om ile cümle
om kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz.Whoever reaches old age, We reverse in natural disposition.
Kiminiz öldürülür, kiminiz de ömrünün en fena zamanına ulaştırılır ki, bilirken birşey bilmez olur.Some of you die, some reach the age of dotage when they forget what they knew, having known it once.
Uzun ömürlü yaptığımızın hilkatini tersine çevirmişizdir.Whoever reaches old age, We reverse in natural disposition.
Ömrün hakkı için onlar, gafletten adeta sarhoştular, gaflet içinde şaşkın bir haldeydiler.Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness.
Belki iyi işler işlerim ve zayi ettiğim ömrü telafi ederim.That I may do some good I did not do (in the world)."
Ondan önce içinizde bir ömür kalmıştım.(Remember that I am one of you) and have lived a whole life with you before (its revelation).
Sizi topraktan oluşturan ve size orada ömür geçirten O'dur.It is He who raised you from the earth and settled you upon it.
Senin ömrüne yemin olsun ki onlar, kendi sersemlikleri içinde bocalıyorlardı.Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness.
Gerçek şu ki, biz onları ve atalarını, ömür kendilerine uzun gelecek kadar nimetlendirdik.We allowed them and their fathers time to enjoy till the very end of their lives.
Ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin."And you lived a number of years of your life with us.
Ancak biz, birçok nesil oluşturduk da bunlar üzerinden ömürler akıp gitti.We raised (many more) generations and prolonged their lives.
Kimi uzun ömürlü kılarsak, onu yaratılışta gerisin geri çeviririz.Whoever reaches old age, We reverse in natural disposition.
Ben bundan önce bir ömür boyu içinizde durmuştum.(Remember that I am one of you) and have lived a whole life with you before (its revelation).
Size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi?Did We not give you a long enough span of life so that he who remembered may reflect?
Kime uzun ömür verirsek biz onun gelişmesini tersine çeviririz.Whoever reaches old age, We reverse in natural disposition.
Sizi topraktan O meydana getirdi. Sizi orada ömür sürmeye O memur etti.It is He who raised you from the earth and settled you upon it.
Resulüm! Ömrüne yemin olsun ki gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness.
Doğrusu biz o kâfirleri ve atalarını yaşattık, hatta o ömür onlara uzun geldi.We allowed them and their fathers time to enjoy till the very end of their lives.
(Onlara): "Size düşünecek olanın düşüneceği kadar bir ömür vermedik mi?Did We not give you a long enough span of life so that he who remembered may reflect?
Bilirsiniz ki, daha önce, bir ömür boyu aranızda yaşadım, böylesi bir iddiada bulunmadım.(Remember that I am one of you) and have lived a whole life with you before (its revelation).
Sonra da bizim sarayımızda senelerce kalmış, ömrünün bir kısmını bizimle geçirmiştin?”And you lived a number of years of your life with us.
Onlardan ömrünü uzattığımız kimsenin ise, hilkatini tersyüz ederiz.Hâlâ akıllanmazlar mı?Whoever reaches old age, We reverse in natural disposition. Do they not have sense (to see)?
Bundan önce bir ömür boyu aranızda yaşadım.(Remember that I am one of you) and have lived a whole life with you before (its revelation).
Kime çok ömür verirsek, yaratılışını tersine çeviririz.Whoever reaches old age, We reverse in natural disposition.
Omurga ile kaburga kemikleri arasından çıkar.Issuing from (the pelvis) between the backbone and the ribs.
Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı?And whomever We bring to an old age, We reverse him in creation; so do they not understand?
Uzun ömürlü yaptığımızın hilkatini tersine çevirmişizdir. Akletmezler mi?And whomever We bring to an old age, We reverse him in creation; so do they not understand?
Sizin O'ndan başka ilahınız yok. Sizi topraktan oluşturan ve size orada ömür geçirten O'dur.And to the Thamud tribe, We sent their fellow man Saleh; he said, “O my people!
Kimi uzun ömürlü kılarsak, onu yaratılışta gerisin geri çeviririz. Hâlâ akıllarını işletmiyorlar mı?And whomever We bring to an old age, We reverse him in creation; so do they not understand?
Kime uzun ömür verirsek biz onun gelişmesini tersine çeviririz. Hiç düşünmüyorlar mı?And whomever We bring to an old age, We reverse him in creation; so do they not understand?
Kime çok ömür verirsek, yaratılışını tersine çeviririz. Anlamaz mısınız?And whomever We bring to an old age, We reverse him in creation; so do they not understand?
