1997 yılına geri dönecek olursak, bu küçük çocuğa bakmam istenmişti. Tamamen normal görünüyor.בשנת 1997, נתבקשתי לאבחן ילד זה,
1997 yılına geri dönecek olursak, bu küçük çocuğa bakmam istenmişti.ففي عام 1997، طلب مني أن أرى هذا الطفل
1997 yılına geri dönecek olursak, bu küçük çocuğa bakmam istenmişti.彼は他に問題はなかったのですが 遺伝的ジストニアがありました
2006 rakamlarına bakacak olursak, Kenya %60 ın üstünde.Diamo un'occhiata ad alcuni numeri del 2006. Kenya: oltre il 60%.
2006 rakamlarına bakacak olursak, Kenya %60 ın üstünde. Nijerya %40 ın.2006년 데이타를 봅시다. 케냐는 60퍼센트 이상. 나이지리아는 40퍼센트 이상의 수입을 냈습니다
2006 rakamlarına bakacak olursak, Kenya %60 ın üstünde. Nijerya %40 ın.בואו ונביט במספרים מ2006. קניה: יותר מ60 אחוז. ניגריה: יותר מ40 אחוז
2006 rakamlarına bakacak olursak, Kenya %60 ın üstünde. Nijerya %40 ın.لننظر إلى بعض أرقام 2006. كينيا: أكثر من 60 في المائة. نيجيريا: أكثر من 40 في المائة.
2006 rakamlarına bakacak olursak, Kenya %60 ın üstünde. Nijerya %40 ın.南アフリカ。20%。高いです
2006 rakamlarına bakacak olursak, Kenya %60 ın üstünde.Pozrime sa na čísla z roku 2006. Keňa: cez 60%.
2006 rakamlarına bakacak olursak, Kenya %60 ın üstünde.Przyjrzyjmy się liczbom z 2006. Kenia: ponad 60%.
2006 rakamlarına bakacak olursak, Kenya %60 ın üstünde.Regardons à quelques résultats de 2006. Le Kenya: plus que 60 pour cent.
2006 rakamlarına bakacak olursak, Kenya %60 ın üstünde.Să ne uităm la cifrele din 2006. Kenya, peste 60%, Nigeria, peste 40%.
2006 rakamlarına bakacak olursak, Kenya %60 ın üstünde.Schauen wir uns ein paar Zahlen aus 2006 an. Kenia über 60 %.
2006 rakamlarına bakacak olursak, Kenya %60 ın üstünde.Veamos algunas cifras del 2006. Kenya: más del 60 por ciento.
2006 rakamlarına bakacak olursak, Kenya %60 ın üstünde.Ας δούμε τα νούμερα του 2006. Κένυα: πάνω από το 60 τοις εκατό.
2006 rakamlarına bakacak olursak, Kenya %60 ın üstünde.Давайте посмотрим на данные 2006 года. Кения: более 60%.
2006 rakamlarına bakacak olursak, Kenya %60 ın üstünde.Да погледнем някои числа от 2006-та. Кения: над 60 процента.
20. yy'ın son senelerine bakacak olursanız,Blicken Sie einmal auf die ersten Jahre des letzten Jahrhunderts zurück.
20. yy'ın son senelerine bakacak olursanız,지난 세기의 이른 시기를 돌아보면
20. yy'ın son senelerine bakacak olursanız,Если посмотреть назад на начало последнего столетия, мы увидим противостояние.
20. yy'ın son senelerine bakacak olursanız,אם תסתכלו אחורה על השנים הראשונות של המאה הקודמת,
20. yy'ın son senelerine bakacak olursanız,اذا نظرتم الى الاعوام الاولى من القرن السابق
20. yy'ın son senelerine bakacak olursanız,メンデル支持者とダーウィン支持者の間で
21 çarpı eksi 1; eksi 21'e eşittir. Bunların toplamını alacak olursak, 21 artı eksi 1 olur.Tedy tyto dvě čísla nám sedí.
25 yil, eger sansi olursa 50sinde sartli tahliye edilecekti, ve Tony kendisini pek sansli hissetmiyordu.25년 복역에 운이 좋으면 50년 째 가석방 되겠지만, 토니는 그렇게 운이 좋진 않았습니다.
25 yil, eger sansi olursa 50sinde sartli tahliye edilecekti, ve Tony kendisini pek sansli hissetmiyordu.25 años a prisión, con suerte, libertad condicional a los 50. y Tony no se siente con mucha suerte.
25 yil, eger sansi olursa 50sinde sartli tahliye edilecekti, ve Tony kendisini pek sansli hissetmiyordu.25 שנים עד חיים, חנינה בגיל 50 עם מזל, וטוני לא מרגיש בר מזל.
25 yil, eger sansi olursa 50sinde sartli tahliye edilecekti, ve Tony kendisini pek sansli hissetmiyordu.25 سنه إلى مدى الحياة ، والإفراج المشروط في 50 إذا كنت محظوظا، وتوني ليس محظوظ جدا.
25 yil, eger sansi olursa 50sinde sartli tahliye edilecekti, ve Tony kendisini pek sansli hissetmiyordu.Tony voelt zich niet zo gelukkig.
25 yil, eger sansi olursa 50sinde sartli tahliye edilecekti, ve Tony kendisini pek sansli hissetmiyordu.От 25 до пожизненного, условно-досрочное в 50, если повезёт, а везения Тони не ощущает.
