olmaz ile cümle
olmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
30 bin won çıkartmama rağmen, nasıl olur da alacak bir şey olmaz?J'ai pris 20 €, mais je n'ai rien pu acheter.
30 bin won çıkartmama rağmen, nasıl olur da alacak bir şey olmaz?Παρόλο που πήρα 30.000 γουόν (19,43 ), πως γίνεται να μην υπάρχει τίποτα να ψωνίσω;
30 bin won çıkartmama rağmen, nasıl olur da alacak bir şey olmaz?كيف يعقل انه رغم انني سحبت 30 دولارا لم اشتري شيأ؟
40 derecenin bir kenarı 7 uzunluğundaysa buradakiyle aynı şey olmaz. .또 40도 각이 있는 곳에 7인 변이 있다면, 또 40도 각이 있는 곳에 7인 변이 있다면, 이것도 합동인 삼각형이라고 할 수 없습니다
40 derecenin bir kenarı 7 uzunluğundaysa buradakiyle aynı şey olmaz. .Ak strana so 40 stupňami má dĺžku 7, už to nie je ten istý trojuholník.
40 derecenin bir kenarı 7 uzunluğundaysa buradakiyle aynı şey olmaz. .Hvis vinklen med 40 grader har en side, der har længden 7, er det ikke det samme som det her.
40 derecenin bir kenarı 7 uzunluğundaysa buradakiyle aynı şey olmaz. .Jeśli od kąta 40 stopni wychodzi bok długości 7 to nie będzie to samo.
40 derecenin bir kenarı 7 uzunluğundaysa buradakiyle aynı şey olmaz. .Jestliže strana se 40 stupni má délku 7, už to není tentýž trojúhelník.
-5 olmasını istemeyiz. Bu gerçekçi bir mesafe olmazdı.Samozrejme nechceme aby nám vyšlo záporné číslo, keďže sa jedná o šírku koberca.
-5 olmasını istemeyiz. Bu gerçekçi bir mesafe olmazdı.Vi vil ikke have minus 5, for en længde ikke kan være negativ.
7 protonlu bir karbonunuz olamaz. Eğer olursa o azot olur, artık karbon olmaz.Nie ma węgla z siedmioma protonami, jeśli taki stworzymy, będzie azotem, a nie węglem.
A artı B mi B artı A mı olduğu önemli olmaz. Değil mi?Es spielt keine Rolle, wenn wir eine plus b oder b plus A. tun Richtig?
A artı B mi B artı A mı olduğu önemli olmaz. Değil mi?لا يهم اذا قلنا A + B او B + A، اليس كذلك؟
A artı B mi B artı A mı olduğu önemli olmaz.Toch? We doen nu B + A, dat is gewoon -7 plus 3.
Acı da bu yüzden yok olmaz.A dor também não desaparece.
Acı da bu yüzden yok olmaz.A fájdalom sem múlik el.
Acı da bu yüzden yok olmaz.Bolest také ne.
Acı da bu yüzden yok olmaz.Ból też nie przemija.
Acı da bu yüzden yok olmaz.Cơn đau cũng không mất đi.
Acı da bu yüzden yok olmaz.El dolor no desaparece tampoco.
Acı da bu yüzden yok olmaz.고통 또한 사라지지 않죠.
Acı da bu yüzden yok olmaz.La douleur non plus d'ailleurs.
Acı da bu yüzden yok olmaz.Maar pijn gaat er ook niet mee over.
Acı da bu yüzden yok olmaz.Neanche il dolore sparisce.
Acı da bu yüzden yok olmaz.Nici durerea nu dispare.
Acı da bu yüzden yok olmaz.Rasa sakit juga tidak pergi.
Acı da bu yüzden yok olmaz.Schmerz geht davon auch nicht weg.
Acı da bu yüzden yok olmaz.Ούτε ο πόνος φεύγει.
Acı da bu yüzden yok olmaz.Але й біль не зникне.
Acı da bu yüzden yok olmaz.Болката не си отива също.
Acı da bu yüzden yok olmaz.И боль тоже не исчезает.
Acı da bu yüzden yok olmaz.כאב לא נעלם גם כן.
Acı da bu yüzden yok olmaz.الألم لا يزول كذلك.
Acı da bu yüzden yok olmaz.これは嫌ですね
Açıkçası, bu haftadan sonra mektubu alacak yeterince insan olmazdı.A upřímně, týden poté už by došli lidé.
Açıkçası, bu haftadan sonra mektubu alacak yeterince insan olmazdı.I szczerze, tydzień po tym, nie byłoby już więcej ludzi.
Açıkçası, bu haftadan sonra mektubu alacak yeterince insan olmazdı.И честно казано, седмица след това, може би ще ви свършат хора.
Açıkçası, bu haftadan sonra mektubu alacak yeterince insan olmazdı.受け取る人々 がなくなります。 では、次のビデオでお会いしましょう。
Açıklamalar yapmak, vaaz vermek veya teoloji için uygun zaman olmazdı. bu gözyaşları için uygun bir zaman...Ce n'est pas le moment de l'explication, des prêches, ou de la théologie; c'est le temps des larmes.
