oluşum ile cümle

oluşum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sabah ve akşamları sis oluşumu görülebilir.Reggel vagy este szürkületkor lehet megfigyelni.
Birçok alisiklik bileşiğin oluşumunda halka kapanma modu Baldwin'in kuralları ile tahmin edilebilir.Számos aliciklusos vegyület képződésekor a gyűrűzáródás módja a Baldwin-szabály alapján jósolható meg.
Burgonya birçok şekilde farklı sınırlarla politik bir oluşum olarak varlığını sürdürdü.Burgundia, mint politikai egység számos formában és helyen létezett, különböző határokkal.
Moleküler düzeyde bunların oluşum ve bozunum mekanizması henüz iyi anlaşılmamıştır.A molekuláris szinten kialakulásuk és bomlási mechanizmusuk még nem minden részletében ismert.
Bu işlem elektron-oyuk çifti oluşumu olarak bilinir.Ez elég volt ahhoz, hogy elektron-pozitron párokat hozzanak létre.
İlk oluşum ise 1859 yılında gözlemlenmiştir. ^ Kopp, G. (2005).A tetején álló szobrot 1758-ban öntötték (Batár, 2007).
Dünya’dan görünüşe göre en koyu renkli coğrafi oluşum Syrtis Major’dur.A legnagyobb sötét rész, amely a Marson látható a Syrtis Major.
Bu durum da çocukların yetişkinlerle konuşmaları için anılarının oluşumuna yardımcı olur.Ez azt jelenti, hogy a fiataloknak gondosan el kell rejteniük képességeiket a felnőttek előtt.
Manyetik müdahaleci kayaçlar genellikle oluşumlara bölünmezler.A magmás intruzív kőzetek általában nem különülnek el a formációkban.
Hücre oluşumu ve görevinin anlaşılması, tüm biyolojik bilimler için hayati değer taşır.A sejtek szerkezetének és működésének ismerete minden élettani tudomány számára alapvető fontosságú.
Bu kuramın oluşumu “iyi niyetli yorumlama” ilkesine dayanır.Márpedig az „igazság” megfelelő meghatározásától elvárjuk ezt a követelményt.
Serbest olarak sentezlenen sitokininlerin oluşum yolu hakkında çok az şey bilinir.A szabadban folyó fészkelési szokásairól keveset tudni.
Kesin olarak, oluşumlar, birincil litoloji haricinde herhangi bir başka kriterde tanımlanamaz.Szűkebb értelemben a formációk nem definiálhatók az elsődleges kőzettani feltételen kívül mással.
R. Spitz'e göre üstben'in oluşumu çocukluğun daha öncelerinde başlar.Carl Rogers szerint a diszfunkciókhoz vezető út a csecsemőkorból indul ki.
Geniş oluşumlar küçük olanlardan daha az koniseldir.Átütő ereje a kisebb íjakénál nagyobb.
"Doğal Oluşum".Szádfal); a Természettudom.
Ayrıca Gestalt teorisi Kanizsa Üçgeni'nde olduğu gibi hayali hatların oluşumunu da açıklayabilir.Ezen túlmenően, a Gestalt-elmélet használható a Kanizsa-háromszög látszólagos kontúrjainak magyarázatára is.
Korpus kallozumun gelişimi fetal yaşamın beşinci haftasında primitif lamina terminalisin oluşumuyla başlar.Az agyféltekék kialakulása a fejlődés ötödik hetének elején kezdődik.
Daha çocuk yaşta oluşum ve boyumun da kısa olması sebebiyle böyle davranıyorlardı.Talán ezért is ragaszkodtam már legkisebb koromban nagyapámhoz.
Türler arasındaki bu gen transferi, hibrit canlıların oluşumunu ve yatay gen transferini de içerir.Fajok közti génátadás például a hibridizáció, továbbá a horizontális géntranszfer.
Güneş Sistemi'nin oluşumu ve evrimiA naprendszer s a föld keletkezésének elmélete.
Moleküler hidrojen bulutları yıldızların oluşumuyla bağlantılıdır.A H2 molekulafelhők a csillagkeletkezéssel hozhatók összefüggésbe.
Bu oluşumda kaza sayıları ile kaza sınırlarının da değiştiğini görmekteyiz.A változásokat jól érzékelteti a határ művelési ágainak változása.
Çarpma krateri oluşumu Ay'da en önemli jeolojik süreçtir.Ez a pajzs megfelelő geológiai viszonyok között a leggyorsabb gép.
Herbig-Haro cisimlerine yıldız oluşumunun sürdüğü bölgelerde sıkça rastlanır.Herbig-Haro-kohteita on usein tähtien syntyalueilla.
Divertikülitis divertikülle birlikte enfeksiyon oluşumu anlamındadır.Divertikuliitti on divertikuloosin sairastaneen paksusuolen tulehdus.
Bunun yanı sıra insanlar da deprem oluşumuna neden olabilir.Ihmistoimintakin voi laukaista maanjäristyksiä.
Astrobiyolojide bir başka etkin araştırma alanı gezegensel sistemlerin oluşumudur.Astrobiologia on sekä planeettoihihin liittyvä tutkimusala.
Jane Espenson senaryoların oluşum sürecini açıklamıştır.Jane Espenson on kertonut kuinka Buffyn käsikirjoitukset luotiin.
Duolingo, ücretsiz dil öğrenme ve imece çeviri oluşumudur.Duolingo on maksuton kielten opiskeluun tarkoitettu verkkopalvelu.
