Tom Mary'nin burada olmasını beklemiyordu.Tom wasn't expecting Mary to be here.
Tom ne zaman orada olması gerektiğinden emin değildi.Tom wasn't sure when he was supposed to be there.
Tom Mary'nin daha kibar olmasını istiyor.Tom wants Mary to be more polite.
Tom Mary'nin John'un ev ödevini yaptığından emin olmasını istiyor.Tom wants Mary to make sure John does his homework.
Tom Mary'nin daha dikkatli olmasını istedi.Tom wanted Mary to be more careful.
Tom Mary'nin çocuklarıyla yalnız olmasına asla izin vermedi.Tom never allowed Mary to be alone with his children.
Tom Mary'ye John'a karşı daha kibar olması gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she should be nicer to John.
Tom Mary'nin John'a daha kibar olmasını istedi.Tom wanted Mary to be nicer to John.
Tom Mary'nin John'a karşı daha kibar olmasını istedi.Tom wanted Mary to be nicer to John.
Tom'un ilgi odağı olması gerekiyor.Tom needs to be the center of attention.
İlginç bir şeyler olmasını umuyorum.I'm hoping that something interesting happens.
Onu yapıyor olması gereken kişi benim.I'm the one who should be doing that.
Tom'a pasaportunu yenilemeyi unutmadığından emin olması gerektiğini söyle.Tell Tom that he needs to make sure he doesn't forget to renew his passport.
Yanında şemsiyen olması iyi bir şey.It's a good thing you have your umbrella with you.
O şekilde olması zorunluydu.It was bound to happen that way.
Tom sadece Mary'nin mutlu olmasını istedi.Tom just wanted Mary to be happy.
Tom Mary'nin partisinde olmasını istedi.Tom wanted Mary to be at his party.
Her şey olması gereken yerde mi?Is everything where it's supposed to be?
Herkesin sizinle aynı fikirde olmasını beklemeyin.Don't expect everyone to agree with you.
Cümlenin bir yüklemi olması gerekir.The sentence must have a predicate.
O, Çinli olmasına rağmen Çince konuşmuyor.Although he is Chinese, he doesn't speak Chinese.
Onun hala gelmemiş olması garip.It's strange that he hasn't come yet.
Tom çocukluğunun çok az fotoğrafı olmasından pişman.Tom regrets that there are so few photos of his childhood.
Tom, Mary'nin hala uyanık olmasına şaşırdı.Tom was surprised that Mary was still up.
Tom'a yarın 2.30'da burada olmasını söyledim.I told Tom to come here tomorrow at 2:30.
Bütün bildiğim Tom'un 2.30'a kadar burada olması gerekiyor.All I know is that Tom is supposed to be here by 2:30.
Beni en çok korkutan şey seni kaybedebilme ihtimalimin olması.The thing that scares me the most is that I might lose you.
Doğru olması muhtemel değil.It's unlikely to be true.
Bugün güzel bir şey olmasını beklemiyorum.I don't expect anything good to happen today.
Kaç tane Kanadalının orada olmasını umuyorsun?How many Canadians do you expect to be there?
Tom'un orada olması gerekmiyordu.Tom wasn't supposed to be there.
Işık hâlâ kırmızı olmasına rağmen caddeyi geçtim.I crossed the street even though the light was still red.
Tom Mary'nin partisinde olmasını beklemiyordu.Tom didn't expect Mary to be at his party.
İkinizin aynı isme sahip olması ilginç.It's interesting that both of you have the same name.
Tom anahtarını kaybetmiş olmasından korkuyordu.Tom was afraid he'd lost his key.
Bunu bir şaka olması gerekiyor muydu?Was that supposed to be a joke?
Tom Mary'nin burada olmasını beklemiyordu?Tom didn't expect Mary to be here.
Tom'un ne zaman burada olması gerektiğini bildiğinden emin ol.Make sure Tom knows when he's supposed to be here.
Bunun olmasını önleyemedim.I couldn't prevent that from happening.
Bunun olmasını önleyemiyorum.I can't prevent that from happening.
Biz onun olması için hazır değiliz.We're not ready for that to happen.
Onun olmasını hiç beklemezdim.I wouldn't have ever expected that to happen.
Onun olmasını hiç beklemiyordum.I wasn't expecting that to happen at all.
Yarın öğleden sonra bir toplantımız olduğunu Tom'un bilemiyor olması mümkün.It's possible that Tom may not know that we're having a meeting tomorrow afternoon.
Peki, neden olmasın?Well, why not?
Korkun olmasın.Have no fear.
Binlerce kişinin ölü ya da kayıp olmasından korkuluyor.Thousands are feared dead or missing.
Neden buna sahip olmasını istiyorsunuz?Why do you want him to have it?
Onların hasta olmasını istemiyorum.I don't want them to get sick.
Onun hasta olmasını istemiyorum.I don't want him to get sick.
Onların mutsuz olmasını istemiyorum.I don't want them to be unhappy.
Onun mutsuz olmasını istemiyorum.I don't want him to be unhappy.
Onun mutsuz olmasını istemiyoruz.I don't want her to be unhappy.
Onların kızgın olmasını istemiyorum.I don't want them to be angry.
Onun kızgın olmasını istemiyorum.I don't want him to be angry.
Onların yalnız olmasını istemiyorum.I don't want them to be alone.
Onun yalnız olmasını istemiyorum.I don't want him to be alone.
Gerçekten onların yanımda olmasını istiyorum.I really want them near me.
Gerçekten onun yanımda olmasını istiyorum.I really want him near me.
Sadece onların mutlu olmasını istiyorum.I just want them to be happy.