oluşmak ile cümle
oluşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1993 yılında Rusya Federasyonu 89 federal bölümden oluşmaktaydı.Em 1993, a Federação Russa compreendia 89 sujeitos federais.
Her tren iki vagondan oluşmaktadır.Os trens são compostas por dois vagões.
William Smith tarafından düzenlenen bu sözlük 3 cilt 3,700 sayfadan oluşmaktadır.Editado por William Smith, o dicionário abrange três volumes e 3.700 páginas.
Voyvodalık, 85 şehir ve kasabadan oluşmaktadır.A voivodia possui 85 cidades e municípios.
EXO üyeleri Chen, Baekhyun ve Xiumin'den oluşmaktadır.A subunidade é composta por Chen, Baekhyun e Xiumin.
Grup üyeleri Melanie Bender, Kati Karney ve Dorkas Kiefer'den oluşmaktaydı.O grupo era constituído por Melanie Bender, Kati Karney e Dorkas Kiefer.
MPEG-4 halen gelişmekte olan bir standard olup yapı olarak bölümlerden oluşmaktadır.O MPEG-4 é ainda um padrão em desenvolvimento e está dividido em várias partes.
Üç atnalı kemeri ana girişte oluşmaktadır.Encontraram-se três faixas de poeira dentro do cinturão principal.
Kenya kültürü birden fazla eğilimlerden oluşmaktadır.A cultura de Quênia consiste em múltiplas tendências.
Kadrosu Marija Nikolova, Ivona Džamtovska, Rosica Nikolovska ve Verica Karanfilovska'dan oluşmaktaydı.Os membros da banda eram: Marija Nikolova, Ivona Džamtovska, Rosica Nikolovska e Verica Karanfilovska.
Jeolojiye olan katkıları, Yeni Dünya’nın volkanları üzerine yaptığı dikkatli çalışmalardan oluşmaktadır.Seus serviços à Geologia basearam-se principalmente no seu atento estudo dos vulcões do Novo Mundo.
Grup üyeleri Jonas Karlhager, Gabriel Forss ve Patrick Lundström'den oluşmaktadır.A banda era constituída por Jonas Karlhager, Gabriel Forss e Patrick Lundström.
1 Alman Markı 100 Pfennig'den oluşmaktadır.Como o marco alemão, era dividido em 100 pfennig.
Altın ve Gümüş olmak üzere iki sınıftan oluşmaktadır.Está dividida em duas classes: ouro e prata.
Grup üyeleri Pálmi Gunnarsson, Helga Möller ve Eiríkur Hauksson'dan oluşmaktadır.Os cantores são Pálmi Gunnarson, Helga Möller e Eiríkur Hauksson.
Hanedan öncesi dönem Mısır küçük ve bağımsız köylerden oluşmaktaydı.O Egito pré-dinástico, originalmente, consistia de pequenas aldeias independentes.
Grup dört üyeden oluşmaktadır: Jisoo, Jennie, Lisa ve Rosé.Ele é composto por quatro integrantes: Jennie, Jisoo, Lisa e Rosé.
Alman ilerlemesi karşısındaki Sovyet savunması 5., 16., 30., 43., 49. ve 50. Ordulardan oluşmaktadır.Frente aos alemães estavam os 5º, 16º, 30º, 43º, 49º e 50º Exércitos soviéticos.
Asıl birim sekiz kişiden oluşmaktaydı.O grupo original consistia em oito homens.
Şu anki komisyon 6 üyeden oluşmaktadır.Atualmente, a organização é composta de seis membros.
Grup, Billy Gibbons, Dusty Hill ve Frank Beard'dan oluşmaktadır.Todas as faixas por Billy Gibbons, Dusty Hill e Frank Beard.
Tramvay hattı 14 istasyondan oluşmaktadır.A estação da linha 14.
Grup üyeleri Anne-Karine Strøm, Ellen Nikolaysen ve kardeşleri Bjørn ve Philip Kruse'den oluşmaktadır.O grupo era constituído por Anne-Karine Strøm, Ellen Nikolaysen e os irmãos Bjørn e Philip Kruse.
Bu ayın 21. gününde gündönümü oluşmaktadır.Ela faz aniversário do dia 21 de Dezembro.
Havalı fren sistemi ön ve arkada disk frenlerden oluşmaktadır.O sistema de travagem é composto de discos a frente e tambores atrás.
Bir uçuş aracı ve bir iniş aracından oluşmakta idi.Consistia em um orbitador e um aterrissador.
Baraj 2 kısımdan oluşmaktadır.Faz parte da Linha 2.
12 mahalleden oluşmaktadır .Compõe-se de 12 bairros.
12 takımdan oluşmaktadır.É constituída por 12 equipes.
Kitap on iki bölüm ve 277 tariften oluşmaktadır.A sexta partida possui 19 títulos e 272 leis.
Aksiyel iskelet kemikleri, 80 kemikten oluşmaktadır.No total o esqueleto axial é composto por 80 ossos.
