Akhilleus ise o sırada barakasında dinlenmektedir ve olup bitenlerden haberi yoktur.藤原雅子(ふじわらのまさこ),生卒年不详。
Ülkemizde olup bitenlere bir baksanıza!因此請務必留意生於現世的當中的行為。
Ancak gece olup bitenleri hatırlayamamaktadır.沒亭夜(二合)沒亭夜(二合)。
Robert Gellately, Alman nüfusunun olup bitenden haberdar olduğunu belirtti.罗伯特·盖拉特莱(英语:Robert Gellately)认为德国民众从总体上来讲是知情的。
Ancak gece olup bitenleri hatırlayamamaktadır.그러나 밤에 운다는 말은 듣지 못하였다.
Robert Gellately, Alman nüfusunun olup bitenden haberdar olduğunu belirtti.로버트 Gellately는 대부분의 독일 민간인이 어떤 일이 일어나고 있는지 알고 있다고 주장했다.
Olup biten, olgu olan, olayların durumunun varlığıdır.상황(狀況)은 일이 되어가는 모양이나 형편, 상태를 말한다.
Dünya olup biten her şeydir.세계는 일어나는 모든 것이다.
Olup biten, olgu olan, olayların durumunun varlığıdır.מה שקורה, העובדה, הוא קיום מצב-דברים.
Olup bitenlerin ne anlama geldiğini bilmek isteyen izleyicileri temsil ediyorlar.הם מייצגים את הקהל, שרוצה לדעת מה המשמעות של דברים".
Ülkemizde olup bitenlere bir baksanıza!Какво видях и преживях в Америка.
Ülkemizde olup bitenlere bir baksanıza!Uvršten je u Tko je tko u Americi.
Olup biten, olgu olan, olayların durumunun varlığıdır.2 See, millega on tegu, tõsiasi, on asjaolude olemasolu.
22 dakikalık sitcom dizileri, üç reklam arası ve bir kahkaha sesiyle olup biten sorunlar bekliyorsunuz.22분 동안 웃고, 광고하는 동안 잠깐 쉬었다가, 웃는 시트콤 같은 문제를 선호합니다.
22 dakikalık sitcom dizileri, üç reklam arası ve bir kahkaha sesiyle olup biten sorunlar bekliyorsunuz.CM3回と笑い声付きです このように話していますが
22 dakikalık sitcom dizileri, üç reklam arası ve bir kahkaha sesiyle olup biten sorunlar bekliyorsunuz.Očekáváte, že malé problémy jakoby ze sitcomu se uzavřou za 22 minut, pak přijdou tři reklamy a umělý smích.
22 dakikalık sitcom dizileri, üç reklam arası ve bir kahkaha sesiyle olup biten sorunlar bekliyorsunuz.Oczekujesz rozwiązania w 22 minuty, z 3 przerwami na reklamę i śmiechem w tle.
22 dakikalık sitcom dizileri, üç reklam arası ve bir kahkaha sesiyle olup biten sorunlar bekliyorsunuz.Очакваш проблеми като в сериалите, които се оправят за 22 минути, 3 паузи и смешна песен.
22 dakikalık sitcom dizileri, üç reklam arası ve bir kahkaha sesiyle olup biten sorunlar bekliyorsunuz.אתם מצפים לבעיות בגודל פרק בסדרת סיטקום שמתמצות ב-22 דקות, שלוש הפסקות פרסומת ופס קול של צחוק.
22 dakikalık sitcom dizileri, üç reklam arası ve bir kahkaha sesiyle olup biten sorunlar bekliyorsunuz.إنك تتوقع المشكلات الهزلية التي تنتهي في 22 دقيقة 3 استراحات إعلانية ووصلة من الضحك.
Ama Afrika öyküsü ve benim asıl değineceklerim, Güney Afrika'nın ötesindedir, çünkü olup biten çok şey var.Aber die Geschichte von Afrika, und mein Fokus, liegen jenseits von Südafrika, denn es passiert so viel.
Ama Afrika öyküsü ve benim asıl değineceklerim, Güney Afrika'nın ötesindedir, çünkü olup biten çok şey var.Afrika je však viac než len JAR a práve na to sa chcem zamerať, pretože sa v nej toho deje tak mnoho.
Ama Afrika öyküsü ve benim asıl değineceklerim, Güney Afrika'nın ötesindedir, çünkü olup biten çok şey var.Ale historia Afryki i moje zainteresowanie wykracza poza RPA, ponieważ dzieje się tam o wiele więcej.
Ama Afrika öyküsü ve benim asıl değineceklerim, Güney Afrika'nın ötesindedir, çünkü olup biten çok şey var.하지만 제가 관심갖는 아프리카 이야기는 남아공에 국한된것이 아닙니다 왜냐하면 지금 많은 일이 일어나고 있기 때문이죠.
Ama Afrika öyküsü ve benim asıl değineceklerim, Güney Afrika'nın ötesindedir, çünkü olup biten çok şey var.Ma la storia dell'Africa, e la mia attenzione è al di là del Sudafrica perché succedono molte cose.
Ama Afrika öyküsü ve benim asıl değineceklerim, Güney Afrika'nın ötesindedir, çünkü olup biten çok şey var.Αλλά η ιστορία της Αφρικής και η δική μου εστίαση, είναι πέρα από τη Ν. Αφρική επειδή συμβαίνουν πάρα πολλά.
Ama Afrika öyküsü ve benim asıl değineceklerim, Güney Afrika'nın ötesindedir, çünkü olup biten çok şey var.Но история Африки и моё внимание находится за пределами Южной Африки, так как там столько всего происходит.
Ama Afrika öyküsü ve benim asıl değineceklerim, Güney Afrika'nın ötesindedir, çünkü olup biten çok şey var.Но историята на Африка, а и моят фокус, е отвъд Южна Африка, защото там се случва толкова много.
Ama Afrika öyküsü ve benim asıl değineceklerim, Güney Afrika'nın ötesindedir, çünkü olup biten çok şey var.אך הסיפור של אפריקה, והמיקוד שלי, הם מעבר לדרום אפריקה כי כל כך הרבה דברים קורים
Ama Afrika öyküsü ve benim asıl değineceklerim, Güney Afrika'nın ötesindedir, çünkü olup biten çok şey var.ولكن قصة افريقيا، ومحور إهتمامي، هو أبعد من جنوب أفريقيا ﻷن هنالك كثير من الذي يحصل.
Ama Afrika öyküsü ve benim asıl değineceklerim, Güney Afrika'nın ötesindedir, çünkü olup biten çok şey var.たくさんのことが起きています 明らかに、ナイジェリアはホットスポットでしょう
Arkasında tüm olup biteni görebilirsiniz, sahnede sergilenenleri de.여러분은 그것의 배후를 볼 수가 있어요 그리고 그 배후에서 어떤 일들이 벌어지는 지 알 수 있습니다
Arkasında tüm olup biteni görebilirsiniz, sahnede sergilenenleri de.lehet látni, lehet látni mi megy a színfalak mögött.
Arkasında tüm olup biteni görebilirsiniz, sahnede sergilenenleri de.Można przejrzeć to wszystko i sprawdzić, co dzieje się za kulisami.
Arkasında tüm olup biteni görebilirsiniz, sahnede sergilenenleri de.Potete vedere quello che sta dietro, e vederne la facciata.
Arkasında tüm olup biteni görebilirsiniz, sahnede sergilenenleri de.אפשר לראות מבעד לכל זה, ולראות מה קורה מאחורי החזות החיצונית.
Arkasında tüm olup biteni görebilirsiniz, sahnede sergilenenleri de.يمكنك رؤية خلف كل ذلك، ورؤية ما يجري في واجهتها.
Arkasında tüm olup biteni görebilirsiniz, sahnede sergilenenleri de.内側で行われていること全てです それで彼女はそれを本物のフェイクと読んだのです
Artık olup bitene ilgi vardı.Byl zájem o náš projekt.
Artık olup bitene ilgi vardı.C'era interesse per quello che stava succedendo.
Artık olup bitene ilgi vardı.Có một điều thú vị nằm trong những điều đã diễn ra.
Artık olup bitene ilgi vardı.Det fanns ett intresse i vad som pågick.
Artık olup bitene ilgi vardı.És érdekelte őket, hogy mi is történik.
Artık olup bitene ilgi vardı.Es gab ein Interesse daran, was passierte.
Artık olup bitene ilgi vardı.Había interés en lo que estaba pasando.
Artık olup bitene ilgi vardı.Havia um interesse no que estava a acontecer.
Artık olup bitene ilgi vardı.Iedereen was geïnteresseerd in wat er gaande was.
Artık olup bitene ilgi vardı.Il y avait de l'intérêt pour ce qui se passait.
Artık olup bitene ilgi vardı.Istniało zainteresowanie tym, co się działo.
Artık olup bitene ilgi vardı.무슨 일이 진행이 되고 있는지 관심이 쏠렸던 것이죠.
Artık olup bitene ilgi vardı.Ljudi je zanimalo, kaj se dogaja.
Artık olup bitene ilgi vardı.Mereka tertarik dengan apa yang terjadi.
Artık olup bitene ilgi vardı.Υπήρχε ενδιαφέρον γι' αυτό που συνέβαινε.
Artık olup bitene ilgi vardı.Всіх цікавило, що відбувається.
Artık olup bitene ilgi vardı.Имаше интерес към това, което се случваше.
Artık olup bitene ilgi vardı.היה עניין במה שקורה.
Artık olup bitene ilgi vardı.كان يوجد اهتمام كبير بما كان يجري
Artık olup bitene ilgi vardı.このすばらしい女性、ファティマ・マガラニはこの現象で大きな役割を持っていました
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.아비멜렉이 그 아침에 일찌기 일어나 모든 신복을 불러 그 일을 다 말하여 들리매 그 사람들이 심히 두려워하였더라
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.Vua A-bi-mê-léc dậy sớm , đòi các tôi_tớ mình đến , thuật lại hết mọi lời , thì họ lấy_làm kinh_ngạc .