İlk grup oluşumu 1974'te başladı.Ensimmäisten komponenttien valmistus alkoi vuonna 1974.
Ayrıca ordunun bağlı olduğu bir oluşum yoktur.Ei myöskään ole löydetty viitteitä järjestyneestä armeijasta.
Geniş oluşumlar küçük olanlardan daha az koniseldir.Suuret laumat kestävät paremmin kuin pienet.
Ayrıca her kimberlit oluşumu elmas içermemektedir.Kaikki esiintymät eivät sisällä timantteja.
Moleküler hidrojen bulutları yıldızların oluşumuyla bağlantılıdır.Molekyylipilvet ovat ensisijaisia tähtien syntypaikkoja.
O zamandan beri de galakside yıldız oluşumları kesilmeden devam etti.Tämän jälkeen tähtien syntynopeus galaksissa on hidastunut.
Bu tür mağaralar oluşum açısından en zengin ve yaygın mağaralardır.Raitahaukkapöllön elinpiiriä ovat yleisimmin sademetsät ja niiden reunamat.
Deniz mağaralarının oluşumunu etkileyen bir diğer faktör de yağmur sularıdır.Toinen merkittävä tekijä järvien sijainnille napa-alueilla on sateet.
Güneş Sistemi'nin oluşumu ve evrimiAlkuperäinen artikkeli: en:Formation and evolution of the Solar System
Oluşumlarına göre dağlar ikiye ayrılır: Orojenik hareketlerle oluşan Dağlar: Orojenez dağ oluşumu demektir.Vuoriston syntyyn vaikutti kaksi orogeniaa eli vuoristoja muodostavaa prosessia.
İmin oluşumu ile.Uskontunnustukseni.
Çeşitli basın organlarında bu oluşumun çocukları kullandığı iddia edilmiştir.Lehtimainoksessa sen todettiin olevan lapsilta kielletty.
Bu oluşum ÖSO'ya bağlı yaklaşık 30 alt grubun birleşmesinden oluşturulmuştur.Osuuskunta on muodostunut noin 30 meijeriosuuskunnan sulautumisen seurauksena.
Binik akarsu veya Superimpose bir ırmak oluşumudur.Se on tyyliltään enduro tai supermoto.
17 Mart 1933 günü, Witt SS-Stabswache Berlin'e sadece 117 kişilik bir elit muhafız oluşumu için başvurdu.Vuonna 1933 hän pääsi SS:n eliittiyksikkö SS-Stabswache Berliniin, johon kuului 117 miestä.
Çoğu zaman göl buzullarının oluşumunda akan nehirler etkili olmaktadır.Jokien tapaan myös suurin osa autiomaiden järvistä on vain väliaikaisia.
Yeni oluşum tüm komünistlerce desteklenmiyordu.Tämä ei kuitenkaan lisännyt kommunistien kannatusta.
Bazen de her iki tipte tümöral oluşumlar aynı kesede şekillenebilir.Molempia värimuotoja voi elää samassa pesässä.
Dentinin oluşumu dentinojenez olarak bilinir.Ο σχηματισμός της οδοντίνης είναι γνωστή ως οδοντινογένεση.
Serotonin eksikliğinin depresyon oluşumu üzerinde etkisi vardır.Χαμηλά επίπεδα της σεροτονίνης εμπλέκονται στην εμφάνιση κατάθλιψης.
Dış kollar, genç yıldızların oluşumları devam ettiği için mavi görünür.Οι εξωτερικοί βραχίονες του γαλαξία φαίνονται μπλε λόγω της συνεχιζόμενης δημιουργίας νέων αστέρων.
Seçimlere sadece 2 oluşum katılmıştır.Επιτράπηκε μόνο σε 2 κόμματα η συμμετοχή στις εκλογές.
Bu gaz tabakaları görünen o ki yeni gökadaların oluşumuyla ilgilidir.Αυτά τα τείχη φαίνεται να σχετίζονται με το σχηματισμό νέων γαλαξιών.
Bu ağır öğeler kayalık gezegenlerin oluşumuna izin verir.Αυτά τα βαριά στοιχεία είναι που επιτρέπουν το σχηματισμό βραχωδών πλανητών.
Şu anda, hastalığın sebepleri, oluşumu ve gelişimi net olarak bilinmemektedir.Η αιτία και η πρόοδος η της ασθένειας δεν είναι κατανοητή καλά ακόμη.
Bu oluşum, güneş kütleli yıldız için yaklaşık 10,000,000 yıl sürer.Για ένα αστέρι μίας ηλιακής μάζας διαρκεί περίπου 1.000.000 χρόνια.
Hücrelerin oluşumu ve görevleri hakkında bilgi edinmek, bütün biyolojik bilimlerin temelini oluşturur.Η κατανόηση της σύνθεσης και της λειτουργίας των κυττάρων είναι θεμελιώδης σε όλες τις βιολογικές επιστήμες.
Grubun adı İzlanda'daki Dimmuborgir volkanik oluşumdan türemiştir.Το όνομα προέρχεται από έναν ηφαιστειακό σχηματισμό στην Ισλανδία, το Dimmuborgir.
Bu olay depremlere ve grabenlerin oluşumuna neden olur.Σε αυτούς αποδιδόταν οι σεισμοί και οι πυρκαγιές.
Kıkırdak kalus oluşumu iv.4 Κουίντος Κούρτιος Ρούφος, iv.
İlgili Sayfalar