Sonra,Pişman olsan bile kabul etmeyeceğim.Позже, даже если ты пожалеешь об этом, Я не сдамся.
Sonra,Pişman olsan bile kabul etmeyeceğim.,מאוחר יותר, גם עם תתחרטי על כך .אני לא מתכוון לוותר
Sonra,Pişman olsan bile kabul etmeyeceğim.,لاحقاً,حتى لو ندمت بسبب إختيارك هذا فأنا لن أستسلم
Sonra,Pişman olsan bile kabul etmeyeceğim.受け入れないぞ それで良いのか?
Şu an beni izliyor ve hamile değilseniz, hatta hamileliği düşünmüyor bile olsanız bu anlattıklarım önemli.ですから 皆さんの中で妊娠していない方や 妊娠する気がない方たちも それについては考えてください なぜなら 現在のあなたのライフスタイルが
Suçlu olsan da olmasan da, en hayýrlýsý anlaţmayý kabul etmekti.Entonces no importa si eres culpable o no, lo mejor es que aceptes la propuesta.
Suçlu olsan da olmasan da, en hayýrlýsý anlaţmayý kabul etmekti.Quindi, che tu sia colpevole o meno, è meglio se accetti l'accordo.
Suçlu olsan da olmasan da, en hayýrlýsý anlaţmayý kabul etmekti.Takže ať už jste vinen nebo ne, máte lepší tu nabídku prostě přijmout.
Suçlu olsan da olmasan da, en hayýrlýsý anlaţmayý kabul etmekti.Так являются ли Вы себя виновным или нет, Вы лучше брать сделку.
Suçlu olsan da olmasan da, en hayýrlýsý anlaţmayý kabul etmekti.و يُقال لك أن احتمالات نجاحك ضئيلة لذا، سواءً كنت مُذنباً أم لا، من الأفضل أن تقبل الصفقة
Suçlu olsan da olmasan da, en hayýrlýsý anlaţmayý kabul etmekti.だから、有罪か無罪かにせよ、 この取引に応じたほうが楽になる。 ボストンは コンピューター犯罪対策課を持ち、
Unutmayın ki ne zaman iki kesri toplayacak olsanız yapmanız gereken paydalara dikkat etmek. .Also, immer wenn du Brüche addierst, das Erste, was du tun musst, ist die Nenner zu überzuprüfen.
Unutmayın ki ne zaman iki kesri toplayacak olsanız yapmanız gereken paydalara dikkat etmek. .Assim sempre que adicionamos frações, a primeira coisa que fazemos é verificar os denominadores.
Unutmayın ki ne zaman iki kesri toplayacak olsanız yapmanız gereken paydalara dikkat etmek. .Cuando se suman fracciones, la primer cosa que tenemos que hacer es revisar los denominadores.
Unutmayın ki ne zaman iki kesri toplayacak olsanız yapmanız gereken paydalara dikkat etmek. .Kdykoli sčítáte zlomky, tak první věc, kterou musíte udělat, je zkontrolovat jmenovatele.
Unutmayın ki ne zaman iki kesri toplayacak olsanız yapmanız gereken paydalara dikkat etmek. .분수의 덧셈에서 가장 먼저 할 일은 분모를 확인해주는 거에요
Unutmayın ki ne zaman iki kesri toplayacak olsanız yapmanız gereken paydalara dikkat etmek. .Quindi ogni volta che sommi frazioni la prima cosa che devi fare e' controllare i denominatori.
Unutmayın ki ne zaman iki kesri toplayacak olsanız yapmanız gereken paydalara dikkat etmek. .Törtek összeadásánál az első dolog mindig a nevező megvizsgálása.
Unutmayın ki ne zaman iki kesri toplayacak olsanız yapmanız gereken paydalara dikkat etmek. .Zawsze, jeśli będziecie dodawać ułamki, pierwszą rzeczą jaką trzeba zrobić jest sprawdzenie mianowników.
Unutmayın ki ne zaman iki kesri toplayacak olsanız yapmanız gereken paydalara dikkat etmek. .Zo wanneer je breuken optelt is het eerste dat je moet doen is de noemers controleren.
Unutmayın ki ne zaman iki kesri toplayacak olsanız yapmanız gereken paydalara dikkat etmek. .Όποτε προσθέτετε κλάσματα, το πρώτο πράγμα που πρέπει να δείτε... είναι τους παρονομαστές.
Unutmayın ki ne zaman iki kesri toplayacak olsanız yapmanız gereken paydalara dikkat etmek. .اذاً عندما تقوم بعملية جمع الكسور، عليك اولاً ان تتحقق من ان المقامات متساوية
Unutmayın ki ne zaman iki kesri toplayacak olsanız yapmanız gereken paydalara dikkat etmek. .分母をチェックすることです。 それらは同じであれば、足すことができますが、このように異なっている場合
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız,A kiedy przychodzi ci do głowy plan, jak zmienić ten stan rzeczy,
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız,E se tirate fuori un piano per cambiare le cose,
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız,Et si vous trouvez un plan pour changer les choses,
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız, İnsanlar sizi "radikal" ilan ediyorlar.A keď prídete s plánom ako to zmeniť, ľudia vás považujú za radikála.
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız, İnsanlar sizi "radikal" ilan ediyorlar.Dacă faci un plan să schimbi ceva, oamenii te consideră radical.
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız, İnsanlar sizi "radikal" ilan ediyorlar.En als je met een plan komt, vindt men je al snel radicaal.
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız, İnsanlar sizi "radikal" ilan ediyorlar.Och om man kommer på en idé för att ändra detta blir man betraktad som radikal.
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız, İnsanlar sizi "radikal" ilan ediyorlar.Og hvis man kommer med en plan til at ændre tingene, så bliver man anset for at være radikal.
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız, İnsanlar sizi "radikal" ilan ediyorlar.Và nếu bạn nghĩ ra một kế hoạch nào đó để thay đổi mọi thứ, người khác sẽ coi bạn là kẻ cấp tiến.
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız, İnsanlar sizi "radikal" ilan ediyorlar.Wenn man einen Plan erstellt, um Dinge zu verändern, dann empfinden die Menschen einen als radikal.
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız, İnsanlar sizi "radikal" ilan ediyorlar.Και αν έχεις κάποιο σχέδιο για να αλλάξεις τα πράγματα, ο κόσμος θα σε θεωρήσει ριζοσπαστικό.
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız, İnsanlar sizi "radikal" ilan ediyorlar.А если кто-то придумает план изменений, его посчитают радикалом.
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız, İnsanlar sizi "radikal" ilan ediyorlar.І якщо ви придумали план, як змінити стан речей, люди вважатимуть вас радикалом.
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız,그리고 만약 여러분이 상황을 바꿀 계획을 들고 나온다면,
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız,Y si uno viene con un plan para cambiar las cosas,
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız,И ако измислиш план да промениш нещата, хората те смятат за радикален.
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız,ואם אתה בא עם תוכנית לשנות דברים,
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız,و إن جئت بخطة عمل لتغيير الوضعية،
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız,周囲からは "急進派" のレッテルを貼られます
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız,如果你宜家提出一個改革計劃
Ve sadece bir kaç yıl için NBA'de olsanız da hayatınızın geri kalanında bir NBA oyuncusu olacaksınız.A hoci budete v NBA už iba niekoľko rokov, budete hráčom NBA po zbytok vášho života.
Ve sadece bir kaç yıl için NBA'de olsanız da hayatınızın geri kalanında bir NBA oyuncusu olacaksınız.A i když hodláte být v NBA už jen několik let, budete hráčem NBA po zbytek svého života.
Ve sadece bir kaç yıl için NBA'de olsanız da hayatınızın geri kalanında bir NBA oyuncusu olacaksınız.Anche se giocherete nell'NBA solo per qualche anno, sarete dei giocatori NBA per tutta la vita.
Ve sadece bir kaç yıl için NBA'de olsanız da hayatınızın geri kalanında bir NBA oyuncusu olacaksınız.En ook al speel je maar een paar jaar in de NBA, je zult voor de rest van je leven een NBA speler zijn.
Ve sadece bir kaç yıl için NBA'de olsanız da hayatınızın geri kalanında bir NBA oyuncusu olacaksınız.I chociaż w lidze NBA będziesz przez kilka lat, przez resztę swojego życia będziesz zawodniekiem NBA.
Ve sadece bir kaç yıl için NBA'de olsanız da hayatınızın geri kalanında bir NBA oyuncusu olacaksınız.여러분이 단지 몇 년동안만 NBA에서 뛰더라도 여러분은 남은 생애동안 NBA선수로 알려질 것입니다.
Ve sadece bir kaç yıl için NBA'de olsanız da hayatınızın geri kalanında bir NBA oyuncusu olacaksınız.NBAの選手であったという事実は ずっと変わりません それはあなたに 他人に対する大きな影響力を与えます
Ve sadece bir kaç yıl için NBA'de olsanız da hayatınızın geri kalanında bir NBA oyuncusu olacaksınız.Şi chiar dacă veţi fi în NBA doar pentru câţiva ani, veţi fi un jucător NBA pentru restul vieţii voastre.
Ve sadece bir kaç yıl için NBA'de olsanız da hayatınızın geri kalanında bir NBA oyuncusu olacaksınız.Και ενώ θα είστε στο NBA μόνο για λίγα χρόνια, θα είστε ένας παίχτης NBA για το υπόλοιπο της ζωής σας.
Ve sadece bir kaç yıl için NBA'de olsanız da hayatınızın geri kalanında bir NBA oyuncusu olacaksınız.И дори това , че ще си в НБА само няколко години, ти ще си НБА играч до края на живота ти.
Ve sadece bir kaç yıl için NBA'de olsanız da hayatınızın geri kalanında bir NBA oyuncusu olacaksınız.И, не смотря на то, что ты будешь в НБА всего несколько лет. ты будешь игроком НБА всю оставшуюся жизнь.
Ve sadece bir kaç yıl için NBA'de olsanız da hayatınızın geri kalanında bir NBA oyuncusu olacaksınız.І навіть якщо ви гратимете в NBA всього лиш кілька років, ви залишатиметесь гравцем NBA до кінця життя.
Ve sadece bir kaç yıl için NBA'de olsanız da hayatınızın geri kalanında bir NBA oyuncusu olacaksınız.ואפילו שתהיו בNBA רק כמה שנים, אתם תהיו שחקני NBA לכל החיים.
Ve sadece bir kaç yıl için NBA'de olsanız da hayatınızın geri kalanında bir NBA oyuncusu olacaksınız.ورغماً عن هذا فأنتم ستلعبون في الدوري لسنوات قليلة، فأنكم ستظلون لاعبين كرة سلة "NBA " طوال حياتكم.
Yakında olsanız dahi mumları perdelere yakın bir yerde yakmayın.Älä polta kynttilöitä esimerkiksi verhojen lähellä edes silloin, kun olet itse paikalla.
Yakında olsanız dahi mumları perdelere yakın bir yerde yakmayın.Ne laisser pas brûler pas des bougies, par exemple près des rideaux, même si vous vous trouvez sur place.
Yakında olsanız dahi mumları perdelere yakın bir yerde yakmayın.No encienda velas, por ejemplo, cerca de las cortinas, ni siquiera estando presente.