Ana içeriğe geç
Sözlük

olmayı ile cümle

olmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Maçta 11 üçlük atarak kulüp ekoru kırdı ve NBA rekoruna ortak olmayı bir üçlükle kaçırdı.Čtyři a půl roku v čele bez přerušení znamenalo rekordní zápis do tenisové historie.
Öte yandan uçları açık olmayıp Baltık Denizi'nden Karadeniz'e kadar uzanır.Dolní tok pak níže až k ústí do Baltského moře.
Şarkı İngiltere'de yılbaşı birinci olmayı amaçlamıştı.Píseň měla premiéru v Dánsku.
Bunun sonucunda Prusyalı liderler Alman siyasetinde önemli bir role sahip olmayı beklediler.În consecință, liderii prusaci se așteptau să joace un rol important în politica germană.
19 yaşında Paolini New York Times gazetesinin en çok satan yazarı olmayı başardı.La vârsta de 19 ani, Paolini a fost desemnat unul dintre cei mai bine vânduți autori de către New York Times.
Böylece, mikro ve makro evrim arasındaki ayrım, temel bir ayrım olmayıp bu fark sadece zamanla ilgilidir.Astfel, diferența dintre micro- și macroevoluție nu este una fundamentală, fiind realizată de factorul timp.
Eisenhower, savaş suçlusu olarak ilan edilen Himmler ile herhangi bir şekilde muhatap olmayı reddetti.Eisenhower a refuzat să aibă vreo legătură cu Himmler și a declarat că acesta era criminal de război.
Daha sonra da 1903'e kadar Avusturya-Macaristan hastanelerinde çalışan tek kadın tıp doktoru olmayı sürdürdü.După aceea, ea a fost singura femeie medic de la un spital austro-ungar, până în 1903.
Tarihte Romalı olmayıp da tüm İtalya'yı yönetmiş olan tek kraldır.El este considerat ca fiind primul de origine non-romană care a condus toată Italia.
Sürgünde eğitimine devam etti ve önemli Bolşevik kuramcılarından biri olmayı başardı.În exil, și-a continuat studiile, devenind unul dintre teoreticienii de frunte ai bolșevicilor.
Bloom,Kayıp Kralığı kurtarıp Sparks Prensesi olmayı başarabilecek mi?Va putea Bloom împreună cu grupul Winx Club să salveze Dimensiunea Magică și să devină prințesă?
"Tasavvuf kitaplarıyla meşgul olmayın.Nu confundați cu Editura Harmattan.
Hupasiyas, tanrıçanın kendisiyle uyumayı (yatmayı) kabul etmesi koşuluyla yardımcı olmayı kabul eder.Istikhara înseamnă a cere ajutorul lui Allah atunci când te afli între două decizii conflictuale.
Daha genel olarak herhangi bir tip el yapımı temsil üretiminin olmayışıdır.Orice tip de fabricație este o producție, însă nu orice producție este o fabricație.
Kolay olmadı fakat olmayı beklediğimiz yerdeyiz.Nu a fost ușor, dar dorința de a reuși a izbutit.
Sözcük, asıl olmayı ifade eder.Da, măsura este cuvântul potrivit.
Onların evliliği çok mutlu olmayı kanıtlıyordu.Căsătoria a fost descrisă ca fiind una fericită.
Köyde en büyük problem, su şebekesinin olmayışıdır.Principala problemă a cartierului este lipsa rețelei de metrou.
Çoğu dindar olmayıp içine kapanıktı.Majoritatea credincioșilor n-au văzut vreodată biserica pe dinăuntru.
Hem İngilizcesinin çok yeterli olmayışı, hem de sakarlığı partinin altını üstüne getirmesine yetecektir.Nu cunoaște prea bine limba engleza.Vrea sa fie bogat si de aceea face orice pentru bani.
Hiçbir zaman bağımsız bir avukat olmayı başaramamıştır.Totuși, ducatului nu i s-a permis niciodată să se dezvolte ca stat independent.
İngiliz ekibi bu kupayı kaldıran üçüncü Londra kulübü olmayı başardı.Revista lui Buber a fost cea de-a treia revistă germană care a purtat acest titlu.
Boş zamanında internette olmayı seviyor.În timpul său liber, îi place să fie pe Internet.
Bu kadar şüpheli olmayın.Nu fiți atât de suspicios.
Bu kadar şüpheli olmayın.Nu fiți atât de suspicioși.
Sahnede olmayı da çok seviyorum.Szeret színpadias lenni.
Lo malo, İspanya'da 1 numara olmayı başardı.A "Viva el Amor" elsőszámú sláger lett Spanyolországban.
Partinin Komintern'e üyeliği kabul olmayınca parti dağılmıştı.A tagság megosztottá vált abban a kérdésben, csatlakozzanak-e Kominternhez.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Verő Tamásnak a felesége.