25 yil, eger sansi olursa 50sinde sartli tahliye edilecekti, ve Tony kendisini pek sansli hissetmiyordu.トニーは運にも見放されたようでした 刑務所の哲学の授業でトニーと顔を合せ 私は言いました
25 yil, eger sansi olursa 50sinde sartli tahliye edilecekti, ve Tony kendisini pek sansli hissetmiyordu.如果好彩唧話,50年後會得到假釋, 不過東尼就唔喺咁好彩了。
2 ve 3 arasına bakacak olursak da [x] = 2 diyeceğiz ve buradaki koşula bakacağız:Czyli to będzie wyglądało tak. To tuaj to x-1, a to w tym miejscu to 1-x. I możemy to kontynuować.
40 yıllık tarihe bakacak olursak, yönetim kötü ise, uzun sürmemiş.그리고 지난 40년 동안의 형편없는 정부체제의 역사 속에서 그건 지속되지 않았습니다
40 yıllık tarihe bakacak olursak, yönetim kötü ise, uzun sürmemiş.A s ohledem na špatné vládnutí během posledních 40 let, můžeme konstatovat, že se neudrží.
40 yıllık tarihe bakacak olursak, yönetim kötü ise, uzun sürmemiş.Com má governação, historicamente, durante os últimos 40 anos, não persistiu.
40 yıllık tarihe bakacak olursak, yönetim kötü ise, uzun sürmemiş.Et l'histoire nous dit qu'avec une mauvaise gouvernance depuis 40 ans, cela ne s'est pas produit.
40 yıllık tarihe bakacak olursak, yönetim kötü ise, uzun sürmemiş.Historisch gesehen ist das über die letzten 40 Jahre bei schlechter Regierung nicht passiert.
40 yıllık tarihe bakacak olursak, yönetim kötü ise, uzun sürmemiş.Historisch, over de laatste 40 jaar, was dat met slecht bestuur niet het geval.
40 yıllık tarihe bakacak olursak, yönetim kötü ise, uzun sürmemiş.Historycznie, przy złym zarządzania na przestrzeni ponad 40 lat, jeszcze się tak nie zdarzyło.
40 yıllık tarihe bakacak olursak, yönetim kötü ise, uzun sürmemiş.Perché negli ultimi 40 anni, quando c'era di mezzo una governance inefficace, non è durata.
40 yıllık tarihe bakacak olursak, yönetim kötü ise, uzun sürmemiş.Şi cu o guvernare istoric deficitară pe parcursul ultimilor 40 de ani, nu a rezistat.
40 yıllık tarihe bakacak olursak, yönetim kötü ise, uzun sürmemiş.Y con un mal gobierno históricamente en los últimos 40 años, no lo ha hecho.
40 yıllık tarihe bakacak olursak, yönetim kötü ise, uzun sürmemiş.Και με την κακή διακυβέρνηση των τελευταίων 40 χρόνων, δεν έχει διαρκέσει.
40 yıllık tarihe bakacak olursak, yönetim kötü ise, uzun sürmemiş.А за последние 40 лет, учитывая плохие управленческие решения, такого не было.
40 yıllık tarihe bakacak olursak, yönetim kötü ise, uzun sürmemiş.А с лошо упраление исторически, през последните 40 години, не е успял.
40 yıllık tarihe bakacak olursak, yönetim kötü ise, uzun sürmemiş.היכן שהממשל היה כבר גרוע, ב-40 השנה האחרונות, זה לא קרה.
40 yıllık tarihe bakacak olursak, yönetim kötü ise, uzun sürmemiş.ومع حكم سيئ تاريخياً خلال الأربعين سنة الماضية، لم يستمر.
40 yıllık tarihe bakacak olursak, yönetim kötü ise, uzun sürmemiş.ナイジェリアなどの国は 原油が発見されなかった場合よりも ひどい状況です
4/5 oranı olursa anlayın ki amonyak her zaman oksijenden az olacak. aEntender que esto es una proporción de 4:5, y que siempre va a ser menos amoniaco que el oxígeno.
4/5 oranı olursa anlayın ki amonyak her zaman oksijenden az olacak. aKeďže viete, že máme pomer 4:5, tak vždy budeme používať menej amoniaku ako kyslíku.
4/5 oranı olursa anlayın ki amonyak her zaman oksijenden az olacak. aNapříklad že při poměru 4:5, bude vždy méně amoniaku než kyslíku.
4/5 oranı olursa anlayın ki amonyak her zaman oksijenden az olacak. aВ нашому випадку це 4:5, тобто аміаку менше, ніж оксигену.
4/5 oranı olursa anlayın ki amonyak her zaman oksijenden az olacak. aافهم ان هذه 4الى 5 نسبه ، وذائما سيكون الامونيا اقل من الهيدروجين
-4'e -2 yapar ki bu da buradaki bu vektör. x vektörümü ekleyecek olursam,[-4,-2], czyli to ten wektor. Lecz jeśli dodałbym do niego x, gdybym dodał mój wektor x.
-4'e -2 yapar ki bu da buradaki bu vektör. x vektörümü ekleyecek olursam,Připočtu-li k vektoru "v" krát minus 2 náš vektor "x", tedy plus "x". Přičítám vektor 2, 4.
-4'e -2 yapar ki bu da buradaki bu vektör. x vektörümü ekleyecek olursam,これにベクトルxを加えると、 つまり、−2*ベクトルvに
5, 5 tamdır, bunu birer kek olarak düşünecek olursak tamı tamına 5 adet kek çizebiliriz5는 완전한 5개입니다 이걸 파이로 생각해 본다면 5개의 파이를 그릴 수 있겠죠?
5, 5 tamdır, bunu birer kek olarak düşünecek olursak tamı tamına 5 adet kek çizebiliriz5 az 5 egész, vagy ha piteként gondolunk rá, akkor rajzolhatnánk szó szerint 5 pitét.
5, 5 tamdır, bunu birer kek olarak düşünecek olursak tamı tamına 5 adet kek çizebiliriz5 è 5 interi, oppure, se pensi alle torte, possiamo disegnare proprio 5 torte.