olmanın ile cümle
olmanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Anonim olmanın gücü bu.Và đó là sức mạnh của sự nặc danh.
Anonim olmanın gücü bu.Και αυτό οφείλεται στη δύναμη της ανωνυμίας.
Anonim olmanın gücü bu.И това е силата на анонимността.
Anonim olmanın gücü bu.І це сила анонімності.
Anonim olmanın gücü bu.Это сила анонимности.
Anonim olmanın gücü bu.וזה כוח האלמוניות.
Anonim olmanın gücü bu.وهذه هي السلطة التي يفرضها إخفاء الهوية.
Anonim olmanın gücü bu.滑りやすい坂に油を塗るような
Ant-sosyal olmanın tedavisi yokmuş. Ama doktor, umut olduğunu söyledi.Il n'y a pas de remède pour moi, mais mon docteur m'a dit de garder l'espoir.
Ant-sosyal olmanın tedavisi yokmuş.Asozialität kann man nicht heilen.
Ant-sosyal olmanın tedavisi yokmuş.Powiedzieli, że nie ma leku na antyspołeczność.
Ant-sosyal olmanın tedavisi yokmuş.Se spune cã nu existã tratament pentru fiinþele nesociabile.
Ant-sosyal olmanın tedavisi yokmuş.Λένε πως δεν υπάρχει καμία θεραπεία για το να είσαι αντικοινωνικός.
Artık büyümenin, bilgeliğin, sakinliğin, düşünceli olmanın zamanıdır.Bien, es tiempo de crecer, de estar tranquilos, de ser más sabios y más considerados.
Artık büyümenin, bilgeliğin, sakinliğin, düşünceli olmanın zamanıdır.Czas dorosnąć, być mądrzejszym, bardziej opanowanym, rozważnym.
Artık büyümenin, bilgeliğin, sakinliğin, düşünceli olmanın zamanıdır.Đã đến lúc chúng ta trưởng thành, để sáng suốt, bình tĩnh và chín chắn hơn.
Artık büyümenin, bilgeliğin, sakinliğin, düşünceli olmanın zamanıdır.Eh bien il est temps de grandir, d'être plus sages, d'être plus calmes, d'être plus avisés.
Artık büyümenin, bilgeliğin, sakinliğin, düşünceli olmanın zamanıdır.È il momento di crescere, di essere più saggi, più calmi, più ponderati.
Artık büyümenin, bilgeliğin, sakinliğin, düşünceli olmanın zamanıdır.Es ist an der Zeit, erwachsen zu werden, weiser, ruhiger zu werden, wohlüberlegter.
Artık büyümenin, bilgeliğin, sakinliğin, düşünceli olmanın zamanıdır.Este timpul să ne maturizăm, să fim mai înţelepţi, mai calmi, să fim mai chibzuiţi.
Artık büyümenin, bilgeliğin, sakinliğin, düşünceli olmanın zamanıdır.Het is tijd om op te groeien, om wijzer en kalmer te zijn, en meer beschouwend.
Artık büyümenin, bilgeliğin, sakinliğin, düşünceli olmanın zamanıdır.Inilah saatnya untuk tumbuh menjadi lebih bijaksana, lebih tenang, lebih penuh pertimbangan.
Artık büyümenin, bilgeliğin, sakinliğin, düşünceli olmanın zamanıdır.글쎄요, 성장하고, 현명해지고, 평온해지고, 더 사려깊져야할 시간입니다
Artık büyümenin, bilgeliğin, sakinliğin, düşünceli olmanın zamanıdır.No, nyt on aika kasvaa isoksi, viisaammaksi, tyynemmäksi, harkitsevaisemmaksi.
Artık büyümenin, bilgeliğin, sakinliğin, düşünceli olmanın zamanıdır.Nos, itt az ideje felnőni, bölcsebbnek, nyugodtabbnak, és megfontoltabbnak lenni.
Artık büyümenin, bilgeliğin, sakinliğin, düşünceli olmanın zamanıdır.Pois, chegou a hora de crescermos, de sermos mais sábios, de sermos mais calmos, de sermos mais considerados.
Artık büyümenin, bilgeliğin, sakinliğin, düşünceli olmanın zamanıdır.Είναι καιρός να ωριμάσουμε, να είμαστε πιο σοφοί, πιο ήρεμοι, πιο σώφρονες.
