oluşum ile cümle

oluşum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İnsan doğanın bu yapılarının oluşumunu nasıl açıklayabilirdi?Wie könnte man das Entstehen dieser Naturgebilde erklären?
Tanha, dukkha’nın oluşumundaki ilk ve tek sebep değildir.Tanhā ist nicht die erste oder einzige Ursache der Entstehung von dukkha.
Oluşum süreci bakımından, bunlar da dağ eteği (piedmont) ovalarına benzerler.Dort wo sie am dicksten ist, ragt sie als Hochgebirgsmassiv auf (Isostasie).
İlin güney ve güneydoğu bölgeleri mezozoik (II. zaman) oluşumlardan meydana gelir.Er fällt im Süden und Osten zum von der Bode abgezweigten Mühlengraben (Mühlgraben) ab.
"Doğal Oluşum".Ich bin naturstoned genug."
İşte bu döneme kabilelerin oluşumu, ilk sanat ve inançlarındaki (tapınma, ibadet) oluşması tesadüf ediyor.Ureinwohner der Gegend waren First Nations vom Volk der Cree und der Dene.
Jólnir'in oluşumu, 1966 yılında meydana gelen Surtsey patlaması ile yakından bağlantılıdır.Die Entstehung von Jólnir ist eng mit der der Nachbarinsel Surtsey verbunden, die 1963 entstand.
Radyasyon, kompleks hayatın oluşumu için tehlikeli görünmektedir.Strahlen dieser Art werden als gefährlich für komplexes Leben erachtet.
Vücutlarında ekstra kıl oluşumları (sakal, yele) bulunur.Diese sind in ihrem körpernahen Abschnitt ungegliedert.
Hal böyle iken, bazı dilsel kuralların oluşumu ve geçerliliğinin nasıl ortaya çıktığı sorusu akla gelebilir.So kann gefragt werden, wie man sich Entstehung und Geltung von solchen sprachlichen Regeln vorzustellen habe.
Eston alfabesinin oluşumunda Alman alfabesinin büyük etkisi vardır.Die Entwicklung des estnischen Alphabets stand stark unter dem Einfluss des Deutschen.
Kültürler kavramı ise, kültürün oluşum yönüne atıfta bulunmaktadır.Das Motto der Stiftung lautet Wir bauen auf Kultur.
Tuğla ve kiremit kullanımı insanoğlunun oluşumu kadar eskiye dayanmaktadır.Das Zieren und Pflegen des Körpers ist so alt wie die Menschheit selbst.
Jeolojik devirde iki büyük kömür oluşum çağı vardır.Bei Tisová bestehen zwei Braunkohlengroßkraftwerke.
Oluşum biçimi bakımından çiyden bir farkı yoktur.Im Stil ist es vom Haupthaus nicht zu unterscheiden.
Bu gaz tabakaları görünen o ki yeni gökadaların oluşumuyla ilgilidir.Diese Gaswolken wiederum scheinen die Bildung neuer Galaxien zu beeinflussen.
Bu terim giderek bazı politik oluşumları belirtmek için kullanılmaya başlandı.Dieser Zyklus beschreibt Schritt für Schritt, wie neue Policies kreiert werden.
Western kavramı Vahşi Batı kavramının oluşumunda yer sahibidir.Ort der Handlung sollte der Wilde Westen sein.
Samanyolu Galaksisinde açık yıldız kümelerinin oluşum oranı birkaç bin yılda bir olarak tahmin edilmiştir.In unserer Galaxie bilden sich offene Sternhaufen alle paar tausend Jahre.
Bu görüş ön-oluşumculuk (preformasyonizm) olarak tanındı.Dieser Teil wurde Prövener (von Präbende) genannt.
Fakat daha sonra bu oluşum dağıldı.Trotzdem ging diese Partnerschaft auseinander.
Neptün ve Uranüs'ün oluşum süreçlerini doğru şekilde açıklamak şu anki bilgilerimizle çok zordur.Die Entstehung und Formation der Eisriesen Neptun und Uranus ist schwierig zu erklären.
Güneş Sistemi'nin oluşumu ve evrimiAnfänge und Entwicklung der Sonnenuhr.
Böylece aralarındaki romantik oluşum yok olma düzeyine gelir.Dadurch ist ihre romantische Beziehung zum Scheitern verurteilt.
Bu yeni oluşumla birlikte çalışanların profili de değişti.Mit der Neuausrichtung änderte sich allmählich auch das Mitarbeiterprofil.
Mağaranın 1. ve 2. katları oluşumunu tamamlamış, fosilleşmiştir.Stuckdecken im ersten und zweiten Stock wurden freigelegt und ergänzt.
Bu kuramın oluşumu “iyi niyetli yorumlama” ilkesine dayanır.Dies geschieht durch das „Prinzip der wohlwollenden Interpretation“.
O zamandan beri de galakside yıldız oluşumları kesilmeden devam etti.Nach ihrer Entstehung haben sich die Galaxien weiterentwickelt.
Azalmış Bax oluşumu, ağız boşluğu kanserlerinde kötü bir prognoza işaret eder.Niedrige Bax-Ausschüttung korreliert mit einer schlechten Prognose bei Mundhöhlenkarzinomen.
