Ana içeriğe geç
Sözlük

olmaya ile cümle

olmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom her zaman kendi yoluna sahip olmaya çalışır.Tom always tries to have his own way.
Tom bir öğretmen olmaya karar verdi.Tom made up his mind to be a teacher.
O kadar çok zamanımız olmayabilir.We may not have that much time.
Çok fazla zamanımız olmayabilir.We may not have very much time.
Tom yarın burada olmayacak. Sana bu kadar çok garanti veriyorum.Tom won't be here tomorrow. I guarantee you that much.
Kesinlikle bu olmayacak.That won't happen, certainly not.
Tom'un hoş olmayan, yüksek bir sesi var.Tom has an unpleasant, loud voice.
Pilot bulutların üstünde sınırları olmayan bir özgürlük hissetti.Above the clouds, the pilot felt a freedom without boundaries.
Aptallık frenleri olmayan bir bisiklete binmektir.Stupidity is riding a bike that doesn't have brakes.
Frenleri olmayan bir bisiklete binmek yapılacak oldukça aptalca bir şey.Riding a bike that doesn't have brakes is a pretty stupid thing to do.
Frenleri olmayan bir bisiklete binmek yapılacak aptalca bir şey.Riding a bicycle without brakes is a stupid thing to do.
Ben tembel olmaya çalışmıyorum.I'm not trying to be lazy.
Telefon kullanabileceğimiz buradan uzakta olmayan bir yer var.There is a place not far off from here where we can use the phone.
Buraya çok uzak olmayan bir hırdavatçı var.There is a hardware store not far from here.
Bu gece geç vardiyadayım ve gece yarısı civarına kadar evde olmayacağım.I'm on the late shift tonight and won't be home until around midnight.
Umut olmayan gelecek yoktur.There is no future without hope.
Bence buna ihtiyaç olmayacak.It won't be necessary, I think.
Bilimci olmaya karar verdim.I decided to become a scientist.
Olanlar için çok üzgünüm ama endişe etmeyin. Bir daha olmayacak.I'm so sorry for what's happened but don't worry. It won't happen again.
Pilot olmaya karar verdi.He has decided to become a pilot.
Karanlık olmaya başladığında, ben adımlarımı hızlandırdım.When it started to get dark, I quickened my pace.
Zarafeti olmayan güzellik kokusu olmayan bir gül gibidir.Beauty without grace is like a rose without a scent.
O bana asla olmayacak.It will never happen to me.
Tom buradan uzakta olmayan küçük bir kasabada büyüdü.Tom grew up in a small town not far from here.
Bu soruna bir çözüm olmayabilir.There may be no solution to this problem.
Tom sadece komik olmaya çalışıyordu.Tom was just trying to be funny.
Bu asla bana olmayacak.That'll never happen to me.
Tom lisede en popüler olmayan çocuktu.Tom was the most unpopular boy in high school.
Bunun asla olmayacağını söyledin.You said it would never happen.
Tom Mary'nin burada olmayacağını söyledi.Tom said Mary wouldn't be here.
Tom bir itfaiyeci olmaya karar verdi.Tom decided to be a firefighter.
Dün buradan çok uzak olmayan bir banka soyuldu.A bank not too far from here got robbed yesterday.
Ben hazır olmayacağım.I won't be ready.
Almanya'da 18 yaşından küçükseniz reşit olmayan bir kimsesinizdir.In Germany you're a minor if you're younger than 18 years old.
Bu olmayacak.That's not going to happen.
Bu olmayacak ve sen bunu biliyorsun.That's not going to happen, and you know it.
Tom ne olduğunu bilen tek kişi olmayabilir.Tom may not be the only one who knows what happened.
Kolay olmayacak ama idare edeceğim.It won't be easy, but I'll manage.
O kadar kolay olmayacak.It won't be that easy.
Tom 2.30'a kadar burada olmayacak.Tom won't be here until 2:30.
Tom'u bulmak kolay olmayacak.Finding Tom isn't going to be easy.
Tom'un orada olmayacağını nasıl bildin?How did you know Tom wouldn't be there?
Mümkün olmayacak.It won't be possible.
Bu uzun olmayacak.It's not going to be long.
O kadar kötü olmayacak.It's not going to be that bad.
Aynı olmayacak.It's not going to be the same.
Ebeveynlerim orada olmayacaklar.My parents aren't going to be there.
Hiçbir şey aynı olmayacak.Nothing will be the same.
Tom'la konuşmanın yararı olmayacak.Talking to Tom isn't going to help.
Bu zor olmayacak.That will not be difficult.
Bu gerekli olmayacak.That will not be necessary.
O o kadar zor olmayacak.That's not going to be all that difficult.
Bir değişiklik olmayacak.There isn't going to be a change.
Bir soruşturma olmayacak.There isn't going to be an investigation.
Bir parti olmayacak.There's not going to be a party.
Bir düğün olmayacak.There's not going to be a wedding.
Bu iyi olmayacak.This isn't going to be good.
Tom onun tekrar olmayacağına söz verdi.Tom promised that it wouldn't happen again.
Tom'un kabul etmekten başka hiç bir seçeneği olmayacak.Tom will have no choice but to agree.
Benden daha akıllı olmayan kişiler ilgimi çekmiyor.People who are not smarter than I am don't interest me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod