oluştur ile cümle
oluştur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu muharebeler Yunan-Pers Savaşları'nın sonunu oluşturmaktadır.These battles formed the end of the Greco-Persian Wars.
Amacımız buydu, partinizde veya arabanızda çalmanız için bir albüm oluşturmak.This album was designed to be played at a festival or in a club.
Telif hakkı fikir ve sanat eserinin oluşturulmasıyla başlamış olur.That is the point when we begin to create literature or art.
Chancellor Sweet Noise'dan Piotr "Glaca" Mohammed ile M.T.Void müzik projesini oluşturmuştur .He started M.T.Void music project with Piotr "Glaca" Mohammed from Sweet Noise.
Prusya iki ordu oluşturur.Prussia mustered two armies.
Bir Afgan yetkilisi burada ölenlerin tüm can kayıplarının yaklaşık yarısını oluşturduğunu söyledi.An Afghan security official said members of that unit accounted for about half of the people killed.
İdeal bir kütle çekim teorisi oluşturmak için farklı teşebbüsler olmuştur.There have been many different attempts at constructing an ideal theory of gravity.
NGC 884 ile birlikte oluşturduğu çift kümenin batısında yer alır.It is the westernmost of the Double Cluster with NGC 884.
Açık yaralar, yarayı oluşturan nesneye göre sınıflandırılabilir.Forensic doctors agreed that the wound could indeed be self-inflicted.
1897'de 3 okul Kraliyet Charte'ıyla birleştirilerek Sheffield Üniversite Koleji'ni oluşturmuştur.The three institutions merged in 1897 to form the University College of Sheffield by Royal Charter.
Suudi Arabistanlıların büyük bölümünü, yerli kabilelerin soyundan gelen Araplar oluşturmaktadır.The inhabitants of Ta'if are largely made up of Saudi Arabian tribes.
16. Piyade Tümeni (Almanca: 16. Infanteriedivision), Alman ordusu tarafından 1935'te oluşturuldu.The 16th Infantry Division of the German Army was formed in 1934.
6. SS Panzer Ordusu'nun diğer bölümü güneye çark ederek güney taarruz kolunu oluşturacaktır.Another part of 6th SS Panzer Army would then turn south and create a southern spearhead.
Yapılan tüm reformlar 1889 yılında yapılan Meiji Anayasasını oluşturacaktır.The reforms culminated in the 1889 issuance of the Meiji Constitution.
Ülkenin diğer kısmını ise bozkırlar oluşturur.Poland's Threatening Other.
AlH3, kolaylıkla Lewis bazlarıyla eklenme ürünü oluşturur.AlH3 readily forms adducts with strong Lewis bases.
Kuzeyde Peru, doğuda ise Bolivya ve Arjantin sınırlarını oluşturur.To the east it borders Bolivia and Argentina.
Kripton diflorür, KrF2 kripton ve florun oluşturduğu kimyasal bileşiktir.Krypton difluoride, KrF2 is a chemical compound of krypton and fluorine.
Nasyonal sosyalizmin özetini, onun bu amaçları oluşturuyordu.In the political environment of National Socialism, these attacks were taken seriously.
Bu, Latin tarihyazımının başlangıcını oluşturur.It marked the beginning of Latin historical writings.
Bir yapbozu yapmanın en kolay yolu öncelikle çerçevesini oluşturmaktır.The easiest way to become a man of leisure would be to first make a fortune.
Rh1-Rh3 arası rombomerler metensefalonu oluşturur.Rhombomeres Rh3-Rh1 form the metencephalon.
Bu özelliği ile kıtanın yüksek irtifalardaki en büyük sürekli alanını oluşturur.Consistently producing the area's top distance runners.
Bu "sirkeye hayır politikası"bın temelini oluşturmaktadır.This is the basis of the "no-nit policy".
Oynanan ilk kart tek kartta oluşan bir alt deste oluşturur.The first card dealt forms a new pile consisting of the single card.
Fabyancılık, İngiliz işçi hareketinde önemli bir etki oluşturdu.Fabianism would become a major influence on the British labour movement.
Red Sparowes, 2003 yılında aynı üyelerle oluşturulan başka bir projeydi.Red Sparowes formed in 2003 as a side project for its members.
Byron Balasco tarafından oluşturulan bir Amerikan dram televizyon dizisi.Kingdom is an American drama television series created by Byron Balasco.
Bu grup iki teğet radyal sektör FFAG hızlandırıcı halkası oluşturmayı önerdi.This group proposed building two tangent radial-sector FFAG accelerator rings.
Bu atomlar molekül oluşturmak için daha çok birleşen ikili molekülleri oluşturmak için alınır.These atoms are taken to form binary molecules that combine further to form larger molecules.
Hikâyelerin çekirdeğini eski bir Fars (İran) kitabı olan Hazâr Afsâna (Bin Efsane) oluşturmuştur.Early accounts of Idris' life attributed "thirty portions of revealed scripture" to him.
Uzun soluklu çalışmalar içinse “Working Groups” oluşturulmuştur.Occasional "open days" are held for organised groups.
Hatta bu amaçla küçük bir ordu oluştururlar.There is also a small military force.
Law'ın oluşturduğu bu sistemi 1720'de çökmüştür.This price set by law has remained the same since 1872.
Ayrıca kullanıcının metin ve sesli notlar oluşturmasına izin verir.It also allows the user to create text and audio notes.
En geniş grubu Laikler oluşturur (%41.4).A higher than average number of homes were being purchased (41.5%).
Hükümdarlığı esnasında birçok tarih yıllıkları oluşturuldu.During his reign, many festivals were introduced.
Ancak asıl olarak terimin de oluşturucusu olan Norbert Wiener tarafından geliştirmiştir.It was first discovered by Norbert Wiener.
Risk Yönetimi kavramı Kurumsal Yönetimin önemli bir yönünü oluşturmaktadır.Risk management integration also plays an important role in corporate governance.
Ayrıca çizgi roman serisi de oluşturulmuştur.And so The Ashes series was born.
Kendi stilini yaratmış kişilerin oluşturduğu bir topluluk.There the Lord created mansions for his people.
Doktora öğrencileri bu sayının 3,900'ünü oluşturmaktadır.The rezoning affected 3,900 students.
Ancak altyapılar başka yerlerde oluşturuldu.Other temples were established elsewhere later.
Soy gazlar oksitleri oluşturmazlar.Some plants do not produce sporophylls.
Böylece Roosevelt S-1 Uranyum Komitesi'ni oluşturdu.Roosevelt authorizes the creation of the Advisory Committee on Uranium.
Kuzey İrlanda'yı oluşturan altı kontluktan biri.The remaining six counties formed Northern Ireland.
Gürcü kaligrafisi etkin olarak Gürcistan dışında da oluşturulmuştu.Georgian calligraphy was actively created outside Georgia as well.
Beraber etkili bir ikili oluşturmuşlardı.Together they formed Paso Doble.
Küçük Antillerin bir parçasını oluşturur.It is considered a part of the Lesser Antilles.
Bu karar ile Kosova'da Birleşmiş Milletler himayesinde sivil ve güvenlikli bir alan oluşturuldu.The resolution then authorised an international civil and security presence in Kosovo.
2005 yılında SAGEM ve Snecma Safran SA'nı oluşturmak üzere birleştiler.In 2005, SAGEM and SNECMA merged to form Safran.
1974 yılında bu grup, Kürt hakları adına bir hareket oluşturma kararı almışlardır.The group decided in 1974 to start a campaign for Kurdish rights.
Steven Grosby'nin oluşturduğu önsöz ile çevrildi.Translated and with an introduction by Steven Grosby.
Binalar, 164 x 145 metre (538 x 476 fit) ölçülerinde bir dikdörtgen oluşturur.The buildings form a rectangle measuring 164 by 145 metres (538 by 476 ft).
Bu, öğrenciler için büyük bir problem oluşturuyordu.This would certainly cause heart-burn among the students.
Bazı denizyıldızı türlerinde de dişi ve erkek denizyıldızı bir araya gelerek bir çift oluşturur.In some species of starfish, a male and female may come together and form a pair.
Genellikle tipik yerleri de reddederek Durumlarını halka açık yerlerde oluşturur.He also often rejected typical spaces, preferring to stage his Situations in public places.
Bu kez oluşturabileceğimiz (n+2) Cn+1 farklı durum vardır.There are (n + 2)Cn + 1 such decorated triangulations.
3 kemiğin oluşturduğu bir eklemdir.It consists of 3 genera.
Kur'an ayetleri sure adı verilen bölümleri oluşturur.They are based on Verses from the Quran.