Ama olursak -- (Kahkahalar) Bakterilere karşı bir şeyler yapmamız gerekecek.Ma se lo saremo... (risate) avremo bisogno di fare qualcosa coi batteri.
Ama olursak -- (Kahkahalar) Bakterilere karşı bir şeyler yapmamız gerekecek.Mas se estivermos (Risos) vamos precisar de algo para tratar das bactérias.
Ama olursak -- (Kahkahalar) Bakterilere karşı bir şeyler yapmamız gerekecek.Namun jika kita masih di sini -- (Tawa) kita harus melakukan sesuatu dengan bakteri-bakteri ini.
Ama olursak -- (Kahkahalar) Bakterilere karşı bir şeyler yapmamız gerekecek.Nhưng nếu chúng ta -- (Cười) chúng ta cần phải làm gì đó với vi khuẩn.
Ama olursak -- (Kahkahalar) Bakterilere karşı bir şeyler yapmamız gerekecek.W przeciwnym razie... (Śmiech) będziemy musieli coś zrobić z tymi bakteriami.
Ama olursak -- (Kahkahalar) Bakterilere karşı bir şeyler yapmamız gerekecek.Αλλά αν ήμαστε -- (Γέλια) θα χρειαστούμε κάτι για τα βακτήρια.
Ama olursak -- (Kahkahalar) Bakterilere karşı bir şeyler yapmamız gerekecek.Але якщо будемо — (Сміх) нам необхідно буде щось вдіяти з цими бактеріями.
Ama olursak -- (Kahkahalar) Bakterilere karşı bir şeyler yapmamız gerekecek.Но ако бъдем -- (Смях) ще се нуждаем от нещо за да се справим с бактериите.
Ama olursak -- (Kahkahalar) Bakterilere karşı bir şeyler yapmamız gerekecek.Но если мы (Смех) всё же выживем, то нам надо будет справляться с бактериями.
Ama olursak -- (Kahkahalar)(웃음)
Ama olursak -- (Kahkahalar)Pero sí estuviéramos....?
Ama olursak -- (Kahkahalar)(צחוק)
Ama olursak -- (Kahkahalar)( ضحك )
Ama olursak -- (Kahkahalar)細菌に対して何らかの対策を講じなければいけません
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım.Aber ich werde das Ding an lassen, für den Fall, dass was passiert.
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Ale nechám tu věc zapnutou, kdyby došlo k nějakému klimaxu. muž:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:De bekapcsolva hagyom ezt az izét arra az esetre, ha történik valami. férfi:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Jätän kameran päälle, jos tulee jotain raportoimisen arvoista. mies:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Maar ik laat dit ding aanstaan, voor het geval dingen tot iets bijzonders leiden. man:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Ma, uh, lascerò questo coso acceso in caso avvenga qualcosa di importante. uomo:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Men jag lämnar den här saken på ifall det händer något spännande. man:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Men, øh, jeg beholder den her tændt, hvis der skulle komme et højdepunkt. mand:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Nie będę tego wyłączał, na wypadek, gdyby zrobiło się nastrojowo. mężczyzna:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Αλλά, ε, θα αφήσω την κάμερα να γράφει σε περίπτωση που αρχίσουν να ζεσταίνονται τα πράγματα. άντρας:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım. Adam:Но я не буду выключать, вдруг наступит решающий момент. мужчина:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım.Je vais laisser ça allumé, au cas où il se passerait quelque chose.
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım.근데 좀 더 기다려보려고요. 극적인 순간이 될 때까지요.
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım.Nhưng, uh, tôi sẽ để lại điều này trên trong trường hợp bất cứ điều gì được climactic. người đàn ông:
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım.ولكن، آه، سأترك هذا الشيء في حال أصبح أي شيء حرجًا.
Ama önemli gelişmeler olursa diye, kamerayı açık bırakacağım.クライマックスは また後で 男: テリーザ、こっち見て
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.Aber was immer sie an ihn dachte, die Menschen in Iping, im Großen und Ganzen in Abneigung vereinbart ihn.