Açıklamalar yapmak, vaaz vermek veya teoloji için uygun zaman olmazdı. bu gözyaşları için uygun bir zaman...Es ist nicht die Zeit für Erklärungen oder Predigten oder Theologie; es ist eine Zeit für Tränen.
Açıklamalar yapmak, vaaz vermek veya teoloji için uygun zaman olmazdı. bu gözyaşları için uygun bir zaman...Het is geen moment voor uitleg, of preken, of theologie; het is een moment voor tranen.
Açıklamalar yapmak, vaaz vermek veya teoloji için uygun zaman olmazdı. bu gözyaşları için uygun bir zaman...그건 설명, 설교, 또는 신학을 들먹을 때가 아니라 그것은 눈물을 보여야 할 순간입니다.
Açıklamalar yapmak, vaaz vermek veya teoloji için uygun zaman olmazdı. bu gözyaşları için uygun bir zaman...No es tiempo para explicaciones, prédicas, o teología; es tiempo de lágrimas.
Açıklamalar yapmak, vaaz vermek veya teoloji için uygun zaman olmazdı. bu gözyaşları için uygun bir zaman...Non é un tempo per la predica o per la teologia, ma per le lacrime."
Açıklamalar yapmak, vaaz vermek veya teoloji için uygun zaman olmazdı. bu gözyaşları için uygun bir zaman...Nu este timpul potrivit pentru explicații, predici sau teologie; este un timp al lacrimilor.
Açıklamalar yapmak, vaaz vermek veya teoloji için uygun zaman olmazdı. bu gözyaşları için uygun bir zaman...To nie czas na wyjaśnienia, prawienie kazań czy teologię; to czas na łzy.
Açıklamalar yapmak, vaaz vermek veya teoloji için uygun zaman olmazdı. bu gözyaşları için uygun bir zaman...V takové chvíli není čas na vysvětlování, kázání či teologii, je to čas pro slzy.
Açıklamalar yapmak, vaaz vermek veya teoloji için uygun zaman olmazdı. bu gözyaşları için uygun bir zaman...Δεν είναι ώρα για εξηγήσεις, ή κηρύγματα, ή θεολογία. Είναι ώρα για δάκρυα.
Açıklamalar yapmak, vaaz vermek veya teoloji için uygun zaman olmazdı. bu gözyaşları için uygun bir zaman...Сейчас — не время объяснений, молитв, или богословских споров; сейчас — время слез. Это действительно так.
Açıklamalar yapmak, vaaz vermek veya teoloji için uygun zaman olmazdı. bu gözyaşları için uygun bir zaman...Това не е време за обяснения, проповеди или теории. Това е време за сълзи.
Açıklamalar yapmak, vaaz vermek veya teoloji için uygun zaman olmazdı. bu gözyaşları için uygun bir zaman...אין זה זמן להסברים, הטפות או תאולוגיה. זהו זמן לדמעות.
Açıklamalar yapmak, vaaz vermek veya teoloji için uygun zaman olmazdı. bu gözyaşları için uygun bir zaman...لن يكون هذا وقت للتفسير أو الوعظ أو للحديث في علم اللاهوت, إنه وقت للدموع
Açıklamalar yapmak, vaaz vermek veya teoloji için uygun zaman olmazdı. bu gözyaşları için uygun bir zaman...共に涙する時間なのです
Adam hala iyice şapka ve kravat hakkında pipped, ve sadece ralli olmaz tur.A férfi még mindig alaposan pipped a kalap, nyakkendő, és egyszerűen nem rally fordulóban.
Adam hala iyice şapka ve kravat hakkında pipped, ve sadece ralli olmaz tur.De man was nog steeds grondig nopjesrubber over de hoed en stropdas, en gewoon niet rally ronde.
Adam hala iyice şapka ve kravat hakkında pipped, ve sadece ralli olmaz tur.L'homme était toujours soigneusement coiffé sur le chapeau et une cravate, et tout simplement ne rallye ronde.
Adam hala iyice şapka ve kravat hakkında pipped, ve sadece ralli olmaz tur.Manden var stadig grundigt tidligere slået om hat og slips, og ville simpelthen ikke rally runde.
Adam hala iyice şapka ve kravat hakkında pipped, ve sadece ralli olmaz tur.Mannen var fortfarande grundligt pipped om hatt och slips, och helt enkelt inte skulle rally runt.
Adam hala iyice şapka ve kravat hakkında pipped, ve sadece ralli olmaz tur.Mężczyzna został jeszcze dokładnie pipped o kapelusz i krawat, po prostu nie rajd rundy.
Adam hala iyice şapka ve kravat hakkında pipped, ve sadece ralli olmaz tur.Mies oli vielä perusteellisesti pipped noin hattu ja solmio, ja yksinkertaisesti ei ralli kierroksella.