Tokyo metrosu 30 Aralık 1927 tarihinde açılmış olup Asya'nın ilk metro sistemidir.Als erste U-Bahn in Asien wurde am 30. Dezember 1927 die U-Bahn Tokio eröffnet.
1846'da kurulmuş olup, Birleşik Devletler'in en eski gazetelerindendir.Sie wurde 1846 gegründet und ist somit eine der ältesten Tageszeitungen des Landes.
Evli olup Lahey'de yaşamaktadır ve Hollanda Protestan Kilisesi'nin üyesidir.Dalen ist verheiratet, wohnt in Houten und ist Mitglied der Protestantischen Kirche der Niederlande.
Zaferden emin olan haçlılar ihtiyatsız bir halde olup içki ve eğlenceye dalmışlardı.Die daheimgebliebenen Angehörigen der Pilger zogen ihnen entgegen und brachten Speis und Trank mit.
Bu anekdotun doğru olup olmadığı bilinmemektedir.(Ich habe keine Ahnung, ob diese Anekdote geschützt ist oder nicht.
Duazdeh Farsça olup oniki (12) anlamına gelmektedir.Die Art ist eingeschlechtig zweihäusig (diözisch).
Kilise olup bitenlere karşı tamamen kayıtsız kalmaktaydı.Der Kirchenstreit wurde ihm schließlich völlig gleichgültig.
Ontario Gölü'nün kıyısında olup birkaç önemli limana sahiptir.Am Ontario-See entstanden ebenfalls mehrere wichtige Häfen.
Kanalizasyon çalışmasının ise ihalesi verilmiş olup, süreç devam etmektedir.Einzig das Heizungsgebäude wurde erhalten und ist weiter in Funktion.
Resmi adı İspanyolca República Bolivariana de Venezuela olup Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti anlamına gelir.Er lautet jetzt Bolivarische Republik Venezuela, original: República Bolivariana de Venezuela.
Şimdiki haliyle Anfield Stadı 45.000 kapasiteli olup UEFA 4-yıldızlı stad olarak kabul edilmiştir.Es bietet aktuell 41.507 Zuschauern Platz und wird von der UEFA in die Kategorie 4 eingeordnet.
Logos yasasına göre olup örtmektedir.Das Logo ist rechtlich geschützt.
Taşkent metrosu üç hattan oluşmakta olup, 36.2 kilometre uzunluktadır ve 29 istasyon bulunmaktadır.Die Taschkenter Metro hat derzeit eine Betriebslänge von 36,2 km und verfügt über 29 Stationen.
Büyük olup genellikle çok süslüdürler.Sie stören und sind meist wichtig.
Camisi olup görevlisi yoktur.Die Kellnerin hat nichts zu tun.
Romanın ilk baskısı, Goethe’nin adını taşımayıp, yani anonim olup, bir editörün kısa önsözü ile başlamıştır.Die erste Auflage des Romans erschien anonym und begann mit der kurzen Einleitung eines „Herausgebers“.
Kitap 13 cm x 19 cm ve 191 sayfa olup ilk basımı 1999 yılında yapılmıştır.Die Bücher hatten ein Format von 8,9 cm × 12,7 cm, die erste Ausgabe erschien 1919 für 5 Cent.
Tacitus olup bitenleri ayrıntılı bir şekilde anlatır.Akribisch lasse ich mich auf Details ein.
Geleneksel edebiyatları sözlü olup menkıbe (unipkaat) ile hikâyelerden (quliat) oluşur.Uwe Boelken: Akten und Urkunden zur Witzheldener Geschichte.
Şirket, 1960 yılında Samyang Tire adıyla kurulmuş olup Kumho Asiana Group'un yan kuruluşudur.Das Unternehmen wurde 1960 gegründet und ist Teil der südkoreanischen Kumho Asiana Group.