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.Ale co myśleli o nim, ludzie w Iping, w całości, uzgodnione w niechęci niego.
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.Ale všechno, co si o něm lidé v Iping, v celku, schválený v disliking ho.
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.Ale všetko, čo si o ňom ľudia v Iping, v celku, schválený v disliking ho.
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.Ampak ne glede mislijo o njem, ljudje v Iping, gledano v celoti, v dogovorjeni disliking njega.
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.Dar oricare ar fi ei gîndit la el, oamenii din Iping, în general, convenite în neplăcerea -l.
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.De bármit is gondolt rá, az emberek Iping, az egész elfogadott, nem kedveli rá.
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.그러나 그들이 그를 생각대로, Iping 사람은 전체에 disliking in 합의 그.
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.Maar wat ze dachten van hem, mensen in Iping, over het geheel, die in afkeer hem.
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.Mais ce qu'ils pensaient de lui, les gens dans Iping, dans l'ensemble, ont convenu de ne pas aimer lui.
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.Ma qualunque cosa pensavano di lui, la gente in Iping, nel complesso, concordato in antipatia di lui.
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.Mas tudo o que pensava nele, as pessoas em iPing, em geral, concordaram em não gostar ele.
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.Men vad de tänkte på honom, folk i Iping, på det hela taget överenskommits i aversion honom.
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.Mutta mitä he ajattelivat hänestä, ihmiset Iping kokonaisuutena, sovittu vastenmielisyyden häntä.
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.Nhưng bất cứ điều gì họ nghĩ của anh ta, người ở Iping, trên toàn bộ, thống nhất trong không thích anh ta.
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.Pero lo que pensaba de él, la gente en Iping, en general, estuvo de acuerdo en no gustar él.
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.Αλλά ό, τι πίστευαν γι 'αυτόν, τα άτομα σε Iping, σε γενικές γραμμές, που συμφωνήθηκαν στο αντιπάθειας αυτόν.
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.Але все, що думав про нього, люди в Iping, в цілому, узгоджених в неприязні його.
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.Но все, что думал о нем, люди в Iping, в целом, согласованных в неприязни его.
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.Но каквото и да мисли за него, хората в Iping, като цяло, договорени в нехаресването него.
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.ولكن كل ما فكر به ، والناس في Iping ، على العموم ، وافق في الكره له.
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.彼。 それは都会の脳労働者に理解されていた場合でも、彼の神経過敏、、
Ama şimdi hepsi üniversitede ve Seung Jo yeni bir kız arkadaşı olursa ...Aber jetzt sind sie auf einer Uni,und wenn Seung Jo eine neue Freundin hat...
Ama şimdi hepsi üniversitede ve Seung Jo yeni bir kız arkadaşı olursa ...Ale są teraz na studiach i jeśli Seung Jo znajdzie sobie jakąś dziewczynę...
Ama şimdi hepsi üniversitede ve Seung Jo yeni bir kız arkadaşı olursa ...Dar acum sunt la facultate, si daca Seung Jo isi gaseste o noua iubita...
Ama şimdi hepsi üniversitede ve Seung Jo yeni bir kız arkadaşı olursa ...Ma adesso che sono all'università, e se Seung Jo si trova una ragazza...
Ama şimdi hepsi üniversitede ve Seung Jo yeni bir kız arkadaşı olursa ...Maar nu op de universiteit zitten en als Seung Jo een nieuwe vriendin krijgt...
Ama şimdi hepsi üniversitede ve Seung Jo yeni bir kız arkadaşı olursa ...Men nu så är dom i collage och om Seung Jo skaffar sig en ny flickvän....
Ama şimdi hepsi üniversitede ve Seung Jo yeni bir kız arkadaşı olursa ...Nhưng bây giờ chúng nó đều vào đại học cả rồi, và nếu Seung Jo có bạn gái mới ....
Ama şimdi hepsi üniversitede ve Seung Jo yeni bir kız arkadaşı olursa ...Tapi sekarang mereka sudah kuliah, dan kalau Seung Jo dapat pacar baru..