Nüfusun büyük çoğunluğu bugün yaşlılardan oluşmaktadır.A população do concelho é hoje principalmente constituída de idosos.
David Byrne, Chris Frantz, Tina Weymouth ve Jerry Harrison'dan oluşmaktaydı.Composição por David Byrne, Chris Frantz, Jerry Harrison e Tina Weymouth.
Bu aşamada ordu 38 bin piyade ve 8 bin süvariden oluşmaktadır.Naquele momento, o exército já havia encolhido para 38 000 soldados e 8 000 cavaleiros.
Çerçiler merkez, Yeni mahalle Karaahmetli ve Kirencik mahallelerinden oluşmaktadır.Frigorífico se localiza entre os bairros Centro e Nova Cidade.
Bu alan yaklaşık 3.500km2 olup çöl ve dağlık alandan oluşmaktadır.Ocupa aproximadamente 3.500 km² em meio a um terreno montanhoso e desértico.
Nauru Parlamentosu üyeleri 3 yıllığına seçilir ve 18 kişiden oluşmaktadır.O Parlamento de Nauru tem dezoito membros, eleitos por três anos segundo a constituição do país.
Voyvodalık, 109 şehir ve kasabadan oluşmaktadır.A voivodia da Grande Polônia possui 109 cidades e municípios.
Bayrak kırmızı zemin üzerine oluşmaktadır.Descalço sobre a Terra Vermelha.
Ordu, 30.000 adamdan ve onları destekleyen 1.300 Norman şövalyeden oluşmaktaydı.O exército tinha então 30 000 homens, apoiado por 1 300 cavaleiros normandos.
Kitap 216 sayfadan oluşmaktadır.O anel é feito de 216 blocos.
Kitap, felsefe alanında on sekiz akademisyenin katkılarından oluşmaktadır.O livro inclui contribuições de vinte e dois acadêmicos no campo da filosofia.
Komedi türündeki tek perdelik oyun, 17 sahneden oluşmaktadır.A peça contém apenas um acto (acto único) que é composto por dezassete cenas.
Üniversite 1831 yılında kurulmuş olup 9 fakülteden oluşmaktadır.A Universidade foi fundada em 1829 e está dividida em 10 faculdades.
İlçe Merkez Belediyesi 10 mahalleden oluşmaktadır.A primeira é composta pelos 10 principais times do distrito.
Grup üyeleri Kristján Gíslason ve Gunnar Ólason'dan oluşmaktadır.A banda era constituída por Kristján Gíslason e Gunnar Ólafsson.
Grup üyeleri Sandy Kelly, Barbara Ellis, Nina Duskey ve Dan Duskey'den oluşmaktadır.O grupo musical era composto pelos seguintes membros: Sandy Kelly, Barbara Ellis, Nina Duskey e Dan Duskey.
2014 FIFA Dünya Kupası E Grubu İsviçre, Ekvador, Fransa ve Honduras takımlarından oluşmaktadır.O Grupo E da Copa do Mundo FIFA de 2014 consiste nas seguintes seleções: Suíça, Equador, França e Honduras.
Grubu Jonas Brothers, onun iki kardeşi olan Kevin ve Joe'dan oluşmaktadır.Ele é integrante da banda Jonas Brothers junto com dois de seus irmãos: Kevin e Nick.
32 alt departmandan oluşmaktadır.É composta de 32 municípios.
Geriye kalan kısım ise emeklilerden oluşmaktadır.A Sociedade da Justiça emerge da aposentadoria.
Grup üyeleri Tommy Pegram, Stefan di Bernardo ve Thomas Elzenbaumer'den oluşmaktadır.A banda é composta por: Tommy Pegram Stefan di Bernardo Thomas Elzenbaumer
Albüm ağırlıklı olarak coverlardan oluşmaktadır.O disco é composto inteiramente de covers.
Uşşak makamı 23 nağmeden oluşmaktadır.Amigos inesquecíveis 23.
Genel olarak %89 bakır, %5 alüminyum, %5 çinko ve %1 kalaydan oluşmaktadır.89% cobre 5% alumínio 5% zinco 1% estanho Moedas de euro Moedas
Tayland 76 ilden oluşmaktadır.Solar Energy 76, não.
İlk açıldığında 9 istasyondan oluşmaktaydı.A única diferença é que no começo havia nove estrelas.
Chūgoku bölgesi Hiroşima, Yamaguchi, Shimane ve Tottori prefektörlüklerinden oluşmaktadır.É constituída pelas seguintes prefeituras: Hiroshima, Yamaguchi, Shimane, Tottori.
Eyaletin enerji kullanımının %80ı eyalette üretilen hidroelektrik enerjiden oluşmaktadır.Cerca de 78% da eletricidade gerada no estado é produzida em usinas hidrelétricas.
Köy iki mahalleden oluşmaktadır.İki mahalle arası 3 km dir.Ambos são vizinhos, com uma extensão de 19 km na fronteira entre os dois países.