Ana içeriğe geç
Sözlük

oluşma ile cümle

oluşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Turnuva şu anda 16 takımdan oluşmaktadır.De competitie bestaat uit 16 teams.
Bu rakamın dörtte üçünün Ukraynalılardan oluşmaktadır.Bij Nederlanders is dit een op de drie.
Klip sadece performans görüntülerinden oluşmaktadır.De rasterkaarten zijn slechts afbeeldingen.
Aynı zamanda çocukların öğrenme deneyimleri ile ilgili geniş bir arşivin oluşması da sağlanmış olur.Daarnaast worden er georganiseerde ervaringssituaties gecreëerd voor het kind.
Otuz milyon baz çiftinde oluşmakta olup, yaklaşık 9500 proteinkodlayıcı genden oluştuğu tahmin edilmektedir.Hun genoom van 97 miljoen basen zou bestaan uit zo'n 19.000 proteïnecoderende genen.
Karakterler insan yerine hayvanlardan oluşmaktadır.Deze Titans hebben diervormen in plaats van menselijke vormen.
Toplam 88 kattan oluşmaktadır.Het gebouw heeft 88 verdiepingen.
Yeni Dalek Irkının oluşmasına yol açmıştır.Hierdoor ontstaat de Nieuwlandse Polder.
Dizi toplam 26 bölümden oluşmaktadır.De gehele keten is samengesteld uit ongeveer 200 hotels.
Köy, üç ana mahalleden oluşmaktadır.Eigenlijk bestaat het dorp uit drie kernen.
5. tema ise legolardan oluşmaktadır ve sadece bonus bölümlerinde görünür.Centraal deel van het werk is groep 3 en bestaat alleen uit de contradans.
Bunların az da olsa geriye dönen emeklilerden oluşmasıdır.Wellicht komen deze resten uit wat jongere lagen.
Grup üyeleri Sandy Kelly, Barbara Ellis, Nina Duskey ve Dan Duskey'den oluşmaktadır.De groep bestond uit Dan Duskey, Nina Duskey, Sandy Kelly en Barbara Ellis.
Dijital pazarlama karması ise 7P den oluşmaktadır.Binnen de Dienstenmarketing bestaat de Marketingmix uit 7 P´s.
Arazisi çöl ya da yarı-çöllerden oluşmaktadır.De habitat bestaat uit zand- of leemgronden.
Üç perdeden oluşmaktadır.Hij bestaat uit drie touwen.
Chūgoku bölgesi Hiroşima, Yamaguchi, Shimane ve Tottori prefektörlüklerinden oluşmaktadır.Het bisdom omvat de regio Chugoku met de prefecturen Hiroshima, Okayama, Shimane, Tottori en Yamaguchi.
Albüm grubun ilk yedi albümündeki parçalardan oluşmaktadır.De serie beslaat de eerst zeven delen van de manga.
Kürt ulusal renklerinden oluşmaktadır.Het pigment behoort tot de aardkleuren.
Meclis aşağıdaki kuruluşlardan oluşmaktadır.De gemeente bestaat uit de volgende plaatsen:
Komorlar meclisi toplamda 33 üyeden oluşmaktadır.De gemeenteraad bestaat uit 33 gemeenteraadsleden.
Fakat yangı oluşması her zaman istenmez.Er is nooit een oorzaak van de brand aangeduid.
Toplam beş filmden ve bir spin-off'dan oluşmaktadır.De serie bestaat uit vijf hoofdtitels en drie spin-offs.
Break oluşmasını sağlayan son sayıya break point denir.Men meldt dat de baan Pulsar zal gaan heten.
Yazılı kalıntısı bulunmayan kültürler hakkındaki bilgilerin çoğu bu kaynaklardan oluşmaktadır.Veel hits van artiesten die zelf niet schrijven zijn afkomstig van deze producers.
İlk jenerasyon 151 Pokémon'dan oluşmaktaydı.Osobiście stworzył pierwsze 151 Pokémonów.
Anime toplam 24 bölümden oluşmaktadır.Anime składa się z 24 odcinków.
Şirketin filosu 3 uçaktan oluşmaktadır.Flota przewoźnika składa się z 3 samolotów.
M32'nin tayfı çoğunlukta çok yaşlı yıldızlardan oluşmaktadır.M72 zawiera głównie stare gwiazdy.
99,1 ton toryumun 30 $/kg seviyesine eklenmesinde sadece 3 milyon dolar ekek maliyet oluşmaktadır.Koszt dodania do soli 99,1 tony paliworodnego toru w cenie $30/kg wymagałby dodatkowo tylko 3 milionów US$.
NRW.INVEST firmasının organizasyon yapısı, uzmanlaşmış ülke ve sektör ekiplerinden oluşmaktadır.Struktura organizacyjna NRW.INVEST uwzględnia podział na specjalistyczne zespoły według państw i branż.
