Tom'un önyargılı olması muhtemel değil.Tom isn't likely to be biased.
Tom'un onu yapacak en son kişi olması gerekir.Tom should be the last one to do that.
Tom'un ekibimizin kaptanı olması gerek.Tom should be the captain of our team.
Tom'un sol ayağından ameliyat olması gerekiyor.Tom needs surgery on his left foot.
Tom muhtemelen Mary'ye gelecekte daha dikkatli olması gerektiğini söylemeli.Tom should probably tell Mary that she needs to be more careful in the future.
Tom Mary'ye John'u kızdırmamak için dikkatli olması gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she needed to be careful not to make John angry.
Tom olması gerekenden daha uzun kaldı.Tom stayed longer than he should've.
Tom'un bugünkü toplantısında olması gerekiyor.Tom needs to be at today's meeting.
Tom bunun olmasını hiç beklemiyordu.Tom never expected this to happen.
Tom, Mary'ye yarın saat 2.30'da orada olmasını söylemeli.Tom should tell Mary to be there tomorrow at 2:30.
Tom bunun olmasını beklemiyordu.Tom didn't expect that to happen.
Tom, Mary'nin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.Tom said that Mary needed to be more careful.
Tom'un Boston'da olması gerekiyor.Tom is supposed to be in Boston.
Tom'un itaatsiz olması muhtemeldir.Tom is likely to be disobedient.
Orada kim olması gerekiyordu?Who's supposed to be there?
Tom Mary'nin eve daha erken gitmiş olması gerektiğini söyledi.Tom said Mary should've gone home earlier.
Tom Mary'nin daha dikkatli olması gerektiğini düşünüyor.Tom thinks Mary needs to be more careful.
Tom'un saat 2.30'a kadar hazır olması gerekiyor.Tom needs to be ready by 2:30.
Tom, Mary'nin dikkatli olması gerektiğini söyledi.Tom said that Mary needed to be careful.
Tom Mary'nin dikkatli olması gerektiğini söyledi.Tom said that Mary ought to be careful.
Tom olması gereken yerde değil.Tom isn't where he should be.
Tom Mary'nin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.Tom said Mary needs to be more careful.
Tom, Mary'nin bu kadar aç olmasını beklemiyordu.Tom didn't expect Mary to be so hungry.
Tom Mary'nin zamanında olmasını beklemiyor.Tom doesn't expect Mary to be on time.
Tom, Mary'nin bu kadar mutlu olmasını beklemiyordu.Tom didn't expect Mary to be so happy.
Tom, Mary'nin sabırlı olması gerektiğini söyledi.Tom said Mary just has to be patient.
Tom, Mary'nin bu kadar meşgul olmasını beklemiyordu.Tom didn't expect Mary to be so busy.
Tom bunun olmasını umuyor.Tom is hoping that happens.
Tom, Mary'nin bu kadar şişman olmasını beklemiyordu.Tom didn't expect Mary to be so fat.
Tom bunun olmasını istedi.Tom wanted that to happen.
Tom dikkatli olması için Mary'ye bağırdı.Tom shouted to Mary to be careful.
Tom onun olmasını istiyor.Tom wants that to happen.
Tom'un hazır olması gerekiyor.Tom needs to be prepared.
Tom'un daha sessiz olması gerekiyor.Tom needs to be quieter.
Tom Mary'den dikkatli olmasını istedi.Tom asked Mary to be careful.
Bir işin bir hobi gibi olması gerektiğine inanıyorum.I believe that a job should be like a hobby.
Tom'un bunu henüz yapmamış olması mümkün.It's possible that Tom hasn't done that yet.
Tom'un partide olmasını beklemiyordum.I didn't expect Tom to be at the party.
Kötü bir şeyin olmasını beklemiyordum.I wasn't expecting anything bad to happen.
Tom'un dün orada olması gerekmiyordu.Tom wasn't supposed to be there yesterday.
Tom'un belaya bulaşmamış olmasına sevindim.I'm glad Tom stayed out of trouble.
Tom'un benimle aynı fikirde olmasını seviyorum.I like it when Tom agrees with me.
Tom'un kazanamamış olması garip.It's strange that Tom didn't win.
Tom'un bugün burada olması gerekmiyor.Tom isn't supposed to be here today.
Tom'un benimle aynı fikirde olmasını bekledim.I expected Tom to agree with me.
Tom'un saat 2.30'da burada olması gerekiyor.Tom is supposed to be here at 2:30.
Tom'un bugün burada olmasına gerek yoktu.Tom didn't need to be here today.
Tom'un hâlâ sarhoş olması muhtemeldir.Tom is likely to still be drunk.
Tom artık içmemeye söz vermiş olmasına rağmen, barda Mary ile içiyor.Even though Tom promised not to drink anymore, he's at the bar drinking with Mary.
Tom'un orada olması gerekiyor.Tom is supposed to be there.
Tom Mary'nin daha dikkatli olması gerektiğini düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary needed to be more careful.
Bunun olmasına izin vermezdim.I wouldn't let that happen.
Tom, Mary'nin onunla aynı görüşte olmasını bekledi.Tom expected Mary to agree with him.
Sami, Leyla'nın mutlu olmasını istiyordu.Sami wanted Layla to be happy.
Sami'nin şu anda dükkanda olması gerekir.Sami should be at the shop right now.
"İçeriye bakabilir miyim?" "Tabii, neden olmasın?""Can I take a look inside?" "I don't see why not."
Tom Mary'nin olması gerektiği kadar yardımsever olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary wasn't as cooperative as she should've been.
Mary, Tom için bir doğum günü hediyesi almayı unutmamış olmasını dilediğini söyledi.Mary said she wished she hadn't forgotten to buy a birthday present for Tom.
Tom, ne zaman burada olması gerektiği biliyor.Tom knows what time he's supposed to be here.
Tom, bunun olmasını önlemeye çalışıyor.Tom is trying to prevent that from happening.