Artık büyümenin, bilgeliğin, sakinliğin, düşünceli olmanın zamanıdır.Ами, време е да пораснем, да бъдем по-мъдри, по-спокойни, по-разсъдливи.
Artık büyümenin, bilgeliğin, sakinliğin, düşünceli olmanın zamanıdır.Настало время вырасти, стать мудрее, утихомириться, стать внимательнее.
Artık büyümenin, bilgeliğin, sakinliğin, düşünceli olmanın zamanıdır.הגיע הזמן להתבגר, להיות חכמים יותר, רגועים יותר, להיות שקולים יותר.
Artık büyümenin, bilgeliğin, sakinliğin, düşünceli olmanın zamanıdır.حسنا حان الوقت لننضج، لنكون أكثر حكمة ونكون أكثر هدوء، أن نكون أكثر اعتبارا.
Artık büyümenin, bilgeliğin, sakinliğin, düşünceli olmanın zamanıdır.賢明になり 落ち着きを見せ 思慮深くなるのです 先祖たちのように 私達も
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.Be', io dico sempre che è importante essere bravi, ma ogni tanto è bello essere fortunati.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.Ich sage immer, es ist wichtig, intelligent zu sein, aber hin und wieder ist es auch gut, Glück zu haben.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.Ik zeg altijd dat het belangrijk is om slim te zijn, maar af en toe is het goed om geluk te hebben.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.Inteligencja jest ważna, ale czasami przydaje się szczęście.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.Întotdeauna am spus că este important să fii isteţ, dar din când în când e bine să fii şi norocos.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.제가 늘 하는 말이지만, 똑똑한 것이 중요해도 때때로 운이 좋은 것도 좋습니다.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.Mindig azt mondom, hogy nem rossz, ha okosak vagyunk, de néha nem árt egy kis szerencse sem.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.Vâng, tôi luôn cho rằng quan trọng nhất là bạn phải thông minh, nhưng đôi khi may mắn cũng là điều hay.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.Vždycky říkávám, že je důležité být chytrý, ale občas se hodí mít i štěstí.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.Е, аз винаги казвам, че е важно да си умен, но от време на време е хубаво и да си късметлия.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.Я всегда говорю, важно быть умным, но в какой-то момент хорошо оказаться удачливым.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.אני תמיד אומר שחשוב להיות חכם, אבל מידי פעם טוב שיש מזל.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.حسنا، أنا دائماً أقول أنه من المهم أن تكون ذكياً و لكن من المفيد من وقت لآخر أن تكون محظوظاً أيضاً
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.時にはツキも味方します まさにツキがありました 火星では時折
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Alebo sa na všetky pocity treba pozerať kolektívne, a nie na každý z nich jednotlivo.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.A może, emocje istnieją zbiorowo a nie tylko indywidualnie ?
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Có thể trong thực tế cảm xúc tồn tại theo đám đông chứ không chỉ theo cá nhân.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Forse le emozioni hanno un'esistenza collettiva, e non solo personale.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.어쩌면 사실, 감정이라는 것이 애초에 집합적 차원으로도 존재하여 그저 개인적 차원으로만 존재하는 것이 아닐 수도 있습니다.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Lehet, hogy az érzelmeknek kollektív létformájuk is van, nem csak egyéni létük.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Måske har følelser faktisk en kollektiv eksistens, ikke kun en individuel eksistens.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Misschien hebben emoties eigenlijk een collectief bestaan, niet enkel een individueel bestaan.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Möglicherweise haben Emotionen tatsächlich eine kollektive Existenz, nicht nur eine individuelle Existenz.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Mungkin, sebenarnya, emosi memiliki keberadaan yang kolektif, tidak hanya keberadaan secara individu.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Poate, de fapt, emoțiile au o existență colectivă, nu doar una individuală.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Quizá, de hecho, las emociones tienen una existencia colectiva y no sólo una existencia individual.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Talvez, de facto, as emoções tenham uma existência colectiva, não apenas uma existência individual.
Aslında, belki, duygular bireysel var olmanın ötesinde, kollektif olarak vardırlar.Μπορει, στην πραξη, τα συναισθηματα να διαθετουν μια συλλογικη νοημοσυνη κι οχι απλα μια ατομικη υπαρξη.
İlgili Sayfalar