Tom'un toplantıda olup olmayacağını biliyor musun?Do you know whether or not Tom will be at the meeting?
Tom bizim şehir ofisinden çok uzakta olmayan bir otelde kalıyor.Tom is staying at a hotel not too far from our downtown office.
Toplantı çok kötü olmayabilir.The meeting might not be so bad.
Tom kesinlikle orada olmayacak.Tom is definitely not going to be there.
Sana yardım eden niye ben olmayayım?Why couldn't I be the one to help you?
Bu konuda pazarlık olmayacak.There will be no bargaining on this issue.
Ben baharatlı olmayan bir şey yemek istiyorum.I want to eat something that's not spicy.
Acı ve baharatlı olmayan bir şey yemek istiyorum.I want to eat something that's not hot and spicy.
Sana katılıyorum, o yüzden bu kadar kavgacı olmaya gerek yok.I agree with you, so there's no need to be so argumentative.
Ben bir kravat takmıyor olmayacağım.I won't be wearing a tie.
Onun orada olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder if she'll be there.
Tom'un orada olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom will be there.
Tom'un Mary'nin partisinde olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom will be at Mary's party.
Yarın burada olmayacağını Tom'a söylemen gerektiğini düşünüyorum.I think you should tell Tom that you won't be here tomorrow.
Ben sana yardımcı olmayacağım.I will not help you.
Dikkatli olmayan insanlar çok hata yapar.People who are not careful make many mistakes.
Hristiyan olmayan birçok kişi Noel'i kutlar.Many non-Christians celebrate Christmas.
Tom şarkı söylüyor olmayacak.Tom won't be singing.
Bunun benim işime mal olmayacağından eminim.I'm sure this won't cost me my job.
Tom, olmayan kardeşim gibidir.Tom is the little brother I never had.
Tom elinde olmayan sebeplerle gözaltına alındı.Tom has been unavoidably detained.
Açık bir zihin sahibi olmaya çalış.Try to have an open mind.
Tom'un başka seçeneği olmayacak.Tom will have no other choice.
Asla aynı olmayacağız.We'll never be the same.
Bir daha ki sefere olmayacak.There isn't going to be a next time.
Tom o kadar şanslı olmayabilirdi.Tom might not have been so fortunate.
Bir düğün olup olmayacağını bilmiyorum.I don't know if there's going to be a wedding.
Tom bir şeyden vazgeçmek zorunda olmayabilir.Tom may not have to give up anything.
Tom'a bir şey olmayacağından emin ol.Make sure nothing happens to Tom.
Bu Tom için kolay olmayacak.It's not going to be easy for Tom.
Mahalle Tom'suz aynı olmayacak.The neighborhood won't be the same without Tom.
Okul Tom olmadan çok eğlenceli olmayacak.School isn't going to be as much fun without Tom.
Peki, bu olmayacak.Well, it's not going to happen.
Merak etmeyin, bu olmayacak.Don't worry, it's not going to happen.
Şu andan itibaren senin için daha iyi bir baba olmaya çalışacağım.I'll try to be a better dad to you from here on.
Herkesin sakin olmaya çalışması gerektiğini düşünüyorum.I think everybody should try to calm down.
Bir savaş olmayacak.There isn't going to be a war.
Bu bir felaket olmayacak.It's not going to be a disaster.
Senin ihtiyaçlarına duyarlı olmaya çalışıyorum.I'm trying to be sensitive to your needs.
Onların hepsi böyle olmayacak.They won't all be like this.
Ben bunun bir parçası olmayacağım.I'm not going to be a part of this.
Ben bunun içine itilmiş olmayacağım.I won't be pushed into this.
Artık aramızda sır olmayacak.There will be no more secrets between us.
Tom buna asla razı olmayacak.Tom will never consent to that.
Tom'un ölümü bir kaza olmayabilir.Tom's death may not have been an accident.
Bu asla bir daha olmayacak, sana yemin ederim.This will never happen again, I swear to you.
Bir dahaki sefere bu kadar şanslı olmayacaksın.Next time, you won't be so lucky.
Tom 2.30'a kadar hazır olup olmayacağınızı bilmek istiyor.Tom wants to know if you'll be ready by 2:30.
Tom yataktan kalkacak güce sahip olmayabilir.Tom might not have the strength to get out of bed.
Ben müdahil olmayacağım.I wouldn't get involved.
Kibar olmaya çalışmaktan vazgeç.Stop trying to be nice.
Sanırım Tom sadece kibar olmaya çalışıyordu.I guess Tom was just trying to be nice.
Bu bir süre için güvenli bir yer olmayacak.This won't be a safe place for a while.
Tom Mary'nin burada olmayacağını bilmeliydi.Tom ought to have known that Mary wasn't going to be here.
Tom ve Mary seni burada gördüğüne mutlu olmayacak.Tom and Mary won't be happy to see you here.
O burada yapayalnız olmayacak.It won't be lonely here.
Tom orada olmayabilir.Tom may not be there.
Tom ehliyeti olmayan tek kişiydi.Tom was the only one who didn't have a driver's license.
Tom'un bir ehliyeti olmayabilir.Tom might not have a driver's license.
Gittiğim yerde paltoya ihtiyacım olmayacak.I'm not going to need a heavy coat where I'm going.