Ana içeriğe geç
Sözlük

olup biten ile cümle

olup biten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
İzin verin size Venezuela'da olup bitenlerle ilgili yönetimin düşüncelerini aktarayım.Pozwólcie, że podzielę się refleksjami rządu na temat tego, co dzieje się obecnie w Wenezueli
İzin verin size Venezuela'da olup bitenlerle ilgili yönetimin düşüncelerini aktarayım.Rad bi delil z vami mnenje administracije... o dogodkih, ki so se odvili v Venezueli.
İzin verin size Venezuela'da olup bitenlerle ilgili yönetimin düşüncelerini aktarayım.Επιτρέψτε μου να μοιραστώ μαζί σας τις σκέψεις της διοίκησης... για το τι συμβαίνει στη Βενεζουέλα.
İzin verin size Venezuela'da olup bitenlerle ilgili yönetimin düşüncelerini aktarayım."Бих искал да споделя мнението на правителството за това, което се случва във Венецуела.
İzin verin size Venezuela'da olup bitenlerle ilgili yönetimin düşüncelerini aktarayım.Позвольте поделиться с вами мыслями администрации о том, что произошло в Венесуэле
İzin verin size Venezuela'da olup bitenlerle ilgili yönetimin düşüncelerini aktarayım.תנו לי לשתף אתכם במחשבות הממשל
İzin verin size Venezuela'da olup bitenlerle ilgili yönetimin düşüncelerini aktarayım.チャベス政権がこの危機を 引き起しました
Kadınlar daha yoldayken nöbetçi askerlerden bazıları kente giderek olup bitenleri başkâhinlere bildirdiler.Když pak ony odešly, aj, někteří z stráže přišedše do města, oznámili předním kněžím všecko, co se stalo.
Kadınlar daha yoldayken nöbetçi askerlerden bazıları kente giderek olup bitenleri başkâhinlere bildirdiler.여자들이 갈제 파숫군 중 몇이 성에 들어가 모든 된 일을 대제사장들에게 고하니
Kadınlar daha yoldayken nöbetçi askerlerden bazıları kente giderek olup bitenleri başkâhinlere bildirdiler.Когда же они шли, то некоторые из стражи, войдя в город, объявили первосвященникам о всем бывшем.
Kadınlar daha yoldayken nöbetçi askerlerden bazıları kente giderek olup bitenleri başkâhinlere bildirdiler.Як же йшли вони, аж ось деякі з сторожі, прийшовши в город, сповістили архиєреїв про все, що сталось.
Kadınlar daha yoldayken nöbetçi askerlerden bazıları kente giderek olup bitenleri başkâhinlere bildirdiler.ויהי בלכתן והנה אנשים מן המשמר באו העירה ויגידו לראשי הכהנים את כל הנעשה׃
Kadınlar daha yoldayken nöbetçi askerlerden bazıları kente giderek olup bitenleri başkâhinlere bildirdiler.وفيما هما ذاهبتان اذا قوم من الحراس جاءوا الى المدينة واخبروا رؤساء الكهنة بكل ما كان.
