Ana içeriğe geç
Sözlük

olup biten ile cümle

olup biten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.In vsi ljudje, ki so se sešli to gledat, ko vidijo, kaj se godi, si trkajo na prsi ter se vračajo.
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.이를 구경하러 모인 무리도 그 된 일을 보고 다 가슴을 두드리며 돌아가고
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.А всичките множества, надошли на това зрелище, като виждаха какво стана, връщаха се биещи се в гърди.
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.И весь народ, сшедшийся на сие зрелище, видя происходившее, возвращался, бия себя в грудь.
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.І ввесь народ, що зійшов ся на сю дивовижу, побачивши, що сталось, бючи себе в груди, вертав ся.
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.וכל המון העם אשר התאספו יחד למראה הזה בהביטם אל כל אשר נעשה תופפו על לבביהם וישובו׃
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.وكل الجموع الذين كانوا مجتمعين لهذا المنظر لما ابصروا ما كان رجعوا وهم يقرعون صدورهم.
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.聚 集 觀 看 的 眾 人 、 見 了 這 所 成 的 事 、 都 捶 著 胸 回 去 了
Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler.聚集觀 看 的 眾人 、 見 了 這 所 成 的 事 、 都 捶著 胸 回去 了
Olup biten budur.Asta se intampla.
Olup biten budur.Ecco cosa succede.
Olup biten budur.Esto es lo que está pasando.
Olup biten budur.Et voilà ce qui se passe.
Olup biten budur.이것이 현실 입니다.
Olup biten budur.So sieht das aus.
Olup biten budur.Tak właśnie się dzieje.
Olup biten budur.Вот что происходит.
Olup biten budur.Ето какво става.
Olup biten budur.זה מה שקורה.
Olup biten budur.هذا ما يحصل
Olup biten budur.左がアメリカ 右がアフリカのものです
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.A chlapec nevedel o ničom: len Jonatán a Dávid vedeli o veci.
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.A deček ni vedel ničesar, samo Jonatan in David sta vedela, kaj to pomeni.
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.A gyermek pedig semmit sem értett, hanem csak Jonathán és Dávid értették e dolgot.
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.(Ale chłopiec nic nie wiedział, tylko Jonatan i Dawid wiedzieli, co się działo.)
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.Băiatul nu ştia nimic: numai Ionatan şi David înţelegeau lucrul acesta.
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.Eikä poika tiennyt asiasta mitään; ainoastaan Joonatan ja Daavid tiesivät sen.
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.Hij begreep natuurlijk niet wat Jonathan bedoelde; alleen David en Jonathan wisten dat.
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.Ia sama sekali tidak mengerti maksud kata-kata Yonatan itu, hanya Yonatan dengan Daudlah yang mengerti
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.Il ragazzo non aveva capito niente; soltanto Giònata e Davide sapevano la cosa
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.그 아이는 아무런지 알지 못하고 요나단과 다윗만 그 일을 알았더라
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.Le garçon ne savait rien; Jonathan et David seuls comprenaient la chose.
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.Men gossen visste icke varom fråga var; allenast Jonatan och David visste det.
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.Men gutten visste ikke om noget; det var bare Jonatan og David som visste hvad det gjaldt.
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.Og Drengen vidste ikke noget, thi kun Jonatan og David kendte Sammenhængen.
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.O moço, porém, nada percebeu; só Jônatas e Davi sabiam do negócio.
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.(Pachole pak nic nevědělo, toliko Jonata a David věděli, co se jedná.)
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.Pero el muchacho no entendió nada; solamente Jonatán y David entendían el asunto
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.Und der Knabe wußte nichts darum; allein Jonathan und David wußten um die Sache.
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.Vả , tôi_tớ chẳng biết chi cả , song Ða - vít và Giô-na-than hiểu_biết điều đó là gì .
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.Vả, tôi tớ chẳng biết chi cả, song Ða-vít và Giô-na-than hiểu biết điều đó là gì.
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.Το παιδαριον ομως δεν ηξευρεν ουδεν μονος ο Ιωναθαν και ο Δαβιδ ηξευρον την υποθεσιν.
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.Но момчето не знаеше нищо; само Ионатан и Давид знаеха работата.
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.Отрок же не знал ничего; только Ионафан и Давид знали, в чем дело.
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.והנער לא ידע מאומה אך יהונתן ודוד ידעו את הדבר׃
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.والغلام لم يكن يعلم شيئا واما يوناثان وداود فكانا يعلمان الامر.
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.童 子 卻 不 知 道 這 是 甚 麼 意 思 . 只 有 約 拿 單 和 大 衛 知 道
Olup bitenden habersizdi. Olanları yalnız Yonatanla Davut biliyordu.童子 卻 不知道 這是 甚麼意思 . 只有 約拿單 和 大衛 知道
Olup biten iki şey var.1つは 赤ちゃんは熱心に私たちに耳を傾け
Olup biten iki şey var.Ada dua hal yang terjadi.
Olup biten iki şey var.Có hai điều đang xảy ra.
Olup biten iki şey var.Dějí se tam dvě věci.
Olup biten iki şey var.Dejú sa dve veci.
Olup biten iki şey var.Două lucruri se petrec.
Olup biten iki şey var.Dve stvari.
Olup biten iki şey var.Dzieją się 2 rzeczy.
Olup biten iki şey var.Er gebeuren twee dingen.
Olup biten iki şey var.Están pasando dos cosas.
Olup biten iki şey var.Há duas coisas acontecendo.
Olup biten iki şey var.Il se passe 2 choses.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod