Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem: "İçin fakat sarhoş olmayın" buyurdu.だが、苻洛は使者へ「汝は帰って東海王(かつて苻堅は東海王であった)へ伝えるように。
Bir model olmayı düşlemektedir.絵描きのモデルになることを夢見ている。
Ancak, bu kurum uzun ömürlü olmayıp kapandı.だが、そのブームは長く続かず閉店した。
Birileriyle arkadaş olmayı bekliyor.友達になってくれる人を探している。
Hem Berthe hem de kız kardeşi Edma Morisot ressam olmayı seçtiler.ベルトと姉のエドマ・モリゾは二人とも画家の道を志した。
Grup, 2007 yılının sonuna kadar aktif olmayı sürdürdü.グループは2007年から2010年まで活動していた。
Bran (Isaac Hempstead-Wright), ağabeyinin yokluğunda Winterfell Lordu olmayı öğrenir.兄の不在中、ブラン(アイザック・ヘンプステッド=ライト)はウィンターフェルの領主の仕事を学ぶ。
Şiire ilişkin herhangi bir fikir eksikliği olmayıp harika resimler yapardı.わずかな文字設定のみでイラストなどは存在しない。
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.妹の恋愛を応援している。
Bu sıralarda Céline doktor olmayı istemeye başlamıştır.その時、レオンは医者になると決意する。
O dönemdeki Maçça günümüzdeki gibi yeşil olmayıp, kahverengi idi.この時代の抹茶は、現在のような、緑色ではなく茶色であった。
Bir "yalancı" olmayı reddetti.「嘘吐き」にのみ登場。
Modaya yoğun bir ilgi duymaktadır ve bir dergide stil editörü olmayı düşlemektedir.ドラマの役柄ではあるがアナウンサーになるという夢をかなえた。
Topluluk, bu gerekçe ile ona maddî destek olmayı reddetti.しかし蒯通が堂々と抗弁したため、助命されてこれを解放した。
Yılın sonunda ise Fortec Motorsport ile katıldığı Formula BMW Dünya Finallerinde beşinci olmayı başarmıştı.年の終わりにFortec Motorsportチームからフォーミュラ・BMW・ワールド・ファイナルと呼ばれる一戦に参加し5位入賞。
Bu planlanan aşk iksiri göze konulunca ilk göz açılmasında görülen ilk şeye aşık olmayı içermektedir.その拾った瞬間を見た事で大は愛に一目惚れする事になる。
Chieftan Mews: Lütfen bana aşık olmayın.松永 燕(まつなが つばめ) 『真剣で私に恋しなさい!
17 yaşında iken ressam olmayı tercih etti.17歳の時、画家を志す。
Alexa sıralamasında en popüler 100 siteden 60. olmayı başarmıştır.アレッジドは26頭中1番人気に支持された。
Zehri insan için etkili olmayıp ancak kertenkele ve benzeri avlarını zehirleyerek yakalamaya yarar.冶の功の若(ごと)きは,亦た以て桃を食すべくして人と同じきこと無し。
O dürüst olmayı seçti.誠実に対応してくださった。
Tommy hedefleri başarılı bir şekilde vurunca banka soygununda yardımcı olmayı kabul eder.その能力を利用して銀行強盗を行った際にメタヒューマンと発覚する。
Hiçbir zaman bağımsız bir avukat olmayı başaramamıştır.彼は法律家として独立することはなかった。
Turnuvanın en çok ribaund yapan oyuncusu olmayı başardı.彼は最速よりも最強の選手になりたいとも語っていた。
Bir gün onun kadar güçlü olmayı umuyor.彼のように偉大になりたいと努力してきたというのに。
Elbette güce sahip olmak sürekli bir mücadele içinde olmayı da gerektirir.ただ強者と戦うことを望み、常に戦いへの渇望を抱いている。
19 yaşında Paolini New York Times gazetesinin en çok satan yazarı olmayı başardı.わずか19歳で、パオリーニはベストセラー作家としてニューヨーク・タイムズに載った。
Hücre duvarlarının sert olmayışı da onları bitkiler, algler ve mantarlardan ayırır.また細胞壁を持たないことから、植物、藻類、菌類と区別される。
Fakat kendisi mimâr olmayı hayâl ediyordu.彼はうたに惹かれていた。
Seçilen hedefler tamamen sivil hedefler olmayıp askeri önemi olan yerler olarak değerlendirilmektedir.政策は、ギリシア人全体にではなく、軍事的に弱いと見なされていた地域が特にターゲットとされた。
"Tasavvuf kitaplarıyla meşgul olmayın.」 「小児を書物でいじめるな。
Bu etki Amerika ile sınırlı olmayıp dünya çapındadır.読者はアメリカ合衆国内に止まらず、世界中にいる 。
Yalnız dergide yer almayı değil, dergiye kapak olmayı da başarmıştı.マス・ペーパーバックだけでなく、雑誌販売にも力を入れた。
SG-1'in yaramazı olmayı başarır.DG-1はわずかな成功を収めたのみであった。
Takım olmaları buluş için yeterli kaynak olmayışından dolayı Eylül’e kadar uzadı.9月場所も怪我が完治しなかったため全休した。
Oyun farklı olmayı bizlere derinden hissettirmektedir.ゲームとは設定が異なる。
Yarışmada hem 2. hem de 3. olmayı başardı.試合によっては一番の他、二番や三番も務めた。
Ateizmin ifade ettiği anlam, "bir tanrının veya tanrıların var olmayışı"dır.「我の無」すなわち「神の有」。
Oyunculukla ilgili bir işe ve görünür bir yeteneğe sahip olmasa da oyuncu olmayı hayal etmektedir.へたに才能があると『演者』になろうとして、観察者にはなれない。
Kleopatra çok kızgın bir tavırla telim olmayı reddeder.ローリは、嫌悪感と共にそれを強く拒絶する。
Lütfen bana karşı bu kadar sert olmayın.どうか私にそんなに厳しくしないでください。
Bunun sonucunda Prusyalı liderler Alman siyasetinde önemli bir role sahip olmayı beklediler.由此,普鲁士的领袖们希望能够在德意志政治中扮演一个关键性的角色。
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem: "İçin fakat sarhoş olmayın" buyurdu.清軍派使者勸降,馮柏說:「毋需多說話,事不成就死吧。
Bir model olmayı düşlemektedir.夢想是成為模特兒。
AOS bu doğrultuda bir adım önde olmayı hedeflemektedir.AOS的目的是朝着这个目标前进的一步。
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.她的想法得到了母亲的支持。
Üniversite yıllarında caz şarkıcısı olarak para kazanırken bir gazeteci olmayı hayal ediyordu.大学时期她作为爵士乐歌手挣钱,并打算当记者。
Bu semtler eski Londra kontluğunun bir parçası olmayıp 1965'te Büyük Londra'nın bir parçası haline geldiler.外倫敦地區不是倫敦郡的一部,並在1965年正式成為大倫敦地區的一部分。
O halde onlar doğmayı karışma, yok olmayı ise ayrılma olarak adlandırsalar iyi ederler."由於牠們沒有鳴管,故其叫聲只限於咕嚕聲及嘶嘶聲。
George bağımsızlığı, kendi kendinin patronu olmayı, bir çiftliğe sahip olup "birisi" olabilmeyi hayal eder.乔治渴望独立,自己成为老板,有自己的宅院,更重要的:成为“大人物”。
Nasıl uyursun sen?” dedi, “Kalk, tanrına yalvar, belki halimizi görür de yok olmayız.””司馬昭說:“你忘記我前些時候說過甚麼了嗎?怎能能不用去呢?話雖如此,我們所說的也不可傳出去。
O dürüst olmayı seçti.他选择说真话。
14 Ağustos - Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etti.8月14日,日本宣布无条件投降。
Durağan bir yapı olmayıp hareketlilik söz konusudur.Yani hareket çoktur.有動之意而未動,即預動之勢,謂之騰挪。
Ancak kulüp takımına konsantre olacağı gerekçesiyle kadroya dahil olmayı redetti.但他因個人性格關係而堅持留在劇團。
Bir daha asla bu kadar rahat olmak istemiyorum, rahatsız olmayı tercih ederim.我好不容易才逐漸淡忘一段搭檔關係,我不想再為這煩心了。
"Tanrı var mı bilmiyorum; ancak şüpheci olmayı tercih ediyorum."』師曰:『寧我負卿,無卿負我。
Bir "yalancı" olmayı reddetti.他被称为 "大骗子"。
Yapılan harekât başarılı olmayınca, askerler bölgeye girmeyi başaramadı.但见火坑,兵不敢进。
Chieftan Mews: Lütfen bana aşık olmayın.《狐仙的戀愛入門》(日語:いなり、こんこん、恋いろは。