‹‹Olur ki Mısırlılar seni görüp, ‹Bu onun karısı› diyerek beni öldürür, seni sağ bırakırlar.Quand les Égyptiens te verront, ils diront: C`est sa femme! Et ils me tueront, et te laisseront la vie.
‹‹Olur ki Mısırlılar seni görüp, ‹Bu onun karısı› diyerek beni öldürür, seni sağ bırakırlar.Y puede suceder que al verte, los egipcios digan: 'Es su mujer', y me maten a mí, y a ti te conserven la vida
‹‹Olur ki Mısırlılar seni görüp, ‹Bu onun karısı› diyerek beni öldürür, seni sağ bırakırlar.Египтяните, като те видят, ще рекат: Тя му е жена; и мене ще убият, а тебе ще оставят жива.
‹‹Olur ki Mısırlılar seni görüp, ‹Bu onun karısı› diyerek beni öldürür, seni sağ bırakırlar.и когда Египтяне увидят тебя, то скажут: это жена его; и убьют меня,а тебя оставят в живых;
‹‹Olur ki Mısırlılar seni görüp, ‹Bu onun karısı› diyerek beni öldürür, seni sağ bırakırlar.והיה כי יראו אתך המצרים ואמרו אשתו זאת והרגו אתי ואתך יחיו׃
‹‹Olur ki Mısırlılar seni görüp, ‹Bu onun karısı› diyerek beni öldürür, seni sağ bırakırlar.فيكون اذا رآك المصريون انهم يقولون هذه امرأته. فيقتلونني ويستبقونك.
‹‹Olur ki Mısırlılar seni görüp, ‹Bu onun karısı› diyerek beni öldürür, seni sağ bırakırlar.埃 及 人 看 見 你 必 說 、 這 是 他 的 妻 子 、 他 們 就 要 殺 我 、 卻 叫 你 存 活
‹‹Olur ki Mısırlılar seni görüp, ‹Bu onun karısı› diyerek beni öldürür, seni sağ bırakırlar.埃及人 看見 你 必說 、 這是 他 的 妻子 、 他 們 就 要 殺 我 、 卻叫 你 存活
Önceden tasarlanmış, bilgilendirici bir iş olur ki, her birimizin bilgilendirici bir gürüntüsü mevcuttur.C'est préprogrammé. C'est de la pub, et nous faisons tous de la pub sur nos vies.
Önceden tasarlanmış, bilgilendirici bir iş olur ki, her birimizin bilgilendirici bir gürüntüsü mevcuttur.E' pre-programmato. E' un comunicato, e abbiamo tutti comunicati sulle nostre vite.
Önceden tasarlanmış, bilgilendirici bir iş olur ki, her birimizin bilgilendirici bir gürüntüsü mevcuttur.E prestabilit. E publicitate informativă şi toţi facem această publicitate informativă asupra vieţii noastre.
Önceden tasarlanmış, bilgilendirici bir iş olur ki, her birimizin bilgilendirici bir gürüntüsü mevcuttur.Es ist wie vorprogrammiert. Es ist wie eine Dauerwerbesendung, und wir alle haben "Werbeseiten" unseres Leben.
Önceden tasarlanmış, bilgilendirici bir iş olur ki, her birimizin bilgilendirici bir gürüntüsü mevcuttur.Está pre-programada. Es un infomercial, y todos tenemos infomerciales respecto a nuestras vidas.
Önceden tasarlanmış, bilgilendirici bir iş olur ki, her birimizin bilgilendirici bir gürüntüsü mevcuttur.Het is voorgeprogrammeerd. Het is reclame voor jezelf, en we hebben allemaal die reclame over onze levens.
Önceden tasarlanmış, bilgilendirici bir iş olur ki, her birimizin bilgilendirici bir gürüntüsü mevcuttur.Je to naprogramované, je to sebepropagace, a my všichni máme taková naprogramovaná vyprávění o sobě.
Önceden tasarlanmış, bilgilendirici bir iş olur ki, her birimizin bilgilendirici bir gürüntüsü mevcuttur.그건 미리 계획된 기사성 광고에 불과합니다. 각자의 삶에 대한 광고가 있기 마련이죠.
Önceden tasarlanmış, bilgilendirici bir iş olur ki, her birimizin bilgilendirici bir gürüntüsü mevcuttur.Тя е препрограмирана. Тя е инфомерсиална, а всички имаме инфомерсиали за живота си.
Önceden tasarlanmış, bilgilendirici bir iş olur ki, her birimizin bilgilendirici bir gürüntüsü mevcuttur.Это -- лекторская заготовка. Это жанр инфомёршл, и мы все умеем рассказывать о себе в этом жанре.
Önceden tasarlanmış, bilgilendirici bir iş olur ki, her birimizin bilgilendirici bir gürüntüsü mevcuttur.זה מתוכנת מראש. זה ערוך מראש, ולכולנו יש דברים ערוכים מראש על חיינו.
Önceden tasarlanmış, bilgilendirici bir iş olur ki, her birimizin bilgilendirici bir gürüntüsü mevcuttur.فهو جانب مسبق التحضير، جانب مُعلن، في حياة كلٍ منا جوانب مُعلَنة.
Önceden tasarlanmış, bilgilendirici bir iş olur ki, her birimizin bilgilendirici bir gürüntüsü mevcuttur.自分の人生についての情報番組であれば 素晴らしい一言や心に残る瞬間も準備され
Para vermezse ne olur ki?Et que ferons-nous s'il ne tient pas parole ?
Para vermezse ne olur ki?Mi van, ha nem tartja meg a szavát?
Para vermezse ne olur ki?Τι θα συμβεί αν δεν τα δωρίσει;
Para vermezse ne olur ki?ماذا سيحدث اذا لم ترجع؟
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Agora, um quarto fator torna-se numa obsessão, que é, nunca trair a ilusão.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Čtvrtým faktorem, který se opravdu stává posedlostí, je nikdy nezradit iluzi.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Czwartym ważnym czynnikiem jest obsesja, że nigdy nie wolno zdradzić iluzji.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Een vierde factor wordt een obsessie: verraad nooit de illusie.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Egy negyedik faktor valóban megszállottsággá válik: sose áruld el az illúziót.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Ein vierter Faktor wird zur echten Obsession: Verrate nie die Illusion!
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.이제 네 번째 요소는 실제로 강박 관념으로 자리잡는데, 이 말은, 결코 환상에서 벗어나지 않게 된다는 말입니다.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Rồi một nhân tố thứ 4 thật sự là một nỗi ám ảnh cái mà không bao giờ để lộ ra thủ thuật đằng sau nó
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Štvrtý faktor sa stáva akousi posadnutosťou, čo značí - nikdy neprezraď ilúziu.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Un al patrulea factor devine obsesie, a nu trăda iluzia.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Un cuarto elemento se vuelve una verdadera obsesión: nunca revelar el truco.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Un quarto fattore diventa una vera ossessione, ovvero, mai tradire l'illusione.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Un quatrième facteur est vraiment devenu une obsession : ne jamais trahir l'illusion.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Ένας τέταρτος παράγοντας πραγματικά γίνεται έμμονη ιδέα, δηλαδή, ποτέ δεν προδίδουμε την ψευδαίσθηση.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Сегодня все увлечены четвёртым фактором, а именно: никогда не раскрывай иллюзию.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Четвертий чинник - невід'ємний. У жодному випадку не зраджуй ілюзію.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.Четвъртият фактор става мания, което е, никога да не се изказва илюзията.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.היום גורם רביעי הופך לאובססיה: לעולם לא להסגיר את האשליה.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek.الآن عامل رابع أصبح هاجساً، هو أن لا تخون الوهم أبداً.
Şimdi dördüncü bir faktör gerçekten bir saplantı olur, ki bu, illüzyona asla ihanet etmemek."イリュージョンは絶対に 気付かれてはならない" このため 視覚効果は
Ve bazen o kadar büyük olur ki resmileşir.それが大きくなることもあります つまり
Ve bazen o kadar büyük olur ki resmileşir.A občas to dosáhne takové velikosti, že se to stane oficiální.
Ve bazen o kadar büyük olur ki resmileşir.Câteodată crește destul de mult pentru a deveni oficial.
Ve bazen o kadar büyük olur ki resmileşir.Czasami wystarczająco duży, by stać się oficjalnym.
Ve bazen o kadar büyük olur ki resmileşir.Dan terkadang menjadi cukup besar untuk menjadi resmi.
Ve bazen o kadar büyük olur ki resmileşir.En soms wordt het groot genoeg om officieel te worden.
Ve bazen o kadar büyük olur ki resmileşir.E qualche volta diventa così grande da diventare ufficiale.
Ve bazen o kadar büyük olur ki resmileşir.És néha ahhoz is elég nagy lesz, hogy hivatalossá váljon.
Ve bazen o kadar büyük olur ki resmileşir.Et parfois, ça devient assez grand pour devenir officiel.
Ve bazen o kadar büyük olur ki resmileşir.때로는 공식적인 일이 될만큼 커지기도 합니다.
Ve bazen o kadar büyük olur ki resmileşir.Und manchmal wird es groß genug, um etwas Offizielles, zu werden.
Ve bazen o kadar büyük olur ki resmileşir.Và có khi nó đủ lớn để trở thành chính thức.
Ve bazen o kadar büyük olur ki resmileşir.Y a veces se hace tan grande que se vuelve oficial.
Ve bazen o kadar büyük olur ki resmileşir.Και κάποιες φορές γίνεται αρκετά μεγάλο ώστε να γίνει επίσημο.
Ve bazen o kadar büyük olur ki resmileşir.Иногда проект настолько разрастается, что он становится официальным.