Ayrıca ISO 4217 para birimi koduna sahip olmayıp Danimarkalı kronu ile aynı kodu paylaşmaktadır.Amióta nem független pénznem, azóta ISO 4217-es pénznemkódja sincs; a dán korona ISO kódja DKK.
Onların evliliği çok mutlu olmayı kanıtlıyordu.A házasság boldognak bizonyult.
Şiire ilişkin herhangi bir fikir eksikliği olmayıp harika resimler yapardı.A mű nem mentes sem a kitalált történetektől, sem a költői túlzásoktól.
AOS bu doğrultuda bir adım önde olmayı hedeflemektedir.Az AOS célja az, hogy ebbe az irányba mozdítsa el a folyamatot.
Nadia dönmüştür, ve Jim Michelle'e birlikte olmayı teklif eder.Nadia visszatér, ezért Jim Michelle-től kér gyakorlati tanácsokat, hogy elcsábíthassa a lányt.
Kim: Kızıl saçlı, sosyal olmayı seven biridir.Ökörnyál – A piros szőrbundás szörny, szereti ijesztgetni a társait.
Belirtileri şiddetli seyreder ve ameliyat olmayı gerektirir.Utmutatás sebészi műtétek gyakorlására és alkalmazására.
Fakat, yanında hiç kimse olmayınca, yavaş yavaş delirir.Bár észreveszi, hogy a nő nem neki való, időlegesen megőrül.
Yine de takımı şampiyon olmayı bildi.Ez a hír alapján a Ganz TE lenne a bajnok.
O dürüst olmayı seçti.Elhatározza, hogy maga szolgáltat igazságot.
Linus Torvalds tarafından temelleri atılan Linux, UNIX olmayıp bir UNIX türevidir.Linus Torvalds szerint sem zárja ki egymást a Linux és a jogvédelem.
Hiçbir zaman bağımsız bir avukat olmayı başaramamıştır.Története során sohasem volt önálló község.
Şehir heyeti de teslim olmayı kararlaştırdı.A kapitulációs pontokat ő is aláírta.
Elrond ise, kardeşi Elros'un aksine ölümsüz olmayı seçmiştir.Númenor első királya Elrond testvére Elros lett, aki a halandó létet választotta fivérével ellentétben.
Başkent Kinşasa resmi olarak hiçbir bölgeye bağlı olmayıp, Başkent Bölgesi statüsüne sahiptir.De facto főváros, hivatalosan nincs főváros.
Bu biçimlendirme Fansız bisikletçileri için başarılı olmayı kanıtlayacaktı.Kifejezetten ajánlott azoknak, akiknek problémát okoz a biciklizés.
4 tanesi ise sabit olmayıp mevsimliktir.2. Legyen most n páratlan, összetett és négyzetmentes.
Tüm bunların olmayışı ilçeye çok yakın bir köy olmasındandır.Ennek folytán Akragasz jelentéktelen faluvá zsugorodott.
Eğer sivil suikastçi olmayı kabul ederse bir törenle suikastçi yapılmaktadır.Ha valaki katonaságot vállalna, az esetben bevetés esetén gyilkossá válhatna.
Eisenhower, savaş suçlusu olarak ilan edilen Himmler ile herhangi bir şekilde muhatap olmayı reddetti.Eisenhower torjui sotarikolliseksi luokitellun Himmlerin ehdotuksen.
Zamanının en saygı duyulan hükümdarlarından olmayı başarmıştır.Hän oli yksi aikansa voimakkaimmista hallitsijoista.
1916'da tekrar İstanbul şampiyonu olmayı başardılar.Hän voitti Viron turnauksen jälleen vuonna 2016.
Grup, 2007 yılının sonuna kadar aktif olmayı sürdürdü.Yhtye on ollut aktiivisena loppuvuodesta 2007.
Onlar da teslim olmayıp mücadele ediyorlar.He kuitenkin epäonnistuvat ja luovuttavat.
14 Ağustos - Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etti.14. elokuuta – Japani hyväksyi antautumisehdot.
Gerçek bir çocuk olmayı ister.Hän tajuaa haluavansa lapsen.
Sufizm gerçekte mistik bir sistem veya bir din olmayıp bir bilgi bütünüdür.”Suufilaisuus on itse asiassa, ei mystinen järjestelmä, ei uskonto, vaan tiedon järjestelmä."
İlk zamanlarında veteriner olmayı hayal etmişti.Aiemmin Stadnyk toimi eläinlääkärinä.
Oyunun en büyük özelliklerinden biri hiç konuşma olmayışıdır.Tämä on sarjan ainoa jakso, jossa hän ei puhu lainkaan.
Mayatepek daha sonra iş adamı olmayı seçti.Myöhemmin Fabritius ryhtyi liikemieheksi.
Bir "yalancı" olmayı reddetti.Niinpä hän päätti ryhtyä väärentäjäksi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod