Ana içeriğe geç
Sözlük

olmaya ile cümle

olmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Benim asla bir kızım olmayacak.I won't ever have a daughter.
Tom, o yokken köpeğine bakmaya istekli olup olmayacağımı sordu.Tom asked if you'd be willing to take care of his dog while he was away.
Bunu yapman gerekli olmayabilir ama sanırım yapmalısın.It may not be necessary for you to do that, but I think you should.
Tek başına eve dönmekte sorununuz olmayacak, değil mi?You won't have any problem getting home by yourself, will you?
Tom Mary'ye biraz para bağışlamak için istekli olup olmayacağını sordu.Tom asked Mary if she would be willing to donate some money.
Ben toplantıda olmayacağın izlenimi altındaydım.I was under the impression you wouldn't be at the meeting.
O toplantıya gitmemiz gerekli olmayabilir.It may not be necessary for us to go to that meeting.
Zamanında orada olmayacağımı onlara söyleyeceğim.I'm going to tell them that I won't be there on time.
Senin yaşaman için bir yer bulmakta herhangi bir sorunun olmayacaktır.You won't have any trouble finding a place to live.
Daha çok Fransızca çalışmadığıma pişman olmaya başlıyorum.I'm beginning to regret not studying French harder.
Tom'un yarın burada olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder whether Tom will be here tomorrow or not.
Tom'un geç kalması ilk kez olmayacak.It won't be the first time that Tom's been late.
Tom'la aynı fikirde olmayan tek kişi ben değilim.I'm not the only one who doesn't agree with Tom.
O bana ilk kez olmayacak.It won't be the first time it's happened to me.
Tom'un o kadar çok ödemeye istekli olmayacağından eminim.I'm sure Tom won't be willing to pay that much.
Kimsenin burada olmayacağını söylediğini sandım.I thought you said nobody was going to be here.
Nereye gittiğine ihtiyacın olmayacak.You won't be needing that where you're going.
Gittiğin yerde buna ihtiyacın olmayacak.You won't be needing that where you're going.
Artık onun hakkında endişelenmenize gerek olmayacak.You won't need to worry about that anymore.
Tom'un geç saatlere kadar çalışmaya istekli olmayacağından eminim.I'm sure Tom won't be willing to work late.
Korkarım çok iyi bir şirket olmayacağım.I'm afraid I wouldn't be very good company.
Tom herhangi bir sorun olmayacağı konusunda bana güvence verdi.Tom assured me there would be no problems.
Tom Mary'nin partide olmayacağını tahmin etti.Tom assumed Mary wouldn't be at the party.
Bunun o kadar fazlaya mal olmayacağını sana söyledim.I told you it wouldn't cost all that much.
Artık Tom'la sorunun olmayacak.You won't have any more trouble with Tom.
Ben onun olmayacağından emin olacağım.I'm going to make sure that won't happen.
Onu pazartesiye kadar yapmak için hazır olmayacağım.I won't be ready to do that until Monday.
Artık mahcup olmayacağım.I'm not going to be embarrassed anymore.
İki ya da üç saatten daha fazla olmayacağım.I won't be more than two or three hours.
Artık burada çalışmak zorunda olmayacaksın.You won't have to work here any longer.
Bugün fazla mesai yapmak zorunda olmayacaksın.You won't have to work overtime today.
Ben sadece iyi bir komşu olmaya çalışıyorum.I'm just trying to be a good neighbor.
Tom'a bir şey olmayacağından emin olacağım.I'll make sure nothing happens to Tom.
Bunun asla olmayacağını umuyordum.I was hoping this would never happen.
Pazartesi gününe kadar herhangi bir yardıma ihtiyacımız olmayacak.We won't need any help until Monday.
Üzgünüm, bir daha olmayacak.I'm sorry. It'll never happen again.
Sadece burada bir arkadaş olmaya çalışıyorum.I'm just trying to be a friend here.
Tom'u ikna etmek o kadar zor olmayacak.Tom won't be that hard to convince.
Tom'u ikna etmek o kadar kolay olmayacak.Tom won't be that easy to convince.
Ben orada olmayacağım için memnunum.I'm glad I'm not going to be there.
Onun bir sorun olmayacağını sanıyorum.I'm assuming it won't be a problem.
Artık saklanmak zorunda olmayacaksın.You won't have to hide any longer.
Bu gece bakıcılık yapmak zorunda olmayacaksınız.You won't have to babysit tonight.
Artık buna ihtiyacın olmayacak.You won't be needing this anymore.
Bugün bir şemsiyeye ihtiyacın olmayacak.You won't need an umbrella today.
Yarın Tom bize yardımcı olmayacak.Tom won't be helping us tomorrow.
Sanırım snop olmaya başladım.I'm turning into a snob, I think.
Çok yardımcı olmayacağımdan eminim.I'm sure I won't be of much help.
Korkarım zamanım olmayacak.I'm afraid I won't have the time.
Sadece arkadaş canlısı olmaya çalışıyordum.I was just trying to be friendly.
Ben sadece bir arkadaş olmaya çalışıyordum.I was just trying to be a friend.
Orada tek kişi olmayacaksın.You won't be the only one there.
Buna tekrar ihtiyacın olmayacak.You won't be needing that again.
Açık görüşlü olmaya çalışıyorum.I'm trying to keep an open mind.
Hiçbir sorun olmayacağından eminim.I'm sure there'll be no problem.
Sadece gerçekçi olmaya çalışıyorum.I'm just trying to be realistic.
Seninle aynı fikirde olmaya başlıyorum.I'm starting to agree with you.
Tom'la aynı fikirde olmaya eğilimliyim.I'm inclined to agree with Tom.
Benim bu akşam vaktim olmayacak.I won't have time this evening.
Sadece kibar olmaya çalışıyordum.I was just trying to be polite.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod