanmamış)Cô bị tật cột sống, dị tật dây sống
Spina Bifida defekti ve omurilik anormalliği vardı (omurgası kapanmamış)Ea avea un defect de spina bifida, o anormalitate a cordului spinal.
Spina Bifida defekti ve omurilik anormalliği vardı (omurgası kapanmamış)Ela tinha um defeito de espinha bífida, uma anomalia da espinal medula.
Spina Bifida defekti ve omurilik anormalliği vardı (omurgası kapanmamış)Ella tenía espina bífida, una anomalía de la médula espinal.
Spina Bifida defekti ve omurilik anormalliği vardı (omurgası kapanmamış)Elle souffrait d'un spina bifida, un défaut de la moelle épinière.
Spina Bifida defekti ve omurilik anormalliği vardı (omurgası kapanmamış)Hänellä oli spina bifida, epänormaali selkäydin.
Spina Bifida defekti ve omurilik anormalliği vardı (omurgası kapanmamış)Hon hade ryggmärgsbråck, en defekt i ryggmärgen.
Spina Bifida defekti ve omurilik anormalliği vardı (omurgası kapanmamış)Hun havde spina bifida, en rygmarvs abnormitet.
Spina Bifida defekti ve omurilik anormalliği vardı (omurgası kapanmamış)Sie hatte eine Spina bifida, eine Anomalie des Rückenmarks.
Spina Bifida defekti ve omurilik anormalliği vardı (omurgası kapanmamış)척추 피열(spina bifida)이라는 척수 이상 환자였습니다.
Spina Bifida defekti ve omurilik anormalliği vardı (omurgası kapanmamış)Ze had een open rug, een abnormaliteit van de ruggegraat.
Spina Bifida defekti ve omurilik anormalliği vardı (omurgası kapanmamış)Είχε το ελάττωμα της δισχιδούς ράχης,δηλαδή έναν κόμπο στη ράχη.
Spina Bifida defekti ve omurilik anormalliği vardı (omurgası kapanmamış)В неї розщеплення хребта, аномалія спини.
Spina Bifida defekti ve omurilik anormalliği vardı (omurgası kapanmamış)Тя имаше дефекта спина бифида - абнормалност на гръбначния мозък.
Spina Bifida defekti ve omurilik anormalliği vardı (omurgası kapanmamış)У нее была расщелина в позвоночнике, аномалия спинного мозга.
Spina Bifida defekti ve omurilik anormalliği vardı (omurgası kapanmamış)היתה לה שדרה שסועה, פגיעה מולדת בעמוד השדרה.
Spina Bifida defekti ve omurilik anormalliği vardı (omurgası kapanmamış)كانت تعاني من مرض الصلب المشقوق, عيب خلقى في الحبل الشوكي
Spina Bifida defekti ve omurilik anormalliği vardı (omurgası kapanmamış)彼女の膀胱は正常ではなかった これはCNNニュースからのひとコマです
Şuradaki şey omurgası olur, ve ona göre numaralandırırsın. .Isto seria o esqueleto, e tens que numerá-lo.
Şuradaki şey omurgası olur, ve ona göre numaralandırırsın. .Tohle je hlavní řetězec molekuly, můžete ho očíslovat.
Şuradaki şey omurgası olur, ve ona göre numaralandırırsın. .Хребет будет вот таким, следовательно, мы можем пронумеровать его.
Ve bir de metil grubun var: bir karbon ana omurganın dördüncü karbonuna bağlanmış. .E temos um grupo metilo: um carbono ligado ao quarto carbono da cadeia principal.
Ve bir de metil grubun var: bir karbon ana omurganın dördüncü karbonuna bağlanmış. .Máme methylovou skupinu: tedy jeden uhlík navázaný na čtvrtý uhlík našeho základního řetězce.
Ve böbreklerinden testislerinde kadar, omurgası, yüzgeç kasları, sanıyorum neredeyse tüm balık yenilmişti.신장에서 생식기 등뼈까지 다 먹었죠 지느러미 근육도 먹었군요. 뭐 고기 모든 부분을 다 먹었다고 생각합니다.
Ve böbreklerinden testislerinde kadar, omurgası, yüzgeç kasları, sanıyorum neredeyse tüm balık yenilmişti.Mindent a veséktől a herékig, a hátgerincig, az uszonyizmokig -- hogy nagyjából az egész halat -- megeszik.
Ve böbreklerinden testislerinde kadar, omurgası, yüzgeç kasları, sanıyorum neredeyse tüm balık yenilmişti.Всё, от почек до яичек, позвоночника, мышц плавников — едят почти всю рыбу.
Ve böbreklerinden testislerinde kadar, omurgası, yüzgeç kasları, sanıyorum neredeyse tüm balık yenilmişti.והכל החל מהכליה, לאשכים, לעמוד השדרה, לשריר הסנפיר ל -- אני חושבת שזה בערך כל הדג -- נאכל.
Ve böbreklerinden testislerinde kadar, omurgası, yüzgeç kasları, sanıyorum neredeyse tüm balık yenilmişti.マンボウ全体が食べられていると思います この観測で一番辛いのは
Ve bu gerçekten üzerinde uğraşmak zorunda olduğumuz bir şeydi: kitabın omurgasında tutkal vardı.Dette er et eksempel på hvad vi havde at gøre med: Der var lim på bogens ryg.
Ve bu gerçekten üzerinde uğraşmak zorunda olduğumuz bir şeydi: kitabın omurgasında tutkal vardı.E foi este o género de coisas com que tivemos de lidar: havia cola na lombada do livro.
Ve bu gerçekten üzerinde uğraşmak zorunda olduğumuz bir şeydi: kitabın omurgasında tutkal vardı.E questi sono alcuni dei problemi che abbiamo dovuto risolvere: c'era della colla sul dorso del libro.

İlgili Sayfalar