Katif, Doğu Arabistan'ın en eski yerleşim birimlerinden biri olup tarihi M.Ö. 3500 yılına kadar gitmektedir.Qatif ist eine der ältesten Siedlungen in der Region, deren Geschichte bis 3500 Jahre v. Chr. zurückreicht.
Vücut uzun silindir şeklinde olup, yılana benzer.Sein Kopf ist langgezogen und ähnelt dem einer Schlange.
Bunların 549'u hane halkı olup şehirde toplam 390 aile vardır.In der Stadt gibt es 359 Männer und 363 Frauen.
2005 yılında Japonya'nın Tokyo Verdy 1969 takımına transfer olup gollerine devam etmiştir.2005 wechselte er zu Tokyo Verdy 1969 in die japanische J. League.
Hayatta olup olmadığı bilinmemektedir.Es ist unklar, ob er noch lebt.
Eski adı İlevür olup Oluklu adını daha sonra almıştır.Conway gefiel der neue Name, sodass er ihn später übernahm.
Dindar bir Müslüman olup, konuşmalarında sıkça Allah'ı anmaktadır.Gott ist Geist, der ein Wort erzeugt und dabei Verbindung wahrt.
Tamamlanan eser 814 minyatür içermekte olup altı cilttir.Das Werk umfasst sechs Bände und enthält 814 Miniaturen.
Arbreşlerin çoğu , göçmen olup genellikle Kosova ve Arnavutluk kökenlidir.Die wenigen Einwanderer sind meist Albaner aus dem Kosovo und Mazedonien.
Tasarımı beş yıl ve yapımı beş yıl sürmüş olup maliyeti toplam 100 milyon dolardır.Die Bauarbeiten dafür dauerten noch einmal 5 Jahre und verschlangen 500 Mio. $.
Kazılarda ağırlık mezarlık kesimine verilmiş olup çalışmalar boyunca 201 mezar ortaya çıkarılmıştır.Nach den ersten Säuberungsarbeiten wurden bei einer schweren Schändung 20 Grabsteine zerschlagen.
Bu vize 30 gün geçerli olup, 60 güne kadar genişletilebilir.Die Verordnung ist auf 60 Tage befristet und kann um weitere 60 Tage verlängert werden.
Postfix'in kaynak kodu IBM Public License adı altında olup ve böylece bağımsız yazılım onlanıdır.Der Quellcode von Postfix steht unter der IBM Public License zur Verfügung und ist damit freie Software.
Havarayın inşaatına 2012 yılında başlanmış olup Türk şirketi Polimeks tarafından gerçekleştirilmektedir.Sie wurde ab 2012 von der türkischen Baufirma Polimeks errichtet.
Ülkemizde olup bitenlere bir baksanıza!In: Wie wir unsere Heimat sehen.
Bina 183 metre uzunlukta ve 118 metre genişlikte olup 1,8 hektarlık bir alanı kaplar.Das Gebäude ist 184 Meter lang, 118 Meter breit und bedeckt eine Fläche von etwa 1,8 Hektar.
Şirket Ekim 1983 tarihinde quattro GmbH adıyla kurulmuş olup 2016 yılında Audi Sport GmbH adını almıştır.Im November 2016 wurde die quattro GmbH in Audi Sport GmbH umbenannt.
Abbottabad nispeten küçük bir şehir olup sağlam bir altyapıya sahiptir.Die Stadt Abbottabad ist klein und gut organisiert.
Kompleksin inşaatına 15 Temmuz 2009 tarihinde başlamış olup 12 Ekim 2013 tarihinde tamamlanmıştır.Der Bau wurde am 15. Juli 2009 gestartet und eröffnete am 12. Oktober 2013.
Ancak kendisinin mason olup olmadığını açıklamaktan ısrarla kaçındı.Er berichtete ihr, dass er nicht wusste, ob Massai noch am Leben war.
Ancak bu cemaatlerin ne kadarının Karakeçili aşiretine bağlı olup olmadığı belli değildir.Dabei spiele es keine Rolle, wie groß dieses Stück Land sei.
Şirket, 1938 yılında kurulmuş olup 2010 yılında Deutsche Bahn tarafından satın alınmıştır.Arriva ihrerseits wurde 2010 von der Deutschen Bahn aufgekauft.
Çiçekler genellikle hermafrodit olup, hem erkek hem dişi organ aynı çiçek üzerinde bulunur.Die Blüten sind homogam, das bedeutet, dass weibliche und männliche Blütenorgane gleichzeitig reifen.
15 oyuncu 1 Ocak 1993 ve sonrası doğumlu olup, 3 oyuncu da daha yaşlı oyunculardan seçilebilmektedir.Spielberechtigt sind Spieler, die nach dem 1. Januar 1993 geboren wurden, und drei ältere Spieler.
Uçak Learjet 25 üzerinden geliştirilmiş olup ilk uçuşunu 22 Ağustos 1973 tarihinde gerçekleştirmiştir.Der Erstflug des Learjet 35 fand am 22. August 1973 statt.
Tokyo özel bir statüye sahip olup bunlara ek olarak 23 özel semte ayrılır.Die 23 Bezirke Tokios haben eine Sonderstellung und zählen nicht zu den Bezirken in diesem Sinn.
Şehirler (si 시), illere bağlı en kalabalık bölümler olup Nampo özel şehir (tukkupsi 특급시) statüsüne sahiptir.Meistens führen Heimatvereine den Namen einer Ortschaft (seltener einer Großstadt oder einer Region) im Namen.
Kale, günümüzde restore edilmiş olup ziyaretçilere açıktır.Die Anlage wurde restauriert und ist heute Besuchern zugänglich.
Gözleri büyük olup iyi görürler.Sie haben große, gute Augen.
Madalya gümüş kaplama olup 5000 sterlinlik bir para ödülü ile birlikte verilmektedir.Die Preis besteht aus einer Silbermedaille und einem Preisgeld von 1000 Britischen Pfund.
Rusya tarafından geliştirilmiş olup ilk kez Afganistan savaşında kullanılmıştır.Diese wurden erstmals während des Afghanistankrieges eingesetzt.
Plants vs. Zombies serisinin üçüncü oyunu olup, Plants vs. Zombies oyununun devam oyunudur.Zombies spielen eine wichtige Rolle in Plants vs. Zombies.
Fatih zamanında da dîvân her gün toplanmakta olup, haftada dört gün padişahın huzaruna arza girilirdi.Typischerweise trat der Landtag alle vier Jahre auf Einladung des Herzogs zusammen.
Bu iletinin hala var olup olmadığı bilinmemektedir.Es ist unbekannt, ob diese Version noch existiert.
Ne olup bittiğini anlamak için etrafı kontrol eder.So kehrt er um, um zu sehen, was passiert ist.
Burma, İsrail'i tanıyan ilk Asya ülkesi olup diplomatik ilişkileri devam etmektedir.Liberia gehörte auch zu den ersten Staaten Afrikas, die diplomatische Beziehungen zu Israel unterhielten.
Bu kervansarayın restorasyonu tamamlanmış olup günümüzde otel olarak hizmet vermektedir.Nach der Sanierung des verfallenen Bauwerkes dient es heute als Hotel.
Fakat eşlerinin arası açık olup ve birbirleriyle kavgalı oldukları için Kral İldibad.Die Sozialisten zerstritten sich öffentlich und beschimpften sich gegenseitig.
Şehrin nüfusu 2010 yılı itibarı ile 61,747 olup Yakutistan'ın ikinci büyük şehridir.Sie hat 61.747 (Stand 14. Oktober 2010) Einwohner und ist damit nach Jakutsk die zweitgrößte Stadt Jakutiens.
Teslim olup şehir kapılarını açtı.Die Bewohner kapitulierten und öffneten die Tore.