Kadınlar daha yoldayken nöbetçi askerlerden bazıları kente giderek olup bitenleri başkâhinlere bildirdiler.他 們 去 的 時 候 、 看 守 的 兵 、 有 幾 個 進 城 去 、 將 所 經 歷 的 事 、 都 報 給 祭 司 長
Kadınlar daha yoldayken nöbetçi askerlerden bazıları kente giderek olup bitenleri başkâhinlere bildirdiler.他 們去 的 時候 、 看守 的 兵 、 有 幾個進 城去 、 將所經歷 的 事 、 都報給 祭司 長
(Kahkahalar) Ve etrafında olup bitenle biraz daha fazla ilgilenmeye karar veriyor.(latter) og hun bestemmer sig for at være lidt mere bevidst om sine omgivelser.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.A oni też powiedzieli, co się stało w drodze, i jako go poznali w łamaniu chleba.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.A oni zase rozprávali, čo zkúsili na ceste, a jako ho poznali pri lámaní chleba.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.Então os dois contaram o que acontecera no caminho, e como se lhes fizera conhecer no partir do pão.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.És ezek is elbeszélék, mi történt az úton, és miképen ismerték meg õk a kenyér megszegésérõl.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.Essi poi riferirono ciò che era accaduto lungo la via e come l'avevano riconosciuto nello spezzare il pane
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.In onadva pripovedujeta, kaj se je zgodilo na poti in kako sta ga spoznala, ko je kruh prelomil.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.I vypravovali oni také to, co se stalo na cestě, a kterak ho poznali v lámání chleba.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.Ja itse he kertoivat, mitä oli tapahtunut tiellä ja kuinka he olivat hänet tunteneet, kun hän mursi leivän.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.두 사람도 길에서 된 일과 예수께서 떡을 떼심으로 자기들에게 알려지신 것을 말하더라
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.Og de fortalte, hvad der var sket på Vejen, og hvorledes han blev kendt af dem, idet han brød Brødet.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.Og de fortalte hvad som var skjedd på veien, og hvorledes han blev kjent av dem da han brøt brødet.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.Rồi hai người thuật lại sự đã xảy đến khi đi đường , và nhìn biết Ngài lúc bẻ bánh ra là thể_nào .
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.Rồi hai người thuật lại sự đã xảy đến khi đi đường, và nhìn biết Ngài lúc bẻ bánh ra là thể nào.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.Şi au istorisit ce li se întîmplase pe drum, şi cum L-au cunoscut la frîngerea pînii.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.Και αυτοι διηγουντο τα εν τη οδω και πως εγνωρισθη εις αυτους, ενω εκοπτε τον αρτον.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.И они рассказывали о происшедшем на пути, и как Он был узнан ими в преломлении хлеба.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.І розповіли вони, що сталось у дорозї, і як пізнали Його в ламанню хлїба.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.Те пък разправиха станалото по пътя, и как Го познаха, когато разчупваше хляба.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.ויספרו גם הם את אשר נעשה להם בדרך ואיך הכירהו בבציעת הלחם׃
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.واما هما فكانا يخبران بما حدث في الطريق وكيف عرفاه عند كسر الخبز
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.兩 個 人 就 把 路 上 所 遇 見 、 和 擘 餅 的 時 候 怎 麼 被 他 們 認 出 來 的 事 、 都 述 說 了 一 遍
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.兩個人 就 把 路上 所 遇見 、 和 擘餅 的 時候 怎 麼 被 他 們認 出來 的 事 、 都 述說 了 一 遍
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.A kráľ Dávid počul o tom o všetkom a veľmi sa nahneval.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.A król Dawid usłyszawszy o tem wszystkiem, rozgniewał się bardzo.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.A uslyšev král David o těch všech věcech, rozhněval se náramně.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Cuando el rey David oyó todo esto, se enojó mucho
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Da kong David hørte om alt dette, blev han meget vred.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Dávid király pedig hallván mindezeket, felette igen megharaguvék.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Împăratul David a aflat toate aceste lucruri, şi s'a mîniat foarte tare.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.다윗 왕이 이 모든 일을 듣고 심히 노하니라
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Ko pa je kralj David slišal vse to, se je silno srdil.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Kun kuningas Daavid kuuli kaiken tämän, vihastui hän kovin.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Le roi David apprit toutes ces choses, et il fut très irrité.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Men när konung David fick höra allt detta, blev han mycket vred.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Quando o rei Davi ouviu todas estas coisas, muito se lhe acendeu a ira.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Raja Daud mendengar tentang peristiwa itu, dan ia menjadi sangat marah
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Toen koning David hoorde wat er was gebeurd, werd hij erg kwaad.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Vua Ða - vít hay được các điều đó , bèn giận lắm .
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Vua Ða-vít hay được các điều đó, bèn giận lắm.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Ακουσας δε ο βασιλευς Δαβιδ παντα ταυτα τα πραγματα, εθυμωθη σφοδρα.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.А когато цар Давид чу всички тия работи, много се разгневи.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.И услышал царь Давид обо всем этом, и сильно разгневался.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.והמלך דוד שמע את כל הדברים האלה ויחר לו מאד׃
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.ولما سمع الملك داود بجميع هذه الامور اغتاظ جدا.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod