Sadece paranoyak olmaya başlıyorsun.You're just being paranoid.
Tom'un burada olmayacağından emin misin?Are you sure Tom won't be here?
Tom'un meşgul olmayacağından emin misin?Are you sure Tom won't be busy?
Orada olmayacağım.I'm not going to be there.
Lütfen mümkün olduğu kadar kısa ve öz olmaya çalış.Please try to be as brief as possible.
Cesur olmaya çalış, Tom.Try to be brave, Tom.
Ben artık hiç kız arkadaşımın olmayacağına eminimI'm sure I won't have any girlfriend anymore.
Çok zamanımız olmayabilir.We may not have much time.
Fazla vaktimiz olmayabilir.We may not have much time.
Bu ucuz olmayacak.It's not going to be cheap.
Bundan pişman olmaya başlıyorum.I'm beginning to regret it.
Rasyonel olmaya çalışalım.Let's try to be rational.
Olumlu olmaya çalışalım.Let's try and be positive.
Sadece silahlarımızı kullanmak zorunda olmayacağımızı umalım.Let's just hope we don't have to use our guns.
Bunu asla tekrar yapmak zorunda olmayacağımızı umalım.Let's hope we never have to do this again.
Tom'un zamanında burada olmayacağını farzedelim.Let's assume Tom won't be here on time.
Başka bir şansın olmayabilir.You might not get another chance.
Arabada Tom için yeterli yer olmayabilir.There might not be enough room in the car for Tom.
Sadece komşu gibi olmaya çalışıyorum.I'm just trying to be neighborly.
Tom hatalı olmayabilir.Tom may not be wrong.
Tom bizimle aynı görüşte olmayacak.Tom won't agree with us.
Tom destek olmaya başladı.Tom started to back up.
Tom tamamen doğru olmayan bir sürü şey söylüyor.Tom says a lot of things that aren't quite true.
O bile Tom olmayabilir.That might not even be Tom.
Tom zamanında burada olmayabilir.Tom might not be here in time.
Tom'un zamanında burada olmayacağı mümkün.It's possible that Tom won't be here on time.
Tom, zamanında burada olmayabilir.It's possible that Tom won't be here on time.
Tom'un zamanında burada olmayacağını sana düşündüren ne?What makes you think Tom won't be here on time?
Tom orada olmayacak.Tom isn't going to be there.
Sen ve ben asla aynı tarafta olmayacağız.You and I'll never be on the same side.
Tom çadırını nehirden çok uzakta olmayan bir yere kurdu.Tom has pitched his tent not too far from the river.
Tom haklı olmayabilir.Tom may not be right.
Bu mümkün olmayabilir.That may not be possible.
Tom memnun olmayacak.Tom won't be pleased.
Tom şimdi Boston'da olmayabilir.Tom might not be in Boston now.
Tom şimdi evde olmayabilir.Tom may not be at home now.
Tom kibar olmaya çalışıyor.Tom is trying to be nice.
Tom sadece romantik olmaya çalışıyor, değil mi?Tom is just trying to be romantic, isn't he?
Sen ve ben asla aynı fikirde olmayacağız.You and I'll never agree.
Tom artık Boston'da olmayabilir.Tom might not be in Boston anymore.
Tom artık Fransızca çalışıyor olmayabilir.Tom may not be studying French anymore.
Tom, Boston'da olmayabilir.Tom may not be in Boston.
Tom cesur olmaya çalışıyor.Tom is trying to be brave.
En azından dikkatli olmaya çalış.At least try and be careful.
Bir seçeneğimiz olmayabilir.We may not have a choice.
Tom havalı olmaya çalışıyor.Tom is trying to be cool.
Tom komik olmaya çalışıyordu.Tom was trying to be funny.
Tom konferansta olmayacak.Tom isn't going to be at the conference.
Tom eğlenceli olmaya çalışmıyor.Tom isn't trying to be funny.
Tom eğlenceli olmaya çalışmıyordu.Tom wasn't trying to be funny.
Onun muhtemelen olmayacağını benim bildiğim kadar iyi biliyorsun.You know as well as I do that that isn't likely to happen.
Yardımıma ihtiyacın olmayacak.You're not going to need my help.
Tom sadece yararlı olmaya çalışıyor.Tom is just trying to be helpful.
Tom uzun süre uzakta olmayacak.Tom won't be away for long.
Tom uzun olmayacak.Tom won't be long.
Ölü olanlar burada olmayacak.The dead ones won't be here.
Tom makul olmaya çalışıyor.Tom is trying to be reasonable.
Çok uzakta olmayan bir silah sesi duyduk.We heard a shot not far away.
Tom muhtemelen başarılı olmayacak.Tom isn't likely to succeed.
Tom düşünceli olmaya çalıştı.Tom tried to be tactful.