Sizi biz, öğüt alanın öğüt alacağı bir süre ömürlendirmedik mi? Uyarıcı da geldi size.'What, did We not give you long life, enough to remember in for him who would remember?
Size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi? Size uyarıcı da gelmedi mi?'What, did We not give you long life, enough to remember in for him who would remember?
Ben ondan önce aranızda bir ömür boyu kalmıştım (böyle bir şey yapmamıştım), düşünmüyor musunuz?"Of a surety I have tarried among you a lifetime before it. Would ye not then reflect?
O inmeden önce de aranızda ömür sürmüştüm, hala mı aklınızı başınıza almıyorsunuz?Of a surety I have tarried among you a lifetime before it. Would ye not then reflect?
Fakat halk o deveyi tepeleyince Salih onlara: “Yurdunuzda üç günlük bir ömrünüz kaldı.Yet they hamstrang her.
Her biri ömrünün bin yıl olmasını ister.Everyone of them wishes that he could be given a life of a thousand years.
Oysa uzun ömürlü olması onu azabdan uzaklaştırmaz.But the grant of such life will not save him even a little from (due) punishment.
Her biri bin yıl ömür sürsün ister.Everyone of them wishes that he could be given a life of a thousand years.
Fakat uzun ömür onu cezadan uzaklaştıracak değildir.But the grant of such life will not save him even a little from (due) punishment.
O, sizi bir çamurdan yaratan, sonra size bir ecel, bir ömür süresi tayin edendir.He it is Who has created you from clay, and then has decreed a stated term (for you to die).
Bir canlıya ömür verilmesi de, onun ömründen azaltılması da mutlaka bir Kitapta(yazılı)dır.No living thing advances in years, or its life is shortened, except it be in a Record.
O size yeri boyun eğer yaptı. Haydi onun omuzlarında yürüyün ve Allah'ın rızkından yeyin.It is He who made the earth manageable for you, so travel its regions, and eat of His provisions.
Ömür sürene, ömür verilmesi ve onun ömründen kısaltılması da mutlaka bir kitapta (yazılı)dır.No living thing advances in years, or its life is shortened, except it be in a Record.
Ömrü uzun olanın çok yaşaması ve ömürlerin azalması şüphesiz Kitap'dadır.No living thing advances in years, or its life is shortened, except it be in a Record.
Bir canlıya ömür verilmesi de, onun ömründen azaltılması da mutlaka bir kitaptadır.No living thing advances in years, or its life is shortened, except it be in a Record.
Şu halde onun omuzlarında yürüyün ve O'nun rızkından yiyin.So traverse in its tracks and partake of the sustenance He has provided.
Haydi, onun omuzlarında yürüyün ve Allah'ın rızıklarından yiyin.So traverse in its tracks and partake of the sustenance He has provided.
Şu halde yerin omuzlarında (üzerinde) dolaşın ve Allah'ın rızkından yeyin.So traverse in its tracks and partake of the sustenance He has provided.
Haydi onun omuzlarında (dağlarında, tepelerinde) yürüyün ve Allah'ın rızkından yeyin.So traverse in its tracks and partake of the sustenance He has provided.
Şirke batanlardan bile... Her biri bin yıl ömür sürsün ister.(Each) one of them would like to be allowed to live a thousand years.
Sizi biz, öğüt alanın öğüt alacağı bir süre ömürlendirmedik mi?Did not We grant you a life long enough for him who reflected to reflect therein?
Onlardan her biri bin yıl yaşamak ister. Fakat uzun ömür onu cezadan uzaklaştıracak değildir.And to live (a thousand years) would be no means remove him from the doom.
Oğulları şöyle dediler: “Ömrün geçti gitti, hâlâ Yusuf'u dilinden düşürmüyorsun.They said, ‘By Allah!
Ömrüne yemin olsun ki gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.In their drunkenness they were truly blind.
Ben ondan önce sizin içinizde bir ömür sürdüm. Siz yine de akıl erdirmeyecek misiniz?"A whole life-time before this have I tarried amongst you: will ye not then understand?"
Oysa uzun ömürlü olması onu azabdan uzaklaştırmaz. Allah onların yaptıklarını görür.For Allah sees well all that they do.
Ondan önce içinizde bir ömür kalmıştım. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?"A whole life-time before this have I tarried amongst you: will ye not then understand?"
Ben bundan önce bir ömür boyu içinizde durmuştum. Hala akıl erdiremiyor musunuz?A whole life-time before this have I tarried amongst you: will ye not then understand?"
Fakat uzun ömür onu cezadan uzaklaştıracak değildir. Allah, onların bütün yaptıklarını görür.For Allah sees well all that they do.