Genç efendiyi kurtarıp bir an önce ölümsüzlük taşıyla birlikte ülkemize dönmeliyiz.Vi må hente Ling og vende tilbage til vort fædreland med udødelighed.
Genç efendiyi kurtarıp bir an önce ölümsüzlük taşıyla birlikte ülkemize dönmeliyiz.Vi måste hämta Ling och återvända till vårt hemland med odödlighet.
Genç efendiyi kurtarıp bir an önce ölümsüzlük taşıyla birlikte ülkemize dönmeliyiz.Πρέπει να τον επαναφέρουμε γρήγορα, και να γυρίσουμε στην πατρίδα με τα μέσα απόκτησης αθανασίας.
Genç efendiyi kurtarıp bir an önce ölümsüzlük taşıyla birlikte ülkemize dönmeliyiz.Надо поскорее найти молодого господина и вернуться на родину, узнав секрет бессмертия.
Gerçekte, bu çalışmaların yaklaşık yarısı olumlu, diğer yarısı da olumsuz sonuç vermiş.50/50에 가까웠습니다. 실제로 실험 결과의 반은 긍정적이었으며, 나머지는 부정적이었습니다.
Gerçekte, bu çalışmaların yaklaşık yarısı olumlu, diğer yarısı da olumsuz sonuç vermiş.A következőket találták.
Gerçekte, bu çalışmaların yaklaşık yarısı olumlu, diğer yarısı da olumsuz sonuç vermiş.Eis o que encontrámos:
Gerçekte, bu çalışmaların yaklaşık yarısı olumlu, diğer yarısı da olumsuz sonuç vermiş.Es war ungefähr 50-50. In Wahrheit war die Hälfte dieser Versuche positiv, die Hälfte negativ.
Gerçekte, bu çalışmaların yaklaşık yarısı olumlu, diğer yarısı da olumsuz sonuç vermiş.Hasilnya terbagi 50-50.
Gerçekte, bu çalışmaların yaklaşık yarısı olumlu, diğer yarısı da olumsuz sonuç vermiş.Połowa wyników była pozytywna, połowa negatywna.
Gerçekte, bu çalışmaların yaklaşık yarısı olumlu, diğer yarısı da olumsuz sonuç vermiş.Skóre bylo přibližně 50 na 50.
Gerçekte, bu çalışmaların yaklaşık yarısı olumlu, diğer yarısı da olumsuz sonuç vermiş.V tomto prípade bol výsledok takýto.
Gerçekte, bu çalışmaların yaklaşık yarısı olumlu, diğer yarısı da olumsuz sonuç vermiş.Στην πραγματικότητα, μισές από αυτές τις μελέτες ήταν θετικές και οι άλλες μισές ήταν αρνητικές.
Gerçekte, bu çalışmaların yaklaşık yarısı olumlu, diğer yarısı da olumsuz sonuç vermiş.І ось, що вони довідались.
Gerçekte, bu çalışmaların yaklaşık yarısı olumlu, diğer yarısı da olumsuz sonuç vermiş.היתה חלוקה של בערך 50-50. חצי מהמחקרים האלה היו חיוביים, וחצי היו שליליים, עד כאן המציאות.
Gerçekte, bu çalışmaların yaklaşık yarısı olumlu, diğer yarısı da olumsuz sonuç vermiş.كانت التجارب الى حد كبير منقسمة الى 50-50 . نصف التجارب كانت ايجابية، و نصفها الآخر سلبية، حقيقةً.
Gerçekte, bu çalışmaların yaklaşık yarısı olumlu, diğer yarısı da olumsuz sonuç vermiş.半分は否定的な結果というのが実状でしたが これらの治験についての査読付き論文を探してみると
Gözüne girmek için ölümsüzlüğe ulaşma yöntemini kullanacaksın.Chcesz go skusić perspektywą nieśmiertelności.
Gözüne girmek için ölümsüzlüğe ulaşma yöntemini kullanacaksın.Du vill locka honom med odödlighet.
Gözüne girmek için ölümsüzlüğe ulaşma yöntemini kullanacaksın.Du vil lokke ham med udødelighed.
Gözüne girmek için ölümsüzlüğe ulaşma yöntemini kullanacaksın.Houkuttelet häntä kuolemattomuudella.
Gözüne girmek için ölümsüzlüğe ulaşma yöntemini kullanacaksın.Quieres usar la inmortalidad para impresionarle.
Gözüne girmek için ölümsüzlüğe ulaşma yöntemini kullanacaksın.Vais usar o método para alcançar a imortalidade para o seduzires.
Gözüne girmek için ölümsüzlüğe ulaşma yöntemini kullanacaksın.Vuoi sapere come ottenere l'immortalità per ingraziartelo.
Gözüne girmek için ölümsüzlüğe ulaşma yöntemini kullanacaksın.Θα τον δελεάσεις με την αθανασία.
Gözüne girmek için ölümsüzlüğe ulaşma yöntemini kullanacaksın.И ты хочешь увлечь его разговорами о бессмертии?
Hastaların olumsuzlama erkek olmamalıdır i Bir şey izin vermeyin anlatmak istiyorum환자의 부정은 남자해서는 안 전 한가지 않게 말하고 싶어
Hastaların olumsuzlama erkek olmamalıdır i Bir şey izin vermeyin anlatmak istiyorumשלילה של חולים לא צריך בנים אני רוצה להגיד לך משהו לא נותנים
Hastaların olumsuzlama erkek olmamalıdır i Bir şey izin vermeyin anlatmak istiyorumيجب أن نفي من المرضى لا الأولاد أنا أريد أن أقول لك شيئا لا تدع
Hastaların olumsuzlama erkek olmamalıdır i Bir şey izin vermeyin anlatmak istiyorumこれはあなたの皮膚の下に入るやこれや あなたはより多くの参照しようとしている
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.A ponejprve jsem se těchto lidí začala bát, cítit k nim negativní emoce.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.A po prvý raz som sa začala báť tejto skupiny ľudí a cítiť niečo zlé voči ním všetkým.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.Ensimmäistä kertaa aloin tuntea pelkoa ja negatiivisia tunteita tätä ihmisryhmää kohtaan.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.És először életemben elkezdtem félni ezektől az emberektől, negatív érzéseim voltak velük szemben.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.In tako sem se prvič začela bati te skupine ljudi in čutiti negativna čustva do cele skupine ljudi.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.생애 처음으로 이 사람들을 두려워하기 시작했고 가난한 모든 사람들에게 부정적인 감정을 가지게 되었습니다.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.Và lần đầu tiên, tôi bắt đầu sợ nhóm người này và cảm giác tiêu cực tới cả nhóm.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.И за първи път започнах да се страхувам от тази група хора и да изпитвам негативни емоции към цяла група хора.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.І вперше я почала відчувати страх до цієї групи людей та відчувати негативні емоції стосовно цієї групи людей.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.והתחלתי לחשוש מקבוצת האנשים הזו ולחוש תחושות שליליות כלפי קבוצת אנשים שלמה.
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.وللمرة الاولى بدأت اخاف مجموعة الاشخاص تلك - الفقراء - وبدأت اشعر بمشاعر سلبية تجاه مجموعة كبيرة من البشر
Hayatımda ilk defa yoksul insanlardan korkmaya ve onlara karşı olumsuz duygular beslemeye başlamıştım.貧しい人たちに対する恐れと 不快感を感じるようになりました 脳裏に浮かんだのは一列に並んだ人々が
Hayatın tamamı acı çekmektir. Bu hayatının tamamının olumsuz olduğu anlamına gelmez.삶은 고통입니다. 이것은 삶이 부정적이라는 뜻은 아닙니다.
Hayatın tamamı acı çekmektir. Bu hayatının tamamının olumsuz olduğu anlamına gelmez.כל החיים הם סבל. אין זה אומר שהחיים שליליים.
Hayatın tamamı acı çekmektir. Bu hayatının tamamının olumsuz olduğu anlamına gelmez.أنه كون الحياة كلها معاناة ، لايعني أن الحياة كلها سلبية
Hayatın tamamı acı çekmektir. Bu hayatının tamamının olumsuz olduğu anlamına gelmez.いろんな出来事があります
Haydi! - Olumsuz.Allez !
Haydi! - Olumsuz.- B negatív.
Haydi! - Olumsuz.Skynda på!
Haydi! - Olumsuz.Εμπρός!
Haydi! - Olumsuz.سلبى ب
Hepsi bana verdiğin bu ölümsüz beden sayesinde.A wszystko dzięki nieśmiertelnemu ciału, które mi dałeś.
Hepsi bana verdiğin bu ölümsüz beden sayesinde.Se on antamasi kuolemattoman ruumiin ansiota.
Hepsi bana verdiğin bu ölümsüz beden sayesinde.- takket være denne udødelige krop, som du gav mig.
Hepsi bana verdiğin bu ölümsüz beden sayesinde.Tudo graças a este corpo imortal que me deste.
Hepsi bana verdiğin bu ölümsüz beden sayesinde.Tutto grazie a questo corpo immortale che mi hai donato.
Hepsi bana verdiğin bu ölümsüz beden sayesinde.Y todo gracias a este cuerpo inmortal que me diste.
Hepsi bana verdiğin bu ölümsüz beden sayesinde.Χάρη σε αυτό το αθάνατο σώμα που μου έδωσες.
Hepsi bana verdiğin bu ölümsüz beden sayesinde.Благодаря этому бессмертному телу, которое ты мне дал.
Herhangi bir 10 derece daha sıkın değil Bu makine geometrisi olumsuz etkilerAucun ne serrez plus 10 degrés comme cela affectera négativement la géométrie de la machine