om ile cümle
om kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O hafifçe omzuma vurdu.He patted me on the shoulder.
Saçları omzunun üzerinden düştü.Her hair fell over her shoulder.
Onun saçı omuzlarına indi.Her hair came down to her shoulders.
O omzuma yavaş yavaş vurdu.She patted me on the shoulder.
Oğlunun omzunu okşadı.She patted her son on the shoulder.
O uzun bir ömür yaşadı.She lived a long life.
O, onun omzuna yaslandı.She leaned against his shoulder.
Başını annesinin omuzunda dinlendirdi.She rested her head on her mother's shoulder.
Deri bir omuz çantası arıyorum.I'm looking for a leather shoulder bag.
Babam elini omzuma koydu.Father laid his hand on my shoulder.
Kuzey Amerika'da bir kişi omuzlarını silktiğinde bu; "bilmiyorum" anlamına gelir.In North America when a person shrugs his shoulders it means "I don't know".
Omuzumun üzerinden göz gezdirdim.I looked over my shoulder.
Kız kardeşimin saçı omuzlarına ulaşıyor.My sister's hair reaches to her shoulders.
Yumurtaları kırmadan bir omlet yapamazsın.You cannot make an omelet without breaking eggs.
Kolunu omuzunda hissetti.He felt her hand on his shoulder.
Hayatta omlette olduğu gibi, zamanlama da önemlidir.In life as with omelets, the timing is important.
Ona ulaştım ve onun omzuna hafifçe vurdum.I reached out and tapped him on the shoulder.
Ben ona ulaştım ve omzuna hafifçe vurdum.I reached out and tapped his shoulder.
Omlet yapmak için bir yumurta kırmak zorundasın.You have to break an egg to make an omelet.
O, elini benim omzuma koydu.He placed his hand on my shoulder.
Haksız kazançlar kısa ömürlüdür.Ill-gotten gains are short-lived.
O, uzun ömürlü olmayacak.He won't live a long life.
Birisi bana içtiğin her sigara ömründen yedi dakika alır dedi.Someone told me that every cigarette you smoke takes seven minutes away from your life.
Kelebeklerin ömrü üç gündür.The lifetime of a butterfly is three days.
Güzellik, kısa ömürlü zorbalıktır.Beauty is a short-lived tyranny.
Omzumun üzerinde baskı hissettim ve geri döndüm.I felt pressure on my shoulder and turned around.
Bu özel model gerçekten düşük bir pil ömrüne sahip.This particular model has a really low battery life.
Merkezî sinir sistemi beyin, beyincik, omurilik soğanı ve omurilikten oluşur.Central nervous system consists of brain, cerebellum, medulla oblongata and spinal cord.
Kedim başını omzuma doğru ovdu.My cat rubbed her head against my shoulder.
Omuzlarımı ovar mısın?Will you rub my shoulders?
Bazı ülkelerde vatan hainliği için ceza ömür boyu hapis olabilir.In some countries, the punishment for treason can be life in prison.
Biraz omlet ister misin?Do you want some scrambled eggs?
Üçü hapishanede ömür boyu hapse mahkûm edildi.Three were sentenced to life in prison.
O, elini hafifçe onun omzuna koydu.He put his hand gently on her shoulder.
Akşam yemeği için bana bir İspanyol omleti yapabilir misin?Can you make me a Spanish omelette for dinner please?
O, onun omzuna dokundu.She touched him on the shoulder.
Ömrüm boyunca özgürlüğü sevdim.I loved freedom all my life.
Eğer köpeğini uygun şekilde beslersen, onun ömrünü uzatabilirsin.If you feed your dog properly, you can increase his lifespan.
Omuzum ağrıyor.My shoulder hurts.
Kremlin'de çalışmak benim ömür boyu süren düşüm olmuştur.Working in the Kremlin has been my lifelong dream.
Tom'un omuzunda bir ağrısı var.Tom has a pain in the shoulder.
Tom kamp torbasını omuzunda taşıdı.Tom carried the duffle bag on his shoulder.
Tom'un her zaman omuzunda asılı bir sırt çantası vardır.Tom always has a backpack slung over his shoulder.
Tom Mary'nin hala onu takip edip etmediğini görmek için omzunun üzerinden baktı.Tom looked over his shoulder to see if Mary was still following him.
Tom Mary'yi omuzlarında taşıdı.Tom carried Mary on his shoulders.
Onu omuzlarından tutarak, onu salladı ve bağırdı, "Kendine hakim ol!"Grabbing him by the shoulders, she shook him and yelled, "Snap out of it!"
Tom'un omuzunda bir çatlak var.Tom has a chip on his shoulder.
Onun ömür boyu hapis cezası var.He has a life sentence.
Deniz kaplumbağalarının uzun bir ömrü vardır.Sea turtles have a long lifespan.
Tom Mary'nin omzuna dokundu.Tom touched Mary on the shoulder.
Tom çantasını omuzuna astı.Tom slung his bag over his shoulder.
Tom Mary'nin omuzuna hafifçe vurdu.Tom gave Mary a pat on the shoulder.
Tom birinin hafifçe omuzuna dokunduğunu hissetti.Tom felt someone tap him on the shoulder.
Tom ömrünün geriye kalanını hapiste geçirmek istemiyor.Tom doesn't want to spend the rest of his life in jail.
Baba, daha fazla yürüyemem. Beni omzuna bindirir misin?Daddy, I can't walk any more. Could you give me a piggyback ride?
Tom, ömür boyu hapse mahkûm edildi.Tom was sentenced to life.
Saçları omuz hizasında.She has shoulder-length hair.
Plütonyum-244 80 milyon yıllık bir yarılanma ömrüne sahiptir.Plutonium-244 has a half-life of 80 million years.
Plütonyum-239'un yarı ömrü 24.100 yıldır.Plutonium-239 has a half-life of 24,100 years.
İspanyol omletlerini de severim!I love Spanish omelettes, too!