Bazı tesisler artık güneş enerjisinden faydalanmakta olup, bu olumlu bir adımdır.A solný roztok, vedlejší produkt procesu, je obtížné zlikvidovat a může poškodit životní prostředí.
Bazı tesisler artık güneş enerjisinden faydalanmakta olup, bu olumlu bir adımdır.Certaines usines utilisent à présent l'énergie solaire, ce qui représente une étape positive.
Bazı tesisler artık güneş enerjisinden faydalanmakta olup, bu olumlu bir adımdır.Nekateri obrati že uporabljajo sončno energije, kar je pozitiven korak.
Bazı tesisler artık güneş enerjisinden faydalanmakta olup, bu olumlu bir adımdır.Niektoré prevádzky teraz využívajú solárnu energiu, čo je pozitívny krok.
Bazı tesisler artık güneş enerjisinden faydalanmakta olup, bu olumlu bir adımdır.På nogle anlæg anvender man solenergi, hvilket er positivt. Men afsaltning er stadig dyrt.
Bazı tesisler artık güneş enerjisinden faydalanmakta olup, bu olumlu bir adımdır.Sommige installaties maken nu gebruik van zonne-energie en dat is een positieve ontwikkeling.
Bazı tesisler artık güneş enerjisinden faydalanmakta olup, bu olumlu bir adımdır.Un avance positivo es que algunas de las plantas actuales funcionan con energía solar.
Bazı tesisler artık güneş enerjisinden faydalanmakta olup, bu olumlu bir adımdır.Unele staţii funcţionează cu energie solară, ceea ce constituie un aspect pozitiv.
Bazı tesisler artık güneş enerjisinden faydalanmakta olup, bu olumlu bir adımdır.Vid några anläggningar används nu solenergi, vilket är en positiv utveckling.
Bazı tesisler artık güneş enerjisinden faydalanmakta olup, bu olumlu bir adımdır.Някои инсталации вече използват слънчева енергия, което е положителна стъпка напред.
Belki de o an bir varoluşsal bir kaygı yaşıyorsunuz. Biliyosunuz, kendi ölümlülüğünüz üzerine düşünürsünüz.Lehet, hogy éppen egzisztenciális félelmeik vannak.
Bence "canlı" bu kategoriyi "kokuyla ve nemlilikle savaşır"a göre olumlu yönde dönüştüren çok iyi bir kelime.Azt hiszem, a "friss" remek szó, és inkább a pozitív kategóriába helyezi, mint a "szagok és izzadság ellen".
Bence "canlı" bu kategoriyi "kokuyla ve nemlilikle savaşır"a göre olumlu yönde dönüştüren çok iyi bir kelime."Čerstvý" je skvelé slovo, obracia túto kategóriu do pozitívna, oproti "bojuje s pachmi a vlhkosťou".
Bence "canlı" bu kategoriyi "kokuyla ve nemlilikle savaşır"a göre olumlu yönde dönüştüren çok iyi bir kelime.제 생각에는 "상큼함"이 이 분야를 긍정적인 단어로 전환시킵니다, "냄새와 액취차단"과는 대조적으로 말이지요.
Bence "canlı" bu kategoriyi "kokuyla ve nemlilikle savaşır"a göre olumlu yönde dönüştüren çok iyi bir kelime.Tôi nghĩ "đầy sức sống" là một cách diễn đạt tuyệt vời, trái ngược với "những mùi khó chịu"
Bence "canlı" bu kategoriyi "kokuyla ve nemlilikle savaşır"a göre olumlu yönde dönüştüren çok iyi bir kelime.אני חושב ש"רענן" היא מילה מצויינת שממש מכוונת את הקטגוריה לכיוון החיובי, לעומת "נלחם בריח וברטיבות."
Bence "canlı" bu kategoriyi "kokuyla ve nemlilikle savaşır"a göre olumlu yönde dönüştüren çok iyi bir kelime.وأعتقد أن "طازجة" هي كلمة كبيرة تدور حقا في هذه الفئة إيجابيا، مقابل "رائحة الرطوبة والمعارك".
Bence "canlı" bu kategoriyi "kokuyla ve nemlilikle savaşır"a göre olumlu yönde dönüştüren çok iyi bir kelime.この手の商品を魅力的に見せます いつも爽やか
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dÉn nagyon barátom, kinek van halandó sérült meg nevemben, az én jó hírnevét stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dMeu amigo muito, tem tem o seu próprio dano mortal em meu nome, minha reputação stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dMi amigo, ha recibió su herida mortal en mi nombre, mi reputación stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dMijn zeer vriend, heeft kreeg zijn sterfelijke pijn in mijn naam, mijn reputatie stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dMin meget ven, har fået sin dødelige skade på mine vegne, mit rygte stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dMin mycket vän, har fått sin dödliga skada I mina vägnar, mitt rykte stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dMio carissimo amico, ha ottenuto il suo male mortale in mio favore, la mia reputazione stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dMoja zelo prijatelj, dade dobil smrtno poškodoval v mojem imenu, moj ugled stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dMôj priateľ, ktorý dostal smrteľné zranenie v môj prospech, má povesť stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dMon ami très, a obtenu son mal mortel, en mon nom, ma réputation stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dMůj přítel, kterýž dostal smrtelné zranění v můj prospěch, má pověst stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dMy bardzo znajomego, bowiem dostał śmiertelny ból w moim imieniu, mojej reputacji stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dMy very Freund, der hat hat seine sterblichen verletzt In meinem Namen, mein Ruf stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dNgười bạn rất, Trời đã bị thương chết của ông thay mặt cho tôi, danh tiếng của tôi stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dOma hyvin ystäväni, teidät sai kuolevaisen satuttaa puolestani; mainettani stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dPrietenul meu foarte, are a fost ranit său muritor în numele meu; reputatia mea stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'd내 아주 친구 주셨 내 대신 그의 인간 상처도, 내 평판은 stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dTeman yang sangat saya, telah terluka fana Dalam nama saya; reputasi saya stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dΠολύ φίλος μου, hath πήρε θνητός κακό του για χάρη μου? Φήμη μου stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dМи приятел, защото е смъртен боли В името ми, моята репутация stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dМой самый друг, имеет получил свой смертный больно от моего имени, моей репутации stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dחבר שלי מאוד, יהוה נפגע תמותה שלו בשמי, המוניטין שלי stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dحصل صديقي جدا ، ويصب هاث جثته في باسمي ؛ سمعتي stain'd
Benim çok arkadaşım, indirdiği benim adıma onun ölümlü zararı var; itibar stain'dとティバルトの誹謗中傷、 - ティバルト、時間かれらは私の親類だったこと.-- O甘いジュリエット、
Benim, ölümlü oluşuma karşı tavrım nasıl olmalı?저는 죽음에 대해 어떻게 대처해야 할까요?
Benim, ölümlü oluşuma karşı tavrım nasıl olmalı?Как мне относиться к собственной смертности?
Benim, ölümlü oluşuma karşı tavrım nasıl olmalı?מה צריכה להיות הגישה שלי לגבי היותי בן תמותה?
Biliyosunuz, kendi ölümlülüğünüz üzerine düşünürsünüz.Dan Anda memikirkan tentang kematian Anda.
Biliyosunuz, kendi ölümlülüğünüz üzerine düşünürsünüz.Del tipo, state pensando al fatto che un giorno morirete.
Biliyosunuz, kendi ölümlülüğünüz üzerine düşünürsünüz.Du tänker på din egen dödlighet.
Biliyosunuz, kendi ölümlülüğünüz üzerine düşünürsünüz.Je denkt na over je eigen sterfelijkheid.
Biliyosunuz, kendi ölümlülüğünüz üzerine düşünürsünüz.여러분은 자신의 죽음에 대해 생각하고 있습니다.
Biliyosunuz, kendi ölümlülüğünüz üzerine düşünürsünüz.Myślicie o własnej śmiertelności.
Biliyosunuz, kendi ölümlülüğünüz üzerine düşünürsünüz.Tức là, đang nghĩ về cái chết.
Biliyosunuz, kendi ölümlülüğünüz üzerine düşünürsünüz.Und Ihnen wird Ihre eigene Sterblichkeit bewusst.
Biliyosunuz, kendi ölümlülüğünüz üzerine düşünürsünüz.Vă gândiți la propria voastră mortalitate.
Biliyosunuz, kendi ölümlülüğünüz üzerine düşünürsünüz.Vous savez, vous pensez à votre propre mortalité.
Biliyosunuz, kendi ölümlülüğünüz üzerine düşünürsünüz.Ya saben, están pensando en su propia muerte.
Biliyosunuz, kendi ölümlülüğünüz üzerine düşünürsünüz.Ви задумались над тлінністю свого життя.
Biliyosunuz, kendi ölümlülüğünüz üzerine düşünürsünüz.Знаете, это когда мы думаем, что ничего в этой жизни не вечно.
Biliyosunuz, kendi ölümlülüğünüz üzerine düşünürsünüz.Мислите за вашата смъртност.
Biliyosunuz, kendi ölümlülüğünüz üzerine düşünürsünüz.אולי יש לכם רגע של חרדה קיומית.