Apartman oluşumu seyrektir.Aufsatzband zur Ausstellung.
Kısa süre içinde anti-faşist oluşumların militan kadrolarına girdi.Bald darauf war er in antifaschistische Untergrundaktivitäten verwickelt.
Bunlar kalker bakımından zengin olmalarına rağmen ilk oluşumlarındaki kalkerlerin bir kısmı erimiştir.Als sie dort fruchtbares Land vorfanden, ließen sie sich nieder und legten die ersten Reisfelder an.
DSSC en etkili üçüncü oluşumdur.Die CDU wurde drittstärkste Kraft.
Daha çocuk yaşta oluşum ve boyumun da kısa olması sebebiyle böyle davranıyorlardı.Jung war ich lang genug. … jetzt schau ich mir mal zu beim Älterwerden.
Dağlar, çoğu yerde geniş vadi oluşumların olanak vermeyecek şekilde yüksektir.Il rendit en grande partie aux autres montagnes ce qui leur avait été pris,.
Gözlerde katarakt oluşumuna neden olabilir.Sur les yeux, ils peuvent produire des cataractes.
Bu oluşum nedeniyle Sarayburnu'nun burnu bugün olduğundan daha belirgindi.En raison de cette formation, le point de Sarayburnu était plus visible qu'il ne l'est aujourd'hui.
Güneş Sistemi'nin oluşumu ve evrimiNature du système solaire et sa formation.
Bölüm, kulübün oluşumunu ve ana karakterlerin tanıtılmasını kapsamaktadır.Ce premier épisode montre la formation du club et présente les personnages principaux.
RNA-induced silencing complex; RISC) oluşumunun başlatır.Ce complexe a été appelé RNA-Induced Silencing Complex (RISC).
1994 Birleşik Sosyalist Parti'nin oluşumuna katılmıştır.En 1994, il participe à la formation du Parti socialiste unifié.
Pedoloji esas olarak toprak oluşumu, toprak morfolojisi ve toprak sınıflandırılmasıyla ilgilenir.La pédologie traite essentiellement la pédogenèse, la morphologie du sol et la classification des sols.
Tübülinden mikrotübül oluşumunu engeller.Il n'inhibe pas l'assemblage des microtubules.
Kısa süre sonra şirketle yollarını ayırdı ve Queen Latifah'nın Flavor Unit oluşumuna katıldı.Il quitte ensuite le label pour rejoindre la Flavor Unit de Queen Latifah.
Ancak bunun nedeni materialist bir dünya görüşüne sahip oluşumuzdur.Elle repose sur une conception matérialiste du monde.
Fransa ve Bretonya'nın birleşmeleri günümüz Fransa'sının oluşumunda önemli bir adımdı.Cette union des deux héritiers sera une étape décisive de l'union de la Bretagne à la France.
Bu oluşuma birçok rap müzik sanatçısı katılmıştır.Il apparaît également dans de nombreux clips musicaux de rap.
Oluşum biçimi bakımından çiyden bir farkı yoktur.Il n’en va pas autrement de son œuvre de création.
Gorbaçov, Rus parti teşkilatının oluşumunu engelleme denemelerinde zorluklar ile karşılaştı.Gorbatchev était confronté à des difficultés en essayant de bloquer la formation d'un parti russe.
Süpernova patlaması sırasında demirden uranyuma kadar elementlerin oluşumu, saniyeler içinde gerçekleşir.La production des éléments du fer à l'uranium se produit en quelques secondes dans une explosion de supernova.
Bu oluşumda eğitim birinci ve vazgeçilemez şarttır. (...)Le Maitre indispensable à la formation élémentaire, ne l'est plus au niveau universitaire.(...)
Apartman oluşumu seyrektir.Établissement - Voir Appareil.
Yeni oluşum tüm komünistlerce desteklenmiyordu.Tous les partisans n'étaient pas pro-soviétiques.
Yıldızların ve gezegen sistemlerin oluşumları ile sonuçlanabilir.Formation des étoiles et des systèmes planétaires.
TOPRAK OLUŞUMU VE ÜLKEMİZDE ÇEŞİTLERİ.Le Piège, Terre des hommes.
Yıldız oluşumunun bu erken aşamasında, radyasyonun çoğu, bulutta ani bir sıcaklık artışını önleyerek kaçar.La plus grande partie de ce rayonnement s'échappe, ce qui empêche la montée rapide de la température du nuage.
Suriye ise Türkiye'yi ülkeye yasa dışı yollardan giren silahlı oluşumları desteklemekle suçlamıştır.La Syrie accuse la Turquie d’avoir organisé des attentats terroristes sur son territoire.
Bu oluşumda İdman Ocağı yer almadı.Ils ne doivent en aucun cas quitter cette passerelle.
Ancak, Dünya üzerindeki hayatın oluşumu ile ilgili bir bilgi verebilir.Ainsi, il peut savoir tout ce qui se passe sur Terre.
Bu oluşumlardan en önemlisi ve günümüzde de devam eden muhtarlık müessesesidir.De nos jours et après les fêtes patronales, c'est celle qui a la plus grande importance.
İlgili Sayfalar