olmanın ile cümle

olmanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Быть может, эмоции существуют в коллективной форме, а не только в индивидуальной.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Може би всъщност емоциите имат колективно съществуване, а не само индивидуално съществуване.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.אולי יש סוג של מהומה "מתחת לפני השטח" שמלווה אותנו כל הזמן.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.ربما، في الواقع، للمشاعر تواجد جماعي، ليس فقط تواجد منفرد.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.個人的な存在だけではないかもしれません この現象を研究するために作った最初のイメージのひとつがこれです
Aslında bunlardan altı tane var. Geçmiş merkezli olmanın iki yolu var.실제로 여섯 가지가 있습니다. 현재 지향성에는 두 가지가 있습니다.
Aslında bunlardan altı tane var. Geçmiş merkezli olmanın iki yolu var.ובכן, יש בעצם 6 פרספקטיבות. יש 2 דרכים להיות מוכוון-הווה.
Aslında bunlardan altı tane var. Geçmiş merkezli olmanın iki yolu var.حسناً هناك في حقيقة الأمر ستة منها، هناك نوعان من التركيز علي الحاضر.
Aslında bunlardan altı tane var. Geçmiş merkezli olmanın iki yolu var.過去志向にも二つ、未来志向にも二つです
Aslında burada konuştumuz konu, avangard bir sanatçı olmanın ne anlama geldiği.Myslím, že jistým způsobem to, o čem tady skutečně mluvíme je:
Aslında burada konuştumuz konu, avangard bir sanatçı olmanın ne anlama geldiği."Plateau de Repas le Samedi" ou quelque chose était ce qu'il l'a appelé.
Aslında burada konuştumuz konu, avangard bir sanatçı olmanın ne anlama geldiği.¿Qué significa ser un artista de vanguardia?
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.Acontece que existem seis formas diferentes de se estar casado na Europa.
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.Amint az kiderült, hat különböző módon lehet valaki házas Európában.
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.Det viser sig at der er seks forskellige måder at være gift på i Europa.
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.Es stellt sich heraus, dass es in Europa sechs verschiedene Arten Ehe gibt.
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.Il s'avère qu'il y a six différentes manières de se marier en Europe.
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.Kết quả là có sáu cách kết hợp khác nhau ở Châu Âu.
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.유럽에서 결혼의 유형은 여섯 가지가 있는데요.
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.Okazuje się, że w Europie jest 6 rodzajów małżeństw.
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.Resulta que hay seis maneras diferentes de estar casado ​​en Europa.
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.Se pare că sunt şase moduri diferite de a fi căsătorit în Europa.
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.Si scopre che ci sono sei modi diversi di essere sposati in Europa.
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.Ternyata ada enam cara berbeda untuk menikah di Eropa.
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.Ukazuje se, že v Evropě existuje šest různých forem manželství.
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.Φαίνεται ότι υπάρχουν έξι διαφορετικοί τρόποι για να παντρευτείς στην Ευρώπη.
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.Виявляється, є шість різних способів бути одруженим в Європі.
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.Оказва се, че има 6 различни начина да се ожениш в Европа.
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.Оказывается, в Европе есть шесть различных способов находиться в браке.
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.מתברר שישנן 6 דרכים שונות להינשא באירופה.
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.اتّضح أنّ هناك 6 طرق مختلفة للزّواج في أوروبا.
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.さらに 宗教によって細分化しました
Baba olmanın en sevdiğim kısmı, izlediğim filmler.Ako otcovi sa mi najviac páči to, aké filmy mám možnosť pozerávať.
Baba olmanın en sevdiğim kısmı, izlediğim filmler.Ce que je préfère dans mon rôle de père ce sont les films que je suis amené à regarder.
Baba olmanın en sevdiğim kısmı, izlediğim filmler.Det jag gillar mest med att vara förälder är filmerna jag får tillfälle att se.
Baba olmanın en sevdiğim kısmı, izlediğim filmler.아버지가 되어서 하는 일 중에서 좋은 건 영화를 봐야 한다는 것 입니다.
Baba olmanın en sevdiğim kısmı, izlediğim filmler.Lo que más me gusta de ser padre son las películas que veo.
Baba olmanın en sevdiğim kısmı, izlediğim filmler.Mijn favoriete onderdeel van vader zijn zijn de films die ik mag kijken.
Baba olmanın en sevdiğim kısmı, izlediğim filmler.Sapete, la cosa che preferisco dell'essere papà sono i film che ho la possibilità di guardare.
Baba olmanın en sevdiğim kısmı, izlediğim filmler.Ξέρετε, το καλύτερο πράγμα της πατρότητας είναι οι ταινίες που βλέπω.
Baba olmanın en sevdiğim kısmı, izlediğim filmler.אתם יודעים, החלק החביב עלי בלהיות אבא הוא הסרטים שיוצא לי לראות
Bana öğrettikleri, baba olmanın ve bir aileyi yetiştirmenin ne anlama geldiğiydi.De lärde mig och om vad det innebär att vara en far och att fostra en familj.
Bana öğrettikleri, baba olmanın ve bir aileyi yetiştirmenin ne anlama geldiğiydi.Ensinaram-me sobre o que significa ser um pai e construir uma família.
Bana öğrettikleri, baba olmanın ve bir aileyi yetiştirmenin ne anlama geldiğiydi.He opettivat minulle mitä isänä oleminen ja perheen kasvattaminen tarkoittavat.
Bana öğrettikleri, baba olmanın ve bir aileyi yetiştirmenin ne anlama geldiğiydi.Họ dạy tôi ý nghĩa của việc làm cha và nuôi sống gia đình
Bana öğrettikleri, baba olmanın ve bir aileyi yetiştirmenin ne anlama geldiğiydi.Ils m'ont appris ce que voulait dire être père et s'occuper d'une famille.
Bana öğrettikleri, baba olmanın ve bir aileyi yetiştirmenin ne anlama geldiğiydi.아버지가 된다는 것 또한 가장으로서 가정을 이끌어 간다는 것이 어떤 의미를 지니는지 가르쳐 주셨어요.
Bana öğrettikleri, baba olmanın ve bir aileyi yetiştirmenin ne anlama geldiğiydi.M-au invatat despre ce inseamna sa fii un tata si sa-ti cresti o familie.
Bana öğrettikleri, baba olmanın ve bir aileyi yetiştirmenin ne anlama geldiğiydi.Me enseñaron qué significa ser padre y criar una familia.
Bana öğrettikleri, baba olmanın ve bir aileyi yetiştirmenin ne anlama geldiğiydi.Megtanítottak rá, mit jelent apának lenni és családot fenntartani.
Bana öğrettikleri, baba olmanın ve bir aileyi yetiştirmenin ne anlama geldiğiydi.Mereka mengajarkan saya tentang apa arti menjadi seorang ayah dan membesarkan keluarga.
Bana öğrettikleri, baba olmanın ve bir aileyi yetiştirmenin ne anlama geldiğiydi.Mi hanno insegnato il significato dell'essere padre e mantenere una famiglia.
Bana öğrettikleri, baba olmanın ve bir aileyi yetiştirmenin ne anlama geldiğiydi.Naučili ma, čo to znamená byť otcom a starať sa o rodinu.
Bana öğrettikleri, baba olmanın ve bir aileyi yetiştirmenin ne anlama geldiğiydi.Naučili mě, co znamená být otcem a vychovávat rodinu.
Bana öğrettikleri, baba olmanın ve bir aileyi yetiştirmenin ne anlama geldiğiydi.Nauczyli mnie, co znaczy być ojcem i dbać o rodzinę.
Bana öğrettikleri, baba olmanın ve bir aileyi yetiştirmenin ne anlama geldiğiydi.Sie haben mir beigebracht, was es heißt, ein Vater zu sein und eine Familie zu ernähren.
Bana öğrettikleri, baba olmanın ve bir aileyi yetiştirmenin ne anlama geldiğiydi.Ze leerden me wat het betekent om vader te zijn en een gezin op te voeden.
Bana öğrettikleri, baba olmanın ve bir aileyi yetiştirmenin ne anlama geldiğiydi.Με έμαθαν τι σημαίνει να είσαι πατέρας και να μεγαλώνεις οικογένεια.
Bana öğrettikleri, baba olmanın ve bir aileyi yetiştirmenin ne anlama geldiğiydi.Вони навчили мене, що означає бути батьком і турбуватися про сім'ю.
Bana öğrettikleri, baba olmanın ve bir aileyi yetiştirmenin ne anlama geldiğiydi.Те ме научиха какво означава да си баща и да отглеждаш семейство.
İlgili Sayfalar