Ana içeriğe geç
Sözlük

olup ile cümle

olup kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Saydan sonra tıraş olup ihramdan çıkar ve umreyi bitirir.Aber sogleich wird er ergriffen und hinter Schloss und Riegel verfrachtet.
Giuseppe Zais'den eğitim almasıyla ünlü olup, Vittorio Amadeo Cignaroli'yi etkilemiştir.Zu seinen Schülern zählen Giuseppe Zais und Vittorio Amadeo Cignaroli.
Zeus ile birlikte olup Lakedaimon'u doğurmuştur.Mit Zeus war sie die Mutter des Lakedaimon.
Ayrıca oldukça kilolu olup Fransızca konuşamamaktadır.Dazu kommt, dass Sebastian kaum Französisch kann.
Bunlardan amonyak sıvı, diğerleri ise katı olup, amonyaktan elde edilirler.Es gab Weichtiere, darunter Ammoniten und die kalmarartige Belemniten.
Tismurna'daki `ti' bir ön ek olup bir kişi ya da bir yer adını belirtir.Der Name Wartmann weist auf ein Amt oder einen Ort hin.
Park her gün gündüzleri halka açık olup, geceleri kapalıdır.Die Nachnutzung des Geländes ist ein öffentlicher Park, der nachts verschlossen wird.
Köye ulaşımı sağlayan yol topraklı olup bakımsızdır.Die Ausbreitung des Gebietes nach Osten ist spekulativ und nicht gesichert.
Eski ismi Sarısıgırlı olup 1997 yılında köy sakinleri tarafından değiştirilmiştir.Die hier betroffenen Glocken wurden von der Pfarrgemeinde im Jahr 1997 durch neue ersetzt.
Karnı (abdomen, opisthosoma) yeşil, gri veya açık kahverengi olup iki tümseklidir.Von oben nach unten: grün (doppelte Breite), weiß, rot (vierfache Breite), weiß, grün (doppelte Breite).
Türkiye'de de bulunduğu yeni keşfedilmiş alt tür olup 2011 yılında yayımlanmıştır.Sein Buch Nicht ich bin der Fremde wurde 2011 veröffentlicht.
100 Haneli bir köy olup toplam 720 kişi oturmaktadır.Der gesamte Kirchenraum bietet rund 720 Personen Platz.
Şu andaki geçerli geliştiricisi "IceFrog" olup, 2005 yılından beri oyunu geliştirmekte olduğu bilinmektedir.Es handelt sich um die Fortsetzung von Die Unfassbaren – Now You See Me aus dem Jahr 2013.
Manastır Benedikt manastırı olup 10. yüzyılda inşa edilmiştir.Das Kloster soll im 10. Jahrhundert von den Benediktinern gegründet worden sein.
Salonun kapasitesi orijinal olarak 468 olup son yıllarda 426 koltuk bulunmaktadır.Die Kapazität der Halle beträgt 470 Plätze, davon sind 68 Plätze Sitzplätze.
Karnivor olup, diğer balıklar ve su canlıları ile beslenirler.Er ist reich an Fischen und anderen Wassertieren.
Üçüncü camisi inşaat halinde olup taziye evi de yapılmaktadır.Die vierte Seite wurde repariert und bildet das heutige Haus.
9 Ocak 2007 tarihinde kurulmuş olup Savunma Ajansı'nın (防衛庁 Bōei-chō) yerini almıştır.防衛省, Bōei-shō) entstand am 9. Januar 2007 aus der Verteidigungsbehörde (防衛庁, Bōei-chō).
Bu engebeli arazi, yolların virajlı ve bozuk olmasına neden olup mahalledeki ulaşımı zorlaştırmaktadır.Anwohner und Passanten fühlen sich durch den Lärm und die Störung des Verkehrsflusses belästigt.
Testerelerin ilk modelleri oldukça ağır olup iki kişiliktir.Vor allem die Körper der beiden linken sind kräftig und schwer.
Geri kalanlar ise muhtemelen Urartu'nun çöküşünden sonra tamamen ortadan yok olup gitmişlerdir.Diese flohen daraufhin unter Zurücklassung allen schweren Gerätes.
Aynada kendini kontrol ediyor ve bu uzun maratona hazır olup olmadığından emin oluyor.Das Zauntor steht offen, wodurch das Gelände frei begehbar ist.
(İsmi olup, kendisi olmayan bir dağ) Zümrüd-ü Anka: Cinlerin kuş şeklinde olanları.Schichtfugenhöhlen kommen in geschichteten (gebankten) Sedimentgesteinen vor (Tafelländer, Faltengebirge).
Adanın alanı 300 km² olup günümüzde insan yerleşimi yoktur.Die Insel hat eine Fläche von 388 km² und ist unbewohnt.
Lokomotif korunmuş olup bugün Londra'daki Science Museum'da gösterilmektedir.Die Maschine ist erhalten und steht im Londoner Science Museum.
2003 yılında Jean-Pierre Philippe ile evlenmiş olup, 2005 ve 2009 yılında doğmuş olan iki oğlu vardır.Sie ist seit 2009 mit Philippe Katerine liiert, mit dem sie zwei gemeinsame 2011 und 2012 geborene Söhne hat.
Sonraki sezon da başarısız olup yeniden küme düştüler.Die folgende Saison verlief erfolglos und endete mit dem Abstieg.
D-blok elementi olup, bir metaldir.Das Element ist ein Metall und gehört zur 7. Periode, d-Block.
Liman, Hudson Nehri'nin ağzında yer almakta olup dünyanın en büyük doğal limanlarından biridir.Manly liegt am Eingang zum Port Jackson, einem der größten Naturhäfen der Welt.
Kubbeli bir kilise olup dört kolon ve bir büyük, iki küçük kubbeye sahiptir.Die Kirche hat zwei Kuppeln, eine größere und eine kleinere.
Üretimi 1968 yılına kadar sürmüş olup toplam olarak 554 adet üretildi.Sie kam 1985 auf den Markt und wurde bis 2004 insgesamt 605 mal gebaut.
Bir çocuk babası olup 2009 yılı sonunda eşinden boşanmıştır.Er ist verheiratet und seit Ende Mai 2013 Vater einer Tochter.
Bütün olup bitenleri bir rastlantı ile izâha çalışmak saçmalıktır.Es ist schlimm genug, zufällig einen Mord aufzudecken.
Ayrıca Tassilo'nun Garibald'ın oğlu olup olmadığı belirsizdir.Nicht eindeutig geklärt ist, ob auch Horbaef ein Sohn des Cheops war.
Farsça شلوار şalvar biçiminde söylenmekte olup 'pantolon' anlamına gelmektedir.Vom Ziegenbock ist die Bezeichnung „Böckse“ für die Hose abgeleitet.
1946 yılında kurulmuş olup ülkenin en prestijli üniversitesi olarak kabul edilmektedir.Sie wurde 1946 gegründet und zählt zu den renommiertesten Kochschulen weltweit.
Kule, 1985-1992 yılları arasında inşa edilmiş olup 216 metre yüksekliğe sahiptir.Das Gebäude wurde zwischen 2005 und 2009 erbaut und ist 223 Meter hoch.
Azerbaycan Cumhuriyeti sınırları içinde 1929 yılına kadar Arap alfabesine kullanım olup.Das arabische Alphabet wurde in Aserbaidschan bis in die 1920er Jahre verwendet.
Okula bağlı bulunan bir de anasınıfı bulunmakta olup okul içinde hizmet vermektedir.Jene werden auch im Schulhaus ausgehängt und nach Leistung sortiert.
Köprü, 1906 açılmış olup eski Vauxhall Köprüsü'nün yerini almıştır.Die im Jahr 1903 errichtete Brücke führt den Ausschläger Weg über den Südkanal.
Kiremithane Tren İstasyonu'nda istasyon binası bulunmamakta olup yalnızca bekleme durağı bulunmaktadır.Beim Bau der Kremmener Bahn war an dieser Stelle kein Bahnhof vorgesehen.
Köy büyükşehir sınırlarına dahil edilmiş olup, baraj havzası içindedir.Die Ortschaft ist an einem flachen, großen und leicht geneigten Felsplateau angelehnt.
Arazinin çoğu dağlık olup cüzi bir kısmını yaylalar meydana getirmektedir.In den Bergen gibt es häufige Niederschläge, die eine Vielzahl von Bächen entspringen lassen.
Kasabanın 889 nüfusu olup Polonya'nın en küçük bölgelerinden biridir.Das Dorf hat 838 Einwohner und ist damit das kleinste Dorf der Gemeinde.
Kaçaklar ise daha düzenli ve güçlü ordulara sahip olup tehlike arz ederler.Bei Gefahr bilden sie dichte Gruppen und fliehen.
Günümüzde yaklaşık 6000 farklı grup olup bunların 200'ü küresel alanda faaliyet göstermektedir.Heute sind rund 400 Mitarbeiter in verschiedenen Projekten auf der ganzen Welt beschäftigt.
Günümüzde Van Havaalanı sınırları içinde olup kısmen havaalanı olarak kullanılmaktadır.Ein Teil wird heute als ziviler Flugplatz genutzt, hauptsächlich zum Luftsport.
MÖ 6. ya da 7. yüzyıla ait olup Sayda lahitlerinin en eskisidir.Täfertingen wurde vermutlich bereits im 6. oder 7. Jahrhundert gegründet und ist damit der älteste Ortsteil.
Olguların, var olup yok olabildikleri için içeriksiz olup olmadıklarını sorgulamıştır.Wir zitterten, ob sie durchkomme oder nicht.
Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup çok sayıda minibüs hattıyla sağlanmaktadır.Ihre Siedlungsgebiete werden durch Straßenbau und eine Vielzahl von Minenprojekten bedroht.
Vaktim olup olmadığını bilmiyorum.Je ne sais pas si j'ai le temps.
Gitmeden önce tüm kapıların kilitli olup olmadığını kontrol edin.Vérifiez bien que toutes les portes sont fermées à clef avant que vous ne partiez.
Onun aynı fikirde olup olmadığı kesin değil.Ce n'est pas sûr qu'il soit d'accord.
Bunun doğru olup olmadığını bilmek istiyorum.Je voudrais savoir si c'est vrai.
Bu hipotezin geçerli olup olmadığını düşünmemiz lazım.Nous devrions réfléchir à si l'hypothèse est valable ou pas.
Telefonunuzun toplantı salonunda olup olmadığına baktınız mı?Avez-vous vérifié si votre téléphone était dans la salle de réunion ?
Avrupa taraftarı olup, Robert Schuman'a yakınlığıyla bilinir.Pro-Européen, il devient proche de Robert Schuman.
Üç yılda toplam ölü sayısı 270.000 olup normal ölüm oranınından yaklaşık 150.000 daha fazlaydı.On compte 270 000 morts en 3 ans c'est-à-dire environ 150 000 de plus que la mortalité normale.
İran'daki eski havaalanlarından biri olup, 1938 yılında açılmıştır.Cet aéroport est l'un des plus anciens aéroports en Iran, qui a été inauguré en 1938.
Tokyo MX 30 Nisan 1993 tarihinde kurulmuş olup ve 1 Kasım 1995 tarihinde yayına başlamıştır.Tokyo MX a été fondé le 30 avril 1993, et les premières diffusions ont commencé le 1er novembre 1995.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
olup ile cümle - Sayfa 41 - olup kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App