Grup üyeleri Blossom Tainton-Lindquist, Gladys del Pilar ve Kayo Shekoni'den oluşmaktadır.Grupa składa się z trzech wokalistek: Blossom Tainton-Lindquist, Gladys del Pilar i Kayo Shekoni.
Grup üyeleri Jonas Karlhager, Gabriel Forss ve Patrick Lundström'den oluşmaktadır.W skład grupy weszli Jonas Karlhager, Gabriel Forss i Patrik Lundström.
Enfeksiyonun oluşması için genellikle çok sayıda ısırık gereklidir.Zazwyczaj do wystąpienia zakażenia konieczne jest kilka ukąszeń.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.I odwrotnie: zmiany zachodzące w drugim gatunku wywołują powstawanie nowych cech adaptacyjnych u pierwszego.
14 takımdan oluşmaktadır.Składa się z 14 zespołów.
Basilicata bölgesi iki ilden oluşmaktadır: Potenza ili ve Matera ili.W skład Basilicaty wchodzą 2 prowincje: Potenza i Matera.
Lotto'dan başlayan ve Sesto Marelli'ye ulaşan bu ilk bölüm 21 istasyondan oluşmaktaydı.Miała 21 stacji – od Lotto do Sesto Marelli.
Yaklaşık 450 profesyonel asker, 340 gönüllü asker ve 100 kişilik sivil kuvvetten oluşmaktadır.W jej skład wchodzi 450 (2011) zawodowych żołnierzy, około 340 rekrutów i 100 pracowników cywilnych.
Bulunan temellerin en büyüğünün ölçüleri 28.8 metreye 15.6 metredir ve çok sayıda odadan oluşmaktadır.Największy z domów mierzył 28,8x15,6 m i składał się z kilku pomieszczeń.
Nauru Parlamentosu üyeleri 3 yıllığına seçilir ve 18 kişiden oluşmaktadır.Parlament Nauru składa się z 18 deputowanych wybieranych na 3-letnią kadencję.
Hükümet, Başbakan ve diğer 19 Bakan'dan oluşmaktadır.Rząd składa się z premiera i 19 ministrów.
Ben Goldwasser ve Andrew VanWyngarden ikilisinden oluşmaktadır.W skład zespołu wchodzą Ben Goldwasser i Andrew VanWyngarden.
Oyun iki karşı birlikten oluşmaktadır: Human ve Orc.W grze występują dwie rasy: Human (ludzie) oraz Orcs (orkowie).
Burada bir türün evrimi, diğer türde adaptasyonların oluşmasına yol açar.Ewolucja jednego gatunku powoduje w takim układzie adaptację drugiego.
Kutup dairelerinin her ikisi de esas olarak su buzundan oluşmaktadırlar.Czapy polarne na obu biegunach składają się głównie z lodu wodnego.
Mafia serisi şu anda üç oyundan oluşmaktadır.Seria składa się w chwili obecnej z trzech gier.
Günümüzde metrobüs ağı 7 hattan oluşmaktadır.Obecna sieć trolejbusowa składa się z 7 linii.
Anıt üç ana bölümden oluşmaktadır.Pomnik składa się z trzech głównych części.
Grup beş kişiden oluşmaktadır.Grupa składa się z pięciu osób.
Nüfusu 250'dir ve köy nüfusunun tamamı Avşar boyunun Köseli obasına bağlı Türkmenler'den oluşmaktadır.2500 mieszkańców regionu – każda wieś tworzy własną grupę surwakarów.
1996 sezonu'a kadar lig altı gruptan oluşmaktaydı.W sezonie 1991 zespół składał się z sześciu osób.
Toplamda 175 bölümden oluşmaktadır.Serial składa się ze 175 odcinków.
Asıl birim sekiz kişiden oluşmaktaydı.Oddział składał się z ośmiu kompanii.
Nüfusun çoğunluğu gençlerden oluşmaktadır.Większość mieszkańców stanowią ludzie młodzi.
Belirli tip yanlışlıklardan meydana gelen hataları bir daha oluşmalarını imkansız kılarak yok ederler.Będą starać się aby nie powtórzyły się błędy popełnione w przeszłości.
1 Ocak 2007'den itibaren Letonya Ordusu tamamen sözleşmeli askerlerden oluşmaktadır.Należy jednak zaznaczyć, że od 1 stycznia 2003 r. stosowanie Polskich Norm jest dobrowolne.
Toplam 9 şarkıdan oluşmaktadır.Utwór składa się z dziewięciu pieśni.
Halkın büyük çoğunluğu Boşnaklardan oluşmaktadır.Podobnie jest u większości paprotników.
Bu nedenle de mushafı 112 sureden oluşmaktaydı.Myślę, że takie było źródło sukcesu 2112.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod