olsa olsa ile cümle

olsa olsa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ataları, bir şey bilmeyen ve doğru yolu bulamayan kimseler olsa da mı?What, even if their fathers had knowledge of naught and were not guided?
Konuştuğunuz zaman akrabanız aleyhinde bile olsa doğru olun.And when you speak, be just, even if it should be to a near kinsman.
"Yahut kendisine bir hazine atılsaydı, veya kendisinin bir bahçesi olsaydı ve ondan yeseydi!"Or why is not a treasure thrown to him, or why has he not a Garden to eat of?'
Aranızda olsalardı dahi pek az savaşırlardı.If they were among you, they would fight but little.
Beş kişi olsalar, mutlaka O onların altıncısıdır.Hast thou not seen that God knows whatsoever is in the heavens, and whatsoever is in the earth?
Eğer sözleşmiş olsaydınız dahi, sözleştiğiniz vakitte öyle buluşamazdınız.And if ye had mutually appointed ye would surely have failed the appointment.
Hidayet bulmuş olsalardı ne olurdu.Would that they had received the guidance!
Eğer bilmiş olsalardı, ahiretin azabı gerçekten daha büyüktür.And surely the torment of the Hereafter is greater - if they but know!
Bilmiş olsanız borcu bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.But if ye forego, it were better for you if ye knew.
Konuştuğunuzda, akraba bile olsa sözünüzde adil olun. Allah'ın ahdini yerine getirin.Thus He enjoineth you that haply ye may be admonished.
Sözleşmiş olsaydınız buluşma yer ve saatinde ayrılığa düşerdiniz.And if ye had mutually appointed ye would surely have failed the appointment.
Her nerede olsanız Allah sizi toplar, bir araya getirir.Wheresoever ye may be, Allah will bring you together.
Öyle olsaydı o zaman (Allah'ın sözlerini boşa çıkarmaya çalışan) iptalciler, kuşkulanırlardı.In that case, indeed, the followers of falsehood might have doubted.
Bir hardal tanesi bile olsa ona (teraziye) getiririz.And if there be the weight of a mustard seed, We will bring it.
Eğer sinek onlardan bir şey kapacak olsa, bunu da ondan geri alamazlar.And if the fly snatched away a thing from them, they would have no power to release it from the fly.
Böyle olsaydı, batılda olanlar kuşkuya kapılırlardı.In that case, indeed, the followers of falsehood might have doubted.
Eğer Biz dilemiş olsaydık, her bir nefse kendi hidayetini verirdik.And if We had willed, surely!
De ki: "İstekli yahut isteksiz olarak verin, nasıl olsa kabul edilmeyecektir.Say: "Spend (in Allah's Cause) willingly or unwillingly, it will not be accepted from you.
Zira kendisi ne de olsa yardım görmüştür.Verily, he is helped (by the Islamic law).
Hardal tanesi kadar olsa bile yapılanı ortaya koyarız.And if there be the weight of a mustard seed, We will bring it.
Öyle olsaydı, batıl söze uyanlar şüpheye düşerlerdi.In that case, indeed, the followers of falsehood might have doubted.
Nerede olsanız yüzünüzü Mescid-i Haram yönüne döndürün.And wheresoever you people are, turn your faces (in prayer) in that direction.
Hardal tanesi kadar birşey olsa onu ortaya getiririz.And if there be the weight of a mustard seed, We will bring it.
Sinek onlardan bir şey kapacak olsa, bunu bile ondan geri alamazlar.And if the fly snatched away a thing from them, they would have no power to release it from the fly.
Eğer öyle olsaydı bâtıla saplananlar mutlaka kuşku duyacaklardı.In that case, indeed, the followers of falsehood might have doubted.
"Ah, diyordu, keşke ben Rabbimehiçbir ortak koşmamış olsaydım![Tafsir Ibn Kathir]
(Yapılan iş,) bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu (adalet terazisine) getiririz.And if there be the weight of a mustard seed, We will bring it.
Öyle olsaydı, batıla uyanlar kuşku duyarlardı.In that case, indeed, the followers of falsehood might have doubted.
Nerede olsanız, O sizinle beraberdir.And He is with you (by His Knowledge) wheresoever you may be.
Allah dilemiş olsaydı işitmelerini, görmelerini de alıverirdi.And if Allah willed, He could have taken away their hearing and their sight.
Yapılan amel, bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirir (tartıya koyarız.).And if there be the weight of a mustard seed, We will bring it.
Nerede olsanız O sizinle beraberdir.And He is with you (by His Knowledge) wheresoever you may be.
Hardal tanesi ağırlığınca da olsa, yapılan iyi veya kötü işi oraya getirip tartarız.And if there be the weight of a mustard seed, We will bring it.
Kişiye gücünün yetmediğini yüklemeyiz. Konuştuğunuz zaman akrabanız aleyhinde bile olsa doğru olun.We burden not any person, but that which he can bear.
Sizden dirençli yirmi kişi olsa, iki yüz kişiyi yenebilir.Urge the believers to fight.
Eğer Kitap ehli, inanmış olsaydı, elbette kendileri için iyi olurdu.Had the People of the Scripture believed, it would have been better for them.
Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, çevrenden dağılır, giderlerdi.Had you been harsh, hardhearted, they would have dispersed from around you.
Halbuki inanmış olsalardı, Allah'ı ve Resulünü hoşnud etmeleri daha uygundu.But it is more proper for them to please God and His Messenger, if they are believers.
Nasıl olsa dönüşleri bizedir. Sonra Allah onların yaptıklarına da şahiddir.God is witness to everything they do.
Eğer onlar tanrı olsalardı oraya girmezlerdi.Had these been gods, they would not have descended into it.
Eğer Allah onlara sürgünü yazmamış olsaydı, mutlaka onlara dünyada azabederdi.Had God not decreed exile for them, He would have punished them in this life.
Kitap Ehli de inanmış olsaydı, elbette kendileri için hayırlı olurdu.Had the People of the Scripture believed, it would have been better for them.
Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi.Had you been harsh, hardhearted, they would have dispersed from around you.
Yok, geri dönerseniz Biz de döneriz. Topluluğunuz çok da olsa, size bir şey sağlayamaz.And if you return, We will return; and your troops, however numerous, will not benefit you.
Allah sana bir zarar dokunduracak olsa, O'ndan başka bunu senden kaldıracak yoktur.If God afflicts you with harm, none can remove it except He.
Eğer onlar (gerçek) ilahlar olsalardı, ona girmeyeceklerdi.Had these been gods, they would not have descended into it.
Dünya hayatını istemekte olanlar: "Ah keşke, Karun'a verilenin bir benzeri bizim de olsaydı.Those who desired the worldly life said, “If only we possessed the likes of what Quaroon was given.
Eğer Allah, onlara sürgünü yazmamış olsaydı, muhakkak onları (yine) dünyada azaplandırırdı.Had God not decreed exile for them, He would have punished them in this life.
Kendilerinde bir açıklık (ihtiyaç) olsa bile (kardeşlerini) öz nefislerine tercih ederler.They give them priority over themselves, even if they themselves are needy.
Sizin inandığınız gibi inanmış olsalar, doğru yolu bulmuş olurlar.If they believe in the same as you have believed in, then they have been guided.
Eğer kaba ve katı kalbli olsaydın, şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi.Had you been harsh, hardhearted, they would have dispersed from around you.
Artık o da öldürmekte aşırı gitmesin. Zira kendisi ne de olsa yardım görmüştür.But he should not be excessive in killing, for he will be supported.
Allah onlara sürülmeyi yazmamış olsaydı, dünyada başka şekilde azap verecekti.Had God not decreed exile for them, He would have punished them in this life.
Zulmeden kişi, yeryüzünde ne varsa hepsine sahip olsaydı kurtulmak için hepsini de bağışlardı.Had every soul which had done wrong possessed everything on earth, it would offer it as a ransom.
Eğer kaba-saba, katı yürekli olsaydın senin çevrenden kesinlikle dağılır giderlerdi.Had you been harsh, hardhearted, they would have dispersed from around you.
Eğer onlar ilah olsalardı, oraya girmezlerdi.Had these been gods, they would not have descended into it.
Onlar birbirlerinden ayrılmış olsalardı, inkâra sapanları acıklı bir azapla cezalandırırdık.Had they dispersed, We would have punished those who disbelieved among them with a painful penalty.
Eğer Allah onlar üzerine sürgünü yazmamış olsaydı, onlara mutlaka dünyada azap ederdi.Had God not decreed exile for them, He would have punished them in this life.
Kendilerinin ihtiyaçları olsa bile, ötekileri kendi nefslerine tercih ederler.They give them priority over themselves, even if they themselves are needy.
Sizinle savaşa girecek olsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.And if they fight you, they will turn around and flee, then they will not be helped.

İlgili Sayfalar